<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779</id><updated>2012-01-18T23:55:00.950-08:00</updated><category term='Karabükspor'/><category term='İBB'/><category term='Fenerbahçe'/><category term='Taraftar'/><category term='Futbol'/><category term='Ziraat Kupası'/><category term='Colman'/><category term='Siyaset'/><category term='Selçuk İnan'/><category term='Kayserispor'/><category term='Samsunspor'/><category term='Yılmaz Vural'/><category term='Real Madrid'/><category term='Milli Takım'/><category term='Avrupa Ligi'/><category term='Arsenal'/><category term='Spor Medyası'/><category term='Gezi'/><category term='Transfer'/><category term='La Liga'/><category term='TSL'/><category term='Trabzonspor'/><category term='CL'/><category term='Jaja'/><category term='Eskişehirspor'/><category term='STSL'/><category term='Manisaspor'/><category term='Gökdeniz'/><category term='ZTK'/><category term='Burak Yılmaz'/><category term='Akyazi'/><category term='Beşiktaş'/><category term='Gençlerbirliği'/><category term='Bursaspor'/><category term='İspanya'/><category term='Galatasaray'/><category term='Gaziantepspor'/><category term='Barcelona'/><category term='Basketbol'/><title type='text'>Bohem Futbol</title><subtitle type='html'>"Futbol Basit bir oyundur, zor olan basit oynamaktır" J.Cruyff</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>115</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-9114116294684633633</id><published>2012-01-16T07:07:00.000-08:00</published><updated>2012-01-16T07:07:27.343-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samsunspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor lige geri döndü  TS 4 SS 0</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ayFKWZe11tE/TxQ6NNiKo3I/AAAAAAAABuc/uY0YqgCxutE/s1600/9470-8O4A7J7M.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="424" src="http://1.bp.blogspot.com/-ayFKWZe11tE/TxQ6NNiKo3I/AAAAAAAABuc/uY0YqgCxutE/s640/9470-8O4A7J7M.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta Trabzonspor için lig yeniden başlıyor demiştik, ve Samsunspor galibiyetiyle de iyice lige geri dönmüş oldu. Şampiyonlar Liginin yoğunluğu olmayınca işte, 4 hafta sürpriz puan kayıpları olmadan geçildi ve ilk dört sıradaki yerini geri almış oldu Trabzonspor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligdeki sıralama bir yana, oynanan baskılı ve dominant oyunda, Trabzonspor için beklentileri arttıran diğer bir faktör... Forvet hattı biraz becerikli olsa, çok daha abartı bir skor çıkabilirdi ortaya.. Herique, Burak, Colman ve Olcan'ın birer tane, çok net atabilecekleri pozisyonlar vardı... Ben bile bu göbekli halimle atardım o golleri.. Kaçan penaltı konusuna ise şimdi girmiyorum, birazdan gelecem oraya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bu iyi futbolda Samsunspor'un çok kötü futbolunu da görmek gerekir.. İki haftadır 4'er tane yemeleri ve oynanan silik futbol hiç de iyiye işaret değil Samsunspor için.. Toplama takımla takım olunamayacağının bir başka örneği daha olmak üzereler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'a geri dönersek, zayıf rakibi karşısında hem pozisyon vermemesi hem de oyunu istediği gibi oynaması olarak herşey çok olumluydu.. Dediğim gibi, çok daha fazla fark da olabilirdi, 7-8 bile olabilirdi.. Ama öte yandan, 7-8 bile olabilecek bir maçın uzun süre 1-0 gitmesi de ayrı bir garip, her an maç terse de dönebilirdi.. Oysa iyi oynuyorsanız, skoru hemen rahatlatmanız gerekir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hernekadar pozisyonlar cömertce harcanmış olsada, Olcan-Halil-Alanzinho-Burak hücum hattı ligin ilk yarıdaki arayışlardan sonra en verimli hücum hattı olarak ortaya çıktı diyebiliriz.. Henrique bu hattı biraz zorlamakla beraber, Volkan Şen ve Adrian gibi oyuncuların şanslarını pek kullanamadıklarını görüyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak için hakkatten söyleyecek bir şey bulamıyorum.. Rekor bir gol sayısına doğru gidiyor.. 30 golü geçecek gibi, 40 olur mu ? penaltı kaçırarak olmaz tabi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu penaltı konusuna da ayrıca değinmekte fayda var.. Yıllardır söylerim, takımın panaltıcısı dahi olsa, &lt;b&gt;penaltı pozisyonunun içindeki adam penaltı AT-MA-MA-LI..&lt;/b&gt; Bir istatistik yapılsa, eminim penaltının içinde olan oyuncunun kullandığı penaltıların çoğunun kaçtığı görülür.. Şöyle düşünün, penaltı atışından en fazla 1 dakika (60 saniye) önce Burak 50-60 metrelik bir depar/dripling yapıyor.. Muhtemelen nabız 170-180 cıvarına çıkmış durumda.. Bir dakika içinde nabızın düşeceği yer en fazla 120-130 olur, yani hala heyecanlı ve hala sağlıklı düşünemiyor.. Kendine güvenmek başka birşey, işi garantiye almak başka birşey.. O pozisyonda Burak'ın akıllı davranıp Colman'a felan attırması gerekiyordu, hatta Şenol Güneş'in böyle bir uygulama yapması gerekiyor.. Penaltıyı sen yaptırdıysan, atışı başkası yapsın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LghygfrV1aQ/TxQ6MSNrisI/AAAAAAAABuQ/77gBNQzNqGU/s1600/9470-5L3P5Q2G.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/-LghygfrV1aQ/TxQ6MSNrisI/AAAAAAAABuQ/77gBNQzNqGU/s320/9470-5L3P5Q2G.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Burak dışında Olcan ve Alanzinho Trabzonspor'lu taraftarların yüzünü güldüren diğer oyunculardı.. Ama önemli olan Samsunspor maçında değil, daha zorlu Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş maçlarında yüzleri güldürebilmek.. Yinede, ileri dörtlü oynadıkça ritmini bulacaktır, ve ligin sonlarına doğru formunun zirvesine çıkabilir, böyle bir form yükselişi Trabzonspor'u play-off'un sürprizi yapabilir.. Zira, şampiyonu bugünkü form durumundan belki daha fazla, 3 ay sonraki form durumu belirleyecek.. O yüzden özellikle Galatasaray'ın bugünkü formuna bakıp onu şampiyon ilan edenler, sürprizle karşılaşabilirler play-off'un sonunda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Celustka, Cech ve Colman takımın kalitesini yükselten yabancılar olurken, özellikle Cech ve Celustka'nın uyumları her gün biraz daha artıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut'da oynadıkça açılıyor gibi, ama biraz daha atletiklik kazanması gerekiyor.. Kondisyon çalışmalarının yanına daha esneklik çalışmaları tavsiye ederim ben.. Ne biliyim, aerobik dersi alsın, hatta pilates felan yapsın.. Biraz ağır kalıyor, eğer çevikliğini arttırabilirse bir Vieria olabilir, aksi takdirde yeni bir Hüseyin Cimşir'den fazlası olmaz.. Lafı gelmişken, napıyor acaba Hüseyin Cimşir...?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsunspor'a geri dönecek olursak.. Öncelikle nedir bu Samsunspor seyircisinin Trabzonspor nefreti ??? Eskiden tatsız şeyler olmuş tamamda, 20 yıl önceki tatsızlıkları devam ettirmenin anlamı nedir ? İki Karadeniz takımı, dost olsa Karadeniz kazanır, düşman olsa Karadeniz kaybeder..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsunspor takımına bakarsak, kaliteli oyuncuları bir araya toplamışlar güzel, iyi bir hoca bulmuşlar ve kötü gidişata rağmen hocayı kovmuyorlar bu da güzel, takım pozitif oynamaya çalışıyor bu da güzel.. Neden olmuyor ? Çünkü bu yapılan şey meyvesini 1-2 yılda verir, 5 ayda vermez.. Eğer bu yıl düşmezlerse önümüzdeki yıllar daha rahat geçer, ama bu yıl kolay atlatılacak gibi durmuyor.. Bu saatten sonra hoca değiştirmek felan da pek fayda getirmiycek gibi ama yine de Yılmaz Vural veya Hikmet Karaman alternatifleri düşünülüyordur muhtemelen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rZl8UAA7oHw/TxQ6LpkrffI/AAAAAAAABuM/tLUQKdIsXD0/s1600/yildizi-parlayan-10-futbolcu-1920431.Jpeg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="231" src="http://4.bp.blogspot.com/-rZl8UAA7oHw/TxQ6LpkrffI/AAAAAAAABuM/tLUQKdIsXD0/s320/yildizi-parlayan-10-futbolcu-1920431.Jpeg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Son söz.. Ne demiş eskilerden Ahmet Suat Hoca.. &lt;b&gt;Atanınla Tutanın iyi olacak..&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-9114116294684633633?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/9114116294684633633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=9114116294684633633&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9114116294684633633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9114116294684633633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2012/01/trabzonspor-lige-geri-dondu-ts-4-ss-0.html' title='Trabzonspor lige geri döndü  TS 4 SS 0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ayFKWZe11tE/TxQ6NNiKo3I/AAAAAAAABuc/uY0YqgCxutE/s72-c/9470-8O4A7J7M.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-952931905026166509</id><published>2012-01-16T00:53:00.000-08:00</published><updated>2012-01-16T00:53:53.909-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehirspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gençlerbirliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>Gençlerde Yükseliş, Eses'te fırtına öncesi sessizlik - GB 2 ES 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-E3Ak5YR7CMc/TxPYOQTe21I/AAAAAAAABtU/g-s8SIXoFtQ/s1600/Fuat+C.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="171" src="http://1.bp.blogspot.com/-E3Ak5YR7CMc/TxPYOQTe21I/AAAAAAAABtU/g-s8SIXoFtQ/s400/Fuat+C.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ligde &lt;b&gt;Fuat Çapa&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Ersun Yanal&lt;/b&gt; gibi hocaların olmasının değeri pek bilinmiyor, aslında çok değerli hocalar.. Benim için keyif verici bir durum en azından, ve böyle iki hocanın maçı olunca da kaçırmadık tabi, tribündeki yerimizi aldık hemen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocalardan başlamışken, hocalardan devam edelim.. Eskişehirspor, Ersun Yanal'ın arkasında durur ve gerekli transferleri yaparsa 3-4 yıl sonra şampiyonluk gelir, şu anki puan kayıpları biraz fırtına öncesi sessizlik gibi görüyorum.. İnanın "şampiyonluk gelir" sözüyle abartmıyorum, Ersun Yanal'da bu yeterlilik, Eskişehir'de bu potansiyel var.. Ersun Yanal kendi oyununu oynatmaya başladıkça goller ve puanlar gelecektir.. Gençlerbirliğinde ise, İlhan Cavcav'a kimse söz söyleyemiyor tabi de, artık her yıl hoca değiştirmeyi bırakıp, Fuat Çapa'ya güvenirse, ve ona biraz zaman ve fırsat tanırsa istikrarlı bir çizgi yakalanacaktır.. En azından taraftar desteğini vermiş, Behzat Ç. göndermesiyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-MEA0u80vOAY/TxPYL_ms-XI/AAAAAAAABtM/BDguzKm742w/s1600/Alper+Potuk.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-MEA0u80vOAY/TxPYL_ms-XI/AAAAAAAABtM/BDguzKm742w/s320/Alper+Potuk.JPG" width="185" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Maça gelmeden önce biraz da futbolculardan bahsedelim.. Eskişehirspor'dan başlayalım.. &lt;b&gt;Alper Potuk&lt;/b&gt;... Yıllardır bu işin içindeyim, iyi kötü takip ederim.. Futbolcuyla büyük kulübün anlaştığını ama büyük kulüple futbolcunun kulübünün anlaşamadığını çok gördüm de, bu tersi durumu ilk defa görüyorum.. Helal olsun Alper'e.. 20 yaşında hemen atlamamış Fener'e gitcem diye.. Futbolcunun akıllısını sevmişimdir hep.. Adam 20 yaşında olgun hareket edebiliyor..&lt;br /&gt;Fenerbahçe transferi neden olmadı, detayları bilemiyoruz tabi, o yüzden kesin konuşmamak lazım.. Fener küme düşerse serbest kalırım maddesi istemiş diyen de var, para da anlaşamamışlar diyen de var.. Bu sebeplerin etkisi olsada, gelişim sürecinde bir oyuncu olarak, sürekli oynamayı tercih ettiğini düşünüyorum ben.. Ersun Yanal'la çalışma fırsatı da bir genç futbolcu gelişimi için çok önemli tabi..&lt;br /&gt;Bugün &lt;b&gt;Selçuk İnan&lt;/b&gt; bu noktaya gelebildiyse, Manisaspor ve Trabzonspor'da sürekli oynamış olması, ve Ersun Yanal'la çalışmış olması sayesindedir.. &lt;b&gt;Olcan Adın&lt;/b&gt; benzer bir örnek.. Eğer Olcan Adın 5 yıldır Fenerbahçe'de yedek otursaydı, bugünkü seviyesine gelebilir miydi ?&amp;nbsp;&lt;b&gt;Sezer Öztürk&lt;/b&gt; var şimdi Eskişehir'den Fener'e giden, kariyerinin gidişini hep beraber izleyeceğiz bakalım.. 2 yıl sonra Samsunspora gider veya Eskişehir'e geri döner.. İstanbul'a gitmek uğruna kariyerini harcayan bir başka oyuncu olarak.. Veya &lt;b&gt;Uğur Boral, Semih Şentürk, Özer&lt;/b&gt; gibi isimlerin 7-8 yıldır takımlarında sürekli oynuyor olduklarını düşünsenize, bugün bu noktada mı olurlardı ? Ha Gökhan Gönül örneğini gösterebilirsiniz, ama çoğaltamazsınız bu örneği.. İstisnai durum olarak kalır, ve de istisnalar kaideleri bozmaz.. Nedir kaide.. &lt;b&gt;Genç ve gelişime ihtiyaç duyan oyuncu, sürekli oynayacağı takıma gitmelidir...&lt;/b&gt;&amp;nbsp;Kafası çalışıyorsa tabi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alper'in zekasını oyununda da görebiliyorsunuz.. 20 yaşında bir oyuncu olarak, gayet soğukkanlı, topu alışı verişi, oyun kuruşu, topa hakimiyeti, top sürüşü, oyunu okuması her yönüyle keyif veriyor.. Ersun Yanal'la beraber göstereceği gelişim, ve biraz da takımın liderliğini üstlenmesiyle, çok özel bir oyuncu izlemeye başlayacağız gibi.. Yanındaki Veysel ve Hurriye gibi oyuncular da onun için ayrıca bir şans...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uU28YJFsnvY/TxPYQSseOSI/AAAAAAAABtg/OaKJoUtIYEg/s1600/IMG_6587.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-uU28YJFsnvY/TxPYQSseOSI/AAAAAAAABtg/OaKJoUtIYEg/s320/IMG_6587.JPG" width="172" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Alper gibi parlayan bir yıldızdan, gelelim &lt;b&gt;Batuhan &lt;/b&gt;gibi sönen bir yıldıza.. Ersun Yanal gerçekten Batugol için son şans gibi, çünkü Batugol çok kötü durumda.. Kendisi acınacak duruma.. Hiç bu kadar kötü bir Batuhan görmemiştim.. Batuhan'ın yerine Kamara veya Mehmet Yıldız oynamış olsaydı, bu maçı Eskişehir 3-2 kazanırdı, o kadar fark ederdi yani.. Muhtemelen Ersun Yanal da bunun farkında ama 3-4 yıllık planlar yaptığı için Ersun Yanal, bugün kaybetmek pahasına Batuhan'ı sahaya sürüyor ve muhtemelen sürmeye devam da edecek.. Çünkü Ersun Yanal şampiyon olmak için Batuhan gibi değerleri kazanması gerektiğini biliyor...&lt;br /&gt;Ama Batuhan bu güvenin hakkını ne kadar verir bilemem.. Çok kilolu ve hantal gördüm.. Fit olabilmesi için en az 7-8 kilo vermesi gerekiyor, ve bunu güç kaybetmeden yapması lazım.. Sağlıklı bir şekilde fit olabilmesi en az 4-5 ay demek.. Bir &lt;b&gt;Burak Yılmaz&lt;/b&gt;'ın vücuduna bakıyorsunuz, gram yağ yok, bel incecik, dolayısıyla&lt;b&gt; atletik, çabuk ve güçlü&lt;/b&gt; bir forvet olabiliyor.. Öte yandan &lt;b&gt;Batuhan&lt;/b&gt;'a bakıyorsunuz, &lt;b&gt;hantal ve ağır&lt;/b&gt; bir golcü görüyorsunuz.. Kıçını kaldıramıyor afedersiniz.. 18 yaşında milli olan bir oyuncunun boşa giden yıllarını izlemek insanı üzüyor kendisi pek sallamasada, oysa hakkatten bir Zlatan İbrahimoviç olabilirdi.. Yıllar önce Mustafa Denizli'ye &lt;i&gt;"ben seneye burdayım ama sen burda olurmusun bilemem"&lt;/i&gt; demesinin üzerinden kaç yıl geçti, Eskişehir ilinin sınırlarının dışına bile çıkamadı.. Ve dün, Batuhan yerine başka bir forvet oynasaydı, büyük ihtimal Eskişehirspor 3 puanla dönen taraf olacaktı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında, Dede, Veysel, Hurriyet Eskişehirspor'da top ayağına yakışan isimlerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlere gelirsek, fazla detaya girmiycem ama Yasin ve Soner Gençlerbirliğinin parlayan yıldızları olarak dikkat çekiyor şimdiden.. Hurşut ve dün oynamayan Aykut Demir'le beraber, Tum, Zec, Mehmet Sedef gibi oyuncuların üzerine kurulacak bir takım, bu ligi fazlasıyla renklendirir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de taraftar olsa biraz.. Hani derler ya bir avuç taraftar.. İşte öyle.. Tribünlerdeki yer yer boşluklar göze çarpıyor.. Maçın sonunda bu bir avuç taraftar, sayıca kendilerinden fazla olan futbolcuları bir de tribüne çağırdılar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nCVRj0whfMM/TxPYPVOZZbI/AAAAAAAABtc/MtwkDYP--YY/s1600/gencler+taraftar.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-nCVRj0whfMM/TxPYPVOZZbI/AAAAAAAABtc/MtwkDYP--YY/s320/gencler+taraftar.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ankara'nın diğer tarafında ise Ankaragücü tam bir ibretlik düşüş içinde.. Takım düşmeye görsün işte, ve düşerken yanında seyircisinden başka kimsesi kalmıyor.. Hakan Kutlu'ya ve Ankaragücü'nün bebelerine kolay gelsin diyoruz, ve Ankaragücü'nü bu hale getirenler de koltuklarında sıcak sıcak oturmaya devam etsinler bakalım.. Ama devran döner elbet birgün !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelince, pozisyon açısından kısır bir maç olsa da, izlemesi benim açımdan zevkliydi diyebilirim.. Maçı televizyondan izlesem zevk alamazdım belki ama çıplak gözle izlemenin avantajı işte.. Takımların dizilişlerini, kurgularını oyun yapılarını çok daha iyi görebiliyorsunuz.. Dedim ya Fuat Çapa ve Ersun Yanal önemli diye, işte ikisi de modern bir sistem oturtmaya çalışmışlar.. Öyle dan-dun göremiyorsunuz, ileriye şişirilen toplar ise çok az.. Gençlerbirliğinde ileriye şişirilen değil, Yasin'in veya Hurşut'un önüne atılan toplar varken, Eskişehir'de Batuhan'a şişirme çabası bazen oluyordu.. Ama genelde orta sahadan kanatlara ve dikine organize edilmeye çalışılan ataklar..&amp;nbsp;Her iki takımın ortasaha liderlikleri ise gencecik isimlerin elinde.. Bir tarafta Alpre diğer tarafta Soner..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın genelinde ise Gençler bir adım daha öndeydi.. Biraz daha organizeydiler, biraz daha iyi pas yaptılar ve daha iyi pozisyonlara girdiler.. Eskişehirspor ise yeni hocasının sistemine ayak uydurma sancıları içinde.. Sancılar bakalım ne zaman kesilecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goller ise çok şık ve usta işiydi.. Tüm goller için bunu söyleyebiliriz, ki gollerin tekrarını hala göremedim.. Staddan gördüğüm çok güzel goller olduklarıydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hYPS6wWhtOg/TxPYRFqmKVI/AAAAAAAABto/erdr-kZoUTg/s1600/IMG_6618.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="187" src="http://3.bp.blogspot.com/-hYPS6wWhtOg/TxPYRFqmKVI/AAAAAAAABto/erdr-kZoUTg/s400/IMG_6618.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ve Eskişehirspor için maçın kırılma anı kaçan penaltı.. Penaltı kaçtı ama bizim objektifimizden "o an" kaçmadı tabi :) Ha maçın hakkı da Gençler'indi demiştik yukarda, yine de 85. dakikada gelen bu penaltı gol olsa, Gençler yine yalan olacaktı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vj0HJEhVoQU/TxPYSM9lq3I/AAAAAAAABtw/ZLvXkfFZxbU/s1600/IMG_6627.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="268" src="http://2.bp.blogspot.com/-vj0HJEhVoQU/TxPYSM9lq3I/AAAAAAAABtw/ZLvXkfFZxbU/s640/IMG_6627.JPG" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Penaltıyı kaçıran Eskişehirspor, bir dakika sonra kendi kalesinin direğinde patlayan bu şutu izledi.. En çok da kaleci İvesa izlemiş gibi, ama "o an" yine bizim objektifimizden kaçmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-HWiUAj11iZw/TxPYSxmRTgI/AAAAAAAABt8/p83sgwurGBk/s1600/IMG_6635.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="179" src="http://4.bp.blogspot.com/-HWiUAj11iZw/TxPYSxmRTgI/AAAAAAAABt8/p83sgwurGBk/s640/IMG_6635.JPG" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ankara'ya yakışan bir stad, ve Ankara'ya yakışan takımlar görmek dileğiyle.. Eyyy Ankara zenginleri.. Ankaragücü'ne sahip çıkın, ve eyy İlhan Cavcav, 30 yıldır yaptığından farklı olarak bu sefer hocayı kovma, Fuat Çapa'ya fırsat ver...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-X4tAXgo7S58/TxPYUgisbTI/AAAAAAAABuE/JotPYWXA8Cc/s1600/IMG_6641.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="425" src="http://1.bp.blogspot.com/-X4tAXgo7S58/TxPYUgisbTI/AAAAAAAABuE/JotPYWXA8Cc/s640/IMG_6641.JPG" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-952931905026166509?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/952931905026166509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=952931905026166509&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/952931905026166509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/952931905026166509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2012/01/genclerde-yukselis-eseste-frtna-oncesi.html' title='Gençlerde Yükseliş, Eses&apos;te fırtına öncesi sessizlik - GB 2 ES 1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-E3Ak5YR7CMc/TxPYOQTe21I/AAAAAAAABtU/g-s8SIXoFtQ/s72-c/Fuat+C.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-7678972355587459241</id><published>2012-01-07T08:44:00.000-08:00</published><updated>2012-01-07T08:44:12.073-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>Trabzonspor için Lig başlasın... İBB 0 TS 2</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OMWRPZEXf0s/Twh2EohTGiI/AAAAAAAABtE/SZOu83PyIxM/s1600/9369-1H8L1M7C.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212px" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-OMWRPZEXf0s/Twh2EohTGiI/AAAAAAAABtE/SZOu83PyIxM/s320/9369-1H8L1M7C.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın ilk dakikasında Halil’e yapılan penaltı verilmiş olsaydı, çok farklı bir maç izleyebilirdik… Onun yerine 80 dakika boyunca sürekli faul yapan, kapanan, boş alan bırakmayan ve ya tutarsa diye uzaktan şut vuran İstanbul B.B. karşısında bireysel yetenekleriyle bir şeyler yapmaya çalışan Trabzonspor izledik.. Taa ki 80. dakikaya kadar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80. dakikadan sonra ise, İ.B.B.’nin son çırpınışlarına karşı Trabzonspor’un kontra atak girişimlerini izledik.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul B.B. takımı ligdeki anlayamadığım takımlardan biri.. Öncelikle kadrosu çok kötü, elle tutulur tek adamları Kamil Zeyad ve biraz da Doka. Oynamayan Webo var birde. Kalan hiçbir futbolcu Süper Lig standartlarında değil. Takımın kötü olmasının üzerine bir de Arif Erdem’den teknik direktör yapmaya çalışıyorlar ki gerçekten anlamak mümkün değil.. Arif Erdem’le bakalım Belediye takımı nereye varacak… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’a gelirsek, sezon başında Selçuk olmadan Burak oynayamaz diyen futbol cahilleri şimdi ne düşünüyor acaba ? Burak müthiş işler yapmaya devam ediyor.. Gerçekten ilerde torunlara anlatılacak hikayeler bırakıyor bize.. Babalarımızın bize Ali Kemal’leri Necmi Perekli’leri anlattığı gibi bizde torunlara Fatih Tekke, Gökdeniz, Yattara ve Burak’ları anlatacağız sanırım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerin üzerinde olduğu bir diğer oyuncuda Olcan’dı… Maçın başında heyecanını biraz kontrol edebilse, nerdeyse Trabzonspor formasıyla ilk topa dokunuşu golle sonuçlanacaktı.. Sanırım Ersun Yanal döneminden beri sol kanatsız oynayan Trabzonspor’un sol kanadına cuk oturcak gibi.. Bu da ilerde Halil-Burak ikilisi, veya Henrique-Burak ikilisi izlenebilir demek, bence üretken bir gol hattı olabilir bu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla uzun yazmıycam, çünkü maçın önüne geçen acı bir kaza haberi geldi.. Maça gitmek için yola çıkan dört taraftar İzmit cıvarında kaza geçirip hayatlarını kaybetmişler.. Hayatını kaybeden genç taraftarlara Allah rahmet eylesin demekten başka bir şey elimizden gelmiyor.. Üzücü bir durum, hayat devam ediyor evet ama, insan hayatı her şeyin önünde tabiki… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-7678972355587459241?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/7678972355587459241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=7678972355587459241&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/7678972355587459241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/7678972355587459241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2012/01/trabzonspor-icin-lig-baslasn-ibb-0-ts-2.html' title='Trabzonspor için Lig başlasın... İBB 0 TS 2'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OMWRPZEXf0s/Twh2EohTGiI/AAAAAAAABtE/SZOu83PyIxM/s72-c/9369-1H8L1M7C.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5837325544291773289</id><published>2012-01-06T06:48:00.000-08:00</published><updated>2012-01-06T06:48:25.405-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Tolga vs Onur</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sxKSPJDtNnM/TwcEjJee7bI/AAAAAAAABs0/hY8azu1rQRc/s1600/8160-4Z1L3U4X.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-sxKSPJDtNnM/TwcEjJee7bI/AAAAAAAABs0/hY8azu1rQRc/s320/8160-4Z1L3U4X.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Uzun yazıyı görüp, "özet geç" diyenler için baştan fikrimi söyliyim..&lt;b&gt; Onur'un kaleye geçme vakti gelmiştir.. &lt;/b&gt;Bunu yazarken Tolga için içim acıyor ama, hayatta bazen bu tip anlarla yüzleşmek kaçınılmaz oluyor işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıla kadar kalecisizlikten isyan eden Trabzonspor taraftarının yaşadığı bu ikilem, "körün istediği bir göz, Mevlam verdi iki göz" gibi birşey oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda aktif yerli kaleciler içinde en iyi 5 kaleciden 2'si diyebiliriz Tolga ve Onur için sanırım, ve de aynı anda Trabzonspor kadrosundalar.. Bir tarafta sakatlığı geçen ve formasını geri isteyen 22 yaşında geçen yıl 82 puan toplanmasında direk katkısı olan Onur, diğer tarafta ise yine geçen yıl kırık burnuyla hayatını ortaya koyan, Trabzon'un içinden yetişmiş, yıllarca yedekliği kabullenip sürekli kendini hazır tutmuş ve sıra ona gelince de görevinin hakkını vermiş çok formda bir Tolga.. İkisi de milli.. İkisi de bizim dışardan gördüğümüz çok düzgün ve karakterli insan oldukları (konuşmalarından, hal ve tavırlarından... Yoksa kankalığımız yok kendileriyle..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir problem ki bu, ikisini aynı anda oynatma şansınız da yok.. "Sergen ve Tümer beraber oynar mı ki ?" gibi bir soru da değil bu, biri oynamak ve diğeri yedek olmaz zorunda.. Hatta rotasyon bile yapamazsınız, kaleci sürekli olmak zorunda.. Biri tercih edilmek zorunda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisi yaşlı olsa hadi emekli oluyor felan diycez ama öyle bir durum da yok, biri 28 diğeri 22 yaşında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç çok acı.. Ya birinin takımdan ayrılması gerekiyor, ya da kendi kariyerinin yok olması pahasına yedekliği kabullenmesi gerekiyor.. Gerçekten çok üzücü bir durum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının başında söylediğim Onur tercihimin sebeplerine gelirsek.. Her ne kadar Tolga çok formda görünsede, şu ana kadar ligdeki 18 maçta 22 gol yemiş bir Tolga var ortada.. Evet belki 22 tane de kurtardı ama, Onur kalede olsaydı en az 7-8 gol daha az yerdik ve bu da belki 10-12 puan kadar etkiyebilirdi puan tablosundaki yerimize..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tolga umarım bu yazıyı okumazsın, moral bozucu.. Yazarken benim bile canım sıkıldı bak şimdi.. Yaw Tolga'cım neden 2-3 yıl önce böyle kalede devleşmedin.. Neden Onur'un gelmesini bekledin ? Ersun Hoca zamanında neden kendine güvenin yeterli değildi.. Ne Tony Silva gelirdi ne de Jeferson'lar felan.. Şans da buldun.. O 30 metreden yediğin golleri keşke o zaman tutsaydın da şu anda yeni Şenol Güneş'imiz olsaydın.. Ama olmadı Tolga'cım.. O forma Onur'un hakkı.. Umarım hak yerini bulur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-fVZpeZ7LaCc/TwcEkuh7KeI/AAAAAAAABs8/IMOjSDWQSHM/s1600/8184-2E9I2J9Z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/-fVZpeZ7LaCc/TwcEkuh7KeI/AAAAAAAABs8/IMOjSDWQSHM/s320/8184-2E9I2J9Z.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bakma öyle melül melül :(&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5837325544291773289?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5837325544291773289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5837325544291773289&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5837325544291773289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5837325544291773289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2012/01/tolga-vs-onur.html' title='Tolga vs Onur'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sxKSPJDtNnM/TwcEjJee7bI/AAAAAAAABs0/hY8azu1rQRc/s72-c/8160-4Z1L3U4X.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6858116722596892595</id><published>2012-01-04T03:56:00.000-08:00</published><updated>2012-01-04T03:56:53.699-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Burak 2 Manisa 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-5Z0ek8B1i2o/TwQ9T3vkl5I/AAAAAAAABss/DgOKbJ9syg0/s1600/9337-1C1I7M4U.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://4.bp.blogspot.com/-5Z0ek8B1i2o/TwQ9T3vkl5I/AAAAAAAABss/DgOKbJ9syg0/s320/9337-1C1I7M4U.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki golü de Burak atmadı belki ama gollere bakınca, Hüseyin Tok'tan sökmek suretiyle yaratılan Burak pozisyonları olduğunu görüyoruz, o yüzden böyle bir Burak 2 Manisa 1 başlığı olur bence.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelince nerden başlasam bilemiyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'un her gün biraz daha Burak'a bağımlı oyun stilinden mi bahsetsem ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemal Özdeş'in vasat kadroyla ortaya çıkardığı müthiş takımı ve Manisa'nın oynadığı modern futbolu mu anlatsam ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TFF'nin saçma sapan fikstür çekimler, 1 haftalık devre arası uygulaması ! ya da ara transferin ikinci yarı başladıktan sonra açılması gibi saçmalıklarına mı değinsem ? Behzat Amirim olsa da "saçma sapan konuşma be" dese şu federasyona.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halil'in ne kadar kıymetli bir oyuncu olduğunu mu anlatsam uzun uzun ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsaac Promise'ın taraftarı nasıl kansere sürükleyebileceğini ve futboldaki ofsayt kuralını ortalama bir kadın kadar bile anlamadığını mı ? Kaçırdığı gole ve Kahe ve Makukulayı yedek bırakmasına hiç girmiyorum bile.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manisa'nın iyi futboluna daha çok mu yer ayırsak acaba onu da bilemedim.. Maçın sonlarında heyecanın dorukta olduğu anlarda bile nasıl soğukkanlı paslaşmalar yapabildiklerini mi irdelesek ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan Şen'i yuhalayan ve ıslıklayan Trabzonspor taraftarına, çok değil bundan 1.5 yıl önce Burak'ı da böyle ıslıkladıklarını mı hatırlatmalı, yoksa Volkan'a sabırlı olmasını ve iyi oynamaya başlayınca seyircinin de onun yanında olacağını mı söylesek.. Ve 25 yaşında bir futbolcu olarak artık aklını da yeteneğiyle birleştirmesi gerektiğini mi hatırlatsak...?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet İlhan, Yiğit, Akaminko ve Murat Erdoğan dışında kalbur üstü oyuncuları olmadığı halde, ve bu oyuncular dahil hiçbir oyuncularının büyük kulüplerde kadroya giremeyecek olmalarına rağmen, Manisaspor'un ortaya koyduğu takım oyunu ? Taktım ben Manisa'nın oyununa.. Kemal Özdeş'in elinde iki tane ayağı düzgün adam olsa şampiyonluğa oynatır herhalde takımı.. Ersun Yanal'ın ekibinden çıkmış olması, Ersun Yanal için bir kayıp mı yoksa Kemal Hoca için bir başlangıç mı onu da bilemedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Trabzonspor'un geçen yılın ikinci yarısından beri her gün biraz daha takım oyunundan bireysel oyuna doğru gidişi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak da, hazır Zokora'da yokken,&amp;nbsp;Olcan'dan Selçuk gibi bir çift yönlü orta saha oyuncusu olur mu diye de not düşürerek mi bitirsek yazıyı.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6858116722596892595?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6858116722596892595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6858116722596892595&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6858116722596892595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6858116722596892595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2012/01/burak-2-manisa-1.html' title='Burak 2 Manisa 1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-5Z0ek8B1i2o/TwQ9T3vkl5I/AAAAAAAABss/DgOKbJ9syg0/s72-c/9337-1C1I7M4U.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3687106051031869788</id><published>2011-12-26T07:43:00.000-08:00</published><updated>2011-12-26T07:50:30.727-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor için Transfer vakti...</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-NBM7QMCVf48/TviTfacFbuI/AAAAAAAABsU/rwAmUoh9ktQ/s1600/8184-3A0M2V3Y.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/-NBM7QMCVf48/TviTfacFbuI/AAAAAAAABsU/rwAmUoh9ktQ/s320/8184-3A0M2V3Y.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Modern hayatın getirdiği koşturmaca içinde insanın kendine zaman ayıramaması, yoğun iş temposu, üstüne bir de şike olaylarının&amp;nbsp;futboldan soğutması gelince, insanın içinden de yazmak gelmiyor pek, yalan yok.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Keşke hayatımızdan futbolu çıkartıp yerine ne biliyim spor yapmak, kitap okumak ya da arkadaşlarla beraber olmak gibi bir aktiviteler koyabilsek.. Ama insan içindeki futbol (ve Trabzonspor) tutkusunu atamıyor işte.. En fazla CM oynamayı azaltabiliyor.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Bloga ara verdik çokca... Zaten 3 günde bir maç yapan takımı izlemeye ancak yetişebiliyorken bir de nasıl blogu güncel tutalım.. Oysa yazacak o kadar çok şey varki... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;İkinci devre başlamadan bir niyetlendim bakalım, tekrardan birşeyler karalamak niyetindeyim.. Maksat insanlar okusun değil, maksat içimizi dökmek..Ha okuyan olursa da mutlu oluruz o ayrı.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Lafı uzatmadan, 10 günlük uzun (!) devre arasını da fırsat bilerek transfer hakkında birkaç laf edelim.. Trabzonspor için biraz transfer tavsiyesi yapalım nacizane... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Son üç yılda kurulan kadronun (yönetimden değil) futbolculardan kaynaklanan nedenlerden dolayı dağılmasını ve yeni bir kadronun oluştuğunu göz önünde bulundurarak, silbaştan değil de “takviye” mottası üzerinden transfere bakılmalı.. Bu sadece devre arası değil, sezon sonu için de geçerli.. Malesef Trabzonspor seyircisi için hep sabır, yine sabır.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Bunun dışında bir mühendis olarak transfere analitik yaklaşıyım dedim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;İlk yarıda yedek kulübesinden çok fazla fayda görmedi takım, Şenol Hoca’da bunu kabul ediyor zaten, süper ligden alınacak kalbur üstü oyuncularla kulübe güçlenmeli.. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Mevkii olarka stoper ve forvet göze çarpan ilk eksiklikler..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Yabancı transferinde ya Zokora, Glowacki, Cech gibi istikrarlı, tecrübeli,iş ahlakı olan&amp;nbsp;ve saha içinde takımın kalitesini yukarı taşıyan oyunculara yönelmeli ya da Celustka gibi yıldız adayları bulunmalı..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Biraz para harcanmalı, Trabzonspor’un büyüklüğü arada transfer zamanında da hatırlatılmalı.. Sırf bunun için 3-5 m harcamak gerekiyor.. Zamanında Gökhan Ünal transferinin tek getirisi buydu, insanlar Trabzonspor'un büyüklüğünü hatırladı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Kadroya giremeyen oyuncular (Ferhat, Eren, Sercan, Barış Ataş, Barış Özbek) kiralanmalı veya gönderilmeli.. Geniş kadro ile optimum kadro ayırd edilmeli..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Burdan yola çıkarak, transfer tavsiyelerimize gelirsek :&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;strong&gt;Hurşut ve Aykut Demir&lt;/strong&gt; (Gençlerbirliği) : İlhan Abi bunları ucuza vermez, ama ikisine 2-3m Euro verilebilir.. Hurşut, Volkan Şen’in, Adrian’ın ve Alanzinho’nun verdiğinden daha fazlasını fazlasıyla verir.. Aykut ise tam  defansa lazım olan adam.. Defansı ilerde kuran bir takım olarak tam ihtiyaç duyulan oyuncu profili, hem ayağı düzgün hem de süratli... Şu anda Türkiye’de benim gördüğüm bir Serdar Kesimal bir de Aykut bu tanıma uyuyor.. Üstelik Aykut ve Hurşut Trabzon’lu benim bildiğim.. Ama Engin Baytar gibi Trabzon’lulardan değil diye duydum.. Gerçek anlamda kadro genişliği sağlayacak iki transfer ve Hurşut ve Aykut transferi Trabzonspor'un ikinci yarıda alacağı puana direk + 7 ile 10 puan arası etki yapar..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;strong&gt;Muhammet Demir&lt;/strong&gt; (Gaziantep) : Sanırım bundan 5-6 yıl sonra milli takımın iki yıldızı Muhammet Demirci (Beşiktaş) ve Muhammet Demir (Gaziantepspor) olacak, ilginç bir durum olcak gibi.. Gaziantep’in içinde bulunduğu durumu düşünerek, Cenk Tosun veya Muhammet’ten biri üzerinde ısrar edilebilir ki burda Trabzonspor’un ihtiyacı olan Fatih Tekke gibi ceza sahası içinde topu gevelemeden kaleye sokan adam (bu tabiri bir yerde okumuştum ama hatırlayamadım şimdi) olan Muhammet Demir olmalı.. Ona da biraz para gidecek ama önemli bir yatırım olur, parasını da çıkartır.. Mental bazı sorunları var gibi duruyor, ama doğru teknik direktörün elinde, ve Trabzonspor gibi güçlü bir orta sahanın önünde çok iş yapar kesinlikle.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;strong&gt;Hürriyet&lt;/strong&gt; : Sanırım transferde sona yaklaşıldı.. Zokora’nın yokluğunda, önemli bir eksiği kapatır..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;strong&gt;Ricardo Costa&lt;/strong&gt; gibi &lt;strong&gt;Ujfalusi&lt;/strong&gt; gibi &lt;strong&gt;Song&lt;/strong&gt; gibi bir stoper.. Tecrübeli. Lider. Üst seviye. İş ahlakı olan.. 30 yaşında... İlk yarı Glowacki idare etmeye çalıştı ama özellikle Şampiyonlar ligi maçlarında yetersiz kaldı.. Önümüzdeki yıl da düşünülerek böyle bir transfer yapılmalı.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Forvet.. Yıllardır çözemedi Trabzonspor şu sorunu.. Teo ile tam çözüldü dedik o da firar etti.. Evet ligin en formda ve en golcü forveti Burak Trabzonspor'da ama, lazım olan forvet Burak’tan daha başka, Burak’ın yanına biri.. Nasıl anlatıyım, örneğin son Ordu maçında Burak’ın attığı gole bakın (Celutska’nın ortasına zayıf bir vuruş, kalecinin hatası) çok daha net bir vuruşla köşeye vurabilecek bir bitirici forvet lazım... İsim vermiyorum, yerli olarak buraya pek bir çare bulmak zor, iyi bir yabancı olabilir.. (&lt;strong&gt;Gignac&lt;/strong&gt; mı ? Trabzonspor tarihinin en flaş transferi olur)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Aklı başına gelmiş bir &lt;strong&gt;Jaja&lt;/strong&gt; Trabzonspor için tam anlamıyla dondurmalı kadayıf olur bu arada.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YERIKR1__0s/TviShks9FlI/AAAAAAAABsI/8f9fD3n3I7k/s1600/7578-5S1E4N4Q.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-YERIKR1__0s/TviShks9FlI/AAAAAAAABsI/8f9fD3n3I7k/s320/7578-5S1E4N4Q.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Bir de Trabzonspor’un ikinci yarı kendi içinden yapacağı transferler var gibime geliyor bana ki bunların en önemlisi “ağır vasıta” gibi gözüken “Morpheus” &lt;strong&gt;P.Henrique&lt;/strong&gt;.. İlk yarı sakatlıklarla uğraştı ama kalitesi üst düzey.. Patlama bekliyorum kendisinden..&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Bir diğer iç transfer ise, ilk yurt dışı deneyimini ülkesinin en pahalı transferi olarak yapıp, şike olayları içinde garip bir sezonda 3 günde bir maç yaparak yaşayan &lt;strong&gt;Adrian&lt;/strong&gt;.. Uyum sürecini atlatarak ikinci yarı çok daha faydalı olacak gibi.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Üçüncüsü de, zayıf bir ihtimal olmakla beraber &lt;strong&gt;Volkan Şen&lt;/strong&gt;.. Çok farklı bir yeteneği var, ve akılla birleştirebilirse birbaşka önemli transfer olacak.. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Sonuncu isim ise... &lt;strong&gt;Onur Recep Kıvrak&lt;/strong&gt;.. Tolga çok başarılı bir ilk yarı geçirmiş gibi gözüksede, her üç maçtan birinde hatalı gol yediğini görüyoruz ki, geçen sezon Onur’un toplam üç tane hatalı yediği gol yoktur.. İkinci yarının başı itibariyle, Onur’un kaleye geçmesi ve bunun Tolga’yı küstürmeden yapılması çok önemli..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Teofilo, Jaja, Selçuk, Egemen şu kadroda olsa keşke demeden de edemiyor insan... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3687106051031869788?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3687106051031869788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3687106051031869788&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3687106051031869788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3687106051031869788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/12/trabzonspor-icin-transfer-vakti.html' title='Trabzonspor için Transfer vakti...'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-NBM7QMCVf48/TviTfacFbuI/AAAAAAAABsU/rwAmUoh9ktQ/s72-c/8184-3A0M2V3Y.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-59737628436730609</id><published>2011-09-14T23:43:00.000-07:00</published><updated>2011-09-14T23:43:35.215-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Çok şükür bu günleri de gördük ... Inter 0 Trabzonspor 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uJ2d24POXwQ/TnGaDVTJvwI/AAAAAAAABqM/FnTzrJDeD-g/s1600/inter-ts+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="87" src="http://4.bp.blogspot.com/-uJ2d24POXwQ/TnGaDVTJvwI/AAAAAAAABqM/FnTzrJDeD-g/s400/inter-ts+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ouq7CA3D3E4/TnGdhcgJtYI/AAAAAAAABqY/uYxuxjjdM1Y/s1600/inter-ts+5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-ouq7CA3D3E4/TnGdhcgJtYI/AAAAAAAABqY/uYxuxjjdM1Y/s400/inter-ts+5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Dünya gözüyle şu tabloyu da bu şekilde gördük ya, daha ne diyelim... Akşam çırılçıplak soyunup Kızılay'a doğru koşcaktım nerdeyse kendimi zor tuttum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yıllar öncesinden bu seviyelerde oynamaya başlamamız lazımdı, Şampiyonlar liginin tecrübeli bir takımı&amp;nbsp;olmamız gerekirdi ama olsun bundan sonra hep burdayız artık.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Colman-Zokora-Tolga dün akşamki oyunlarıyla şampiyonlar ligi seviyesinde her takımda oynayabileceklerini gördük.. Türkiye'de herhangi bir takım Cambiasso'yu alsa yer yerinden oynar ama akşam gördükki Colman, Cambiasso'yu donunda sallar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Türk takımının İstanbul deplasmanına gelen Anadolu takımı gibi defans yapmadığını, onun yerine Avrupai bir defansif anlayışı uyguladığını&amp;nbsp;gördük dün.. İleri dan-dun rastgele vurulan toplar değil, bilinçli pas yapmaya çalışan bir takım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun son anlarında, top çevirmeler zaman geçirmeler.. Hep bizim başımıza gelirdi, artık oyunu soğutan biz olduk.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın genelinde kalite ve tecrübe olarak Inter'in üstünlüğü vardı ama zeka ve azim bizden yanaydı.. Dengeyi bozan ise şans faktörü oldu.. Maçı kaybetseydik çok yazık olurdu gerçekten.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak ve Adrian eğer oynasalardı bu maçta çok iş yaparlardı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sapara ve Vittek yapılabilecek en doğru transferlermiş bu dar zaman içinde..&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WyBS9YMf9k0/TnGdgoLQ-YI/AAAAAAAABqU/d-vaBM0MRIQ/s1600/inter-ts+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-WyBS9YMf9k0/TnGdgoLQ-YI/AAAAAAAABqU/d-vaBM0MRIQ/s320/inter-ts+4.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz da istatistik bilgileri verelim :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor bugüne kadar oynadığı tüm şampiyonlar ligi maçlarını kazandı (%100)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor şampiyonlar liginde attığı her 2 kornerden birini gole çevirdi (%50)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-nFTvZEkvS7w/TnGdcyHzLPI/AAAAAAAABqQ/Zw7MKHwerbY/s1600/inter-ts+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="281" src="http://2.bp.blogspot.com/-nFTvZEkvS7w/TnGdcyHzLPI/AAAAAAAABqQ/Zw7MKHwerbY/s400/inter-ts+3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-59737628436730609?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/59737628436730609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=59737628436730609&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/59737628436730609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/59737628436730609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/09/cok-sukur-bu-gunleri-de-gorduk-inter-0.html' title='Çok şükür bu günleri de gördük ... Inter 0 Trabzonspor 1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-uJ2d24POXwQ/TnGaDVTJvwI/AAAAAAAABqM/FnTzrJDeD-g/s72-c/inter-ts+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3608006136260698674</id><published>2011-07-12T01:23:00.000-07:00</published><updated>2011-07-12T01:23:51.683-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>KORKAKLAR EYYAMCILAR ŞİKECİLER BECERİKSİZLER...</title><content type='html'>Tüm Türkiye'nin yıllardır bildiği ve gördüğü bir gerçek var.. Şike ve teşvik.. Ve bu gerçekle yüzleşme zamanımız geldi..&amp;nbsp;Türk futbolu için büyük bir&amp;nbsp;skandal patladı, Türk futbolunu yönetenler, bizi kandıranlar hepsi bir bir tutuklanıyor.. Delillerin ciddi olduğu söyleniyor, büyük cezalar&amp;nbsp;gelebilir.. Kim yaptıysa helal olsun diyorum.. Türkiye bu tip illegal oluşumları ortaya çıkartarak, 3. dünya ülkesi olmaktan gelişmiş ülke olma yolunda ilerliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama öte yandan bizim Federasyon üç maymun'u oynuyor.. "Bizim elimizde delil yok, o yüzden bir karar alamıyoruz" diyorlar, daha doğrusu bizimle dalga geçiyorlar.. Kusura bakmayın ama bunun adı Fenerbahçe'ye yalakalık yapmaktır, korkaklıktır, eyyamcılıktır, hak yemektir, odur budur.. &lt;br /&gt;Evet elinizde delil olmayabilir ama Türk Futbol tarihinin en büyük olayını da trene bakar gibi seyredecekseniz orada niye oturuyorsunuz ? Fenerbahçe'den tebrik mesajı için mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar şikenin teşvikin ardından, Fenerbahçe (ve Trabzonspor) elini kolunu sallayarak Şampiyonlar liginde oynayacaksa..? E geriye ne kaldı o zaman ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyon olmak nedir, bir takıma ne kazandırır ? Şampiyonluk kutlaması (manevi tatmin)&amp;nbsp;ve Şampiyonlar liginde oynamak (prestij ve para). Şampiyonluk bunları kazandırır.. Hileyle aldığınız şampiyonlukta bunları elde ettikten sonra hep ceza alsanız ne olcak ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Fenerbahçe manevi tatmini yaşadı, kutlamanın kralını yaptı, şimdi de elini kolunu sallayarak şampiyonlar ligine gidiyor.. Sen şimdi 6 ay sonra teneke bir kupayı Fenerbahçe müzesinden alıp, başka bir takıma versen ne olcak atı alan Üsküdar'ı geçtikten sorna.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçti borun bazarı sür eşeği niğdeye şimdi, UEFA'ya da öyle yazarsınız.. "Bor's bazaar has been passed, now ride the donkey to Niğde" yerse artık.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha "elde delil yok, yapabilecekleri bir şey yok" diyenler olabilir.. Zaten Federasyonun da söylediği bu.. Yapmak isteyen çok şey yapar, yapmak istemeyen mazeret üretir. Benim eski bir müdürüm vardı, "mazeret g.t gibidir, herkeste bir tane vardır, bak bende de var bi tane" derdi. Federasyon bize mazeretini göstereceğine elini taşın altına koysun bi zahmet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterki yapmak istesinler.. Gidersiniz savcılıkla, emniyetle ve hatta başbakanla görüşürsünüz, delilleri tamamen veya kısmen temin edersiniz, ya da bir şekilde ortak bir çalışma yürütürsünüz.. Çünkü alacağınız karar Türk futbolu adına çok önemli.. Olmasa bile denersiniz. Radikal bir şey yaparsınız, ama bu olanlara seyirci kalamazsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın, bugün belki şampiyonlar ligine gitmek Bursaspor'un hakkı ve siz bu hakkı Fenerbahçe'ye vererek, Bursaspor'un 10milyonlarca Euro'sunu gasp edip Fenerbahçe'ye veriyorsunuz.. Bunun hesabını kim nasıl vercek ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futboldan soğumak bir yana.. Tuttuğun takımın başkanının isminin bu işe bulaşması bir yana.. İkinci yarıda oynadığı nerdeyse tüm maçlarda şike yapmış&amp;nbsp;Fenerbahçe'yle, 2 maçta teşviki becerememiş bir yönetimin aynı kefeye konması bir yana..&amp;nbsp; Federasyonun tüm Türkiye'nin gözünün içine baka baka Fenerbahçe'yi kayırması, kollaması bambaşka bir yana.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet alınacak karar herkesi memnun etmeyecek ama ordaki göreviniz insanları memnun etmek değil, ordaki görev eşitliği sağlamak, adil olmak ve kuralları yerine getirmek.. Böylesi skandal vari bir olayda, gerekiyorsa prosedürleri zorlayıp, kriz masası kurulup gerektiği şekilde karar alınır.. Beceriksizler.. Defolun gidin..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3608006136260698674?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3608006136260698674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3608006136260698674&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3608006136260698674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3608006136260698674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/07/korkaklar-eyyamcilar-sikeciler.html' title='KORKAKLAR EYYAMCILAR ŞİKECİLER BECERİKSİZLER...'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3659401871355453723</id><published>2011-05-02T05:07:00.000-07:00</published><updated>2011-05-02T05:07:26.039-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Eskişehir deplasmanı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-lwLHO7WHl88/Tb6blBZCt8I/AAAAAAAABoE/KUKtGrtuK5Y/s1600/ts.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="426" src="http://4.bp.blogspot.com/-lwLHO7WHl88/Tb6blBZCt8I/AAAAAAAABoE/KUKtGrtuK5Y/s640/ts.JPG" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Düzenli yazmak kolay iş değilmiş bunu anladık.. Blog yasağı da gelince ikinci yarı pek yazamadık.. Deplasmanlarda takip etmeye çalıştık Trabzonspor'u... Eskişehirspor deplasmanındaydık geçen hafta, pek uğurlu gelemedik galiba.. Ama açıkcası benim beklediğim bir skordu.. (Foto Eskişehir deplasmanından)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes 9 puan farkın kapanmasına nasıl izin verdi Trabzonspor diye takımı suçluyor.. Oysa 14 maçın 13'ünü kazanan bir Fenerbahçe var ortada.. Yani farkın kapanmasına izin veren Trabzonspor değil, farkı kapatan bir Fenerbahçe söz konusu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lig tarihinde bir devrede 17'de 16 yapan var mı bilmiyorum, ama böyle bir istatistiği yapıp da şampiyon olamayan yoktur herhalde.. Ama mesele işte 17'de 16 yapabilmek.. Fenerbahçe bu aralar en iyi futbolu oynayan takım ama yine de ben bu 16/17 istatistiğini yakalayabileceklerini sanmıyorum.. Şampiyonluğu Trabzonspor'un son üç maçını kazanması belirler.. Eğer son 3 maçı Trabzonspor alırsa şampiyon olur, çünkü Fenerbahçe takılacak.. Belki de son hafta :) Ama takılacak.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime takılacak ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karabükspor'da Emenike'nin transfer görüşmeleri nasıl gidiyor bilemiyorum.. Eğer anlaşma olduysa veya Fenerbahçe ümit veriyorsa Emenike fazla zorlamayabilir.. Karabükspor deplasmanı sorunsuz geçebilir bu açıdan Fenerbahçe için.. Ama Fenerbahçe'nin istenilen bonservisi vermek istememesi Emenike'yi ayrıca motive de edebilir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü'nde ise Fatih Tekke'nin ayrı bir motivasyonla oynayacağını tahmin ediyorum.. Bir de Gabriç var, belki de Trabzonspor'a attığı golü telafi edecek.. Ama Kadıköy'de seyircisi önünde puan bırakacak gibi değil Fenerbahçe.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son ihtimal ise Sivasspor.. Ligde iddaası kalmamış, tatil moduna girmiş, başkanı Fenerbahçe'li olan Sivasspor bir sürpriz yapar mı ? Fenerbahçe yine son hafta sürprizi yapar mı ? Böyle bir şey olursa Fenerbahçe seyircisi bunu kaldırabilir mi ? Bilemeyiz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konunun en güzel noktasını bence Burak Yılmaz koydu Antep maçından sonra.. "Şampiyon olursak seviniriz, olamazsak da Fenerbahçe'yi kutlarız".. Keşke herkes de böyle düşünse...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3659401871355453723?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3659401871355453723/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3659401871355453723&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3659401871355453723'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3659401871355453723'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/05/eskisehir-deplasman.html' title='Eskişehir deplasmanı'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-lwLHO7WHl88/Tb6blBZCt8I/AAAAAAAABoE/KUKtGrtuK5Y/s72-c/ts.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3591122572503726868</id><published>2011-02-23T23:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-23T23:53:10.767-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Taraftar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Çocuksu sevgi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-y296T4T07Dw/TWYMX0pNfHI/AAAAAAAABnc/O6KqwBK7Scw/s1600/6595-1H5Q3X4H.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="424" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-y296T4T07Dw/TWYMX0pNfHI/AAAAAAAABnc/O6KqwBK7Scw/s640/6595-1H5Q3X4H.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Fotoları resmi siteden aldım...&amp;nbsp;Çocukların Alanzinho'ya bakışları o kadar çok şey anlatıyorki.. hayranlık, saf ve karşılıksız sevgi, hayaller, rol modeli, kahraman ve muhtemelen odalarını süsleyen bir poster.. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;İşte bu&amp;nbsp;yüzden futbol asla sadece futbol değildir, ve bu nedenle bayrak futbolcular kafalarına göre rakip takımlara transfer olmamalılardır.. Alanzinho (veya bir başka yıldız oyuncu) yarın Fenerbahçe'ye transfer olsa, aldığı para bu hayran bakışlarda yaratacağı&amp;nbsp;hayalkırıklığına değecek mi ? &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Çok duygusal bir post oldu sanırım.. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bakınız bir de bu Jaja'lı foto var.. Biraz kendi çocukluğumu gördüm sanırım bu çocuklarda... &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7JLkr9S3bWo/TWYMKX1zQcI/AAAAAAAABnY/_erMn5zA8Xs/s1600/5924-2N9Y8X2K.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-7JLkr9S3bWo/TWYMKX1zQcI/AAAAAAAABnY/_erMn5zA8Xs/s400/5924-2N9Y8X2K.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3591122572503726868?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3591122572503726868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3591122572503726868&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3591122572503726868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3591122572503726868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/cocuksu-sevgi.html' title='Çocuksu sevgi'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-y296T4T07Dw/TWYMX0pNfHI/AAAAAAAABnc/O6KqwBK7Scw/s72-c/6595-1H5Q3X4H.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-585593240115437411</id><published>2011-02-21T04:29:00.000-08:00</published><updated>2011-02-21T23:43:15.437-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><title type='text'>Beşiktaş 2 Fenerbahçe 4</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Bu maç sanırım ligin kırılma maçı oldu... Almeida o golü atsaydı çok farklı bir lig seyiri olabilirdi, şimdi ise bambaşka bir yöne gidiyor lig.. Trabzonspor'un ve Fenerbahçe'nin önümüzdeki 3 haftalık programına bakınca, 3 hafta sonraki puan durumu hakkında tahmin yapmak bile istemiyorum bir Trabzonspor'lu olarak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bareY5M8K7A/TWJZ-lLew-I/AAAAAAAABnU/c0H2Phh2C50/s1600/53_d.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-bareY5M8K7A/TWJZ-lLew-I/AAAAAAAABnU/c0H2Phh2C50/s320/53_d.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'a gelirsek ;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ferrari &amp;amp; Almeida :&lt;/strong&gt; Maçı değil Trabzonspor'un şampiyonluğunu Fenerbahçe'ye verdiler..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Quaresma : &lt;/strong&gt;Halısahada bile bu kadar bencil ve kafasına göre oynayan adamı bir daha maça çağırmazlar.. Ya da diğer oyuncular "bu varsa ben yokum" haftaya&amp;nbsp;derler..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rüştü :&lt;/strong&gt; Saçlarına fön çekerek bir yere vamaraz .. &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Toraman :&lt;/strong&gt; Attığı golü Üzülmez abisine armağan eder artık..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ekrem :&lt;/strong&gt; Ferrari'ye en çok kızması gereken adam.. Attığı güzelim gol güme gitti, kimbilir belki bir daha&amp;nbsp;4 yıl sonra gol atar ancak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shuster'in yerine Benitez düşünülüyormuş.. Çok çok çok büyük hata olur.. &lt;br /&gt;Ben burdan Beşiktaş'lılara doğru teknik direktör ismini veriyim.. Getirirler mi bilemem ama şu anda Beşiktaş'ın ihtiyacı olan kariyerinde çıkış arayan, hedefleri olan, genç ama uluslararası deneyimi de olan tercihen Portekizli bir teknik direktör.. Bu isim de Mourinho olamayacağına göre geçen yıl Mourinho'nun da yardımcılığını yapan &lt;strong&gt;Luis Figo&lt;/strong&gt;'dur..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-585593240115437411?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/585593240115437411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=585593240115437411&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/585593240115437411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/585593240115437411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/besiktas-2-fenerbahce-4.html' title='Beşiktaş 2 Fenerbahçe 4'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-bareY5M8K7A/TWJZ-lLew-I/AAAAAAAABnU/c0H2Phh2C50/s72-c/53_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4559454341303629235</id><published>2011-02-17T04:46:00.000-08:00</published><updated>2011-02-17T04:46:25.855-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Barcelona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arsenal'/><title type='text'>Arsenal 2 Barcelona 1, Aynı felsefenin kendisiyle mücadelesi</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir maçta hiç mi kaleci degaj kullanılmaz.. ? Hiç mi bir defans oyuncusu topu ileri doğru şişirmez ? Hiç mi pres altında topa gelişi güzel vurulmaz ? Hep mi oyunun kontrolüne ve topa sahip olmak ister her iki takımda ? Evet, her iki takımda.. Böyle pozitif futbol oynamak isteyen bir takım bulmak zorken, ikisini bir arada bulunca tabi tadından yenmez bir maç oluyor futbolsever için..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jzt1IojRGLE/TV0WN7Zh07I/AAAAAAAABnI/JR6hFJXPusk/s1600/ars-barc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" j6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-jzt1IojRGLE/TV0WN7Zh07I/AAAAAAAABnI/JR6hFJXPusk/s400/ars-barc.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Tabi bunu hemen bizim ligle karşılaştırıp, bu futbolsa bizimki ne demenin de bir anlamı yok, zira bu Avrupa ve Dünya standartlarının da üzerinde bir maç.. Arsenal ve Barcelona. Geçen yıldan tadı damağımızda kalan bir eşleşme.. Maçın skorunu bir kenara bırakarak irdelemek lazım.. Maç 4-0 Barcelona galibiyetiyle de bitebilirdi, 2-2 de bitebilirdi.. Maçın skorunu biraz “son vuruşlar” belirledi diyebiliriz... Villa ve Messi biraz şanssızdı, Persie şanslı Arshavin ise klastı.. Dediğim gibi skor çok da önemli değil, ortada bir futbol ziyafeti vardı, asıl önemli olan bu...&lt;br /&gt;Geçen yıl çok güzel iki maç izletmişlerdi bize.. Ama Arsenal Messi’ye boyun eğmek zorunda kalmışdı, özellikle ikinci maçta.. Bu yıl bunun biraz rövanşı niteliğinde oldu.. Bence biraz erken yarı final gibi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırasıyla takımlara bakalım; İbrahimoviç-Villa değişimiyle daha ayakları yere basan, daha ürkütücü bir takım halini almış ve önüne geleni ezen bir Barcelona görüyoruz... Değişken bir 4-6-0 oynuyorlar.. Pedro, Messi ve Villa ortasahanın içine girerek ortasahada sayısal üstünlüğü ve top hakimiyetini yakalıyor Barcelona, bunun yanında süratli verkaçlar ve araya atılan toplarla da gol arıyorlar.. Yazının başında dedim ya kimse topu ileri şişirmiyor diye, zaten şişirselerde ilerde topu indirecek kimse yok Barca adına.. Arsenal stoperleri boş boş bakındılar çoğu zaman.. Barca’nın bu makine gibi işleyen sistemi, baş döndüren pas trafiği ve bu oyuncu kalitesi ile gerçekten torunlara anlatılacak bir yaşayan efsane.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Arsenal ise tüm korkutuculuğuna aldırmadan Barcelona’ya meydan okuyabiliyor.. Arsene Wegner maçtan önce “Arsenal gibi oynayacağız, kapanmayacağız” diyerek zaten niyetini ortaya koyuyor.. Arsene Wegner göreve geldiğinden beri 3. üst seviye jenerasyonunu yakaladı diyebiliriz.. İlk ikisiyle lig şampiyonlukları yaşadı, bir UEFA ve bir CL finali gördü.. Bu jenerasyon ama hepsinden daha güçlü geliyorlar gibi.. Genç yaşlarına rağmen dayak yiye yiye, dayak atmasını da öğrenmişler.. Geçen yıllarda baskıyı kaldıramayan Nasri, Fabregas, Walcott, Arshavin, Song vs. genç yaşlarına rağmen çoğu yaşlı futbolculardan daha tecrübeliler.. Ne de olsa tecrübe doğum tarihinizle değil, yaşadığınız deneyimle ölçülen bir şey.. Bu çocuklar da 17-18 yaşından beri süreki forma giymenin meyvalarını topluyorlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne oynamak istediklerini bilen, doğrularından taviz vermeyen bu iki takımın maçını zevkle izledik.. Söylediğim gibi skor çok da önemli değil, ortada “derslik” bir maç var.. Barcelona hala daha güçlü ve tura yakın taraf.. Ama ikinci maçtan da her türlü skor çıkabilir.. Bize düşen bu zevkli 180 dakikanın ikinci 90 dakikalık kısmının da tadını çıkartmak doya doya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS : Bu kadar güzel bir maçı İlker Yasin ile izlemek ne büyük eziyettir.. Gençlerin önünü açın kardeşim.. Digitürk’ün Edi-Büdü’süne bile razıyız.. Bide yanına bi yorumcu almış ne dediği belli ne kim olduğu belii..!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS : Marca "Puyoldependente" diye başlık atmış, Puyol'a olan bağımlılık ve Puyol'un yokluğundaki yenen gollere atıfta bulunarak.. Özellikle son&amp;nbsp;Sporting Gijon&amp;nbsp;beraberliğinde yenen golde Milito'nun, ve Arsenal maçındaki ilk golde Pique'nin düştüğü durum pek Barca'ya yakışmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4559454341303629235?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4559454341303629235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4559454341303629235&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4559454341303629235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4559454341303629235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/arsenal-2-barcelona-1-ayn-felsefenin.html' title='Arsenal 2 Barcelona 1, Aynı felsefenin kendisiyle mücadelesi'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jzt1IojRGLE/TV0WN7Zh07I/AAAAAAAABnI/JR6hFJXPusk/s72-c/ars-barc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-8608952685776473069</id><published>2011-02-14T00:53:00.000-08:00</published><updated>2011-02-14T00:53:42.419-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Sivasspor 2 Trabzonspor 3</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Ne zamandır memlekette köy kahvesinde maç izlememiştim, bu tadı açıkcası özlemişim.. Haftasonu aile ziyareti için Trabzon'a (Beşikdüzü) gidince kahvede bir maç keyfi yapıyım dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka köyleri çok bilmem ama bizim köyün kahvesi enteresandır, maç başlamasıyla beraber bizim ne kadar futbolcu ve teknik heyet varsa hepsine küfür edilmeye başlanılır. İşin ilginç yanı ise rakibe pek birşey söylenmez.. Varsa yoksa bizim futbolcular.. bir de hakem.. Ama öyle böyle küfürler değil, yoldan geçen birine söyleseniz adam sizi çeker vurur öyle küfürler.. Yaş ortalaması 60 olan bizim kahve insanını anlamak zordur.. Ama bir süre sonra o küfürün içindeki sevgiyi ve espri ruhunu anlamaya başlıyorsunuz.. Çünkü bizim orda insan sevdiğine küfreder.. Garip bir yerdir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten, heyecanlı geçen maçı bir de adrenalini yüksek böyle bir kahvede izleyince daha da bir ilginç oldu maç.. Maçın sonlarına doğru zaten millet kendinden geçti kahvede.. Görmeniz lazımdı ortamı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-JY0my4WOdYM/TVjgV3mRc3I/AAAAAAAABnA/SMRY-CBtYCU/s1600/umuts.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-JY0my4WOdYM/TVjgV3mRc3I/AAAAAAAABnA/SMRY-CBtYCU/s400/umuts.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kahveyi bir kenara bırakıp maça gelirsek, resmi web sitesinden aldığım&amp;nbsp;üstteki&amp;nbsp;foto genel olarak Trabznspor forvet hattının "ruh halini" veya "performansını" çok iyi anlatıyor.. "Bilinçsizce gol atmaya çalışmak" diyebiliriz bu duruma.. Fotoya iyi bakınız, top nerde Umut neyin peşinde, ama Umut'taki hırs ve azim bambaşka.. Amaçsızca çırpınmak adlı fotoğraf çalışması da diyebiliriz buna.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım geçen haftaki Antalyaspor maçındaki şuursuz dan-dun oyunundan sonra kendine gelmiş, ne yaptığını bilen, yerden ayağa tempolu oynayan bir takım haline geri gelmiş, en azından geçen haftaya göre biraz daha yaklaşmış.. Rakip baskı yaparken ayağa sakin pas yapmalar, yardımlaşmalar, top rakipteyken alan daraltarak pres yapmalar sezonun ilk yarısından aşina olduğumuz Trabzonspor manzaralarıydı.. Tekrar bu ışıltıları görmek şampiyonluk için alınan 3 puandan daha önemliydi.. Ayrıca, puan için can havliyle saldıran soğuk Sivasspor deplasmanında bundan daha organize de oynamak pek mümkün olmazdı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki işler iyi başladı bu sefer, maçın başındaki golle rahatlayan Trabzonspor pozisyonları da bulmaya başladı ama forvet hattı ne yaptığını anlayamadığımız hareketlerin içine girdi.. Durumu daha iyi anlayabilmek için az önce bahsettiğim üstteki fotoya da bakabilirsiniz. Bu fotoğrafın üzerine Jaja'nın lağubaliliğini, Engin ve Burak'ın kavgalarını da ekleyince, Trabzonspor'un elindeki 3 puanı (ve belki şampiyonluğu) nasıl bu kadar kolay verebileceğini anlayabiliyoruz... Neyseki bu sefer vermedi, ucuz kurtuldu.. Hem de çok ucuz kurtuldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir aydır oynanan negatif futbolun aksine bu hafta Trabzonspor'da daha bilinçli bir futbol vardı demiştik yukarda... Ama enteresandır ve gariptir ki son iki gol organize ataklardan değil de uzun toplarla geldi.. Bu da zaten tam Trabzonspor'a yakışır bir durum.. Elindeki maçı zora sok, kolayı atama zoru at, Avni Aker'de kötü oyna puan kaybet, deplasmanda iyi oyna kazan.. Normal bir işi olmayacak bu Trabzonpor'un herhalde.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolculara fazla değinmiycem, hepsi iyi oynadılar genel olarak ama Onur'a bir parantez açmadan edemeyeceğim.. Maç 0-0 giderken Grosicki'nin kafa vuruşuna öyle bir refleks yaptıki, benim gözlerim yetişemedi.. Çizgi kaleciliğinde Buffon'un, ve bir dönem Rüştü'nün geldiği noktadır o nokta.. Müthiş bir refleksti.. Kahve'dekilerden biri o an "(küfürle başlayarak) ... bu adam bizde harcanıyor" dedi.. Onur'un 2-3 yıl içinde Avrupa'nın üst düzey takımlarından birine gitmesi kimseyi şaşırtmamalı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ytw02qqLddA/TVjhmPNYffI/AAAAAAAABnE/rmJoBQ_qN78/s1600/eng.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-ytw02qqLddA/TVjhmPNYffI/AAAAAAAABnE/rmJoBQ_qN78/s400/eng.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Engin-Burak kavgasına da bir değinmek lazım.. Maçın önemli anıydı.. Kavgaya değinmeden Şenol Güneş'e değinmek lazım önce.. Adam bu gidişe evliya olacak.. Yok Teo'yla uğraş, yok kampa geç gelen Jaja'yla Alanzinho ile uğraş, yok Engin'in Burak'ın kaprisleriyle uğraş, adam etmeye çalış.. Sabır taşı olsa çatlar.. Yani başkası olsa takımın yarısını kadro dışı bırakabilirdi.. Ama Şenol Güneş sabrı işte, kendi egolarını bir kenara bırakıp hepsiyle teker teker ilgileniyor.. Onları kazanıyor.. Süper Ligdeki başka hiçbir hoca bu kadar uğraşmazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavgaya gelirsek.. Benim lise dönemindeki arkadaşlarla yaptığımız halı saha maçları geldi aklıma.. Nerdeyse her maç çok ciddi kavgalar-küfürleşmeler olurdu.. Maçı dışardan izleyen birisi "herhalde bunlar maçtan sonra birbirlerini keserler" diye düşünürdü.. O kadar ağır laflar söylerdikki, bazen dayanamaz birbirimize saldırırdık zor ayırırlardı bizi, şaşılacak kavgalardı.. Ama işte arkadaştık.. Aynı yaştaydık ve gençtik.. Maçta yapılan hiçbir kavganın maç sonrasına taşındığını da bilmezdik.. Sanki sahada birbirimize saldırmaya çalışan insanlar biz&amp;nbsp;değilmişiz gibi soyunma odasında da eğlenirdik.. Bu işte arkadaşlıktan ve gençlikten geliyordu.. Trabzonspor'daki durum da bu biraz.. Bu durum hem arkadaşlık ve takım ruhu olarak sahaya yansıyor, bazen de böyle çocukca kavgalar olarak.. Bir başka deyişle, bu kavganın sebebi ile Trabzonspor'un lider olmasının sebebi aslında aynı sebep.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumu daha iyi anlatmak için bakın size bazı oyuncuların yaşlarını veriyim.. Aslında takım ruhunun ve arkadaşlığın aynı yaşta olmayla da alakalı olduğunu gösteren de bir durum bu ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolcu - Doğum Yılı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak Yılmaz - 1985&lt;br /&gt;Engin Baytar - 1983&lt;br /&gt;Gustavo Colman - 1985&lt;br /&gt;Alanzinho - 1983&lt;br /&gt;Jaja - 1986&lt;br /&gt;Giray Kaçar - 1985&lt;br /&gt;Selçuk İnan - 1985&lt;br /&gt;Serkan Balcı - 1983&lt;br /&gt;Umut Bulut - 1983&lt;br /&gt;Egemen Korkmaz - 1982&lt;br /&gt;Hrvoje Cale - 1985&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktığınız zaman takımın iskeletini oluşturan oyuncuların yaşlarının ne kadar da yakın olduklarını görüyoruz.. (diğer takımlarda pek de olmayan bir durum) İşte bu "yaştaşlık" takım ruhu olarak, arkadaşlık olarak ve bazen de kavga gürültü olarak geri dönüyor.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-8608952685776473069?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/8608952685776473069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=8608952685776473069&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8608952685776473069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8608952685776473069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/sivasspor-2-trabzonspor-3.html' title='Sivasspor 2 Trabzonspor 3'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-JY0my4WOdYM/TVjgV3mRc3I/AAAAAAAABnA/SMRY-CBtYCU/s72-c/umuts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-9161968603005455928</id><published>2011-02-06T23:20:00.000-08:00</published><updated>2011-02-06T23:20:42.537-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Takım oyununun çöküşü..</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Trabzonspor 0&amp;nbsp;&amp;nbsp; M.P. Antalyaspor 0&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TU-ZhE0e8JI/AAAAAAAABmw/7UC7keTfDKk/s1600/ts-ant.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="212" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TU-ZhE0e8JI/AAAAAAAABmw/7UC7keTfDKk/s320/ts-ant.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Anlamak mümkün değil.. Nerde sezonun ilk yarısı maç başına 400 pasın üzerine çıkan, bol paslı, tempolu ve presli oynayan takım, nerde dün akşam (ve son bir aydır) izlediğimiz ne yaptığının farkında olmayan, ileriye dan-dur şişiren, kişisel çalımlarla pozisyon aramaya çalışan takım bilinçsiz takım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki ilk yarıdaki Şenol Güneş'in takımı gitti yerine Ziya Doğan'ın takımı geldi.. Bu değişimi anlamak açıklamak mümkün değil.. Oysa oyuncular aynı oyuncular.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireysel performansları da suçlamanın bir anlamı yok, çünkü dediğim gibi, çöküş takım oyununda.. Takım oyunu geri gelmezse gidişat hiç hayra alamet değil... Durum budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-9161968603005455928?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/9161968603005455928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=9161968603005455928&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9161968603005455928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9161968603005455928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/takm-oyununun-cokusu.html' title='Takım oyununun çöküşü..'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TU-ZhE0e8JI/AAAAAAAABmw/7UC7keTfDKk/s72-c/ts-ant.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2780543295714289419</id><published>2011-02-04T06:34:00.000-08:00</published><updated>2011-02-04T06:34:57.503-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Milli Takım'/><title type='text'>Milli Takım Kadrosu Açıklandı</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;İlk&amp;nbsp;göze çarpan&amp;nbsp;kısım Trabzonspor'dan kadroya çağrılan oyuncuların çokluğu. Sadri Şener ilk göreve geldiği zamanlarda (o zamanlar Gökdeniz dışında milli futbolcu yok gibiydi) milli oyuncu sayısının arttırmaya çalışcaklarını söylüyor, kadroda en az 6-7 milli oyuncu olması gerektiğinin altını çiziyordu.&amp;nbsp;Çünkü 6-7 milli oyuncu demek bir anlamda ligde de lider olmak demek, bugün puan durumu da bunu gösteriyor zaten.. Kadroya çağrılan Trabzonspor'lu oyuncular aynı zamanda Trabzonspor'u da liderliğe sürükleyen oyuncular bu yıl. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUwKvGhY-uI/AAAAAAAABms/lEKmtEKGrKs/s1600/srkblc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUwKvGhY-uI/AAAAAAAABms/lEKmtEKGrKs/s320/srkblc.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir baktığımızda Trabzonspor'dan çağrılanlar isimlerin ilk 11 için direk düşünülmeyen&amp;nbsp;oyuncular olduklarını görüyoruz, ama her biri ilk 11'de sırıtmadan oynayabilecek oyuncular aynı zamanda. Örneğin&amp;nbsp;ilk kaleci olan Volkan'ın yerine Onur oynasa kimse çok fazla yadırgamaz. Orta sahada Selçuk'un Emre Belözoğlu'ndan, ilerde Umut'un diğerlerinden çok bir eksiği yok.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadroya bakmaya devam ettikçe gariplikler göze çarpıyor hemen..&amp;nbsp;&amp;nbsp;Forvet budur diye göstereceğimiz bir isimin olmayışı (forvetin olmadığı bir milli takımda, kadroya çağrılmayan Batuhan acaba bu durumun sebeplerini sorguluyor mudur ?), Servet'in yanında stoper olarak bu oynar diyeceğimiz bir ismin olmayışı, öte yandan benzer özelliklerde olan Sabri, Serkan, Gökhan gibi üç sağ bekin aynı anda kadroda olması, ve yine aynı anda üç solbekin (Hakan Balta, İsmail, Gökhan Süzen) kadroda olması garip gelen noktalar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formları itibariyle, &lt;strong&gt;İsmail, Sabri, Kazım, Fehmi&lt;/strong&gt; kadroda ne işleri var diye baktığımız oyuncular.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öte yandan Tuncay, Mehmet Topal, Mehnmet Topuz, Erdinç, İbrahim Toraman, Selim Teber, Sezer Öztürk&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;gibi oyuncularda neden kadroda olmadığına anlam veremediğimiz oyuncular.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da milli takım kadrosunun kulüplere göre dağılımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRABZONSPOR: Onur Kıvrak, Serkan Balcı, Selçuk İnan, Engin Baytar, Umut Bulut, Burak Yılmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GALATASARAY: Servet Çetin,Hakan Balta, Sabri Sarıoğlu, Yekta Kurtuluş, Kazım Kazım&lt;br /&gt;FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Fehmi Günok, Gökhan Gönül, Emre Belözoğlu&lt;br /&gt;BEŞİKTAŞ: İsmail Köybaşı&lt;br /&gt;GAZİANTEPSPOR: Emre Güngör&lt;br /&gt;İSTANBUL BB: Gökhan Süzen&lt;br /&gt;KAYSERİSPOR: Serdar Kesimal&lt;br /&gt;MANİSASPOR: Yiğit İncedemir&lt;br /&gt;HAMBURG: Tunay Torun&lt;br /&gt;BAYERN MÜNİH: Hamit Altıntop&lt;br /&gt;BORUSSİA DORTMUND: Nuri Şahin&lt;br /&gt;NURNBERG: Mehmet Ekici&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2780543295714289419?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2780543295714289419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2780543295714289419&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2780543295714289419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2780543295714289419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/02/milli-takm-kadrosu-ackland.html' title='Milli Takım Kadrosu Açıklandı'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUwKvGhY-uI/AAAAAAAABms/lEKmtEKGrKs/s72-c/srkblc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4842120946391498185</id><published>2011-01-31T23:27:00.000-08:00</published><updated>2011-01-31T23:27:46.156-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Transfer</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;Transfer budur ; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUe0dboBy-I/AAAAAAAABl4/mgvcCaqUUBs/s1600/joz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="253" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUe0dboBy-I/AAAAAAAABl4/mgvcCaqUUBs/s320/joz.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Almeida (Beşiktaş)&lt;br /&gt;Fernandes (Beşiktaş)&lt;br /&gt;Simao (Beşiktaş)&lt;br /&gt;Pawel Brozek (Trabzonspor)&lt;br /&gt;Altidore (Bursaspor)&lt;br /&gt;Miller (Bursaspor)&lt;br /&gt;Ziani (Kayserispor)&lt;br /&gt;Ambrabat (Kayserispor)&lt;br /&gt;Kujovic (Kayserispor)&lt;br /&gt;Wagner (Gaziantepspor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek işini bilen devre arasında bile nokta atışı yapabiliyormuş.. İçlerinden tutmayanlar olacaktır elbet ama Brezilya'dan "ya tutarsa"&amp;nbsp;diye gelen adamlar değil, tutması yüksek ihtimal çizgileri belli adamlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarı çokca ses getirecek oyuncular bunlar, hepsine dikkat.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4842120946391498185?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4842120946391498185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4842120946391498185&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4842120946391498185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4842120946391498185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/transfer.html' title='Transfer'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUe0dboBy-I/AAAAAAAABl4/mgvcCaqUUBs/s72-c/joz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2649580719333459373</id><published>2011-01-31T00:15:00.000-08:00</published><updated>2011-01-31T00:15:03.111-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Futbol Değil Kavga, Fenerbahçe 2 Trabzonspor 0</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZp99o8e5I/AAAAAAAABlw/Pz-78hRSzJI/s1600/fbts2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZp99o8e5I/AAAAAAAABlw/Pz-78hRSzJI/s400/fbts2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Avrupa liglerinden de önemli derbiler izliyoruz. El Classico başta olmak üzere tüm büyük liglerdeki derbi maçlarında heyecanın yanı sıra&amp;nbsp;futbola da fazlasıyla doyuyoruz. Taktik, tempo, süratli ataklar, şık hareketler ve güzel goller.. Belki de&amp;nbsp;o yüzden bu derbiler tüm dünya tarafından izleniyor ve o ligler bu kadar değerli... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bizim belki bu yılın şampiyonluk düğümünü çözme yolundaki en önemli maçına, ama maç demeye de bin şahit lazım.. Maçtan çok kavga.. Bildiğiniz "fight club".. Doğal olarak kartlar havada uçuştu tabi, hakem bir ara bana bile kart göstercek sandım televizyon başında.. Hakeme de kimse suç bulmasın, kartların belki hepsini futbolcular haketti.. Hakemin tek hatası ikinci golde avantaj kuralını yanlış kullanmasıydı belki o kadar, onun dışında çığrından zaten çıkmış bir maça daha fazla hakim olması beklenemezdi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum sadece bu maç için geçerli bir hadise değil tabiki.. Geçmiş yıllarda da diğer derbi maçlarında (özellikle Fenerbahçe-Galatasaray derbileri) bol bol gördüğümüz bir durum.. Yani şunu kabul etmemiz lazımki, bizim derbilerimiz hala futboldan uzak birer kör dövüşü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü kör dövüşünü kazanan da Fenerbahçe oldu, ilk 20 dakikada kurduğu baskıyla sonuca gitti.. İlk 20 dakikada golleri bulamasa daha sonrasında yine bulurdu sanırım, çünkü maçı isteyen, sakin olan ve daha çok mücadele eden taraf Fenerbahçe'ydi. Seyirci desteğininin de altını ayrıca çizmek gerekir tabi. İkinci yarının ilk iki haftasına, ilk yarıda olmayan bir hırsla başlayan Fenerbahçe şampiyonluğu ne kadar istediklerini göstermiş oldular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'a bakınca ise 5 Mayıs 1996'da olduğu gibi Şenol Güneş yine beraberliğin güzel sonuç olabileceği bir maça ofansif bir oyun ve kadroyla çıkarak mağlubiyet aldı. Tabi Şenol Güneş'i ofansif oynuyor diye eleştiremeyiz, zira bugün Trabzonspor liderliğini bu ofansif futbola borçlu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Trabzonspor'da anlayamadığımız şey oyun yapısı.. Ligin ilk yarısının başlarında&amp;nbsp;ve Liverpool maçlarında gördüğümüz o küçük Barcelona, bol paslı ve tempolu takım gitmiş, yerine sanki Ziya Doğan'ın bir takımı gelmiş.. Topları ileri doğru şişir, ilerdeki adamlar şuursuzca dripling yapsınlar belki gol olur.. Oyun mantalitesi olarak Trabzonspor'da bunu görmek düşündürücü, ve ligin kalan kısmı adına iç açıcı bir durum değil.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yattara'ya bakıyorsunuz alıyor gidiyor, bazen ortalıyor bazen ortalayamıyor.. Jaja deseniz öyle, Umut deseniz öyle.. Burak'ın ne yaptığı belli değil...&lt;br /&gt;Defanstan Umut'a şişirilen toplar ayrı komedi, Giray Umut'a topu şişirirken ne düşünüyordu acaba ? Umut Lugano ve Yobo'nun arasından topu indirecek, sonra dönüp voleyle golü atacak mı sanıyordu ? Yoksa Umut'u bir an için Drogba olarak mı gördü ? Giray'ın belki maç boyu tek bir topu bile düzgün oyuna sokamaması Giray'ın üzerinde düşünmesi gereken bir durum..&lt;br /&gt;Orta sahada pas trafiğine hiçbir katkı yapamayan Colman'ın yerine o trafiği yönetsin diye ortasahaya kaydırılan Engin'e ne demeli, bilinçsiz çalımlar, anlamsız paslar.. &lt;br /&gt;Cale'yi zaten Fenerbahçe bilerek boş bıraktı hep, Trabzonspor topu Cale'ye atsın da atak ezilsin diye.. &lt;br /&gt;Bir takım oyuncusu olan Selçuk ise belki sahada Hoca'sının verdiği görevleri yapmaya çalışan tek oyuncuydu... Ama takım oyunu oynamayan bir takımda ne kadar verimsiz olabileceği görüldü.. &lt;br /&gt;Burak'a birşey söylemiyorum.. Adama yazık, Trabzon'da yuhalanıyor, Kadıköy'de (doğal olarak) yuhalanıyor, Antalya'da yuhalanıyor.. Zor bir durum olsa gerek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Şenol Güneş maçtan sonra oynayamadık, istediklerimizi yapamadık&amp;nbsp;dedi.. Tam olarak ne kastetti bilmiyorum, umarım bol paslı ayağa tempolu oyunun oynanmadığını, onun yerine 3-4 yıl öncesinde bıraktığımız "ileriye şişir topu" oyununu oynadığımızın farkındadır.. Bu oyunun geliş sinyalleri aslında ilk yarının son maçlarında başlamıştı, yani Fenerbahçe maçına özgü bir durum değil bu kötü futbol, Fenerbahçe karşısında&amp;nbsp;sadece iyice&amp;nbsp;kel göründü.. Bu şekide ligi ilk 4 içinde bile bitirmek başarı olur, eğer Trabzonspor tekrar tempolu ve paslı oyununa geri dönemezse çok zor günler geliyor demektir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son not, bu tip maçlardaki kırılma anlarının önemine örnek olarak Egemen'in sakatlığını gösterebiliriz, Egemen sakatlanmasaydı oyun şöyle de gelişebilirdi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk oyuncu değişikliği hakkı boşuna heba olmayacaktı..&lt;br /&gt;Lugano'yu muhtemelen Egemen tutacaktı ve o golü o kadar rahat attırmayacaktı..&lt;br /&gt;İkinci golde oyuna daha yeni ısınan Glowacki'nin yerine daha doğru pası Egemen yapacaktı, top kaptırılmayacaktı..&lt;br /&gt;Glowacki oyuna girmeyeceği için kırmızı görmeyecekti..&lt;br /&gt;Glowacki kırmızı görmeyceği için bir oyuncu değişikliği hakkı daha boşuna gitmeyecekti..&lt;br /&gt;Tayfun oyuna girmeyecek ve bir kırmızı da o görmeyecekti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZp4zKQGQI/AAAAAAAABls/ZNUCMldXV_c/s1600/fbts1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZp4zKQGQI/AAAAAAAABls/ZNUCMldXV_c/s400/fbts1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2649580719333459373?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2649580719333459373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2649580719333459373&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2649580719333459373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2649580719333459373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/futbol-degil-kavga-fenerbahce-2.html' title='Futbol Değil Kavga, Fenerbahçe 2 Trabzonspor 0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZp99o8e5I/AAAAAAAABlw/Pz-78hRSzJI/s72-c/fbts2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5495103387985289820</id><published>2011-01-29T14:35:00.000-08:00</published><updated>2011-01-31T00:08:29.531-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayserispor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Karabükspor'/><title type='text'>Satranç Beraberliği, Karabükspor 0 Kayserispor 0</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZt8FlVCmI/AAAAAAAABl0/OcIQuNArLTk/s1600/kayseri.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="285" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZt8FlVCmI/AAAAAAAABl0/OcIQuNArLTk/s400/kayseri.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satranç oynayanlar bilir bazen çok sıkıcı beraberlikler olabiliyor satrançta.&amp;nbsp;Hele oynayanlar birbirleriyle aynı seviyede oldukları zaman oyun kendi kendine beraberliğe gider.. Bir taraf hücum yapar diğeri hemen tedbirini alır, sonra oyun sıkışır karşılıklı taşlar değiştirilir.. Önce atlar verilir karşılıklı olarak sonra da filler, kaleler, vezirler diye devam eder. İki takımın da hamleleri birer birer tükenir ve bir bakmışsınız iki tarafında birer şah ve bir at veya fili kalmıştır.. Mat şansı kalmamıştır ve oyun berabere biter.. Bir tarafın iyi oynayıp diğerinin iyi savunma yaptığı beraberlik değil anlattığım, iki tarafın da denk bir şekilde hücum edip savunma yaptığı beraberlik bahsettiğim.. Genelde güzel oyun olur bu tip beraberlikler, ben severim..&lt;br /&gt;Futbolda da bazen satranç gibi maçlar olur.. Ve bazen de bu satranç beraberlikleri gibi beraberlikler olur.. Karabükspor Kayserispor beraberliği de böyle bir maçtı diyebiliriz.. İki taraf için de üstün oynadı diyemeyiz.. İki tarafta biraz hücum yapmaya çalıştı, biraz defans.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor önce bol paslı oyunlarıyla ileri gitmeye çalıştı, Karabük sert ve presli savunmasıyla bunu engelledi.. Daha sonra, özellikle ikinci yarı uzun toplarla Kujovic’e ulaşmaya çalıştılar, o da Karabük defansında eridi.. Ambrabat ve M.Eren ile kanatlardan gitmeye çalıştılar, kanat değiştirdiler ama Karabük hücumcuları beklerine yaklaşarak ve yine sert savunmayla tedbirini aldı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, Karabükspor da Emenike’nin yokluğunda Angelov’a atılan uzun toplarla ve hızlı adamlarıyla Kayseri kalesine gitmeye çalıştı.. Bunun karşısında da sert Kayseri ortasahası ve defansı ile karşılaştılar… Uzaktan şutlar denediler kaleci Volkan’a takıldılar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta kısır bir satranç maçı gibi bir maç oldu ve 0-0 bitti.. Çok ciddi gol pozisyonlarından bahsedemeyiz, ya da bir takım için çok daha baskın oynadı da diyemeyiz.. Kısır, bir birlerinin hamlelerine cevap vererek geçen bir maç olarak değerlendirebiliriz.. Her iki takım da kendi artılarını ortaya koymaya çalıştılar ama birbirlerini iyi çalıştıkları için etkili olamadılar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor’un bol paslı oyununa karşı Karabükspor’un süratli oyunu berabere kaldı da diyebiliriz.. Oyun yapıları itibariyle Kayseri’nin daha çok adamla geldiğini, Karabük’ün ise daha hızlı ve uzun toplarla geldiğini söyleyebiliriz en fazla.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Kayserispor’a biraz değinmek istiyorum.. Ben biraz Trabzonspor’un üç yıl önceki haline benzettim.. Ersun Yanal’ın ilk geldiği zamanlarda bol pas yaparak oynamaya çalışan Trabzonspor gibi.. Bugün makine gibi işleyen Colman-Selçuk ikilisinin temelleri 3 yıl öncesine dayanır.. Aynı şekilde tempolu ve yardımlaşmalı oyunun da temelleri o zaman atılmıştı.. Kayserispor bugün&amp;nbsp;henüz istedikleri gibi oynayamıyor&amp;nbsp;belki ama tıpkı 3 yıl öncesinin Trabzonspor’unun yaptığı gibi bu oyunu oynamaya çalışıyorlar.. Bu oyun zamanla daha oturacak ve belki seneye ya da ondan sonraki yıl şampiyonluğu ciddi anlamda zorlayacaklardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman Hurma’da benzer şeyler söylemişti geçenlerde, 1-2 yıl içinde şampiyonluk gelebilir diye, bu laf boşa söylenmiş bir laf değil.. Kayserispor şampiyonluk getirecek bir oyun oynamaya çalışıyor.. Oynuyorlar demiyorum, o yolda gidiyorlar diyorum ve seneye bu sistem iyice oturmuş olacaktır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor kadrosuna da değinmeden olmaz.. Kadro kaliteleri son 5-6 yıldır şampiyon olan kadrolardan aşağı kalır değil, hatta geçen yıl şampiyon olan Bursaspor kadrosundan bile iyi diyebilirim.. Ambrabat ve Ziani bugün bile nasıl Kayseri’ye geldiğini anlamadığım oyuncular, getirenlere (Süleyman Hurma) helal olsun diyorum.. Ziani bu maçta biraz tutuktu ama zamanla açılacaktır, Ambrabat ise daha ilk maçlardan çok ses getireceğini gösterdi.. Kujoviç de Ziani gibi biraz tutuk gözüktü ama Makukula’dan sonra pivot santrafor açığını kapatacak forvet olduğunu belli. Selim Teber'in, Türkiye’de büyük takımlarda onun mevkisinde oynayan Ayhan Akman, Mustafa Sarp, Selçuk Şahin, M.Aurelio, H.Cimşir gibi oyunculardan 3-4 gömlek yukarda olduğu bariz gözüküyor.. Serdar Kesimal’ı parayla alabileceğini bilse Beşiktaş eminim çok para verir Ersan'în yokluğunda ama Kayseri’nin onu parayla satma niyeti yok gibi.. Hasan Ali Kaldırım, Ömer Şişmanoğlu, Furkan, M. Eren, Amasihvili ve bugün oynamayan Cangele, Troisi, Eren, Zalayeta gibi oyuncuları da düşününce önümüzdeki yıl için bile şampiyonluk neden olmasın diye düşünmüyor değil insan.. Şota’yı da küçük Van Gaal olarak bir kenara yazmakta fayda var… Bu Kayseri’yi takipe devam…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5495103387985289820?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5495103387985289820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5495103387985289820&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5495103387985289820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5495103387985289820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/satranc-beraberligi-karabukspor-0.html' title='Satranç Beraberliği, Karabükspor 0 Kayserispor 0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUZt8FlVCmI/AAAAAAAABl0/OcIQuNArLTk/s72-c/kayseri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2954076950986781740</id><published>2011-01-27T00:23:00.000-08:00</published><updated>2011-01-27T00:23:13.917-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZTK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Kupada Erken Final, Beşiktaş 2 Trabzonspor 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUEoNJLXZbI/AAAAAAAABlo/Grd79vgkQ2o/s1600/alan-guti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="362" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUEoNJLXZbI/AAAAAAAABlo/Grd79vgkQ2o/s400/alan-guti.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maçtan önce&amp;nbsp;Trabzonspor'da rotasyon olabileceğini tahmin etmek zor değildi tabi, sonuçta asıl önemli olan Pazar günü oynanacak olan Fenerbahçe maçı, bunu herkes biliyor. Ayrıca zaten kupa maçlarına genelde yedek kadroyla çıkıyor Trabzonspor. Yedek oyuncularla oynamak çok garip bir durum olmasada, Beşiktaş deplasmanında takımın nerdeyse tamamının yedek oyunculardan kurulması da sanırım herkesi biraz şaşırttı. Hadi birkaç as oyuncu dinlendirilebilir ama Egemen, Serkan, Cale, Burak, Umut, Selçuk, Engin, Colman ve Jaja gibi as takımın iskeletinin sahada olmaması biraz garip oluyor. Türkiye'nin çok alışık olmadığı bir rotasyon, zira iddanızın olmadığı bir maç değil oynadığınız, önemli bir maç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, her ne kadar yedek olsalarda, sahaya çıkan futbolcuların hepsi ilk 11'de sırıtmadan oynayabilecek kapasitede oyuncular, bu açıdan da yapılan çok da çılgınlık değil aslında. Bir de bunların üzerine, Manisa'da Atep'in kazanamaması halinde hala Trabzonspor'un turu geçecek olması bu kararı biraz daha makul gösteriyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenol Güneş'in sahaya çıkardığı kadro zaten "benim için önemli olan lig, bu maç için as kadromu yoramam" diyordu;&amp;nbsp;sanırım Trabzon'da maç öncesi anket yapılsa çoğu taraftar da bu şekilde oy verebilirdi. Diğer maçlarda sürekli ayakta duran Şenol Güneş'in bu maçta daha çok oturması da biraz bu bakış açısını gösteriyordu.. Tabi bunu "elenmek istiyoruz" şeklinde düşünmemek lazım. "Elenmek istemek" başka şeydir, "elensek de çok önemli değil" demek başka şeydir, sonuçta sahaya çıkan kadro ve oynanan oyun turu geçmeyi istiyordu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel gör ki, işler herzaman planlandığı gibi gitmiyor.. Her ne kadar as oyunculardan çok bir farkları olmasalarda birkaç ismin sırıttığını görebiliyoruz. Sırıtan isimlerin en başında da Tayfun Cora geliyor. İlk golde özellikle yanından topla geçen Simao'ya yetişememesi vahim ötesi bir durum. Maçın ilerleyen bölümlerinde o kanattan başka gol gelmemesi ise&amp;nbsp;tamamen şans. Özellikle ikinci yarıda, o kanattan ciddi bindirmeler yaptı Beşiktaş, hatta bir pozisyonda önce Simao indi oraya Gutiye geri çıkarttı, arkadan Quaresma döndü oraya Guti'den aldığı topla ve topu yine Guti'ye geri verdi ondan sonra Guti yine aynı yere inen sanırım Fernandes'e topu verdi.. 3 defa yuvarlak çizdi top Tayfun'un etrafında.. Biraz çabuk olabilse, biraz zeki olabilse, biraz daha doğru pozisyon alabilse, biraz daha takım arkadaşlarından yardım gelse bu kadar aciz duruma düşmeyecekti ama çaresizce çırpındı sadece. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayfun'un kötü performansı&amp;nbsp;kadar olmasa da, Colman-Selçuk ikilisini izlemeye alışmış&amp;nbsp;taraftarlar açısından&amp;nbsp;Ceyhun-Sezer performansı de pek tatmin edici olmadı..Belki bir kaç maç daha oynasalar daha verimli olacaklar ama Beşiktaş karşısında orta sahada pas yapma açısından sınıfta kaldılar diyebiliriz. Pres güçleriyle daha çok faydalı olduklarını gördük. Giray, Mustafa, Brozek kardeşler ve Alanzinho ise ilk 11 için daha zorlayıcı gözüktüler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brozek kardeşlere ayrı bir paragraf açmak lazım tabi. Maçın ben ilk yarısının ortalarına kadar hangisi forvetti hangisinin kaşları alınmıştı, ikisi de oynuyor mu gibi sorularla uğraşırken birbirlerine attıkları şık paslarla kendilerini belli etmeye başladılar. Özellikle Pawel için biraz daha sivrildi diyebiliriz. Teofilo'nun biraz daha güçlüsü ve süratlisi gibi geldi, ama gol vuruşlarını henüz göremedik tabi. Sürati, top saklaması, driplingi, şut özelliği ve güçlü oluşu gibi artıları bizim ligimizde onu faydalı bir oyuncu haline getirecektir. Kardeşinin de benzer özelliklerini ve kardeş uyumlarını düşünürsek şimdilik olumlu transfer notu verebiliriz sanırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ın oyuncularına baktığımız zaman, ilk göze çarpan isimler tabiki bugün stadın dolmasını da sağlayan Guti, Quaresma, Simao, Almeida ve Fernandes. Lig kalitesinin ne kadar üzerinde olduklarını her hareketleriyle ve paslarıyla gösteriyorlar. Bu yıl içerisinde Trabzonspor defansının bu kadar zorlandığı bir başka maç ben hatırlamıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guti'nin pasları her zamanki gibi futbol izleyicisini mest edecek cinstendi, Simao'nun takımın sürükleyici hücum gücü olması, Almeida'nın forvetteki dominasyonu ve Quaresma'nın bunların üzerinde bir krema misali oyunu sanırım Beşiktaş taraftarlarına zevk vermiştir. Quaresma'nın golünde gerçekten Onur'un yapabileceği hiç bir şey yoktu. Fernandes'in ve Simao'nun şutlarında ise Onur fark olmasını önleyen isim olarak göze çarptı ve Trabzonspor kalesinde artık iyice kalıcı olduğunu gösterdi. İnsan Onur'a baktıkça maşallah demekten kendini alamıyor, nazar değmez inşallah.. Milli takımda da eldivenleri her an Volkan'dan alabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek ilk yarı seyirci avantajı ve rakibin as oyuncularının olmamasının da etkisiyle Beşiktaş taraftarlarının izlemek istediği bir Beşiktaş vardı maçta.. Karşılarında Ferhat ve Tayfun'u bulan Simao ve Quaresma, Guti önderliğinde sağlı sollu gelmeye başladılar. Kanat değiştirmeler, hareketli hücum varyasyonları, şık paslar driplingler derken maç bir anda 2-0 oldu. Gollerin ikisi için de çok şıktı diyebiliriz, ustalık işi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci yarının başı ise çok ilginçti. Nerdeyse, ilk yarıyı 2-0 önde tamamlayan Beşiktaş, ikinci yarıya 2-2 berabere başlayacaktı, eğer Pawel'in kafa vuruşu direkten dönmeseydi, maç çok farklı seyrederdi o zaman..&amp;nbsp;2-1 olduktan sonra maç daha ortada geçti diyebiliriz. Trabzonspor beraberliği yakalayabilecek pozisyonu özellikle Alanzinho ile harcarken, Alanzinho tek başına maç çevirebilecek oyuncu olma fırsatını da kaçırmış oldu. Öte yandan Onur ise maçın kopmasını engelleyen oyuncu olarak Beşiktaş'ın şutlarına geçit vermedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın genelindeki futbola baktığımız zaman ise Türkiye Ligi standartlarının üzerinde bir futbol görüyoruz. Herşeyden önce tempolu bir maç oldu. Bol paslar, süratli oyuncular, şık hareketler, taktik mücadele, sürekli hücumu düşünen takımlar ve skor itibariyle de heyecan gelince izlemek istediğimiz bir maç oldu. Gollerdekı&amp;nbsp;ustalık işi gerektiren şık hareketler ise maçın doruk anlarıydı. Simao'nun driplingi, Almeida'nın usta dokunuşu, Quaresma'nın şutu, Pawel'in pası, Alanzinho'nun bitiriciliği her maçta görebileceğimiz hareketler değildi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shuster artık Türkiye'de oynanan her maçta 1960 model futbol&amp;nbsp;oynanmadığını görmüştür, zira La Liga'da oynanan her maçtada Total Futbol oynanmıyor.. Ayrıca, Trabzonspor'un rotasyonunu, her iki kupada da iddaası olmadığı için anlayamamış olabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta bence erken final olan bu maçta Beşiktaş yoluna devam eden takım oldu. Geriye kalan takımlar içinde iddaalı olarak adlandırabileceğimiz bir tek Beşiktaş ve Galatasaray kaldı diyebiliriz.. Her iki takımda kupaya asılacaktır, diğer takımlar pek sürpriz yapabilecek kalibrede gözükmüyorlar ama her şey olabilir tabiki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor ise asıl hedefi olan ligdeki belirleyici maçlarından birini oynayacak Pazar günü Kadıköy'de.. Galibiyet çok şey demek Trabzonspor için, puan kaybı ise bundan sonrası için daha fazla ciddiyet anlamına gelecek...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2954076950986781740?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2954076950986781740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2954076950986781740&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2954076950986781740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2954076950986781740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/kupada-erken-final-besiktas-2.html' title='Kupada Erken Final, Beşiktaş 2 Trabzonspor 1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TUEoNJLXZbI/AAAAAAAABlo/Grd79vgkQ2o/s72-c/alan-guti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6219856069772112059</id><published>2011-01-23T23:19:00.000-08:00</published><updated>2011-01-23T23:19:17.630-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor 1  Ankaragücü 1</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TT0l1FU1y5I/AAAAAAAABlY/kI2mZ4Dbm78/s1600/Ucan+Umut.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" s5="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TT0l1FU1y5I/AAAAAAAABlY/kI2mZ4Dbm78/s400/Ucan+Umut.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çok fazla birşey yazmıycam, Trabzonspor için tek kelimeyle "gereksiz" bir puan kaybı oldu diyebiliriz. Ama ilk yarıdaki iyi gidiş bozuldu, veya takım şampiyonluk havasına girdi gevşedi demekte skor yorumculuğu olur. Trabzonspor yine ilk yarıdaki maçlarda olduğu gibi istekli ve baskılı oynadı, yine birçok pozisyona girdi.. Ama işte, Fatih Tekke'nin gidişinden beri zaman zaman ortaya çıkan "son vuruş yetersizliği" yine puanlara mal oldu.. Biraz ilk yarıdaki Trabzonspor-Eskişehirspor maçına benzedi bu açıdan.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şunu da not olarak düşmek gerekir.. Her ne kadar oyunu domine etmiş ve birçok pozisyon bulmuş olsada Trabzonspor, sezon başındaki o total futbolundan da uzaklaşmaya devam ettiğini gördük. Bu ilk yarının son 1 ayında başlamıştı, ikinci yarıda da devam ettiğini görüyoruz.. Sezon başında Liverpool maçlarında ve ligin ilk 10 haftasındaki maçlarındaki bol paslı, tempolu ve daha çok ısıran oyun tarzı, küçük Barcelona oyunları artık yok, bu da ligin genel gidişatı açısından dikkat edilmesi gereken bir durum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftaya büyük maç, Fenerbahçe Trabzonspor.. Bakalım neler olacak.. Merakla ve de heyecanla bekliyoruz.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6219856069772112059?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6219856069772112059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6219856069772112059&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6219856069772112059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6219856069772112059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/trabzonspor-1-ankaragucu-1.html' title='Trabzonspor 1  Ankaragücü 1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TT0l1FU1y5I/AAAAAAAABlY/kI2mZ4Dbm78/s72-c/Ucan+Umut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-899871393541789844</id><published>2011-01-17T03:41:00.000-08:00</published><updated>2011-01-17T03:41:21.817-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor Medyası'/><title type='text'>Trabzonspor Dergi</title><content type='html'>Bu ay blogumuz Trabzonspor dergisinde&amp;nbsp;kendisine minik de olsa bir yer bulmuş&amp;nbsp;:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTQqS0orGiI/AAAAAAAABlI/WHwT-4q6omA/s1600/ts+dergi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTQqS0orGiI/AAAAAAAABlI/WHwT-4q6omA/s400/ts+dergi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Derginin sanalalem sayfasını hazırlayan &lt;a href="http://altinayakkabi.blogspot.com/"&gt;Tanju&lt;/a&gt;'ya da burdan ayrıca teşekkür ederiz..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-899871393541789844?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/899871393541789844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=899871393541789844&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/899871393541789844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/899871393541789844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/trabzonspor-dergi.html' title='Trabzonspor Dergi'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTQqS0orGiI/AAAAAAAABlI/WHwT-4q6omA/s72-c/ts+dergi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4734213818954107349</id><published>2011-01-16T23:04:00.000-08:00</published><updated>2011-01-16T23:06:27.601-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Protesto, Öyargı, Saygısızlık ve Haksızlık</title><content type='html'>Türkiye-Rusya basketbol maçında da benzer bir tepki olmuştu Başbakan'a karşı, &lt;a href="http://bohemdunyam.blogspot.com/2010/08/dunya-basketbol-sampiyonas-turkiye.html"&gt;şurda&lt;/a&gt; yazmıştık zaten.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTPnxB-obmI/AAAAAAAABlE/hHf-oaBmZJc/s1600/seyr.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTPnxB-obmI/AAAAAAAABlE/hHf-oaBmZJc/s320/seyr.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu tip protestoları anlamlandırmakta zorlanıyorum.. Misal bir nükleer santral açılışında yuhalanma olsa&amp;nbsp;dersinizki nükleer'e karşı bir tepki var.. Ne biliyim Karadeniz sahil yolunun açılışı protesto edilse deriz ki herhalde Karadeniz sahilleri gitti bu eleştiriliyor.. Ya da özelleştirmeyle ilgili birşeyi protesto&amp;nbsp;olsa ona göre düşünürüz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Galatasaray stadının açılışında Başbakan protesto ediliyorsa nedir anlatmak istenilen ? Galatasaray stadını mı protesto ediyorsunuz ? Neden Ali Sami Yen yıkılıyor diye mi ? Yoksa neden Trabzon'a stad yapılmıyor, bu mu protesto ediliyor ? Orda bir açılış var, adam stad açıyor, siz adamı yuhalıyorsunuz.. Sebep ? Adamın yaptıkları değil, adamın kendisi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, Başbakan'ın icraatlerini değil kendisini protesto ediyosanız bunun adı önyargıdır.. İnsanlar değil yaptıkları eleştirilmelidir.. Ama yok ben direk insanı eleştiriyorum sana ne diye de ısrar ediyorsanız,&amp;nbsp;son seçimde oyların yarısını almış (muhtemelen bu seçimde de alacak) birisini&amp;nbsp;protesto ederek aslında Türk Halk'ının demokratik iradesini protesto ediyorsunuz demektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlıktaki haksızlık mı ? O da Trabzon'a yapılan haksızlık.. Ama işte herşeyin bir karşılığı var, görüyorsunuz dünya ne kadar adil... Trabzon'u Avrupa 2016 Futbol Şampiyonasına aday göstermezseniz, hakettiği stadı yapmamak için oyalarsanız Trabzon'a haksızlık yapmış olursunuz.. Karşılığını&amp;nbsp;da açılışını yapmak için gittiğiniz stadda size haksızlık yapılarak görmüş olursunuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : Stad çok güzel olmuş.. Bir Trabzonspor taraftarı olarak, Şükrü Saraçoğlu'ndan ve Kayseri Kadir Has'dan sonra Türkiye'de kıskandığım&amp;nbsp;üç staddan biri oldu diyebilirim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4734213818954107349?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4734213818954107349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4734213818954107349&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4734213818954107349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4734213818954107349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/protesto-oyarg-saygszlk-ve-hakszlk.html' title='Protesto, Öyargı, Saygısızlık ve Haksızlık'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TTPnxB-obmI/AAAAAAAABlE/hHf-oaBmZJc/s72-c/seyr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-102288995883645998</id><published>2011-01-11T07:02:00.000-08:00</published><updated>2011-01-11T07:02:05.139-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ZTK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Zorlu Kupa Virajı sonucu : Yedekler yetersiz..</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Konya Torku Şekerspor 1 Trabzonspor 3&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSxvK7p_msI/AAAAAAAABlA/Gfd0pRHo9CY/s1600/brk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSxvK7p_msI/AAAAAAAABlA/Gfd0pRHo9CY/s320/brk.jpg" width="319" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk yarı boyunca keyifle izlediğimiz Trabzonspor’dan çok farklı bir Trabzonspor izledik bugün Konya Torku Şekerspor karşısında.. Neydi alışık olduğumuz ve keyifle izlediğimiz Trabzonspor.. Bol paslı, tempolu ve prese dayalı bir şekilde, ayağa oynayarak oyunu domine eden bir Trabzonspor’du.. Bu oyunun sahadaki liderleri Colman-Selçuk olmayınca ise karşımıza uzun paslar yapan ve kanatlardan bindirmeye çalışan bir Trabzonspor çıktı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen ilk yarıdaki 17 maçta yapılan uzun pasların toplamından daha fazla uzun pası bu maçta gördük. Bu noktada Tolga’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum, bir kalecinin görevi sadece top kurtarmak değil aynı zamanda kurtardığı topu düzgün bir şekilde oyuna sokmak olduğunu Tolga’ya birinin anlatması lazım. Degaj adı altında, eline geçen topları taaa rakip kalenin oraya bilinçsizce göndermek, en yalın haliyle gereksiz top kaybı yapmaktır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımın çehresinin bir anda bu kadar değişmesi, Colman-Selçuk ikilisinin takım için önemini bir kez daha göstermiş oldu.. Bunun da ötesinde, Ceyhun, Sezer ve Barış’ın Colman ve Selçuk’a alternatif olamayacaklarını da gördük.. Ne Sezer’in, ne Barış’ın ne de Ceyhun’un takımın pas trafiğine şekil verebildiğini gördük ki, şu anda Trabzonspor için en büyük handikap bu durum.. Yani Colman ve Selçuk’un alternatifinin olmayışları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi burda Konya Torku Şekerspor’un da hakkını yememek lazım.. Çok iyi futbol oynadılar, Beşiktaş karşısında da iyi oynamışlardı.. Bugün, oyunun birçok bölümünde Trabzonspor’dan daha iyiydiler diyebiliriz.. Bugün STSL’de dahi birçok takım böyle oynayamıyor, adamlar bildiğiniz modern futbol oynuyorlar.. Hızlı ve ayağa bol paslı bir oyun oynamaya çalışıyorlar.. Hücum yaparken geniş alan kullanırken, defans yaparken de alan daraltmaya çalıştıklarını görüyoruz.. Defansı önde kurmak, presi ilerde başlatmak ve oyunun yönünü aniden değiştirmek gibi (Shuster’i de etkileyen) organizasyonlar gördük.. Bunları bu derece bilinçli bir şekilde yapan bir takımın 2. ligde olması şaşırtıcı, seneye Bank Asya’da görebiliriz Konya Torku Şekerspor’u.. Cafercan ise Süper Lig standartlarında bir oyuncu olduğunu gösterdi ayrıca.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’un bireysel performanslarına gelirsek, maçın en iyisi Burak’tan başlamak istiyorum.. Muhtemelen Yattara’ya atmadığı paslardan dolayı takımda en çok kulağı çınlayan oyuncusu olmuştur, ama bir gol, bir asist, bir direkten dönen topla ve birçok pozisyonun içinde olması açısından maçı en çok yaşayan oyuncuydu benim gözümde.. Yattara’ya atılmayan pasların üzerinde çok durulmaması lazım, bugün bu maç Trabzon’da oynanmış olsaydı muhtemelen Burak'ı demoralize etmekten başka bir işe yaramayacak ciddi protestolar alacaktı Burak.. Ama taraftarın da Burak’ın oyun stilinin bu olduğunu anlaması gerekir.. Bugün işler iyi giderken ve Burak bu kadar iyi oynarken bu tepkiler geliyorsa, yarın işler kötü giderken vay Burak’ın haline.. Bugün bence maçın adamıydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yattara’ya gelirsek, her ne kadar çok eleştirilsede ben her zaman oynamak istediğine ve samimiyetine inanmışımdır Yattara’nın.. Yattara için istikrarsız denir ama yaşadığı sakatlıklar hep ya darbe sakatlığı ya da kötü zemin sakatlıklarıydı, yani yapabileceği birşey yoktu.. Sağlıklı olduğu zaman ise ne kadar istekli olduğunu gördük bugün.. Bu maçta bile, üst seviyede konsantrasyonla defansa da yardımcı olarak ve sürekli oyunun içinde olarak ne kadar oynamak istediğini ve oynarsa faydalı olabileceğini göstermiş oldu.. Attığı gol ise kalitesine yakışan cinstendi.. Yattara için, M.Çakır ve Brozek kardeşlerden sonra takımın bir diğer yeni transferi diyebiliriz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Çakır demişken.. sanırım topa bir kez dokundu ve Trabzonspor’a şampiyonluk yarışında ne kadar faydalı olabileceğini gösterdi.. Tek dokunuşla.. İşte doğru transfer..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni transfer demişken.. Glowacki’yi de bir başka yeni transfer olarak değerlendirmekte fayda var.. Bugün takımın tek yabancısı olan Glowacki, ikinci yarı defansın önemli bir oyuncusu olacak sakatlık yaşamazsa.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin, Umut ve Giray standartlarını koruyan isimlerdi.. Özellikle Engin ilk golde verdiği pasta, forvet arkası pozisyon için alternatif olabileceğini gösterdi.. Tolga, Ferhat, Sezer, Barış, Tayfun ve Ceyhun ise verilen şansı iyi kullanamayan oyunculardı.. Özellikle Sezer ve Ferhat sanırım bu seviyeyi kaldıramayacak ve seneye kadroda göremeyebiliriz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz olarak, bu maçta olmayan Brozek kardeşler, Jaja, Colman, Alanzinho, Selçuk ve Egemen gibi as oyuncuları düşününce, Şenol Hoca'ya kadro kurmak konusunda kolay gelsin diyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-102288995883645998?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/102288995883645998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=102288995883645998&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/102288995883645998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/102288995883645998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/zorlu-kupa-viraj-sonucu-yedekler.html' title='Zorlu Kupa Virajı sonucu : Yedekler yetersiz..'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSxvK7p_msI/AAAAAAAABlA/Gfd0pRHo9CY/s72-c/brk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5578832575409770872</id><published>2011-01-11T01:42:00.000-08:00</published><updated>2011-01-11T01:47:02.400-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Yeni transferlerle ikinci yarı başlarken..</title><content type='html'>&lt;span style="background-color: white; color: black; font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;TRABZONSPOR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kağıt üzerinde yeni transferler Brozek kardeşler ve M.Çakır ama pratikte Glowacki, Yattara ve hatta Tayfun'u da yeni transfer olarak görebiliriz. Hatta bir de orta sahaya takviye düşünülüyor, o da gelirse ilk yarıda 42 puan kadroya 7 kaliteli takviye yapıldı diye bakabiliriz bu duruma... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSwdb8AcmOI/AAAAAAAABk4/-ZeFa4gP2uI/s1600/brz%2526cakir.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSwdb8AcmOI/AAAAAAAABk4/-ZeFa4gP2uI/s320/brz%2526cakir.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun adı geçmişten ders almaktır, çok yaklaşılan şampiyonluğu riske atmamaktır, önümüzdeki yılın geniş kadrosunu kurmaktır.. Alanzinho, Jaja ve Yattara gibi oyuncuların keyfi performanslarına bağlı kalmamaktır.. Şampiyonluk yarışında rakiplerinden önde olan Trabzpnspor yaptığı transferlerle de şampiyonluğu rakiplerinden daha fazla istediğini göstermiş oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadro biraz şişti gibi gözüksede aslıdna öyle değil..&amp;nbsp;Trabzonspor'un dar kadrosu&amp;nbsp;ilk yarıda çok fazla sakatlık ve ceza problemi yaşanmadığı için sırıtmamıştı, ama ikinci yarıda bunun böyle olmayacağının garanitisi yok sonuçta.. Şampiyonluk yarışı için ideal bir kadro yapısına kavuşulmuş oldu bu son transferlerle.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Transferlere gelirsek, M.Çakır kimin aklına geldiyse helal olsun demek istiyorum.. Ankaraspor, Ankaragücü, Gökçek'ler tantanası içinde adam resmen unutulmuştu, futbol hayatı araya kaynayacaktı.. Yaş olarak da çok olgun bir çağında olan M.Çakır, formda bir takımın içimde çok faydalı olacaktır. Kanattan ikinci forvet gibi oynama özelliği onu Burak ve Engin ile rotasyona sokacaktır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brozek kardeşleri ise herkes gibi bizde merakla bekliyoruz.. Uyum sorunu fazla yaşamayacaklarını tahmin ettiğimiz kardeşler bakalım Arçil-Şota gibi iz bırakabilecekler mi ? ya da Szymek, Cyzio ve Glowacki gibi önceki Polonyalı oyuncuların çizgisinden devam edebilecekler mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'un transfer çalışmaları hakkında son bir not olarak ben Gökdeniz'i eklemek istiyorum.. Gökdeniz konusunda bir çalışma var mı bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla Mayıs gibi sözleşmesi bitiyor ve boşa çıkıyor. Bugünlerde 30 yaşında olan Gökdeniz, neden seneye şampiyonlar liginde Trabzonspor'la oynamasın, acaba yönetimin bu konu hakkında bir düşüncesi var mı çok merak ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: black; font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;BURSASPOR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolda transfer kadar takım olmak da çok önemlidir, zaten Bursaspor'un geçen yılki şampiyonluğunu kadro yapısıyla açıklamak mümkün değil.. Geçen yıl devre arasında transfer yapmak yerine önceliği oyuncuların ödemelerine vermişlerdi, ve takım uyumunu arttırarak hedefe ulaşmışlardı.. Bu yıl da, her ne kadar sezon başı transferlerinden çok verim alamamış olsalarda, geçen yıldan gelen uyum ve takım oyunları sayesinde yarışın içindeler, hatta geçen yıldan daha başarılılar puan olarak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladığım kadarıyla devra arasında takviye yapmak istediler ama sezon başı hatalarının da etkisiyle yoğurdu üfleyerek yiyorlar ve sonuçta şu ana kadar bir ses çıkmadı. Bursaspor'un transfer yapamamasını ben bir dezavantaj olarak görmüyorum açıkcası, ilk yarıda oynadıkları oyunu devam ettirirlerse yine şampiyonluk yarışını sonuna kadar kovalayacaklardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: black; font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;FENERBAHÇE&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de anlamakta zorlandığım bir yönetim yapısına sahipler. Açıkcası Galatasaray'dan bile kötü yönetiliyor (sportif olarak), en azından Galatasary yalan yanlış da olsa birşeyler yapmaya çalışıyor, Fenerbahçe onu da yapmıyor.. Bazen bir Trabzonspor taraftarı olarak düşünüyorumda, iyiki Feberbahçe'nin başında Aziz Yıldırım var. Ya futboldan anlayan biri olsaydı, bu kadar maddi imkanla Fenerbahçe'yi uçururdu diye korkmuyor değilim.. Fenerbahçe'li arkadaşlar lütfen kızmasınlar ama durum bu, eğer bu kadar maddi imkan başkasının elinde olsa fenerbahçe çok farklı hedeflere koşuyor olabilirdi bugün.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım şampiyonluk yarışı veriyor, liderin 9 puan gerisindeler, eksik yerler belli, takviye lazıma ama takviye yapmak bir yana, eldekileri gönderiyorlar. Bu duruma anlam veremiyorum, üstelik takımın yarısı da sakat.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forvet konusuna bakalım mesela, tamam Gökhan Ünal ve Kazım oynamıyorlardı belki ama bu ikisi gittikten sonra elde forvet olarak sadece Niang ve Semih'in kaldığının kimse farkında değil mi? Hadi kimse farkında değil, idmanlarda çift kale maçlarda da mı farkedilmiyor ? As takımda&amp;nbsp;Niang diğerinde Semih, biri sakatlanınca ne oluyor ? Yedekler forvetsiz mi oynuyor ? Ha pardon, Guiza var di mi.. unutmuşum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben açıkcası hala bir transfer bekliyorum Fenerbahçe'den, özellikle de forvet transferi,&amp;nbsp;bu kadar da plansız olacaklarını tahmin etmiyorum.. Ama transfer bugün bile gelse, artık geç kalındı.. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSsyYve-tJI/AAAAAAAABk0/9nelnFSv2Dc/s1600/aykut_kocaman5b.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSsyYve-tJI/AAAAAAAABk0/9nelnFSv2Dc/s1600/aykut_kocaman5b.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe bu yıl ligi 3. veya 4. sırada bitirecek gibi.. Burda Fenerbahçe için önemli olan soru, bu sonucun faturası Aykut Kocaman'a mı kesilecek yoksa ezber mi bozulacak..? Eğer Aziz Yıldırım'ın büyük hedefleri varsa ve cesareti de varsa ligi 4. bitiren Aykut Kocaman'ın arkasında durur.. Önemli olan zaten bu durumda hocaya destek olmak, yoksa şampiyon olunurken herkes destek olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;BEŞİKTAŞ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş son bir yıldır, önceki yıllardaki transfer hatalarının günahını çıkartmak istercesine çok doğru transferler yapıyor. Sadece Beşiktaş için değil Türkiye'de de yıllardır pek görülmeyen kalitede transferler. Beşiktaş'ı Katar'a çevirdi eleştirilerine de katılmıyorum, zira gelen futbolcular Katar'a giden oyuncuların&amp;nbsp;profilinden şimdilik çok uzak&amp;nbsp;oyuncular, kariyerlerinde zirvede olan oyuncular. Simao geçen yıl takımını UEFA şampiyonluğuna sürükleyen Aguero ve Forlan ile birlikte üç oyuncudan biriyken Almeida'nın ismi bugün Real Madrid ile anılabiliyor.. Fernandes ise hala kariyer patlaması beklenentisi olan bir oyuncu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSwgKs6H14I/AAAAAAAABk8/Y-LwRKaAvIo/s1600/simalmfern.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="184" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSwgKs6H14I/AAAAAAAABk8/Y-LwRKaAvIo/s320/simalmfern.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Beşiktaş'ın Portekiz'li transferlerini sadece&amp;nbsp;"yıldız oyuncu transferi" olarak değerlendirmek de yanlış olur, yıldız olmanın ötesinde bir "planlama" kapsamında yapılmış olmaları da bu transferleri ayrı bir yere koyuyor... Nedir bu planlama derseniz, önümüzdeki yılın planlaması diyebiliriz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu açıdan tüm bu transferleri biraz da önümüzdeki yılın transferi olarak değerlendirmek lazım. Nasıl geçen yıl bu zamanlarda Burak'ı ısrarla isteyen Şenol Güneş, bu yılı planladıysa, Beşiktaş'ta bu transferlerle önümüzdeki seneyi planlıyor. Şampiyonluk yarışının gerisinde kalmakla beraber, Avrupa Kupalarından uzak kalmamaları çok önemli tabiki, ama hedef bu yıl şampiyonluk değil, beklentilerin buna göre ayarlanması çok önemli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Shuster'e ve kadroya yeterli sabır gösterilirse, 2-3 yıl gibi, çok başarılı sonuçlar gelebilir.. Ama bugün için kimse başarı beklemesin açıkcası.. UEFA kupası fazlasıyla hayal.. Rakiplere bağlı olarak belki çeyrek final zorlanabilir, ama takım belli bir uyumu yakalamadın UEFA'da çeyrek final seviyesini geçmek çok zor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer uyum süreci başarılı olursa, önümüzdeki sezon yarışta oldukça iddaalı bir Beşiktaş olacak karşımızda.. Ama yok uyum süreci sıkıntılı geçerse veya uzarsa, Shuster'e ve takıma yeterli sabır gösterilmezse, alınacak 3-4 başarısız sonuçta yönetimin faturayı hocaya veya oyuncualra kesmesi, bir çuval inciri berbad eder...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş olarak son bir not da yerli oyuncular için düşmek lazım. Yabancı oyuncuların kalitesinin yanında yerli oyuncular çok sırıtıyor, bu da bir gerçek. Eğer yerli oyuncu kalitesini arttıramazsa Beşiktaş, yine bir çuval incir berbad olabilir.. Bu açıdan Sezer Öztürk gibi oyuncuların transferlerine daha çok önem vermeliler.. Yoksa önümüzdeki yıl, Quaresma'nın arkasına 38 yaşındaki İbrahim Üzülmez'i veya genç İsmail'i koyarak bir yere varılamaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: black; font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;GALATASARAY&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta büyük ve güzide bir kulübümüze ligdeki konumundan dolayı değinmeden geçmek ayıp olur.. Kısa kısa notlar olarak geçmek istiyorum.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray tarihinin en kötü sezonunu yaşıyor ve yaşamaya da devam edecek.. Üzgünüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray yönetiminin&amp;nbsp;günü kurtarmak yerine artık uzun vadeli planlar yapması ve&amp;nbsp;Hagi-Tugay ikilisinin arkasında durması gerekiyor. Başarısızlıklarda dahi (ki ikinci yarı çok başarısız sonuçlar gelecek gibi) destek olunmalı.. ve hatta, Hagi-Tugay ayrılmak isteseler dahi izin vermemeli.. Radikal olunmadığı sürece Galatasaray'ın işi zor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamamen önümüzdeki senelerin kadrosu oluşturulmaya çalışılmalı. Arda-Baros-Kewel-Servet-Neil-Cana-Pino-Kazım gibi oyuncuların etrafına iskelet kurulmalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni stadın vereceği maddi-manevi hava iyi değerlendirilmeli..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazım ne olursa olsun iyi bir transfer, ve Galatasaray taraftarını&amp;nbsp;(Kazım'ı sevmeyenleri)&amp;nbsp;çok mahçup edecek.. Doğru motivasyonla çok şeyler yapabilecek bir oyuncu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın önümüzdeki 2-3 yılda şampiyonluk görmesi çok zor, o yüzden bu süreçteki camia tepkileri ve refleksleri Galatasaray'ın yönünü çizecek.. Trabzonspor camiasının yanlış tercihleri ve arayışları, 26 yıldır gelmeyen şampiyonlukla sonuçlandı, bunu unutmamak lazım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5578832575409770872?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5578832575409770872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5578832575409770872&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5578832575409770872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5578832575409770872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2011/01/yeni-transferlerle-ikinci-yar-baslarken.html' title='Yeni transferlerle ikinci yarı başlarken..'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TSwdb8AcmOI/AAAAAAAABk4/-ZeFa4gP2uI/s72-c/brz%2526cakir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-1636381750922841625</id><published>2010-12-29T04:02:00.000-08:00</published><updated>2010-12-29T04:02:40.055-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>İlk yarının ardından..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRsjUCebH2I/AAAAAAAABkw/CdXTS05h4Gc/s1600/futb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRsjUCebH2I/AAAAAAAABkw/CdXTS05h4Gc/s400/futb.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İlk yarının altın kadrosuyla başlayalım ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------- Karcemaskas ---------------------&lt;br /&gt;Serkan B. ---&amp;nbsp;Ömer E.&amp;nbsp;--- Egemen K. --- İbrahim Üzülmez&lt;br /&gt;Burak Yılmaz --- Selçuk İnan --- Alex --- Volkan Şen&lt;br /&gt;---------------&amp;nbsp; Niang --- Emenike ------------------&lt;br /&gt;İlk yarı ortaya konan performans ve takımlarına yaptıkları katkıları baz almaya çalıştım. O yüzden doğal olarak Trabzonspor ağırlıklı oldu. Yukarıdaki kadronun yanı sıra, Emre Belözoğlu, Gökhan Gönül, Kewell, Quaresma, Ernst, Ersan Gülüm, Onur Kıvrak, Umut Bulut, Engin Baytar, Colman, Jaja, Cernat, Sezer Öztürk, Insua, Sercan,&amp;nbsp;Selim Teber, Yekta ve Olcay gibi birçok oyuncu da bu kadroya rahatlıkla girebilecek performanslar ortaya koydular.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ersan Gülüm, Soner Aydoğdu, Mustafa Yumlu ve biraz da Hasan Ali Kasımal ortaya koydukları performansla sivrilen isimler oldular. Bunların dışında zaten sivrilmiş olan Sercan Yıldırım, Volkan Şen, Onur Kıvrak, Sezer&amp;nbsp;Öztürk&amp;nbsp;ve Necip gibi isimler ilerisi için iyi sinyaller vermeye devam ettiler.. Özellikle Sercan Yıldırım zaman zaman üst düzey bir futbolcu olabileceğini gösterdi, ama hala ciddi yetersizlikleri mevcut.. Bayırda koşup düz yerde yuvarlanmak gibi çoğu yaptıkları, zor olanı yapıyor, basit olanı yapamıyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal kırıklığı yaratanlar da var tabi.. Neredeyse Galatasaray takımının tamamı.. Yabancı transferlerden Dia ve Issia iyi olsalardaa, beklentinin altında kaldılar, zira beklentiler yüksekti.. Bursaspor'da yabancı transferlerinden pek verim alamadı. Ama Insua, takıma ısındıkça çok faydalı olacağını gösterdi, ikinci yarıda çok daha ön plana çıkacak gibi. Stepanov ve Svenson oynadıkça açılacak gibi duruyorlar ama Nunez pek ümit vaad etmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'da yabancılarından yana biraz dertliydi bu sezon.. Önce Teofilo'nun iyi performanslarıyla ve Jaja'nın kalite kokan hareketleriyle heyecanlandı taraftarlar, ama daha sonra ikisi de arıza çıkarttılar. Jaja dönecekmiş diyorlar. Açıkcası ben Teofilo'nun da döneceğini düşünüyorum, zira bu kadar yatıştan sonra canı biraz futbol oynamak isteyebilir. Noelden sonra bekliyorum şahsen ben Teo'yu, ve birkaç maç PAF takımıyla takıldıktan sonra takımdaki yerini alması benim açımdan sürpriz olmaz. Eğer Jaja ve Teo dönerse Trabzonspor'a ciddi katkılar yapabilirler.. Aksi takdirde forvet şart..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman bulabilirsem takımları teker teker de irdelemeye çalışcam ikinci yarı başlamadan önce.. Herkese mutlu seneler diliyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-1636381750922841625?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/1636381750922841625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=1636381750922841625&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1636381750922841625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1636381750922841625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/ilk-yarnn-ardndan.html' title='İlk yarının ardından..'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRsjUCebH2I/AAAAAAAABkw/CdXTS05h4Gc/s72-c/futb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3866118652945022598</id><published>2010-12-21T04:17:00.000-08:00</published><updated>2010-12-21T04:20:46.907-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>Penaltı</title><content type='html'>Mevzuyu biliyorsunuz bu penaltı muhabbeti.. Aykut Kocaman ortaya laf attı, durduk yere durgun suyu bulandırdı.. Hürriyet gazetesi de bunun üzerine ilk yarıdaki penaltı istatistiklerini yayınlamış.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAKIMLAR LEHİNE ALEYHİHE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beşiktaş 5/4 0/0&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bucaspor 0/0 2/2&lt;br /&gt;Bursaspor 0/0 1/1&lt;br /&gt;Eskişehirspor 0/0 1/1&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fenerbahçe 3/2 2/1&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray 2/2 3/3&lt;br /&gt;Gaziantepspor 2/2 2/2&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gençlerbirliği 3/3 4/1&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İstanbul B.Ş. Belediyespor 0/0 4/3&lt;br /&gt;Kardemir Karabükspor 2/2 2/2&lt;br /&gt;Kasımpaşa 0/0 2/1&lt;br /&gt;Kayserispor 2/1 0/0&lt;br /&gt;Konyaspor 1/1 1/1&lt;br /&gt;Manisaspor 1/1 1/1&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Medical Park Antalyaspor 3/1 1/1&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü 0/0 3/3&lt;br /&gt;Sivasspor 1/1 0/0&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Trabzonspor 4/3 0/0 &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabaca bir göz gezdirdiğimde şöyle bir sonuç çıkartıyorum.. Siz hücum oynarsanız, rakip ceza sahası içine bolca girersiniz, çok pozisyon yaşarsınız, penaltı kazanma ihtimaliniz de doğal olarak fazla olur.. Beşiktaş, Trabzonspor ve Fenerbahçe hücum oynayan takımlar olarak hemen tezimi destekliyor bu konuda, 5, 4 ve 3'er penaltı ile.. Antalyaspor ve Gençlerbirliği ise istisna oluşturuyorlar, o yüzden kaideyi bozmuyorlar (bkz istisnalar kaideyi bozmaz).. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, siz hiç rakip ceza sahasına doğru süzülemezseniz, top sizin yarı alanınızda olursa genelde, penaltı olma şansı da olmaz doğal olarak.. Bu tezimi destekleyen hiç penaltı&amp;nbsp;kazanamamış takımlar&amp;nbsp;da Bucaspor, Kasımpaşa, Sivasspor ve Eskişehirspor gibi oyunu kendi sahalarında oynayan takımlar.. (Şimdi Samet Aybaba deseki bize hiç penaltı verilmemiş, adama derlerki sen rakip ceza sahasına girdin de mi vermediler.. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor, Ankaragücü ve İ.B.B&amp;nbsp;ise bu tezimi kısmen çürütüyor gibi görünebilirler ama&amp;nbsp;bu takımların&amp;nbsp;genelde oyunu rakip sahaya yıkan değil hızlı hücumlarla sonuca giden takımlar olduklarını da unutmamak gerekir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRCVhm9qluI/AAAAAAAABj0/kk6oB6HQlWs/s1600/penalti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRCVhm9qluI/AAAAAAAABj0/kk6oB6HQlWs/s320/penalti.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, bu işin algoritması olarak oyunu domine eden, rakip ceza sahası içine çok giren ve baskılı oynayan takımlar daha çok penaltı kazanır diyebiliriz. Bu da gayet normal. O yüzden Aykut Kocaman yanlış yerleri eşeliyor. Trabzonspor'un penaltı kazanmasından daha doğal bir durum olamaz, sonuçta ligdeki en iyi futbolu oynuyor. Kaldı ki verilmeyen penaltılarıyla istatistiği aslında daha yüksek bile olabilirdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman'ın amacı penaltılara dikkat çekmekten&amp;nbsp;daha çok&amp;nbsp;muhtemelen Mourinho'culuk oynamak, açıklamalarla gerginlik yaratıp hakemleri etkilemek ve rakibi sinirlendirmek amacında olabilir. Şenol Güneş'te biraz bu&amp;nbsp;tuzağa biraz düştü&amp;nbsp;gibi. Ama şunu unutmamak lazım, Trabzonspor baskılı oynadığı ve oyunu domine ettiği sürece hakemler penaltı vermeseler bile maçları almaya devam eder.&amp;nbsp;Öte yandan&amp;nbsp;bu tip açıklamalar, yıllardır olaysız geçen Fenerbahçe-Trabzonspor maçlarını tekrar gergin hale getirmekten başka bir işe yaramaz.. Yarın şimdi Fenerbahçe-Trabzonspor maçında olaylar çıkarsa, bu gerginliğin çıkış noktası neresi olmuş olacak acaba ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;foto kicker dergisinden&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3866118652945022598?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3866118652945022598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3866118652945022598&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3866118652945022598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3866118652945022598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/penalt.html' title='Penaltı'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TRCVhm9qluI/AAAAAAAABj0/kk6oB6HQlWs/s72-c/penalti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-97291307753844052</id><published>2010-12-18T05:50:00.000-08:00</published><updated>2010-12-18T05:51:08.850-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Bu futbolla Şampiyonluk zor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Trabzonspor 3 Karabükspor 0&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQy49GsU_FI/AAAAAAAABjs/xmYlqO-Zu8g/s1600/ts1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQy49GsU_FI/AAAAAAAABjs/xmYlqO-Zu8g/s320/ts1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sezonun en kötü Trabzonspor’unu izledik diyebilirim Karabükspor karşısında. Colman, Selçuk ve Jaja gibi üç önemli eksikten ziyade takımın Noel havasına ve Şampiyon olduk havasına girmesi bu işte etkili oldu. Kafa olarak maçta olan, motivasyonunu kaybetmeyen sadece Engin ve biraz da Selçuk’u görebildik. Nerde sezonun başında bol paslı ve tempolu oynayan rakibi boğaltan Trabzonspor, nerde geçen hafta ve bu hafta düşük tempoda ve uzun paslarla oynayan Trabzonspor. Sanki kulübede Rıza Çalımbay veya Ziya Doğran oturuyor zannetik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi tabi ki bir sezon içerisindeki tüm maçlarınızda oyunu domine eden bir oyun oynayamazsınız, zaman zaman kötü de maçlar olabilir. Önemli olan dün olduğu gibi bu kötü oynadığınız maçlarda da maçı bir şekilde alabilmek. Bu bir şampiyon takım refleksidir ve bunu dün Trabzonspor’da gördük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan gelin görünki, tüm sezon boyunca böyle kötü oynayarak şampiyon olamazsınız. Kalan 17 maçın en az 12-13 tanesinde oyunu domine etmek zorundasınız. Bu açıdan, devre arasında takımın tekrar toparlanması çok önemli. Aradaki puan farkı hiçte kapatılmayacak bir fark değil. Üst üste kötü sonuç alından 3-4 maç sonrasında bir bakmışsınız Fenerhabçe Bursa gelmiş geçmiş sizi. Bugün İngiltere’de son 5 haftada Chelsea sadece 3 puan toplayabildi, ki bu Chelsea sezon başında ortalığı kasıp kavuruyordu. &lt;br /&gt;Bu uyarımızı da not düştükten sonra, maça gelelim. Her ne kadar kötü bir oyun ortaya koymuş olsada Trabzonspor son yarım saatte&amp;nbsp;kendilerini biraz zorlayarak baskı kurmayı&amp;nbsp;başardılar&amp;nbsp;ve bu da maçı kazanmalarına yetti. &lt;br /&gt;Oyunu rakip kaleye yıkmak ve pozisyon bulmaya başlamak çok önemlidir. Bol pozisyon bulursanız gol atma ihtimaliniz yükselir, ondan ziyade rakibi hataya zorlarsınız. Penaltı olur, olmasa da penaltı pozisyonu olur. Rakip hata yapar kendi kalesine gol atar.. Ama oyunu rakibin kalesine yıkamazsanız bunların hiçbiri olmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta içinde Aykut Kocaman’ın açıklamaları çok tepki çekti biliyorsunuz. Haklı tepkiler tabi. Ama şunu da görmek lazım, Trabzonspor aldığı penaltılar kadar alamadığı penaltılar da var. Kaçan pozisyonlar da var. Çünkü rakip ceza sahasına çok giriyor, oyuna ağırlığını koruyor. Şimdi, Fenerbahçe Ankaragücü karşısında kaç defa ceza sahasına girmiş diye sormak lazım. Siz ceza sahasına girmezseniz penaltı pozisyonunuz dahi olmaz. Oysa Trabzonspor dün akşam gibi maçın sonuna kadar, kötü de oynasa ısırıyor, tırmalıyor hataya zorluyor.. Ya penaltı oluyor ya da kendi kalesine gol olabiliyor böyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi Emenike’nin sakatlanmasını da es geçmemek lazım. Eğer Emenike oyunda olsaydı, Trabzonspor orta sahayı sadece Selçuk-Engin’e bırakıp aynı anda Yattara-Alanzinho-Burak gibi isimleri sahada tutamazdı. Ve belki Emenike’nin sürpriz bir golü ile işler çok terse&amp;nbsp;bile dönebilirdi.. &lt;br /&gt;Maç öncesi yazımızda, Selçuk ve Ceyhun’un uzak şut tehditi veya Yattara’nın bireysel çabalarıyla gol gelebilir demiştik. Yattara ikinci yarının başında bir gol attırıyordu söylediğimiz şekilde, olmadı, ama Ceyhun ve Selçuk şut yeteneklerini hiç kullanmaya çalışmadı. Karabükspor’un da dirençli savunmasını yıkmak defansif hatayla mümkün olabildi ancak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQy4-quY3LI/AAAAAAAABjw/wjYsIrfY0BE/s1600/ts2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQy4-quY3LI/AAAAAAAABjw/wjYsIrfY0BE/s320/ts2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sonuçta çok önemli bir 3 puan oldu. Şampiyonluk hala garanti değil. Eğer devre arasında "şampiyon olduk" motivasyonuyla hazırlık yapılırsa, ikinci yarı büyük hayal kırıklıkları yaşanabilir. Hele Karabükspor maçında olduğu gibi oynarlarsa şampiyonluk çok zor… Ama şunu da söylemek gerekir, eğer bu takım bu yıl şampiyon olacaksa, oynan futbol kadar şu fotoğraflardaki birlik beraberlik&amp;nbsp;ve takım ruhu&amp;nbsp;da&amp;nbsp;çok etkili olacak bu şampiyonlukta...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-97291307753844052?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/97291307753844052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=97291307753844052&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/97291307753844052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/97291307753844052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/bu-futbolla-sampiyonluk-zor.html' title='Bu futbolla Şampiyonluk zor'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQy49GsU_FI/AAAAAAAABjs/xmYlqO-Zu8g/s72-c/ts1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5038385942712434217</id><published>2010-12-16T05:59:00.000-08:00</published><updated>2010-12-16T05:59:32.166-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>İlk yarının son haftasına girilirken ;</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: #cfe2f3; color: #660000;"&gt;Trabzonspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: blue; color: white;"&gt;Karabükspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="background-color: blue; color: white;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Colman yok, Serkan yok, Jaja yok.. Teo ve Glowacki zaten yok. Yani sezon başında direk ilk 11 olarak düşünülen beş oyuncu yok. Ama sahaya çıkması muhtemel kadroya baktığınız zaman sırıtan pek bir oyuncu da&amp;nbsp;yok gibi, geniş kadronun avantajları. Belki biraz sağ bek pozisyonu sırıtabilir. Benim tahminim Trabzonspor kadrosu şu şekilde olacak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onur&lt;br /&gt;Barış-Egemen-Giray-Cale&lt;br /&gt;Yattara-Ceyhun-Selçuk-Alanzinho&lt;br /&gt;Burak-Umut&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin dışında oyuna hücum olarak müdahale etme şansı pek olmayacak Şenol Hoca'nın.&amp;nbsp;Ayrıca ilerleyen haftalarda&amp;nbsp;1-2 sakat veya cezalı durumunda Trabzonspor'un kadro genişliğinden geriye pek birşey kalmayacak. Özellikle son Jaja'nın da firari durumu düşünülerek Trabzonspor'un devre arası forvet transferi yapması şart. Bu kadar yaklaşılan şampiyonluk kesinlikle riske edilmemeli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoa2aEUTiI/AAAAAAAABjk/xYksmYUo2aw/s1600/jaja.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoa2aEUTiI/AAAAAAAABjk/xYksmYUo2aw/s1600/jaja.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'la ilgili bir başka not daha düşmek lazım. Sezonun başında belki hatırlarsınız, özellikle zor maçlarda Colman-Selçuk ikilisinin arkasında Ceyhun oynuyordu. Daha sonra Şenol Güneş cesur bir hamleyle Colman-Selçuk ikilisinin arkasına önlibero yerine önüne forvet arkası Alanzinho/ Engin/ Jaja yerleştirmeye çalıştı. Bu ilk geçişte eleştirildi, hatta puan kayıpları da yaşandı (Antalyaspor gibi) ama sisteminden taviz vermeyen Şenol Güneş, önliberosuz Trabzonspor'u oluşturdu ve bunun meyvalarını da topladı. Bunu neden söylüyorum, çünkü bu hafta Colman'ın yerine oynayacak olan Ceyhun defansif ortasaha yerine çift yönlü orta saha olarak oynayacak. Bu da orta sahada Selçuk-Ceyhun'lu şut tehditi anlamına gelecek. Hücum varyasyonu eksikliği çekecek kadro için maçta fark yaratacak durum bu olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücum varyasyon olarak Trabzonspor&amp;nbsp;zorlanacak diyorum çünkü dirençli Karabük defansını bol paslı takım oyunuyla açmak zor olacak. Olası galibiyet, Selçuk-Ceyhun'un uzaktan şutlarıyla, Burak'ın yıpratıcı oyunuyla veya Yattara'nın bireysel bir iki hareketiyle gelebilir. Teofilo profilinde bir oyuncuyu Trabzonspor'un arayacağı bir maç da olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karabükspor ise, saygı duyulmayı hakeden bir takım. Geçen yıl Makukula'nın yaptığını bu yıl Emenike yapıyor ve tek başına takımını sürüklemeye devam ediyor. Benim anlamadığım ise Emenike için İstanbul kulüpleri bu kadar istekliyken ve yüksek rakamlar konuşulurken Makukula için neden bu rakamlar telafuz edilmedi zamanında ? Neyse, Karabükspor'un olası puan alması benim açımdan sürpriz olmaz ama yine de favorim Trabzonspor. Üst biter diye tahmin ediyorum, skor tahminim ise 3-2 Trabzonspor kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: yellow; color: red;"&gt;Kayserispor&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: magenta; color: white;"&gt;Bucaspor&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor alır diyorum. Geçen hafta Bucaspor'un Manisa'dan puan alması beni şaşırttı doğrusu, maçı izleyemediğim için birşey diyemiyorum. Ama Kayseri hem kötü gidişe dur demek için hem de yarıştan uzaklaşmamak adına bir şekilde maçı alacaktır. 1-0 skor tahminim. Asıl merak ettiğim konu ise seyirci, Kayseri seyircisinin artık bu tip maçlarda da o güzelim stadı doldurması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: red;"&gt;Gençlerbirliği&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: #274e13; color: white;"&gt;Bursaspor &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü seyircisi de Bursa'ya destek verecek sanırım. Bursaspor favorim ve maçı alır diyorum. Bursaspor oyun olarak belki henüz üste düzey futbol oynamıyor ama o yolda ilerliyor. Şu anda bulundukları konum Şampiyonlar Ligi için yetersiz, bunu herkes gördü zaten ama Türkiye Ligi için de gayet yeterli. Bu maçı da bir şekilde alacaklardır. Haftanın bankosu olarak görüyorum, Gençler'in sürpriz yapması zor. Skor tahminim 0-2 Bursa lehine. Çok gol olacağını da sanmıyorum bu arada, alt da oynanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: red; color: white;"&gt;Antalyaspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: yellow; color: blue;"&gt;Ankaragücü&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maç için de favorim Antalyaspor. Artık Ankaragücü'nden alacaklarını tahsil edip başka takımlara gitmenin çaresini arayan futbolcuların, her nekadar Ümit Özat motive etmeye çalışacak olsa da çok etkili olacağını sanmıyorum. Yine banko gördüğüm maçlardan birisi, Antalyaspor kazanır diyorum. Skor tahminim 1-0. Antalya'nın ise galibiyete çok ihtiyacı var, geçen haftaki Karabük mağlubiyetleri hedeflerinden uzaklaştırdı onları.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ne olacak bu Ankaragücü'nün hali.. Resmen kulübü mundar etcekler göz göre göre..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: yellow; color: blue;"&gt;Fenerbahçe&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: red; color: white;"&gt;Sivasspor&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe alır, 3-0 olur mesela. Zaten Fenerbahçe bu şekilde geldi gidiyor, nedir bu şekil.. Kadıköy'de güldür güldür top oynuyor, yıldızları ile maçı alıyor, deplasmanda pısıyor.. Bu maç şimdi Sivas'ta olsaydı şu soğuklarda banko Sivas derdim.. Bu da Fener'in şansı olsun artık, soğuk havalarda gitmeyecek Sivas'a.. Bence haftanın bankosu olur.. Üst'de oynanabilir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: black; color: white;"&gt;Manisaspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: orange; color: white;"&gt;İstanbul B.B.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maç için favorim İstanbul B.B., skor tahmini olarak da 1-2 diyorum. Belli bir sebebi yok, aslında bu tip maçlar ortada maçlar. 10 defa oynansa 3'ünü Manisa kazanır, 3'ünü İBB, 4 maçta berabere biter. Tamamen maç günü olan motivasyona, şans faktörüne ve maçın gidişatına bağlı. Potansiyel olarak Manisa'nın maçı kazanma şansları daha fazla ama istikrarsız sonuçları ve İBB'nin istekli ve hırslı yapısından dolayı sanki İBB maçı alırmış gibi geliyor. Kuponlarda uzak durmakta fayda var yinede, çünkü dediğim gibi ne olacağı belli olmayan bir maç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: lime; color: white;"&gt;Konyaspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: yellow; color: red;"&gt;Galatasaray &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray için çok kritik bir maç. Olası bir mağlubiyette ilk yarıyı küme hattının hemen üzerinde 14. bitirme durumları bile olabilir. Bu şekilde yeni stada çıkmak hem prestij kaybı hem de daha çok baskı oluşturması açısından Galatasaray için hiç iyi değil. Tarihin en kötü sezonunu yaşayabilir diyenler haklı çıkmaya başladı sanırım. Devre arası transferlerden bahsediyorlar ama Galatasaray'da çok başka şeylerin değişmesi lazım. Nasıl olacak kimle olacak fikir yürütebiliriz ama sonuçta değişimin kolay ve yakın zamanda olması zor gözüküyor. Daha önceki yazılarımda da söylemiştim, bugün hala takımın başında Skibbe veya Gerets olmuş olsaydı, bugün Galatasaray için çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu açılmışken Galatasaray için çözümü de söyleyelim. İşin ehli bir hocayla anlaşmak ve en az 3-4 yıl arkasında olmak, transferinden idari işlerine kadar hocayla koordineli çalışmak. Burda en kritik soru hoca kim olacak. Hagi'nin olmayacağı kesin, boşu boşuna kimse kendini kandırmasın. Şu anda çok uygun bir isim olarak Sam Allardyce olabilir, Blackburn'den saçma bir şekilde kovuldu ama iyi işler yapabilir, bence şu anda çok doğru bir tercih olabilir. Bunun dışında, Ersun Yanal, Pellegrini, Magath gibi isimlerde bu ihtiyaca cevap verebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoamhL91AI/AAAAAAAABjg/2olCmFnS7uY/s1600/sam.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoamhL91AI/AAAAAAAABjg/2olCmFnS7uY/s1600/sam.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek, Konya deplasmanı hiç kolay olmayacak Galatasaray için. Sahaya isteklerini ve mücadelelerini koymadan galibiyet alınabilecek bir maç değil, çünkü karşılarında Ziya Doğan gazını almış bir Konyaspor olacak. Galatasaray'lı gutbolcularda ise maçı kazanma isteğinden çok Noel tatili gelsin artık isteği olacakmış gibi geliyor. Maçın favorisi olarak Konyaspor'u görüyorum. 1-0 Konyaspor kazanabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: blue; color: white;"&gt;Kasımpaşa&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: red; color: black;"&gt;Eskişehirspor&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen futbolda anlam veremediğim, açıklamakta zorlandığım durumlar olabiliyor. Bursaspor nasıl şampiyon oldu, Barcelona nasıl böyle futbol oynayabiliyor, Teofilo manyak mı Trabzonspor gibi bir takımı bıraktı gitti, Yılmaz Vural nasıl olurda bu kadar yıl boyunca ses getirecek bir başarı getiremedi, Hakan Şükür gibi bir gol vuruşu fakiri nasıl Türk Futbol tarihinin efsane golcüsü&amp;nbsp;oldu, Ogün, Abdullah, Ünal, Tolunay, Şota, Hami'li Trabzonspor nasıl oldu da hiç şampiyonluk yaşayamadı gibi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnekler bolca çoğaltılabilir. Bu tip açıklayamadığım durumlardan biri de Kasımpaşa'nın bugünkü durumu.. Yani her yıl nerdeyse bir takımın küme düşmesi ilk yarıdan belli olur diğer iki kontenjan için yarış verilirdi. Bu erken kopan takım her açıdan küme düşmeyi hakederdi.. Ama Kasımpaşa için böyle bir durum yok, adamların evet kadroları zayıf belki biraz ama iyi futbol oynamaya çalışıyorlar ve zaman zaman oynuyorlarda. Modern futbolun gereklerini yerine getiriyorlar, tempoları var, takım halinde hareket ediyorlar,&amp;nbsp;kondisyonları var vs.. Biraz şanssızlık, biraz gol vuruşu olan oyuncu eksikleri derken bugünkü durumdalar. Ama yine de benim için hala Kasımpaşa'nın düşmesi garanti değil, o açıdan bu hafta bu maçı alabilir diyorum Kasımpaşa için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maçı alsın artık zaten Kasımpaşaspor. Eskişehirspor kadronun hakkını veremiyor kesinlikle, lig ortalamasının üzerinde bir kalitede kadrosu&amp;nbsp;olmasına rağmen yanlış hoca tercihleriyle bir türlü beklenen atılımı gerçekleştiremiyorlar. Ne olursa olsun bir şekilde Ersun Yanal ile anlaşmaları gerekirdi, Bülent Uygun çok yanlış bir tercih, anlayacaklar hatalarını.. Bir de Batuhan meselesi var. Mental olarak da fizik olarak da sürekli geri gidiyor adam. Bana mı öyle geldi bilmiyorum ama beli çok kalınlaşmış, (aynı durum Real'de Benzema'da da var), bu şekilde hiçbiryere varamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skor tahminim 1-0 Kasımpaşa alır şeklinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: black; color: white;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt; - &lt;span style="background-color: red;"&gt;Gaziantepspor &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ın bu maçta da puan kaybedeceğini düşünüyorum. Hoş Beşiktaş daha çok deplasmanda puan kaybediyor ama gerek hafta içi alınan galibiyetin getireceği rehavet ve yorgunluk, gerekse Antep'in dirençli savunması ve Karcemaskas göz önünde bulundurunca Beşiktaş'ın gol atması oldukça zor gözüküyor. Beşiktaş'ın tek gol şansı Quaresma'nın bireysel çabaları olacak gibi, onu da muhtemelen aşırı sert bir savuma bekliyordur. Hatta Quaresma dikkatli olmazsa sakatlanma riski bile var, Tolunay Antep'i kesinlikle bu şekilde hazırlayacaktır. Shuster maç sonu açıklamalarında bununla ilgili birşeyler söyleyebilir. İlerdeki hızlı adamlarıyla ya da frikiklerle de gol arayacaktır Antep. Çok eski ve çağ dışı bir taktik, ama hala işe yarıyor işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt olur diyorum maç için skor tahmini olarak da 0-1 Gaziantepspor şeklinde tahminimi yapıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQobOW-IOmI/AAAAAAAABjo/fpKKtBJy-BQ/s1600/stsl.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQobOW-IOmI/AAAAAAAABjo/fpKKtBJy-BQ/s1600/stsl.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak gol açısından kısır geçecek bir hafta görünümü var. İlk yarıyı Trabzon ve Bursa zirvede kapayacağı zaten kesinleşmişti. Devre arası transferler bakalım takımlara ne getirecek. Görünen herkesin transfere ihtiyacı olduğu..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5038385942712434217?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5038385942712434217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5038385942712434217&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5038385942712434217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5038385942712434217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/ilk-yarnn-son-haftasna-girilirken.html' title='İlk yarının son haftasına girilirken ;'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoa2aEUTiI/AAAAAAAABjk/xYksmYUo2aw/s72-c/jaja.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6818021028778870947</id><published>2010-12-16T05:32:00.000-08:00</published><updated>2010-12-16T05:32:43.318-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor Medyası'/><title type='text'>Hurriyet !</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoUBAwGgqI/AAAAAAAABjc/lW_vx_q5L6o/s1600/ozans.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoUBAwGgqI/AAAAAAAABjc/lW_vx_q5L6o/s400/ozans.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İki gün önce Fanatik gazetesini göstermiştik. Turgut Kural ile ilgili habere Hugo Broos'un fotosunu kullanmışlardı. Bugünde Hürriyet. Bekir Ozan ile ilgili habere Ozan İpek'in fotosunu koymuşlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazetelerdeki haberlerin kalitesi neden bu kadar kötü, demek bu basit ve genelde yalan&amp;nbsp;haberler rating alıyor diye düşünüyordum bazen, ama şimdi anladım ki gazetelerde çalışanların kapasiteleri ve bilgileri bu kadar.. Adamların futbolla alakaları yok. Futbolla biraz ilgilenen bir adam Ozan İpek'le Bekir Ozan'ı ayırd edebilir, onu da yapamıyorsan google'a sor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6818021028778870947?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6818021028778870947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6818021028778870947&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6818021028778870947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6818021028778870947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/hurriyet.html' title='Hurriyet !'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQoUBAwGgqI/AAAAAAAABjc/lW_vx_q5L6o/s72-c/ozans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4793531970572518503</id><published>2010-12-13T23:19:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T23:25:22.228-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Puan Durumu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcZUc3vRKI/AAAAAAAABjY/h5qi9T-Jl9s/s1600/16+hafta.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcZUc3vRKI/AAAAAAAABjY/h5qi9T-Jl9s/s400/16+hafta.jpg" width="311" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir Trabzonspor taraftarı olarak şunu söyleyebilirim ki, puan durumuna bakmak çok zevkli.. Gün içinde ara ara açıp bakıyorum, tüm taraftarlara da tavsiye ederim.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa lider olduğumuz için ya da görmemişlikten değil, yıllardır hiç bir takımın ligi bu kadar domine ettiğini görmemiştik.. Biraz '96-2000'li yıllarda Galatasaray ve Lucescu'nun son yılındaki ilk yarı Beşiktaş'ın da buna benzer&amp;nbsp;tablolar görmüştük ama onlarda bile diğer büyük kulüpler yarışa bu kadar uzak kalmamışlardı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet &lt;strong&gt;lig biraz erken koptu bu yıl&lt;/strong&gt;, ama yine de umarım bizim futbolcular da benim gibi puan durumuna bakıp "şampiyon olduk" diye sevinmiyorlardır, daha ligin bitimine çok var..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4793531970572518503?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4793531970572518503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4793531970572518503&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4793531970572518503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4793531970572518503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/puan-durumu.html' title='Puan Durumu'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcZUc3vRKI/AAAAAAAABjY/h5qi9T-Jl9s/s72-c/16+hafta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-7007885907437408621</id><published>2010-12-13T23:11:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T23:11:27.311-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor Medyası'/><title type='text'>Fanatik !</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcW2Sbe2VI/AAAAAAAABjU/Olp6x9g2_cY/s1600/karaman-kural.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcW2Sbe2VI/AAAAAAAABjU/Olp6x9g2_cY/s400/karaman-kural.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Fanat'k gazetesi haber yapmış, Ünal Karaman ve Turgut Kural futbolcu arıyorlar diye. Haberin screen shot'u yukarda, belki değiştirirler diye aldım. Sanırım haberdeki saçmalığı farkettiniz,&amp;nbsp;Unal Karaman&amp;nbsp;ve Turgut Kural ile&amp;nbsp;ilgili bu haberin fotoğrafı olarak Hugo Broos'un fotoğrafının kullanılması saçma olmuş.. Turgut Kural'ın fotoğrafı kullanılsaymış daha iyi olabilirmiş, haberle uyumlu olurdu en azından.. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Belki de Fanatik Gazetesi yeni bir habercilik anlayışına başlamıştır, haberle alakasız fotoğraf haberciliği !!! Belki bundan sonar haberleri böyle verecekler hep.. Yarın "Aykut Kocaman, Niang'a güveniyor" haberinin altında Mourinho ve Sabri fotoğraflarını görebiliriz..&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-7007885907437408621?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/7007885907437408621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=7007885907437408621&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/7007885907437408621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/7007885907437408621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/fanatik.html' title='Fanatik !'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQcW2Sbe2VI/AAAAAAAABjU/Olp6x9g2_cY/s72-c/karaman-kural.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-8747412757439557635</id><published>2010-12-13T00:41:00.000-08:00</published><updated>2010-12-13T00:56:38.082-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İBB'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Şampiyonluğa Gitmek</title><content type='html'>&lt;strong&gt;İstanbul B.B. 1 Trabzonspor 3&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQXQVLqZteI/AAAAAAAABiw/M3LZjA3w820/s1600/6053-1A2G7K5S.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQXQVLqZteI/AAAAAAAABiw/M3LZjA3w820/s320/6053-1A2G7K5S.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Şampiyonluğa giderken oynadığınız maçların çoğunu iyi oynayarak kazanmak zorundasınızdır, ama her zaman her maçı aynı şekilde kazanamazsınız.&amp;nbsp;Bazen kötü oynayıp kazanmanız gerekir, bazen hakemle bazende şansla kazanmak lazım.. Ama bazende, dün İBB karşısında olduğu gibi futbol oynayarak değil savaşarak, mücadele ederek zorla kazanmanız gerekir, 3 puanı söküp almanız gerekir. Trabzonspor şampiyonluk yolunda işte böyle bir İBB maçı kazandı dün akşam, hem de 60bin seyirci önünde.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Tabi bu maçta tartışmalı bir penaltı durumu var ki galibiyeti bu penaltıya bağlamak çok yanlış olur, çamur atmak olur, maçın gerçeklerini görmemek olur.. Penaltı olmasa dahi Trabzonspor her dakika İBB direncini kırmaya biraz daha yaklaşıyordu. Futbol oynayarak değil, zorlayarak yapıyordu bunu. Ve gol kaçınılmazdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi neden penaltı pozisyonu o kadar önemli değil bunu anlatmaya çalışıyim; rakibin üzerine çöktüğünüz zaman pozisyon bulursunuz, rakip hataya zorlanır. Sonuçta top rakip ceza sahasına yakın yerlerde gezer. Bu ne demektir, top ceza sahası içine doğru gider fırsat buldukça, forvetleriniz istekli ve arzulu ise rakip için hata yapmak an meselesi olur.. Dünkü maçta Trabzonspor'un yaptığı da buydu tam olarak, oyunu rakibin sahasına yıkmak, baskı kurmak süreki zorlamak...&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sonuçta penaltı daha önceden gelebilirdi, ki verilmeyen daha net bir penaltı da var öncesinde. Geçen hafta Gaziantepspor karşısında penaltı 30. dakikada geldi örneğin. O yüzden penaltının şekline ve dakikasına çok takılmamak lazım. Önemli olan Trabzonspor'un sürekli hücum etmesi rakibi hataya zorlaması. Umut'un kaleci ile karşı karşıya kaçırdığı golde de örneğin, rakibin hatası söz konusu. O yüzden penaltı ile maçın alındığı düşünülmesin. Hakem o penaltıyı vermesiydi dahi, daha sonra belki maçın son dakikasında Trabzonspor yine golü ve 3 puanı bulacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQXfrd0C5fI/AAAAAAAABi0/a1s3LunF4ak/s1600/olimp3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="168" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQXfrd0C5fI/AAAAAAAABi0/a1s3LunF4ak/s640/olimp3.jpg" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluğa gitmek dedim maç için,&amp;nbsp;çünkü bu maçta şampiyonluğa giden bir takımda görülen birçok şeyi görebildik maçta. Bunlardan biri de taraftar. Sanırım 60bin cıvarı bir taraftar söz konusuymuş. Trabzonspor'a ve şampiyonluğa giden bir takıma yakışan bir tribün izledi tüm Türkiye. Bir gövde gösterisi oldu açıkcası.. Belki 5bin kişiye oynanmış olsaydı bu maçtan 3 puan çıkmayabilirdi. Bu açıdan taraftarı da ayrı bir kenara koymak lazım. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;Bir başka şampiyonluğa giden takım özelliği olan "geniş kadro" yu da gördük maçta. İki hafta öncesine kadar takımın yıldızı olan Jaja'nın nasıl döküldüğünü, taraftarın sevgilisi Yattara'nın nasıl saçmaladını gördük. Şimdi kadronuz geniş olmazsa bu oyuncuları sahada tutmaya mecbursunuz ve bunun sonucunda hem maçı alamazsınız hemde bu futbolcular taraftarın tepkisini alır ve demoralize olur ve bu durum diğer maçlara da negatif yansır. Yıllarca Umut'un yaşadığı olumsuzluk buydu, Teo'nun gelmesiyle Umut'un rahatlamasının nedeni işte biraz da burda. Yattara ve Jaja bu kadar kötü olduğunda Engin ve Alanzinho kozlarınızı oynayabiliyorsunuz, ve bu iki oyuncuda aslında maçı koparan adamlar oldular. İşte bu kadro genişliği şampiyonluğa giden bir takım özelliği. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'un geniş kadrosuyla ilgili şöyle ilginç bir nokta da, hücum oyuncularının farklı yerlerde oynayabiliyor olması. Burak ve Umut'un forvetin yanı sıra, sağ açık ve sol açık oynayabiliyor olmaları, Jaja'nın aynı şekilde bu pozisyonlara ilave olarak forvet arkası oynayabilmesi, Engin, Yattara, Alanzinho'nun her iki kanatta oynayabilmeleri alternatif sayısını niceliğin yanı sıra nitelik olarak da genişletiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi burda kadro genişliği demişken, çok da geniş kadro var deyip rehavet olmaması lazım Trabzonspor açısından. Zira, nazar değmesin, takımda sakat oyuncu pek yok. Rakiplerinin çok dertli olduğu bu konuda Trabzonspor pek sıkıntı yaşamıyor ama özellikle hücum hattında Teofilo profilinde bir alternatif şart gibi. Özellikle ikinci yarıda "soğuk kanlı son vuruş" ihtiyacı olacak bolca, ve bu son vuruş biraz Jaja dışında diğer hücum oyuncularında pek yok.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek, İBB'nin hakkını vermek lazım. Trabzonspor'u zorlayan rakiplerden biri oldu bu yıl. Zaten şampiyonluk yarışında zirveye oynayan takımlara çelme atamayı seven bir takım İBB, geçen yıl Bursa ondan önceki yıl Trabzonspor ve Sivasspor'un canı yanmıştı İBB maçlarında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İBB yine puan almak istiyordu dişli rakibinden ve sert futbolla ve takım savunmasıyla etkisiz hale getirmeye çalıştı rakibini. 25 tane faul yapmış maç boyunca İBB, (Trabzonspor 19) bu maçın genelde iki taraf için de sert olduğunu gösteriyor. Toplam 44 faul, ortalama iki dakikada bir faul demek. Bu maçın da temposunu düşüren, Trabzonspor'un da kesintisiz baskı kurmasını engelleyen bir durum oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine İBB'nin savunmayı takım halinde yapmaları, sürekli yardımlaşmaları, boş alan bırakmamaları her nekadar antifutbol gibi görünsede aslında modern futbolun içinde olan şeylerdi. Trabzonspor gibi büyük bir kulüpsenizde bu drenci kırmayı bilmeniz gerekir (Shuster gibi çamur atmak değil)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İBB takımına kadro olarak baktığımızda ise, büyük takımlarda oynasın diyebileceğimize pek bir oyuncu göze çarpmıyor. Milli takımda düşünülen ve Trabzonspor'un istediği Gökhan Süzen'in Cale'den çok bir artısını göremedik. İbrahim Akın ve bir dönem yeni Fatih Tekke olarak lanse edilen Ali Güzeldal oyuna girdiler mi girmediler mi belli değil. Bir dönemin wonderkid'i Tevfik Köse yokları oynadı. Tum'un ve Holmen mücadele olarak ön plana çıkması dışında göze batan bir oyuncu olmadı İBB adına. Burda Abdullah Avcı'yı tebrik etmek gerekir işte. Bu kadroyla bu futbol, bu mücadele verilebiliyorsa, bu kadar puan toplanabiliyorsa Abdullah Avcı'nın takım oyunu sayesinde oluyor demektir bunlar, ben bugün bunu anladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor ise her zaman oynadığı oyunu oynama çalıştı maç boyunca ama gerek İBB'nin direnci gerek maçın bol faullü olması gerek psikolojik nedenlerden dolayı beklediğimiz güzel futbol gelmedi pek. Oynamaya çalıştı Trabzonspor ama oynayamadı. Burda devreye, güzel oyun yerine yazının başında bahsettiğimiz hırslı ve mücadeleci oyunu sokarak&amp;nbsp;maçı aldı diyebiliriz Trabzonspro için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak'ın ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu gördük. Gol vuruşu olmayan biri olarak sol ayağıyla böyle bir vuruş yapabilmesi sadece özgüvenle açıklanabilir. İşte bu sürekli oynamanın ve hocanın kendisine güvendiğini hissetmesinin bir sonucu (Galatasaray'da Servet'in bir ara anlatmaya çalıştığı ama Galatasaray'lıların anlamadığı güven meselesi). Alanzinho'nun sürekli ilk 11 oynamamasına rağmen kendini hep hazır tutması ve oyuna girdikten sonra skora etki etmesi yine Şenol Hoca'nın onu motive etmesiyle (takım için ne kadar önemli olduğunu ona anlatması) direk alakalı bir durum. Umut ise tüm dikkatlerin, beklentilerin ve&amp;nbsp;baskının&amp;nbsp;kendi üzerinde olmadığı zamanlarda, rahat olduğunda takıma neler katabildiğini gösterdi. Yattara ve Jaja maçın bekleneneni veremeyenleriydi ama onlardan da performans alacaktır Şenol Hoca bir şekilde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın ardından puan durumuna baktığımızda ise bu akşam olası bir Bursaspor yenilgisinde ikinci ile arasında 8 puan puan fark olacak Trabzonspor'un. Rehavet olmadığı sürece şampiyonluğa götürür bu fark bir takımı. Ama ikinci yarı işlerin daha da zor olacağını unutmamak lazım. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş deplasmanları, içerde daha çok kapanacak takımlar her geçen gün işi biraz daha zorlaştıracaklar. Özellikle devre arası yapılacak bir santrafor transferi hem yarışta alternatif olması açısından hem de önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi öncesi uyum sürecini atlatması açısından şart. Bu oyuncunun Fatih Tekke olmaması çok önemli bu arada, çünkü alınacak oyuncu ligde olduğu kadar önümüzdeki yıl Şampiyonlar Liginde de takıma fayda sağlamalı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;Fotoğraflar resmi site ve bmn'den..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-8747412757439557635?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/8747412757439557635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=8747412757439557635&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8747412757439557635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8747412757439557635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/sampiyonluga-gitmek.html' title='Şampiyonluğa Gitmek'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQXQVLqZteI/AAAAAAAABiw/M3LZjA3w820/s72-c/6053-1A2G7K5S.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4174482731395995691</id><published>2010-12-10T01:44:00.000-08:00</published><updated>2010-12-10T01:44:48.808-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>STSL'de 16. Haftaya girerken</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Eskişehirspor&lt;/span&gt; - Beşiktaş &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş çok&amp;nbsp;zorlu Gençlerbirliği, Konyaspor,&amp;nbsp;Galatasaray ve Bursaspor virajından 3 galibiyet 1 beraberlikle çıkmayı başardı, ki bu çok önemlidir. Ben bu kadarını beklemiyordum, ki daha önce de yazdım, Beşiktaş bu virajdan çıkamaz dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir mağlubiyet almış olsaydı bu arada, hele de Bursaspor veya Galatasaray maçlarından birini kaybetmiş olsaydı şampiyonluktan kopmuş olacaklardı. Ama bu şekilde virajdan çıkarak liderle arasınadaki 9 puanlık farkın açılmasını engellemiş oldu ve daha da önemlisi mental olarak ligde kaldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun önemini şu açıdan anlatmaya çalışıyım. Bugün Eskişehirspor deplasmanında futbolcular zirve için mücadele edecekler, çünkü yarışın içinde olduklarının farkındalar. Ama, örneğin Bursaspor maçını kaybetmiş olsalardı bugün uğruna mücadele edecekleri bir şampiyonluk ümidi olmayacaktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim Eskişehirspor'a. Eskişehir'de iki tane eksik var. Biri stad, diğeri teknik direktör.. Bugün koyun Şenol Güneş'i, Ersun Yanal'ı, Ertuğrul Sağlam'ı, Şota'yı Eskişehir'e, bir de Kayseri Kadir Has stadını, alın size Anadolu'dan bir şampiyon daha.. Taraftar var, atmosfer yaratacak stad yok.. Futbolcu var yönetim var maddi kaynak var, kadro kurup futbol oynatacak hoca yok.. Kayseri'de de mesela taraftar yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim futbola.. İki takım da futboldan ziyade puan için oynuyorlar son haftalarda. O yüzden bir kör döğüşü, son yıllarda moda olan kaos futbolu izleyebiliriz. Kritik dakikalarda şanslı olan takım maçı alabilir diye düşünüyorum. Beşiktaş'ın maç günü Eskişehirspor'a gitmesi (yol yorgunluğu), Batuhan'ın kendini göstermek istemesi, Ersan ve İbrahim Toraman'ın Batuhan karşısında zorlanacak olması, Q7'nin olmaması Guti'nin Eskişehirspor'un sert oyunu karşısında sinecek olması gibi nedenlerden dolayı oyunun kritik dakikalarında Eskişehirspor gülecekmiş gibi geliyor bana. Benim tahminim her nekadar maç 0-0 gözüksede, Eskişehirspor maçı 2-1 alır. Beşiktaş için kötü olur bu mağlubiyet, onu da belirteyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: white; color: blue;"&gt;Karabükspor &lt;/span&gt;- &lt;span style="color: red;"&gt;Antalyaspor &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonucunu merak ettiğim maçlardan biri. Antalyaspor kötü başladığı ligde sonradan toparlanırken, Karabükspor'da iyi başladığı ligde Cernat'ın sakatlığından sonar topallamaya başladı. Antalyaspor 22, Karabük ise 21 puanda, yani 6 puanlık maç oynayacaklar. UEFA kupası mücadelesinde kazanan için iyi bir avantaj olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Emenike faktörünü de düşünerek Karabükspor avantajlı gibi görünüyor, ama Mehmet Özdilek ve mütevazi kadrosunu da küçümsememek lazım. Güzel futboldan ziyade bir futbol savaşı izlenebilir. Emenike ve Necati Ateş'ten gol vuruşunu kim iyi yaparsa maçı onun takımı kazanacaktır. Beraberlik kokan maç için skor tahminim 1-1. Eğer biri kazanacaksa, yada handikap oynamayı düşünenleriniz varsa galibiyete yakın olan taraf Antalyaspor derim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Bucaspor &lt;/span&gt;- Manisaspor &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege derbisinde, kazanan Manisaspor olur. Makukula atar. 0-2 skor tahminim. Bucaspor doğru yönetimle çıktığı süper ligden, yanlış yönetimle düşecek gibi. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt; - Gençlerbirliği &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serkan Çalık Galatasaray'a gol atacam diye demeçler verip duruyor. Bir Trabzon'lu olup Trabzonspor'a gol atması dışında birşey yaptığını görmedik henüz, bakalım bu hafta atabilecek mi golünü. Ama potansiyelli futbolcu, onu da belirtelim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Galatasaray bu maçı alır diyorum, muhtemelen 2-1 gibi bir skor olabilir. Ama bu Galatasaray iyi oynadığı için değil, Gençlerbirliği kötü olduğu için. Yine de kuponlarda uzak durmakta fayda olabilir, çünkü bu haftanın sürpriz kokan maçı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sivasspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="color: lime;"&gt;Konyaspor &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bir kör döğüşüyle daha karşı karşıyayız.. İki tane defansif mentaliteye sahip, hücum anlayışları ilerideki adamlara topu şişirmek olan teknik direktörün, iki tane dan-dun oynayan pas yapmaktan aciz sert futbol oynayan takımın maçı. İzlemesi işkence olması muhtemel. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Total futbol için Barcelona-Arsenal maçı ne ifade ediyorsa, kaos futbolu için de bu maç onu ifade ediyordur.. Hiddink'in Türk Futbolunu anlamak adına izlemesi gereken maç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın galibi tamamen tesadüfe bağlı. Muhtemelen iki hoca da maçtan sonra hakeme veryansın edecek, hırslarını hakemden çıkartacaklar. Kırmızı kart olması çok muhtemel. Bol pozisyonda olabilir, hiç pozisyonda olmayabilir.. Ama organize bir atakla gelişen pozisyon olmayacağı kesin. Muhtemelen ortasahadan yapılan bir ortayı Mehmet Yıldız indirip gol atmaya çalışacak. İki takım için de bu tip pozisyonlar olabilir. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Skor tahmini yapmıyorum. İlla bahis oynıycam diyorsanız, yazı tura atın derim. Aynı şey, tamamen şans faktörü ve tesadüfler galibi berirleyecek. 0-0 gibi duruyor maç, hadi yaptım gene tahminimi.. Bu arada havada 0 derecenin altında olacakmış, futbolcular adına hem sert, hem soğuk, sakatlık riski de yüksek maç, dikkatli olmaları lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;İstanbul B.B.&lt;/span&gt; - &lt;span style="color: blue;"&gt;Trabzonspor &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQH1FYxEiZI/AAAAAAAABio/MT2s7sm9LAw/s1600/img0091z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQH1FYxEiZI/AAAAAAAABio/MT2s7sm9LAw/s320/img0091z.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bakalım seyirci rekorunu kırabilecek mi Trabzonspor. Muhtemelen 60bini geçecek gibi taraftar sayısı. Rekor olmasa bile 60 bin kişinin önünde oynamak müthiş olsa gerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul B.B. iyi futbol oynamaya çalışan, süper lig gereklerini yerine getiren, saygı duyulması gereken mütevazi bir takım. Şampiyonluğa oynayan takımlara çelme atmasıyla meşhur özellikle. Geçen yıl Bursaspor, ondan önceki yıl Sivasspor ve Trabzonspor önemli puan kayıbı yaşadılar İ.B.B. karşısında. Trabzonspor her nekadar yarışta avantajlı gibi gözüksede olası bir puan kaybı düşünülenden daha çok zarar verecektir Trabzonspor'a. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki takımın da futbol oynamaya çalışacağını düşünerek güzel maç olacağını tahmin ediyorum. Trabzonspor'a uğurlu gelen bu stad bakalım bu sefer, en çok ihtiyacı olan maçtada uğurlu gelecek mi ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'a uğur getiriyor, bu stadda maç kazanıyor demişkem şu hatırlatmayı da yapmak lazım. Trabzonspor gibi futbol oynamaya çalışan takımlar bu tip güzel zeminli stadlarda her zaman iyi futbol oynayıp kazanırlar. Trabzonspor'un avantajı aslında bu. Helede karşıdaki takım da sertlik ve antifutboldan uzaksa Trabzonspor gibi takımlar için iş daha da kolaylaşıyor. O yüzden İ.B.B. gibi bir takıma karşı bu stadda hep rahat galibiyetler aldı Trabzpnspor. Bursaspor karşısında oynadıkları Süper Kupa maçı için de aynı şey geçerliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç tahmini olarak Trabzonspor alır, hatta 3-1 veya 4-1'lik skorlarla alır diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gaziantepspor - &lt;span style="color: red;"&gt;Kayserispor&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQHoC8ZNMtI/AAAAAAAABik/rJO3Hy5QDMw/s1600/shota-tolunay.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQHoC8ZNMtI/AAAAAAAABik/rJO3Hy5QDMw/s320/shota-tolunay.jpg" width="109" /&gt;&lt;/a&gt;Tolunay Kafkas vs. Şota Arveladze. İkisi de, küçükken odamın duvarındaki Trabzonspor'un posterinde olan, küçüklüğümün Trabzonspor'unun önemli isimleri. Tolunay geçen yıl Kayserispor'dan ayrılırken yerine tavsiye ettiği de Şota. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Burada Kayserispor-Tolunay ilişkisinin medeniyet seviyesi de tüm Türkiye'ye örnek olacak bir ilişki. Ama malesef bizde Ankaragücü-Hikmet Karaman veya Ümit Özat ilişkileri daha yaygın. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Maça gelirsek, ortada tipik bebarberlik maçı gibi duruyor. Kayserispor'un ciddi eksikleri var, ama gençlerle güzel top oynamaya çalışıyorlar. Gaziantepspor'un iyi bir kadrosu, çok iyi bir kalecisi var ama kötü futbol oynuyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaleci demişken, hakkatten çok iyi bir kaleci Karcemaskas ama bu kaleci için heba edilen arkada bir Türk kaleci var, Mahmut. Geçen yıl iyi maçlar çıkarıyordu, şu anda yedek. Umarım yedekliği onun için bir kayıp olmaz, aksine Karcemaskas'tan birşeyler öğrenmek için fırsat olarak kullanır bunu. Trabzonspor'un kalecisi Onur'un Sylva'dan öğrendiği gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğim gibi tipik bir beraberlik maçı gibi duruyor, Kayserispor galibiyete biraz daha yakın gibi. Maç tahminim 1-2 Kayserispor alır. Zor bir maç olacak, Tolunay ve Şota'yı tekrar aynı fotoğraf içinde görmek de güzel olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: yellow;"&gt;Ankaragücü&lt;/span&gt; - &lt;span style="color: blue;"&gt;Fenerbahçe &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan &lt;a href="http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/13-hafta-itibariyle-ligde-gidisat.html"&gt;üç hafta önceki yazımda&lt;/a&gt; Fenerbahçe için şöyle söylemişiz ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Fenerbahçe şimdi Bucaspor maçından sonra sırasıyla İBB, Karabükspor, Ankaragücü ve Sivasspor maçlarını oynayacak. Fenerbahçe bu maçları rahat kazanabilecek kapasitede, eğer ciddiyetle oynarlarsa bu beş maçtan çıkacak 15 puan onları ilk yarı sonunda zirveye bile taşıyabilir. Bu özgüvenle de yarışı sonuna kadar götürebilir." &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe bu maçları kazanarak tekrar potaya giriyor. Bu açıdan bu maçı da bırakmayacaklardır. Ve maçı Fenerbahçenin alacağını düşünüyorum, ama haftanın sürpriz kokan bir diğer maçı. Ümit Özat'lı Ankaragücü dengesiz sonuçlar alıyor. Aslında bu iyi birşey, adamın birşeyler yapmaya çalıştığını gösterir, istedikleri oturdukça takımda daha başarılı olacaktır, ama Ankaragücü yönetiminde o bilinci göremiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'ye gelirsek, bu beş maçlık galibiyet serisi yarışa ortak olması açısından iyi olacak ama öte yandan şampiyon olmak istiyorlarsa devre arası transferi şart. Kadroda geniş gözükmele beraber, işe yaramayan çok adam olması kadroyu dar bir kadro haline getiriyor. Kazım, Santos, Christian, Uğur Boral, Caner, Özer, Gökhan Ünal gibi bir çok verim alınmayan oyuncu var. Böyle olunca şampiyonluk için ihtiyaç olan geniş kadroyu yakalabilmek adına transfer şart oluyor. Ama bu beş galibiyet ve yarışa ortak olunması bu ihtiyacı gizleyebilir ki bu da beş galibiyetin Fenerbahçe için dezavantajı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç tahminim 1-3 Fenerbahçe. Ama yine de kuponlarda uzak durulması gereken bir maç, açıkcası sürprize açık, olası bir Ankaragücü galibiyeti beni şaşırmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #38761d;"&gt;Bursaspor&lt;/span&gt; - &lt;span style="color: magenta;"&gt;Kasımpaşa&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor rahat alır diye düşünüyorum. Bursaspor hernekadar şampiyonlar liginde çok kötü sonuçlar almış olsalarda çok güzel futbol oynuyorlar, oynamaya çalışıyorlar ve sürekli üzerine koyuyorlar. Kadroları geniş, ve bundan sonra lige daha da çok asılacaklardır. Sercan, Insua, Volkan Şen, İbrahim Öztürk, Wederson, Turgay Türkiye Ligi standardlarının üzerinde oyuncular, ve herşeyden önce takım olarak takım oyunu oynuyorlar. (bazen Sercan ve Volkan sapıtabiliyor) Trabzonspor'un oynadığı oyuna en yakın olarak Bursaspor'u görüyorum, sadece biraz daha temposu düşük ve son vuruşlarda kalite olarak biraz daha zayıflar. İkinci yarıda şampiyonluk yarışı Trabzonspor, Bursaspor ve Fenerbahçe arasında geçecek gibi ve ilk ikiyi Trabzonspor ve Bursaspor'un alması sürpriz olmayacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skor tahminim 3-0 Bursaspor. Yine de Yılmaz Vural Hoca'mıza olan saygımızı belirtip, olası bir sürprizin bizi şaşırtmayacağını söylemiş olalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuponlarımızı da yaptık bakalım ne olacak bu hafta&amp;nbsp;...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4174482731395995691?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4174482731395995691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4174482731395995691&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4174482731395995691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4174482731395995691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/stslde-16-haftaya-girerken.html' title='STSL&apos;de 16. Haftaya girerken'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TQH1FYxEiZI/AAAAAAAABio/MT2s7sm9LAw/s72-c/img0091z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-1034839478269727571</id><published>2010-12-05T23:47:00.000-08:00</published><updated>2010-12-06T00:17:13.380-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor 2 Bucaspor 0</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPySdeTIrPI/AAAAAAAABig/6irR_ladxZA/s1600/collman.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPySdeTIrPI/AAAAAAAABig/6irR_ladxZA/s320/collman.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Maçın ilk 10 dakikası bittiğinde, oyuna ve gelen gole bakınca yorumum "fark olur" oldu.. Trabzonspor yine bu yıl sık sık oynadığı, oyunu domine eden baskın oyun tarzını ortaya koymuş, sezon başından beri övgüyle bahsettiğimiz futbolunu oynuyordu. Skorda 1-0'a gelince rakibin de drencinin düşeceğini düşünerek böyle bir yorum yaptık. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor ilk yarı fark yorumumuzun hakkını verecek şekilde oynadı diyebiliriz. Yine bol paslı, tempolu ve presli oyunuyla oyunu istediği gibi yönlendirdi. Ama Bucaspor'un kapanan taktiğinde disiplinden taviz vermemesi, Trabzonspor forvet hattının son paslarda etkili olamaması&amp;nbsp;skorun artmasına engel oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahada aynı anda Jaja-Alanzinho-Yattara gibi pres gücü düşük 3 oyuncuyu tutmak, ligimizde Şenol Güneş dışında bir hocanın pek yapabileceği bir şey değil, bu üçünü aynı anda&amp;nbsp;izlemek de çok zevki ayrıca. 3-4 maç yanyana oynasalar, biraz daha uyum sağlasalar çok işler yapacaklar belli.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada önemli olan nokta takımın hücumcular ve defanscılar diye ayrılmamış olması. Yani, bir başka takım böyle bir kadro ile sahaya çıksa muhtemelen Jaja-Yattara-Alanzinho-Umut dörtlüsü hücum yapıp diğerleri defans yapmaya çalışacaklardı. Ziya Doğan döneminde bolca böyle maçlar izlemiştik, Yattara-Gökdeniz-Fatih hücum et, diğerleri defansa yat. Ama bugün Trabzonspor'a baktığınızda, hücum oyuncularının dışındaki oyuncularında hücuma katkı yaptığını görüyoruz; bir pozisyonda Cale'nin kaleciden dönen şutunu Serkan'ın tamamlandığını görüyoruz, ofsayt diye verilmeyen gol. Ama önemli olan, tekrar altını çekiyorum, solbek şut çekiyor, sağbek tamamlıyor.. Öte yandan, tam tersi durumda hücum oyuncuları için geçerli. Adamlar yeri geliyor hücumda preslerini yapıyorlar, yeri geliyor Umut'u Jaja'yı özellikle Trabzonspor ceza yayı üzerinden top çıkartırken görüyoruz. Takım oyunu denen şey biraz da bu işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar güzel şeyler.. Gelelim bir de maçın ikinci yarısına.. Trabzonspor'a şampiyonluğu bile kaybettirebilecek bir hava çöküyor takımın üstüne birden. Bir rehavet, bir maçı aldık havası, bir gevşeklik.. Puan kaybına çok rahat neden olabilirdi bu rahatlık. Geçen yıllarda böyle çok puanlar kaybedildi Avni Aker'de, bu yıl da Manisaspor maçının 1-0 öndeyken nasıl gittiğini hala hatırlıyoruz.. Bu rahatlığa bir çözüm bulunması lazım, takımın 90 dakika boyunca motivasyonlarının üst düzey olması şart..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jaja kalitesini her maç göstermeye devam ediyor, sanırım Türkiye Liginin üzerinde bir oyuncu ve seneye Şampiyonlar Liginde oynaması halinde ciddi paralara Avrupa'ya gidebilir. Ama temposunu biraz daha arttırması lazım, özellikle son 30 dakika çok düştü oyundan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPySa2lCDII/AAAAAAAABic/_efALoCB1hs/s1600/jajj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPySa2lCDII/AAAAAAAABic/_efALoCB1hs/s320/jajj.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Haftaya Trabzonspor İ.B.B. deplasmanına gidiyor ama pek deplasman olacak gibi değil sanırım. Olimpiyat stadı dolacak gibi. Biz de orda olmayı isterdik ama işlerimiz nedeniyle olamayacağız sanırım.. Güzel maç olacağı kesin, yıllardır Trabzonspor'u fazla zorlayamayan ama şampiyonluğa oynayan her takıma çelme takan İ.B.B. bakalım bu sefer ne yapacak..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Maçla ilgili son bir not daha.. Maçta skorboard'da biletli seyirci sayısı 16,840 olarak gösterildi. Benim bildiğim Avni Aker'in kapasitesi 25bin cıvarında ve maçta stadda %95 oranında doluydu.. Yani nerden baksanız 8-9 bin kişilik bir kaçak var gibi ? %50'e yakın yani. Yönetimin bu işin peşine düşmesi lazım, burda ciddi bir yanlışlık var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bucaspor'a gelince sezon başında Bülent Uygun'a güvenmenin faturasını ödemeye devam ediyorlar. Benim hala küme düşme adayım. Manucho iyi futbolcu bu arada, ligimizde uzun yıllar oynar.. Eğer iyi bir takımda oynar ve gelişim gösterebilirse, tekrar Avrupa'nın büyük takımlarına bile gidebilir..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;fotolar resmi siteden..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-1034839478269727571?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/1034839478269727571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=1034839478269727571&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1034839478269727571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1034839478269727571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/12/trabzonspor-2-bucaspor-0.html' title='Trabzonspor 2 Bucaspor 0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPySdeTIrPI/AAAAAAAABig/6irR_ladxZA/s72-c/collman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-1668285387947187437</id><published>2010-11-29T23:24:00.000-08:00</published><updated>2010-11-29T23:24:48.604-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Barcelona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Real Madrid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='La Liga'/><title type='text'>Mourinho'lu Real'i evire çevire yenmek !</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPSftloN7_I/AAAAAAAABiE/k4QpR5IpTgs/s1600/barc2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPSftloN7_I/AAAAAAAABiE/k4QpR5IpTgs/s320/barc2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki fotoğraf, hele de Alves'in kendinden geçmiş "şuh" bakışları Real'i yenmekten nasıl bir tad aldıklarını çok iyi anlatıyor. Muhtemelen Şampiyonlar Ligi'ni kazanırken bile bu kadar keyif almıyorlardır. Ezeli rakibinize 5 atmak, sadece ezeli rakibinize değil, Mourinho'ya da beş atmak.. 5 atmak deyimi bile hafif bile kalıyor aslında, çünkü 5 atmanın da ötesinde futbol olarak ezmek, aşağılamak ve küçük duruma düşürmek var burda.. Hepsinin vermiş olduğu hazzı Alves'in gözlerinde görebiliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbola gelirsek, Barcelona baştan sona kadar zaten son üç yıldır yaptığı gibi futbolun zirvesindeydi. Skordan önce futbolla ezdi rakibini, ve skordan daha ağır gelen bir futbol üstünlüğü kurdu. Maçın nerdeyse tamanında Total Futbol denen bol paslı ve hareketli oyun sisteminin mükemmellik çizgisinde oynadılar. &lt;strong&gt;Hele de maçın ikinci yarısının bazı bölümlerinde artık Futbol oynamaktan da çıktılar, başka bir şey oynamaya başladılar&lt;/strong&gt;. Ben diyim ortada sıçan, siz deyin Japon kalesi. Real'in zaman zaman uygulamaya çalıştığı yoğun prese rağmen top bile göstermediler rakibe. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar aşağılanmaya da alışık değil tabi Real'li oyuncular doğal olarak, adamlar error vermeye başladılar. Rakibi delirtmek denen şey bu olsa gerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı müthiş keyifle izledik. Dünya kupası finali ve şampiyonlar ligi dahil pek çok maçta böyle keyif alma imkanı olmuyor. Barcelona nasıl futbol basit ve hızlı oynanırın dersini tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Genç futbolcuların haftada iki kez bu maçı düzenli olarak izlemelerini tavsiye ederiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Mourinho... Mourinho bunu&amp;nbsp;unutmayacaktır. Maçın sonlarında kenarda pısmış bir şekilde oturan Mourinho'nun bakışlarında mağlubiyetin acısı değil intikam planlarını görmek mümkündü. Mourinho bu işin acısını çıkartacaktır. Bu yıl olmasa bile ikinci yılında Barca'yı devirecektir. Bugün Real'e karşı defansif bir kadroyla ve oyun anlayışıyla çıkmış olsaydı belki fark yemezdi hatta berabere bile kalabilirdi ama o Inter gibi değil &lt;strong&gt;Real gibi oynamayı tercih ederek, bugün fark yemek pahasına da olsa yarınlarını kurtardı aslında&lt;/strong&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Mesut. Mesut çok silikti, maçın ağırlığını kaldıramadı diyebiliriz. Hatta bu seviyenin oyuncusu mu acaba soruları uyandırdı zihinlerde. Real'in göderdiği Van Der Vaart, Sneijder&amp;nbsp;veya Robben'den daha iyi olduğunu gösteremezse yerini kaptırır. Özellikle fizik anlamında biraz daha agresif olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzema'ya da iki kelam etmek lazım. Bu adam Avrupa'nın yeni Pappen, Hanry ve v.Nisterloy karışımı bir forvet olarak geliyordu. İnanılmaz atletik yapısının yanında soğukkanlılık ve bitiricilik üst düzeydeydi. Herşey hala var ama beli iki kat kalınlaşmış son iki yılda. Afedersiniz götü kocaman olmuş. Bildiğiniz Hasan Şaş gibi olmuş, oysa bu adam Ronaldo veya Mesut inceliğinde ve atletlliğindeydi. Eğer belini inceltemezse işi zor Real'de.. Mourinho adam ederse eder, yoksa seneye Manchester City yolları taştan ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MESSİ Mİ RONALDO MU ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPSfyMQuu-I/AAAAAAAABiI/LMKgASbGbv8/s1600/mes-cr.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="218" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPSfyMQuu-I/AAAAAAAABiI/LMKgASbGbv8/s320/mes-cr.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Katılmayabilirsiniz ama Ronaldo'nun Messi'den çok daha iyi olduğu bir gerçek. Ronaldo herşeyden önce komple bir futbolcu ve herşeyi mükemmele yakın bir şekilde yapıyor. Dripling, kafa şutu, frikik, pas, sürat, çabukluk ve güç. Hepsi mükemmele yakın, hatta mükemmel. Messi'de de bunlar mükemmele yakın ama Ronaldo'nun attığı frikikleri atamaz örneğin, Ronaldo kadar kafa hakimiyeti de yok. Ronaldo kadar güçlü ve atletik de değil. Messi'yi küçümesmiyorum, ama kıyas yaparsak Ronaldo'nun bireysel olarak daha iyi bir futbolcu olduğunu söylüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Futbol bireysel bir spor olsaydı, Ronaldo için daha değerli bir oyuncudur da diyebilirdik. Ama &lt;strong&gt;Futbol&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;bir takım oyunu olduğu için, Messi Ronaldo'dan çok daha değerli bir hal alıyor&lt;/strong&gt;. Messi'nin oynadığı takıma yaptığı katkıyı hiçbir zaman Ronaldo yapamaz. Çünkü Ronaldo bir takım oyuncusundan ziyade bireysel bir oyuncu. Ama Messi takımıyla beraber oynayan bir adam. Evet Messi'de zaman zaman tek başına alıp gidiyor ama genel oyun mantalitesi takımıyla beraber oynama üzerine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam Messi'nin ara paslarını izlerken, Ronaldo'ya baktığımız zaman, geçen yılki El Classico'larda olduğu gibi tek başına Barca'yı yenme mücadelesi içine girdiğini görüyoruz. Ronaldo bu hatasından vazgeçmediği sürece de La Liga kariyerinde Barca'ya kaybetmeye mahkum gibi gözüküyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;not&amp;nbsp;: fotoğraflar Marca'dan ve UEFA'dan..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-1668285387947187437?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/1668285387947187437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=1668285387947187437&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1668285387947187437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/1668285387947187437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/mourinholu-reali-evire-cevire-yenmek.html' title='Mourinho&apos;lu Real&apos;i evire çevire yenmek !'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPSftloN7_I/AAAAAAAABiE/k4QpR5IpTgs/s72-c/barc2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5826176337362977347</id><published>2010-11-28T03:18:00.000-08:00</published><updated>2010-11-28T03:18:41.835-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gaziantepspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Gaziantepspor 1 Trabzonspor 3</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPI58e79HGI/AAAAAAAABhY/T--_zy_sJMg/s1600/fot1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPI58e79HGI/AAAAAAAABhY/T--_zy_sJMg/s320/fot1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Trabazonspor her gün biraz daha ciddi adımlarla şampiyonluğa yürümeye devam ediyor. Şampiyon bir takımın yapması gereken her şeyi yapıyor. Geriye düştüğü maçları soğukkanlılıkla çevirebiliyor, öne geçtikleri maçlarda ise oyunu soğutarak skoru koruyabiliyorlar. Oyun sistemini yıldız oyuncuların üzerine kurmaktansa takım oyunu oynamanın ve yardımlaşmanın üzerine kuruyorlar ama aynı zamanda yıldız oyuncularını da sırayla ön plana çıkarabiliyorlar. Yapılması gereken ne varsa bilinçli bir şekilde yapıyorlar yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’un tüm özelliklerinin yanında, bir de çok gizli bir silahı var, gerektiğinde kullandıkları bir silah bu. “Rakibi boğan baskı kurma” diyorum ben bu silaha. Bu öyle bir silah ki, geçen haftaki Bursaspor maçında olduğu gibi bazı maçlarda ihtiyaç olmadığı için kullanmıyorlar bile. Ama gerektiğinde de 20 dakika veya yarım saat kadar bu silahı kullanabiliyorlar. Bu öyle bir baskı ki, rakip takım nefes bile alamıyor. En fazla yarım saat içinde de sonuç veriyor bu baskı. Bu yıl ligde birçok maçta, bölüm bölüm bu baskının kurulduğunu gördük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaziantepspor maçında da 3. dakikada golü yedikten sonra ilk yarının sonuna kadar bu boğucu baskıyı kurdu yine Trabzonspor. Öyleki, Gaziantepspor ortasahayı bile doğru geçemedi. Bu manzarayı bu yıl Trabzonspor’un birçok maçında gördük. Zaman zaman maç, Gaziantep ceza sahasının 20 metre kadar önünde Trabzonspor’un rakibi hataya zorlaması şeklinde geçti. Gol bağıra bağıra geliyorum diyordu zaten, ve Tolunay Kafkas da bir şey yapmadan bunu izliyordu kenarda. İşte bu baskı, bu oyunu domine edebilen oyun anlayışı Trabzonspor’un şampiyonluk yarışındaki en büyük kozu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baskının sonuç vermesi çok sürmedi ve beraberlik golü de geldi. Beraberlikten sonra birkaç dakika kadar Gaziantepspor canlanır gibi oldu ama Trabzonspor’un tekrar baskıyı kurması uzun sürmedi. Yine baskı sonuç getirdi ve galibiyet golü ve kırmızı kart geldi. Ondan sonra da maç koptu zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta 20 dakikada Bursaspor maçını kazanan Trabzonspor, bu hafta da yarım saatte maçı kazandı diyebiliriz. Maçın gerisi, geçen hafta Bursaspor maçında olduğu gibi Trabzonspor’un rahat ama kontrollü oyunuyla geçti diyebiliriz. Rakibe pozisyon bile vermeden maçı bitirdiler. (Rakip 10 kişi kaldığı için rahat oldu diyebilirsiniz ama 11 kişi de olsaydı Gaziantepspor, çok bir şey fark etmezdi, geçen hafta Bursaspor maçında olduğu gibi) İşte şampiyon olacak bir takımın oynaması gereken oyun anlayışı. Gerektiğinde maçı çevirecek baskıyı kurmak, gerektiğinde oyunu soğutmak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gaziantepspor’u bu yıl pek izleyememiştim. O yüzden ayrıca dikkatli izlemeye çalıştım, ama gördümki, Tolunay geçen yıl Kayserispor’a oynattığı çağdışı futbolu şimdide Gaziantepspor’a oynatmaya çalışıyor. Taktik en yalın haliyle şöyle; şişir topu ileri, top bizde kalmasa bile presle topu kazanıp ani hücumlar yapalım. Ayrıca bol bol sert oynayalım rakip oyun kuramasın ve yılsın. Oyun kurmak mı ? Paslarla gitmek mi ? Hızlı ve tempolu oynamak mı ? Gerek yok o tip şeylere…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu futbol anlayışıyla, Gaziantepspor bu kadar puanı iyi bile toplamış. Hoş bu mantaliteyle geçen yıl bu zamanlar Kayserispor liderdi ayrı mesele ama insanların Tolunay’ın sadece bir kondisyoner ve motivatör olabileceğini bundan fazlasının pek olamayacağını neden göremiyorlar anlayamıyorum. Hele de penaltı pozisyonuna verdiği tepki, çok amatörce.. Hem agresif tepkiler veriyor, sağı solu tekmeliyor, sonra süt dökmüş kedi gibi hakeme derdini anlatıyor.. Madem sinirlendin, sinirinin arkasında dur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca pozisyon kabak gibi penaltı ve kırmızı kart, neye itiraz ediyorsun.. Sanki o pozisyon gol olmasa maçı çevirecen ? O pozisyon olmasa bir sonraki gol olacak, Trabzonspor güldür güldür geliyor ve sen kenarda sadece izliyordun.. 3. dakikada gol attın öne geçtin sonra geriye yaslandın. Trabzonspor’a karşı 87 dakika gol yemeden geçirebileceğini mi düşündün ? Hadi düşündün bunu nasıl yapmayı planladın, 11 kişi defans yaparak mı ? Ayrıca sen kenarda öyle kontrolünü kaybedersen sahadaki futbolcu ne yapsın ? Saha kenarında teknik direktör böyle soğukkanlılığını kaybeder mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani ne oyun planının bir tutarlılığı var, ne takımın pozitif bir oyun anlayışı ne de kenarda verilen tepkilerin bir mantığı. Tolunay Kafkas oyunculuğu döneminde çok beğendiğim bir oyuncuydu ama bu şekilde düz bir teknik direktör olacağını da hiç tahmin etmezdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bazı oyunculara. Murat Ceylan son 2-3 yılda çok geri gitmiş, oyununu hiç geliştiremiyor, oysa beklentim yüksekti. Bu şekilde büyük takımlara gitmesi çok zor. İsmail Sosa yeteneğini belli ediyor, çabukluğu, sürati ve tekniği üst düzey. Ayrıca çalışkan da bir oyuncu. Ama Gaziantepspor’da harcanıyor. Oyun oynamaya çalışan bir takımda çok daha ses getirebilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Gülle’ye de ayrıca dikkat ettim, hem 61 numara giymesi hem de Beşiktaş’ın alt yapısından gelmesi ilginç. Ayrıca milli takıma seçilmesi ve Sergen’in A2 takımından öğrencisi olan Orhan için söyledikleri merakımı iyice arttırmıştı. Ama gördüğüm tipik yetenekli ama futbolu bilmeyen oyuncu modeli. Evet yetenek var ama ne nerde durması gerektiğini biliyor, ne de nereye pas atması gerektiğini. Tolunay’ın elinde de kendini pek geliştirebilecek gibi değil. Umarım yanılırım.Ama yetenek var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’da ise her ne kadar Burak iki gol atıp maçı çevirdiyse yine de benim için maçın adamı Selçuk. İlk paragraflarda bahsettiğim Trabzonspor’un oyun modelini sahada uygulatan liderlik eden oyuncu Selçuk. İyice olgunlaşıyor. Zaman zaman Oğuz Çetin’e benzetiyorum Selçuk’un oyun tarzını. Önümüzdeki yıl şampiyonlar liginde oynaması ona Avrupa kapısını açacaktır. Trabzonspor seneye şampiyonlar liginde oynarsa, ki oynayacak gibi, Selçuk dışında birçok oyuncu Avrupa’nın çeşitli takımlarına gidecek gibi. Burak, Jaja, Umut ve Colman transferi en muhtemelen oyuncular. Trabzonspor’un devre arası transferlerini bunları düşünerek yapması gerekiyor birazda. Genç oyuncuları alıp bu gitmesi muhtemel oyuncuların yerine hazırlaması lazım, bu planlama başarının sürekliliği açısından çok önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca şunu da söylemem gerekir, Trabzonspor seneye şampiyonlar liginde oynarsa, aldığı sonuçlar Bursaspor’unkiler gibi olmayacak. Zaten Trabzonspor’un bu yılki maçları biraz da seneye oynayacağı şampiyonlar ligi maçlarına hazırlık maçları olarak görmesi gerekiyor. Bu yıl oynadıkları her maç, takım oyununu iyice oturtup mükemmele yaklaştırmak için bir hazırlık maçıymış gibi düşünmeliler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Trabzonspor’un önünde ligin ilk yarısının bitiminden önce üç maç daha var. Bucaspor, İ.B.B. ve Karabükspor. Üç maçı da rahat kazanabilecek güçte Trabzonspor, ama işte ligin başlarında yaşanan Manisaspor kazası gibi bir kazanın yaşanmaması için oyuncuların işi gevşetmemesi gerekir. Şenol Güneş’i, oyuncuların motivasyonunu yüksek tutmak adına zor bir süreç bekliyor. Ama bu üç maçtan çıkacak 9 puan şampiyonluk yolunda çok belirleyici olabilir.. Bekleyip göreceğiz…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5826176337362977347?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5826176337362977347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5826176337362977347&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5826176337362977347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5826176337362977347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/gaziantepspor-1-trabzonspor-3.html' title='Gaziantepspor 1 Trabzonspor 3'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TPI58e79HGI/AAAAAAAABhY/T--_zy_sJMg/s72-c/fot1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3679805961830631943</id><published>2010-11-23T00:08:00.000-08:00</published><updated>2010-11-23T00:08:06.559-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><title type='text'>13. hafta itibariyle Ligde Gidişat</title><content type='html'>Öncelikle herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun diyelim. Bu hafta bayram gezmelerim nedeniyle maçları takip edemedim. Sadece özet görüntülere bakabildim.. O yüzden bu mafta maç yazısı yazmak yerine, ligdeki gidişat hakkında genel bir değerlendirme yapalım dedim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligdeki her takım için birşeyler yazmaktansa kabaca dikkatimi çeken takımlar hakkında aşağıda birşeyler karaladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zirve yarışı için &lt;strong&gt;Trabzonspor bir adım önde gibi, Bursaspor ve Fenerbahçe de bu yarışa ortak görünüyorlar&lt;/strong&gt;. Kayserispor bu üçlünün hemen arkasından gelecek gibi ama yarıştan kopacaklarını pek sanmıyorum. Devre arasında alacakları forvet iyi çıkarsa bu üçlünün içine bile girebilir Kayserispor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşme hattı için ise Kasımpaşa, Sivasspor ve Bucaspor ilk adaylar. Benim Kasımpaşa'dan hala ümidim var açıkcası, Yılmaz Vural bu takımı buradan çıkartabilir ama Sivassspor ve Bucaspor'un işi zor. Konyaspor ve hatta Bülent Uygun'lu Eskişehirspor için bile tehlike var diyebiliriz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOpeyC3C6cI/AAAAAAAABf4/xTvJvf0Lmto/s1600/Puan+13.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOpeyC3C6cI/AAAAAAAABf4/xTvJvf0Lmto/s320/Puan+13.jpg" width="247" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Buyrun efendim, lig sıralamasına göre bazı takımlar hakkında kısa kısa ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Trabzonspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor için Galatasaray ve Bursaspor'u yenebilir, Jaja'da bu maçlara damgasını vurabilir demiştik, kısmen de bilmişiz.. Ama şampiyonluk yolunda Eskişehirspor maçına da dikkat çekmiştik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'un kaderinde Eskişehirspor maçı gibi maçlar çok. 96'daki Vanspor maçı ve iki yıl önce Ersun Yanal döneminde Avni Aker'de 1-0 kaybedilen maçlar. İBB ve Konyaspor'du sanırım bu maçlar. Dün Eskişehirspor karşısında da böyle bir maç oynadı Trabzsonspor, kazanabilirdi, ama kaybedebilirdi de, daha önce defalarca başına geldiği gibi.. Nedir bu maçların ortak noktası. Avni Aker'de baskılı oyuna rağmen kapanan defans karşısında gol bulamamak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'un onca gol pozisyonunda dikkat ettiniz mi bilmem, ama &lt;strong&gt;tek&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;bir net gol vuruşu yoktu. Şutlar hep dan, dun ve abanma..&lt;/strong&gt; Hep birilerine çarpti ve çıktı. Kadroda soğukkanlı gol vuruşu yapan oyuncunun olmaması&amp;nbsp;(sadece biraz Jaja'da var) şampiyonluk yarışında bu tip puanlar kaybettirir, ve bu küçük puan kayıpları ilerde çok can yakar. İşin daha trajik yanı ise, bu tip maçların kilidi olacak oyuncunun Teofilo olması, ve malesef ondan bu saatten sonra hayır gelir mi bilinmez.. Belki ülkesinde geçireceği 1-2 ay ve alacağı ağır bir ceza aklını başına getirebilir, ama düşük ihtimal. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor yönetiminin bu maçtan çıkaracağı sonuç ise, devre arasında takıma Teofilo profilinde (mental olarak değil, oyunculuk olarak) bir santrafor almak olur. Ve bunun araştırılmasının bugün başlaması gerekiyor. Zaman var, ama bugün çalışmalar başlanmazsa sonra yanlış tercihler yaşanır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devre arasında gelecek bir santrafor, hem transferi ilerde muhtemel Umut ve Jaja gibi isimlere alternatif olur, hem de önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi'nde alışma devresini atlatmış ve denenmiş satnrafor anlamına gelir. Bursaspor'un Nunez'le yaşadığı sıkıntıya düşülmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor'la ilgili bir başka konu da Engin tabi.. Bir önceki yazımda Trabzonspor'un şampiyonluğunu yine ancak kendisi engelleyebilir demiştim, ve kendi içinde çıkabilecek karışıklıklara dikkat çekmiştim.. Engin sağolsun yine rahat durmamış. Şenol Güneş bu adamı iyice bir dövse, sonra biraz dinlenip tekrar dövmeye devam etse yeridir. Bir baba'nın neden evladını dövdüğünün sebebidir bu yaşanan.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin akıllanır mı bilmem, ama Trabzonspor'da olası bir kötü gidişatta faturanın kesileceği ilk futbolcu olur, ve Trabzonspor'dan ayrılması halinde Anadolu takımı gezgini olur.. &lt;strong&gt;Milli takım ve şampiyonlar liginde oynamak, Trabzonspor'da şampiyonluk yaşamakla, Anadolu gezgini olmak arasında tercihini bakalım nerden yana kullanacak Engin ?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: lime; font-size: large;"&gt;Bursaspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor ligin sonuna kadar yarışın içinde olacaktır. Şampiyonlar Ligi maçlarının temposundan ve üç günde bir maç yapmanın fiziksel yorgunluğundan 2-3 maç puan kaybetmesi gayet normaldi. Bunu genel bir düşüş olarak yorumlamak çok saçmaydı. Geçen yılki çizgilerinde devam ediyorlar, ve bu sırada tecrübede kazanıyorlar. Önümüzdeki yıl tekrar şampiyonlar liginde olurlarsa daha&amp;nbsp; iyi sonuçlar alacaklardır. Şampiyonlar Liginde&amp;nbsp;tecrübesiz takımlar için&amp;nbsp;sıfır çekmekten daha olağan birşey olamaz, bakınız Galatasaray, Fenerbahçe..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertuğrul Sağlam'ın kafasında tam olarak ne geçiyor bilemeyiz tabi ama şampiyonluktan daha önemli olarak hep bu seviyede kalmanın asıl hedef olduğunu seziyorum. Ertuğrul Sağlam'ın kafasında uzun süreli planlama ve hep zirveye oynayan bir takım var, yönetim de bu şekilde düşünüyor gibi, o yüzden tüm motivasyonu Şampiyonlar Ligine verip Ligi boşlamadılar. Kadroyu geniş tuttular ve zirve yarışının içinde olmaya özen gösterdiler. Şampiyonlar Ligi maçları bittikten sonra da iyice lige odaklanacaklar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok da doğru yapıyorlar ligi önemseyerek. Nasıl olsa bir kere şampiyon olduk, salla gitsin demiyorlar. Tekrar şampiyon olmak en azından seneye tekrar Şampiyonlar Liginde oynamak istiyorlar. Tek başarıyla büyük olunmayacağının, sürekli başarıyla büyük olunacağının bilincindeler. &lt;strong&gt;Sürdürülemeyen başarı tesadüftür&lt;/strong&gt; demişti bir keresinde Aziz Yıldırım sanırım, çok doğru söylemiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor'un geçen yılki en büyük avantajı rakiplerinin kötü olmasıydı, bu yıl Trabzonspor ve Fenerbahçe bu işin peşini kolay bırakmayacak gibiler. Ama yine de ilk iki için sonuna kadar savaşacaktır Bursaspor, eğer Şampiyonlar Ligine tekrar katılabilirse bu sefer sıfır da çekmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Kayserispor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor'un son haftalardaki maçlarını pek izleyemedim, o yüzden sadece skora ve puan durumuna bakarak yorum yapmak istemiyorum.. Ama geçen yıllarda Tolunay Kafkas'ın bir araya getirdiği genç ve yetenekli oyuncuların, Şota'nın modern futbol mentalitesiyle birleştiğini görebiliyoruz. Bu yıl nereye gider bu iş bende çok merak ediyorum ama önümüzdeki &lt;strong&gt;3 yıl içinde bir şampiyonluk çıkartmaları hiç de sürpriz olmaz&lt;/strong&gt;.. Makukula bu anlamda büyük kayıp, umarım Cangele formda dönüş yapabilir ve devre arasında alacakları forvet verimli çıkar. Zirve yarışından çok uzaklaşacaklarını sanmıyorum, lig boyunca ilk dördün içinde kalacaklar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange; font-size: large;"&gt;İstanbul B.B.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde TV'de söylediler, Ferguson 1986'da Manchester'ın başına geçmiş ve ilk şampiyonluğunu 1992'de kazanmış. Gordon Milne'de benzer şekilde ilk yıllarda şampiyon olamamış sonra peşpeşe şampiyonluklar gelmişti.. Rijkaard'ın Barcelona macerasıda benzerdi. Örnekler çoğaltılabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah Avcı'da bu örneklerden biri işte. İşini düzenli ve modern bir şekilde yapmak isteyen bir teknik direktöre, yönetimde yeterli desteği gösterirse, transfer politikaları bilinçli bir şekilde belirlenirse, genç oyunculara yönelip takım içi uyumu yakalanırsa işte sonuç... İBB ilk dörtte yerini alır.. Burda kendisine büyük diyen takımların izledikleri politikaları sorgulamaları gerekiyor.. &lt;strong&gt;Skibbe bugün hala Galatasaray'da olsaydı, Lucescu bugun hala Beşiktaş'ta olsaydı, Zico bugün hala Fenerbahçe'nin başında olmuş olsaydı, Ersun Yanal bugün hala Trabzonspor'un başında olmuş olsaydı acaba bugünkü oldukları yerlerden daha mı kötü durumda olurlardı.. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Fenerbahçe&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon öncesi yazımızda, ki o zaman Niang transferi henüz sonuçlanmamıştı, eğer &lt;strong&gt;Niang&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;gelirse yarışın içine girer, Gyan gelirse Guiza vakası olur demiştik&lt;/strong&gt;. Kısmen yine bilmişiz ve Niang'ın oynadığı maçlardaki Fenerbahçe'nin performansı ile oynamadığı maçlardaki puan kayıpları bizi haklı çıkardı. Eğer Niang lig başlamadan iki hafta önce gelseydi ve sakatlık yaşamasaydı, Fenerbahçe bugün ligin zirvesinde bile olabilirdi. Aslında yarışın en favorisi olan Trabzonspor'la Avki Aker'de değil Saraçoğlu'nda oynamış olsaydı ve maçı kazanmış olsaydı Trabzonspor'la ligdeki yerleri değişmiş olacaklardı. O kadar hassas dengeler yani. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niang gibi oyuncular varken, Guiza'larla Kezman'larla resmen yıllarını boşa harcayan Fenerbahçe sonunda doğru yolu bulmuş gibi. Niang, Emre&amp;nbsp;ve Alex önderliğinde Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında Bursaspor ve Trabzonspor'u yalnız bırakmayacaktır. Üstelik devre arası için yine doğru isimler üzerinde çalışıyorlar. Sissoko gibi isimler, özellikle ortasahada Emre'ye hem alternatif hem yardımcı olacak oyuncular Fenerbahçe'yi yine yarışta ön plana çıkaracaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe şimdi Bucaspor maçından sonra sırasıyla İBB, Karabükspor, Ankaragücü ve Sivasspor maçlarını oynayacak. Fenerbahçe bu maçları rahat kazanabilecek kapasitede, eğer ciddiyetle oynarlarsa bu beş maçtan çıkacak 15 puan onları ilk yarı sonunda zirveye bile taşıyabilir. Bu özgüvenle de yarışı sonuna kadar götürebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan iki önceki postta Beşiktaş için aynen şu kelimeleri kullanmışım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Taraftar şimdilik homurdanmıyor belki ama Beşiktaş'ın Kasımpaşa maçından sonra çok ciddi maçları var. Önce dirençli ve puana aç Gençlerbirliği ve Konyaspor maçları, sonrasında Galatasaray ve Bursaspor maçları.. Bu dört maçtan 1 galibiyet 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet görüyorum ben Beşiktaş için. Biraz felaket tellallığı gibi olacak, Beşiktaş'lı arkadaşlar kızmasın lütfen ama yakın gelecekte Beşiktaş için iyi günler görmüyorum ben.."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasımpaşa'ya karşı kaybedilen puan, Gençlerbirliği maçında normalde pek verilmeyen standartlarda bir penaltı ile alınan galibiyet ve bu hafta da Konyaspor maçındaki puan kayıbı. Beşiktaş'ın&amp;nbsp;gidişat düşündüğümden de&amp;nbsp;kötü malesef. Şimdi de sırada Galatasaray ve Bursaspor maçları var. Beşiktaş'ın kazanmak zorunda olduğu, kazanamazsa yarıştan kopacağı ve Shuster'in iyice sorgulanmaya başlayacağı maçlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shuster'in puan kaybettiği maçlardaki açıklamalarını psikolojik olarak irdelemek lazım. Derin anlamlar ve tespitler çıkabilir bu irdelemeden. Rakiplerine laf atması sadece basit bir eleştiri değil bence, bunun ötesinde rakiplerinin sadece mücadeleyle ve teknik olmayan oyuncularla puan almasına anlam verememe, kendi modern sisteminin yetersizliğini kabul edememe var.&amp;nbsp;Nasıl bu küçük takımları yenemem sorusunun cevabını&amp;nbsp;bulamıyor malesef ve bu da onu&amp;nbsp;agresif demeçlere itiyor gibi. Bilemem, dediğim gibi irdelemek gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama önümüzdeki iki hafta Galatasaray ve Bursaspor maçında olası mağlubiyetlerde bu tip demeçlere çok farklı tepkiler alacaktır. Real Madrid'deyken, Barca'nın üstünlüğünü kabul etmesi işine mal olmuştu, burda da benzer bir hata yapar mı bilmiyorum.. Ama genel olarak çalıştırdığı takımların büyüklüğünü anlamakta biraz sıkıntı var gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeye rağmen, Shuster'in demeçlerinde doğruluk payı da hep var. Ama sorun şu ki, herşey heryerde söylenmez.. Ya da herşeyi söylemeye gerek yok. Diyelim karşınızdaki insan kel, bunu herkes görüyor zaten, bunu söylemek karşı tarafı kırmaktan başka birşeye yaramaz. O zaman söylemeye ne gerek var.. Konyaspor'un defans yaptığını görmemiz için bunu Shuster'in söylemesine gerek yok, ya da Trabzonspor'un Avrupa Kupalarından erken elendiğini anlamak için Shuster'in tespitini beklemeye gerek yoktu.. Barcelona'nın o dönem Real Madrid'den iyi olduğunu da herkes biliyordu ama bunu söylemenin&amp;nbsp;sana işini kaybettirmekten başka bir faydası da olmazdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ı yarışın uzağında görüyorum, ligi 4. veya 5. bitirecek gibi. Quaresma'nın ve Guti'nin sakatlık durumları da özellikle belirleyici olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cc0000; font-size: large;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başındaki yazılarımdan birinde tarihin en kötü sezonlarından biri gelebilir demiştim Galatasaray için. Buna benzer yorumlarda bolca çıkmıştı basında zaten, özellikle Mehmet Demirkol buna benzer çok şey söylemişti. Gidişatta o yönde gözüküyor. Hagi hamlesi de kısa vadede etki yapması zor bir hamleydi zaten, o da bu şekilde devam edecek gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'da çok temel problemler var gelinen nokta son on yılda, UEFA kupasından sonra izlenen yanlış politikaların ve stadın gecikmesinin sonucu olarak değerlendirilebilir. Bunu sadece Adnan Polat yönetimine veya hocalara bulmak yanlış olur. Genel bir plansızlığın sonucudur bu durum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UEFA kupasının kazanılmasından sonra, sürekli hazırdan yiyen Galatasaray kendini bitirdi, ve bu durumdan kurtuluşun tek yolu yeniden yapılanma. Bunu Feldkamp'la, Skibbe ile ve hatta Rijkaard'la denedi ama hep ya yarım kaldı ya da planlamaya uyulamadı, günü kurtarmanın peşinden gidildi. Hep söylediğim şey. Yukarda da yazdım. Skibbe gitmemiş olsaydı daha kötü bir durum olur muydu ? Gerets bugün takımın başındaki 7. yılında olsaydı bu durum olur muydu ? Rijkaard'ın istediği oyuncular alınıp, 3-4 yıl destek verilseydi bukadar ümitsiz olmazdı taraftar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta bu yıl geçti artık. Bunu bir fırsat olarak bilip, &lt;strong&gt;yeniden yapılanmanın adımları atılmalı artık&lt;/strong&gt;. Yeni stad da bir avantaj bu anlamda. Önümüzdeki yılın transferleri şimdiden araştırılmaya başlanmalı. Elano, Misimoviç, Quaresma&amp;nbsp;gibi kariyerinde sadece 2-3 yıl zirve yapmış nazik oyuncular değil, belli bir seviyeyi tutturmuş Niang gibi, Ernst gibi tecrübeli ve dayanıklı yabancılara veya Jaja gibi Dos Santos gibi geleceği parlak oyunculara yönelmeleri lazım. Yerli oyuncular içinde Ali Turan gibi belli bir yaşa gelmiş çıkış sağlayamamış adamlar yerine daha genç ve potansiyeli olan oyunculara yönelmeli. Bu yıl Emre Çolak gibi Ufuk gibi genç isimlerde ısrar edip bu oyuncuları kazanmaya çalışmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapacak çok şey var ve buna bir yerden başlamalı Galatasaray'ı yöneten insanlar. Yine günü kurtarma derdine düşerse Galatasaray aynen devam eder bu durum, seneye daha da kötü bile olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Ankaragücü&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon başında ilk kovulacak hocalardan biri olarak tahmin etmiştim Ümit Özat'ı ama enteresan işler yapıyor. İstikrarsız sonuçlar, belli bir sistem yakalamaya çalışan takımlarda sıkça görülen bir durumdur, bu anlamda biraz zaman tanımak ve destek olmak gerekir. Sistemi oturdukça daha istikrarlı sonuçlar almaya başlayacak gibi duruyor Ümit Özat. Ama anladığım kadarıyla yönetimle ciddi problemleri var, bakalım nereye varacak bu iş, yine de Ümit Özat'ta ısrar diyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: lime; font-size: large;"&gt;Konyaspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ziya Doğan enteresan bir adam. Gariban gibi. Yokluklardan takımlar yapıyor, bir sürü problemlerle uğraşıyor, zenginle güçlüyle savaşıyor. Tabi doğal olarak puan kazanabilmek için bol defans yapıp sert futbol oynatıyor, bir nevi ekmeğini taştan çıkartıyor. Biz de adama kızıyoruz neden pasta yemiyor diye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl söyliyim, antifutbol oynatıyor diye Ziya Doğan'ı eleştirmek, neden modern futbol oynatmıyorsun demek (Shuster) hadım olmuş adama "çoluk çocuktan naber" demek gibi birşey. Adam elindekilerle birşeyler ortaya koymaya çalışıyor, Konyaspor ligde kalacak gibi, ve 2-3 yıl içinde ilk 10 sıra içinde yer alan bir Konyaspor oluşturacaktır Ziya Doğan. Ama bu yılı atlatmaları gerekiyor öncelikle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Sivasspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon öncesi yazımızda küme düşecek takımlar tahminimizde Manisaspor, Bucaspor, Karabükspor ve Sivasspor’dan üçü diye yazmıştık. Karabükspor bizi mahçup etti, iyi de etti. Manisaspor ise Hakan Kutlu hatasından erken döndü. Öte yandan Kasımpaşaspor'da hayal kırıklığına uğrattı bizi ona ayrıca geleceğiz. Ama Sivasspor ve Bucaspor hiç şaşırtmadı bizi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 yıl önce şampiyonluğa oynayan Sivasspor'un iskelet kadrosunun bu hale gelmesi çok ilginç. Baktığınız zaman Bilica, İbrahim Dağaşan ve Tum gibi önemli&amp;nbsp;kadro kayıpları yaşandı ve yerleri dolmadı ama sebep sadece&amp;nbsp;bu değil tabiki. Sebep şu ki, Sivasspor hiçbirzaman iyi futbol oynamadı. Geçen yıl Bursaspor'un oynadığı pozitif futbolun yanına bile yaklaşamadı. O yüzden hırsla, fizik mücadeleyle ve Bülent Uygun gazıyla gelen o başarıyı bilinçli bir şekilde idare edememenin sonucu olarak da bugünkü tablo ortaya çıkmış oldu. Çözüm nedir derseniz, Rıza Çalımbay'la zor derim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Bucaspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sene başında da benzer şeyler yazmıştık. Yıllarca süren bir plan ve programın sonucunda bir başarı yakalıyorsun, sonra tüm takımı dağıtmak süretiyle kümede kalma adına bu planlamanın içine ediyorsun. Sonuç ortada. Oysa takımı dağıtmak yerine güçlendirmeyi tercih etselerdi, Bülent Uygun'a uyup yılların planlamasını heba etmeselerdi bugün yine kümeye oynuyor olabilirlerdi ama gelecek yıllar için daha çok ümit vaadederlerdi. Ama hatanın büyüğünü Bülent Uygun'la yaptılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bucaspor'un herşeye rağmen, Samet Aybaba aksini söylesede, toplama da olsa, iyi bir kadroları var, kümede kalmak için sonuna kadar savaşcaklardır. Ama sorun kümede kalmak değil. Kümede kalmak sadece kaçınılmaz sonu ertelemek olacaktır. Yani bu yıl kalsalar seneye düşerler, ve düşüş o düşüş olur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dönem Akçaabat Sebatspor kümede kaldı diye sevinenleri hatırlıyorum Trabzon'da.. Günü kurtarmak adına herşeyi yapmışlar, günü de kurtarmışlardı. Sonra ne oldu ? Önemli olan günü kurtarmak değil, uzun vadeli plan yapıp süreklilik sağlamak. Gerekirse düşeceksin, ama daha da güçlenip çıkacaksın. Bursaspor gibi. Şu anda Denizlispor'un yaptığı gibi. Bucaspor bu şekilde düşerse tekrar geri gelebilir mi ? Hiç sanmıyorum.. Bucaspor bu yıl kümede kalırsa seneye tekrar kümede kalabilir mi ? Hiç sanmıyorum.. Yani son kaçınılmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple; font-size: large;"&gt;Kasımpaşaspor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır Türk futbolunda ve dünya futbolunun büyük kısmında kötü gidişatın sorumlusu olarak hoca gösterilir ve çözüm olarak da hoca değiştirilir. Bu çoğu zaman da işe yarar. &lt;strong&gt;Umarım Kasımpaşa yönetimi hatayı başka yerde arar ve Yılmaz Hoca'ya destek verir&lt;/strong&gt;. Küme düşse bile Yılmaz Hoca'nın arkasında dursalar bunun karşılığını alacaklar gibi geliyor bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3679805961830631943?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3679805961830631943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3679805961830631943&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3679805961830631943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3679805961830631943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/13-hafta-itibariyle-ligde-gidisat.html' title='13. hafta itibariyle Ligde Gidişat'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOpeyC3C6cI/AAAAAAAABf4/xTvJvf0Lmto/s72-c/Puan+13.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3763300087422920910</id><published>2010-11-15T12:55:00.000-08:00</published><updated>2010-11-15T12:55:22.790-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor Ligi domine etmeye devam ediyor</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple; font-size: large;"&gt;Bursaspor 0 Trabzonspor 2&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 10-15 yıl önce defans yapmak demek Çanakkale geçilmezi oynamak demekti. Tüm takım ceza sahası içinde içinde etten duvar örer var gücüyle gol yememeye çalışırdı. Bir defans anlayışı, pozisyon bilgisi, alan daraltma, defansı ilerde kurma vesaire hak getire.. Tabi rakiplerde doldur-boşalta geçiyordu doğal olarak. Yıllarca bunu futbol diye izledik bizde.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOGeBkXPdKI/AAAAAAAABf0/yFTOTcAdrhw/s1600/tsss.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOGeBkXPdKI/AAAAAAAABf0/yFTOTcAdrhw/s320/tsss.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dönem&amp;nbsp;Anadolu takımlarının İstanbul takımlarıyla ve Trabzon’la yaptığı deplasman maçları böyle geçerdi. Anadolu takımları var gücüyle defans yaparlardı, toplar çizgiden çıkardı, kaleciler kalesinde devleşirdi. Bu şekilde bir puan alındı mı da şampiyon olunmuşcasına kutlanırdı bu puan. Çok değil 15 yıl öncesine kadar böyleydi düzen, ve bugün çok farklı bir noktaya gelindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Futbol profilindeki bu değişime gelmeden önce defans anlayışındaki değişime değinmek istiyorum. Geçen yıllar içinde, 11 kişiyle defans yapıp sayısız pozisyonu etten duvar yaparak önleme anlayışı da modern bir hal aldı. Artık körü körü savunma yapmanın yerini bilinçli savunma yapma anlayışı aldı. Bunun en uc örneğini geçen yıl Barcelona karşısında Inter (Mourinho) vermişti. Ondan bir önceki yıl da Hiddink, Chelsea ile bu defansın bir başka uc örneğini vermişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yılki Barcelona – Inter maçını hatırlarsak, 11 kişi yapılan defansa rağmen (Eto’o solbek) Barcelona son on dakikaya kadar pozisyon dahi bulamamıştı. Nasıl oluyorda 11 kişi defans yapıp rakibe pozisyon bile vermiyorsunuz ? İşte teknik direktör faktörü burada devreye giriyor. Takıma bilinçli hücum yaptırmak kadar bilinçli savunma yaptırmakta bir teknik direktör becerisi. Türkiye'deki takımlarımız henüz Inter gibi defans yapamıyorlar ama 15 yıl öncesine göre çok yol aldıkları da bir gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin teknik kısmına çok girmek istemiyorum. Takım halinde hareket edip, rakibin ataklarına göre takım olarak refleks gösterip saha içindeki yerleşimi bir harmoni içinde değiştirmek, rakibe oynayacak alan bırakmamak, rakibin silahlarına göre tedbir almak gibi çok şey sayabiliriz. Ama mesele bunları saymak değil; mesele bunları takıma öğretebilmek ve sahada uygulatabilmek. Şenol Hoca Trabzonspor’a savunma yapmayı öğretmiş, bunu gördük..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor-Trabzonspor maçında da bu güzel modern savunma anlayışının bir örneğini gösterdi Trabzonspor. İlk 15 dakikada iki gol attıktan sonra nerdeyse tek bir pozisyon dahi vermeden maçı bitirmesi Trabzonspor’un şampiyonluğa ne kadar hazır olduğun gösteriyor. Bursaspor gol atamak için elinden geleni yaptı, ama gayet bilinçli ve soğukkanlı bir şekilde defans yapan Trabzonspor rakibine pozisyon dahi vermedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer gol gelmeseydi oyun farklı gelişecekti ama Trabzonspor öyle veya böyle, bir şekilde maçı yine alacaktı. Geçen haftaki Galatasaray gibi diyebiliriz, orda gol gecikti ama Trabzonspor yine kazanmasını bilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’un nerdeyse tüm maçlarını dikkatle izlemeye çalışıyorum. Gole ihtiyacı olduğu zaman gerektiğinde kabus gibi rakibin üzerine çökebildiğini görüyoruz, defans yapması gerektiği zaman da aynı şekilde rakibe pozisyon vermediğini görüyoruz. Oyunun temposunu istediği gibi yöneten, oyunu istediği gibi yavaşlatan veya forse eden bir takım görüyoruz. Bu takım belki son 5-6 yıldır şampiyon olan takımlar içinde şampiyonluğu en hak eden takım görüntüsünde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’un şampiyonluğunu bu saatten sonra ancak yine kendisi engelleyebilir. Olağan kongre’den çıkabilecek bir huzursuzluk, 1-2 yıldız futbolcunun (Umut, Burak, Jaja, Colman) devre arasında transfer olması veya peş peşe gelecek talihsiz sakatlıklar olmazsa bu takım 27 yıllık özleme son verecektir. Diğer takımlar hiç boşuna heveslenmesin. O kadar da iddaalı konuşuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki, lig uzun maraton, üst üste alınabilecek 1-2 kötü sonuç veya takımın gevşemesi de bir anda her şeyi tersine çevirebilir, ama her şeye rağmen 32 yaşında biri olarak, Trabzonspor’u 96 senesinden beri hiç bu kadar şampiyonluğa giderken görmemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOGdB4aUO5I/AAAAAAAABfw/zDajdEQcRjU/s1600/puan.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOGdB4aUO5I/AAAAAAAABfw/zDajdEQcRjU/s320/puan.JPG" width="224" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim puan durumuna.. Trabzonspor başta olmak üzere Anadolu takımlarının ligi domine ettiğini görüyoruz. Ben yıllardır böyle bir tablo görmek istiyordum, bence STSL’e çok da yakıştı bu tablo. Yazının başında bahsettiğim Anadolu takımlarıyla büyük takımlar arasındaki uçurum, önce Kayserispor’un ve Sivasspor’un zorlamasıyla ardından da Bursaspor şampiyonluğuyla tarihe gömülmüş oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üç takımın ligin zirvesine yakıştı, bunu da ayrıca söylemek gerekir. İstanbul takımlarının zirve mücadelelerini izlerken, yöneticilerin yaptığı hoş olmayan açıklamalar, futbolcuların sahada yaptığı kavgalar gibi şeyleri görmekten bıkmıştık, umarım Anadolu takımlarımız bu konuya da yeni bir bakış getirmeyi başarırlar. Bu açıdan Engin'în üçlüsü hiç hoş olmadı, bunu da belirtmek lazım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de tabi İstanbul takımları yarışın dışında kaldı demek zor. Üst üste alınacak 5 galibiyet hepsini tekrar zirve yarışının içine sokar. Özellikle Fenerbahçe’nin ve Beşiktaş’ın tekrar yarışa yaklaşacağını düşünmekle beraber ilk iki sırayı iki Anadolu takımının bitirme olasılığı bana oldukça yüksek gözüküyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray ise önceki yazılarımdan birinde de söylediğim gibi tarihin en kötü sezonlarından birini geçiriyor ve geçirmeye de devam edecek gibi. UEFA kupasından sonra çok hatalar yaptı Galatasaray’ı yönetenler. Lucescu, Gerets, Skibbe ve son olarak da Rijkaard’dan biriyle 4-5 yıllık bir program yapabilselerdi çok farklı yerde olabilirlerdi. Stadın gecikmesi ve yanlış transfer politikaları da çok önemli tabi bu duruma gelmelerinde. Galatasaray için ayrı bir yazı da yazarız bir ara… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligi zevkle izlemeye devam edelim şimdilik.. Herkese iyi bayramlar dilerim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3763300087422920910?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3763300087422920910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3763300087422920910&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3763300087422920910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3763300087422920910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/trabzonspor-ligi-domine-etmeye-devam.html' title='Trabzonspor Ligi domine etmeye devam ediyor'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TOGeBkXPdKI/AAAAAAAABf0/yFTOTcAdrhw/s72-c/tsss.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3843734076199993114</id><published>2010-11-08T08:13:00.000-08:00</published><updated>2010-11-08T08:13:07.208-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><title type='text'>Beşiktaş-Kasımpaşa maçı öncesi ve Yıldız Oyuncu Sorunsalı</title><content type='html'>Beşiktaş bugünkü Kasımpaşa maçını rahat alır hatta fark olur diye düşünüyorum. 4-0 beklentim. Yılmaz Vural'ın elinden çıkan bir takımı bu hallerde görmek hayret verici bir durum.. İlk yarı bitmeden Yılmaz Vural'ın istifası gelirse de şaşırmam, hatta 3-4 haftalık bir süreçte gelebilir bu istifa, o zaman da kendi kendine düşünür neden büyük takımlar beni istemiyor diye. Sen hiçbir takımda istikrar yakalama, tek bir takımı bile Avrupa Kupalarına taşıma sonra napsın seni Fenerbahçe, Milli Takım.. Oysa bilgisi ve tecrübesi üst düzey, tek eksiği süreklilik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNggv_PJ9BI/AAAAAAAABfU/7Us8iIYrsmM/s1600/qqq.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNggv_PJ9BI/AAAAAAAABfU/7Us8iIYrsmM/s320/qqq.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Asıl Beşiktaş'tan bahsetmek istiyorum.. Guti ve Quaresma gibi önemli iki oyuncunun yanına ortalama yetenekte adamlar yerleştirerek dengesiz bir takım ortaya çıkarttıklarını sezon başında yazmıştık. Guti ve Quaresma performanslarıyla puanlar da kazandırdılar ama takım oyunu oynamadan sadece yıldız oyuncuyla başarı çok geride kaldı artık, en son 1990'ların başında oluyordu böyle şeyler.. Üstüne bir de Guti ve Quaresma sakatlanınca ve alternatiflerinin de olmayışı liderle puan farkının açılmasına neden oldu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftar şimdilik homurdanmıyor belki ama Beşiktaş'ın Kasımpaşa maçından sonra çok ciddi maçları var. Önce dirençli ve puana aç Gençlerbirliği ve Konyaspor maçları, sonrasında Galatasaray ve Bursaspor maçları.. Bu dört maçtan 1 galibiyet 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet görüyorum ben Beşiktaş için. Biraz felaket tellallığı gibi olacak, Beşiktaş'lı arkadaşlar kızmasın lütfen ama yakın gelecekte Beşiktaş için iyi günler görmüyorum ben.. Tarihe notumuzu düşelim böylece, ben demiştim demek için değil, Türkiye Liginin&amp;nbsp;2 tane yıldız oyuncuyla götürülecek kadar basit bir lig olmadığını anlatmak için düşüyorum bu notu.. Takım oyunu oynayamazsanız şampiyon olamazsınız Türkiye'de.. öyle olsa Bursaspor yıldız oyuncusu olamdan nasıl şampiyon olabilirdi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok falcı vari bir yazı oldu sanırım, şöyle olcak böyle olcak.. Bakalım tutcak mı dediklerim ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3843734076199993114?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3843734076199993114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3843734076199993114&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3843734076199993114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3843734076199993114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/besiktas-kasmpasa-mac-oncesi-ve-yldz.html' title='Beşiktaş-Kasımpaşa maçı öncesi ve Yıldız Oyuncu Sorunsalı'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNggv_PJ9BI/AAAAAAAABfU/7Us8iIYrsmM/s72-c/qqq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5484606569143126651</id><published>2010-11-08T00:39:00.000-08:00</published><updated>2010-11-08T00:39:20.242-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Hasret bitiyor mu ? Trabzonspor 2 Galatasaray 0</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNeygEUfT1I/AAAAAAAABfQ/fipcw4lsLuk/s1600/5762-2C3Q5S9X.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNeygEUfT1I/AAAAAAAABfQ/fipcw4lsLuk/s320/5762-2C3Q5S9X.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maçın son 15 dakikasına yetişebildim, eve girip televizyonu açtığımda Umut Engin'den pası almış tam gol vuruşunu yapmak üzereydi.. Uğurlu gelmiş oldum yani. Geçen hafta da Konyaspor maçını izleyememiştim, bu aralar yoğunluk yüzünden Trabzonspor'un şampiyonluk yürüyüşünden iki maç kaçırmış oldum, ama bundan sonraki maçlarda tekrar düzenli takibe geçebilmeyi ümid ediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyonluk yürüyüşü diyorum çünkü, hatırlamak istemediğim 96'dan beri ilk defa şampiyon olabileceğine bu kadar emin olduğum bir takım ve oyun var ortada. Teofilo kaçmasaydı çok gol atar ve kral olurdu bu takımda.. Bir forvetin böyle bir takımdan ayrılmak istemesi için çok ciddi mental problemleri olması gerekiyor. Sene başında Semih için çok iyi olur demiştik, böyle bir takımda forvet oynayacak Semih çok rahat 30 golü geçerdi, çok büyük kariyer hatası yaptı Semih gelmeyerek.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umut ise öte yandan üzerindeki baskı azalınca gol vuruşlarında rahatlama oldu. Eskiden gözünü kapatıp kalecinin üzerine vurduğu (ve abandığı) topları artık soğuk kanlı bir şekilde gol yapabiliyor. Jaja ve Burak gibi oyuncuların da gol atması (ve kaçmadan önce Teo) Umut'taki beklentileri azaltmıştı ve bu da Umut'a güven getirmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teo Trabzonspor için kayıp olmakla beraber, mevcut Umut'un formu, Burak ve Jaja'nın alternatif olabilmeleri forvet konusunda şimdilik rahat gösteriyor Trabzonspor'u ama bu yinede bir forvet transferi devre arası için şart. Hele de Umut'un yurt dışı transfer durumu varki, Trabzonspor'un bu yıl şampiyonluğunu engelleyebilecek tek şey yine kendi iç sorunları gibi görünüyor.. Umut'un transferi, Teo'nun kaçması gibi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl belki forvet transferi olmadan da idare edilebilir ama seneye şampiyonlar ligi için bir forvet lazım ve bu forveti şimdiden devre arasında almak, seneye şampiyonlar ligi maçlarında uyum problemiyle uğraşmamak anlamına gelecektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor takımı kritik virajlardan galibiyetlerle çıkmayı başarıyor, ama şimdi asıl virajlar yönetim için geliyor. Takımdaki forvet eksikliği, Umut'un elde tutulması, Selçuk, Ceyhun, Egemen kontratları, Colman'ın sözleşme iyileştirilmesi gibi konularda Sadri Başkan başarıyla sıyrılabilecek mi bakalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı izlemedim, o yüzden maçla ilgili birşey yazamıyorum. Pozisyonlardan ve yorumlardan anladığım kadarıyla Trabzonspor iyi oynamış. Benim bakış açım, Trabzonspor bu yıl oturmuş oyununu, seneye oynayacağı şampiyonlar&amp;nbsp;ligi maçlarını düşürerek,&amp;nbsp;her maç daha da mükemmelleştirmeye çalışmalı. Bu hem rehaveti engelleyecektir, hem de seneye Şampiyonlar Ligine daha hazır bir Trabzonspor yaratacaktır. Trabzonspor için hedef şampiyonlar ligine katılmanın ötesinde orda başarılı sonuçlar almak olmalı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor'un dezavantajı buydu biraz, Şampiyonlar Ligine hazırlıksız yakalandılar, şu anda tecrübe kazanıyorlar ve mental olarak bu seviyeye daha hazır bir hale geliyorlar. Maçta taktikten uzaklaşıp tek başına Manchester'i Valencia'yı yenmeye çalışan Volkan'ın Sercan'ın yerine seneye daha bilinçli Volkan Sercan görebiliriz.. &lt;strong&gt;Seneye Şampiyonlar Liginde başarılı sonuçlar alan iki Anadolu takımı görmek kimseyi şaşırtmasın&lt;/strong&gt; diyerek tarihe notumuzu da düşüyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftaya Bursaspor-Trabzonspor derbisi var.. Ligin düğümünü çözecek bir maç, ve İstanbul takımları bu maçta oynamıyor.. Ne güzel.. Yıllardır geç kalınmış bir tablo ..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5484606569143126651?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5484606569143126651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5484606569143126651&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5484606569143126651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5484606569143126651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/hasret-bitiyor-mu-trabzonspor-2.html' title='Hasret bitiyor mu ? Trabzonspor 2 Galatasaray 0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TNeygEUfT1I/AAAAAAAABfQ/fipcw4lsLuk/s72-c/5762-2C3Q5S9X.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2256215890994292928</id><published>2010-11-02T00:47:00.000-07:00</published><updated>2010-11-02T00:49:09.741-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayserispor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>İzin</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TM_AgiPkjcI/AAAAAAAABfM/ELGv8w0bBE8/s1600/jaj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" nx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TM_AgiPkjcI/AAAAAAAABfM/ELGv8w0bBE8/s320/jaj.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sevgili az sayıdaki takipçilerim.. İş seyehatim nedeniyle (Moskova'dan birşey isteyen var mı ?) bu hafta maç yazısı yazamıyorum.. Muhtemelen önümüzdeki hafta Galatasaray maçı için de yazı yazamayacağız.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konyaspor maçının özet görüntülerini izledim sadece, tek yorumum eğer Teofilo oynasaydı hat-trick bile yapabilirdi.. Adam hem kendine hem de Trabzonspor'a yazık etti.. Neyseki kadro geniş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyleyeceğim şu ki, Trabzonspor son dört haftada kazanması gereken 4 maçı kazandı, şimdi ise şampiyonluk yolunda belirleyici 4 maç yapacak, ilk ikisi de Galatasaray ve Bursaspor.. Ben Trabzonspor'un bu iki maçı da alabileceğini düşünüyorum, ama özellikle Jaja'nın bu maçlara damgasını vurabileceğine inanıyorum.. Notumuzu da bu şekilde düşmüş olalım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor'un ve Kayserispor'un da gidişatlarını ayakta alkışlıyorum, özellikle de Ertuğrul Sağlam'ı ve Şota'yı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2256215890994292928?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2256215890994292928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2256215890994292928&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2256215890994292928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2256215890994292928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/11/izin.html' title='İzin'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TM_AgiPkjcI/AAAAAAAABfM/ELGv8w0bBE8/s72-c/jaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2394162329086256380</id><published>2010-10-25T04:48:00.000-07:00</published><updated>2010-10-25T04:48:53.864-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jaja'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gençlerbirliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Yılmaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Şampiyonluk yolunda emin adımlarla, Trabzonspor-Gençlerbirliği 3-1</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TMVeKakz_uI/AAAAAAAABck/9e8dwmiIs-E/s1600/5647-1I1W4X8C.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" nx="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TMVeKakz_uI/AAAAAAAABck/9e8dwmiIs-E/s320/5647-1I1W4X8C.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta Servet &lt;em&gt;"bana güvenilirse iyi oynayabilirim"&lt;/em&gt; anlamında birşeyler söylemişti Ankaragücü maçından sonra ve çokca da eleştirilmişti Galatasaray camiasından ve hatta "b&lt;em&gt;eni oynatmazsan bende senin (Rijkaard) kovulman için bilerek kötü oynarım, hata yaparım&lt;/em&gt;" şeklinde yorumlanmıştı bu sözleri.. Bu konuya fazla girmek istemiyorum, Galatasaray'lı arkadaşlar bunun tartışmasını çokça yapıyorlardır zaten ama Servet'in yanlış anlaşıldığını da not düşmek isterim. Servet'in söylemek istediği şey, bazı futbolcuların kendilerine güvenli oynadıkları zaman ancak verim gösterebilecekleriydi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı futbolcu vardır, yedek otursada ilk 11 oynasada aynı performansı gösterir. Örnek Fenerbahçe'deki Semih. Sürekli yedek olup, şans bulduğun az sürede o soğukkanlı gol vuruşlarını yapmak kolay değildir. Galatasaray'da Emre Aşık vardı. Adam 20 maç yedek olurdu, sonra bir oynardı sanki 3 yıldır sürekli ilk 11'de.. O yüzden zaten yedek de olsa milli takıma çağrılırdı sürekli. Genelde mental olarak daha profesyonel adamlardır bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazı futbolcu vardır ki, sürekli ilk 11 oynaması lazımdır ve kendisine güvenildiğini hissederse ancak rahat olabilir ve performans gösterebilir. Bunun en büyük örneği Hakan Şükür'dür. Bakın adama, çok kötü dönemlerinde bile millete saç baş yoldursa da sürekli ilk 11 oynamış, ve kendine güveni geldiği zamanda ortalığı kasıp kavurmuş ve kendini aşmış goller atmıştır. Ama Avrupa'da o güveni hissedemediği için de hüsranları oynamıştır. Buna benzer güven sorunu yaşayan çokca oyuncu sayabiliriz.. Servet'te bu oyunculardan biridir ve söylemeye çalıştığı da buydu. Fenerbahçe'de oynadığı dönemlerde (ilk 11 oynadığı zamanlarda bile) sürekli eleştirildiği için güven kaybı yaşıyor ve hata yapıyordu. Ne zaman kendine güveni geldi, Sivas'ta ve Galatasaray'da ve hatta milli takımda yeni Alpay oldu.&amp;nbsp;Guiza'yı bile bu gruba dahil edebiliriz, adamı bitiren tribünden gelen tepkiler ve eleştirilerdi aslında.&amp;nbsp;Galatasaray'da kaleci Ufuk, Aydın ve Lincoln aklıma gelen bu gruba dahil başka örnekler. Quaresma çok güzel bir örnektir bu konuda, ki adam kendi de söylüyor zaten, burda değerli hissediyorum kendimi diye.. Holosko, İsmail Köybaşı, kaleci Hakan, Özer, Mehmet Topuz, Colin Kazım da bu&amp;nbsp;gruba sayabileceğimiz diğer oyuncular..&amp;nbsp;Ve bu tip oyunculardan bir diğeri de Burak'tır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukardaki resimde, gol sevincini yaşarken Burak'ın kendine güvenini ve rahatlığını görebilirsiniz. Beşiktaş'ta ve Fenerbahçe'de oynarken kendine olan güven eksikliğinden bu performansı gösteremiyordu. Burda Şenol Güneş'i tebrik etmek lazım, ayakta alkışlamak lazım. Önce oyuncuya inandığını ona gösteriyor, ilk 11'de forma şansı veriyor, yedek olduğu zamanlarda bile küstürmüyor.. Ve 2-3 hafta üst üste sürekli oynayınca da sonuç ortada. Ve Burak çokça da eleştirilen bir oyuncuyken, Şenol Güneş Yattara'yı, Jaja'yı yedek bırakmak pahasına Burak'ı oynatıyor. Ve Burak'ı kazanıyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burak'ı kazanmak çok önemli Trabzonspor için. Neden ? Çünkü öncelikle, fizik olarak Türkiye liginin üzerinde bir oyuncu. Hem güçlü, hem atletik, hem süratli hem de çabukö böyle beş tane Türk oyuncu sayamazsınız ligimizde. Boğuşmaktan ve mücadeleden kaçmıyor, ve daha önemlisi korkmuyor. Takımınızda bu tip oyuncuların olması sizi mücadelesi ve güçlü bir takım yapar. Tabir-i caizse sahada dayak yiyen değil, dayak atan bir takım olursunuz. Burak'ın farklı mevkilerde oynayabilen ve skor da üretebilen bir oyuncu olması taktik olarak da çok şey kazandırıyor oynadığı takıma. Bunun yanında Burak'ın yaşı itibariyle futbol kariyerinin en verimli dönemine giriyor olması, İstanbul kulüplerinde oynamış olması ve o sayfayı artık kapatmış olması (Serkan Balcı gibi) Şenol Güneş için Burak'ı çok özel bir oyuncu yapıyor.. Yine bu nedenlerden dolayı zamanında Ersun Yanal da ısrarla istemişti Burak'ı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor bu yıl şampiyon olacaksa Burak'ın bu şampiyonlukta çok önemli bir payı olacak, dünkü maçta olduğu gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor-Gençlerbirliği maçına gelirsek, bazı işlerim nedeniyle ilk yarıyı kaçırdım (sanırım iyikide kaçırmışım, çünkü Trabzonspor çok kötü oynamış diyorlar). Eve geldiğimde maçın 50. dakikasıydı ve Trabzonspor boğucu bir baskı altına almıştı Gençlerbirliğini. Öyle bir baskı ki, Gençlerbirliği ortasahaya kadar bile topu uzaklaştıramıyordu, ve golün gelmek üzere olduğu çok belliydi. Sağdan Burak ve Serkan, Soldan Engin, ilerde Alanzinho ve Umut, ortada Selçuk Colman kabus gibi geliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten zor direnen Gençlerbirliği defansı da Jaja'nın girişiyle iyice çöktü. Goller peşpeşe geldi kaçınılmaz olarak. Gollerin hepsi usta işiydi. Serkan'ın soğukkanlı bindirmesi ve gerideki Burak'ı görmesi, Serkan'ın 30 metreye nokta muz ortayı göndermesi ve Umut'un bitiriciliği sahalarımızda ender gördüğümüz gollerdendi. Ve Jaja'nın kafası tabiki. Aslında çokça atılan bir golmüş gibi gelebilir Jaja'nın kafası ama o golü ligimizde atabilecek çok fazla oyuncu yok diyebilirim. Bir dönem Hakan Şükür atardı&amp;nbsp; böyle golleri. Bir defa ortanın çok iyi gelmesi lazımki bu konuda Selçuk'un hakkını vermek lazım. O ortaya boyunu da kullanarak çok iyi yükselip, daha sonra uzak köşeye bilinçli olarak şut gibi kafayla vurmak. İnanın Ligimizde bu golü atabilecek çok oyuncu yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gollerin hepsinin spektaküler olması aslında bir açıdan risklidir. Çünkü golü sistem değil oyuncu atmış demektir, ve oyuncu gününde olmazsa işler istediğiniz gibi gitmez. Sisteminiz oyuncuya bağlı olmuş olur. Gordon Milne dönemindeki Beşiktaş'ın gollerini açın internetten izleyin, yaşı 30 üzerinde olanlar hatırlayacaktır zaten, Metin Ali Feyyaz'ın spektaküler gollerden çok altı pas içinde organize gelişen atağı bitirdiklerini görürsünüz. Şimdi böyle bir sisteminiz olursa oyuncuya bağlı kalmaksızın skor üretebilirsiniz. Şimdi dünkü maçta çok yoğun baskı olmasına goller ve pozisyonların bireysel yeteneklerden geldiğini görürüz. Bu durumda sistem açısından tehlikedir her zaman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu notu da düştükten sonra Jaja'ya geri dönelim.. Hiddink&amp;nbsp;hemen acaba milli takımda oynatabilir miyiz diye sormuş Jaja için, neden olmasın. Milli takımdaki hep benzer sprinter santraforlar (Nihat, Tuncay, Mevlut, Halil) varken bunların dışında modern bir santraforumuz olmuş olur. (Batuhan umarım kendisine soruyordur, bu forvet kıtlığında neden milli takımda değilim diye)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor yönetimi, 33 yaşındaki Fatih Tekke'ye 2m Euro vermeyip (Beşiktaş, Nobre'den aldığından daha fazla verim alamayacak Fatih'ten) 4m Euro'ya Jaja'yı alarak çok doğru bir karar vermiş. Ligimizin kalitesinin üzerinde bir oyuncu ve İspanya veya İngiltere Liginde oynayabilecek kapasitede bir oyuncu. Uzun süre Trabzonspor elinde tutabilir mi bilmiyorum ama bu yıl şampiyon olur seneye de CL'de oynarsa 10m üzeri bir rakama&amp;nbsp;transfer bile yapabilir. Trabzonspor bu şekilde devam ederse zaten önümüzdeki iki yıl içinde yüksek paralara oyuncu satışları gerçekleştirecek gibi zaten, bunun tedbirlerini şimdiden almaya başlaması lazım. Umut, Burak, Selçuk, Colman ve Jaja 5m Euro üzeri rakamlara Avrupa'ya gidecek gibi duruyorlar.. Umarım bu futbolcular gitmeden gerekli yedeklemeler yapılır, özellikle bu yıl sözleşmesi bitecek olan Gökdeniz kesinlikle kaçırılmaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu dağaldı yine.. Jaja'ya geri dönersek, adamın yüzünün gülmemesi benim garibime giden bir durum. Gol attığında bile çevresine toplanan arkadaşlarıyla fazla içli dışlı olmadı, umarım bir problem yoktur. Ukrayna'da kala kala kendi de mi soğuklaştı bilemiyoruz ama bir an önce bol bol hamsi ve akçaabat köftesi yiyerek bizimle aynı kafaya ulaşmasını temenni ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl Trabzonspor-Bursaspor-Kayserispor arasında bir şampiyonluk yarışı izleyebiliriz. Makukula'nın olmaması ve Cangele'nin sakatlanması Kayseri için kötü oldu tabi ama yıllarca İstanbul takımlarının yarışlarını izlemekten bıkan Türk Futbol seyircisi için değişik ve&amp;nbsp;heyecanlı bir deneyim olacak gibi.. Şampiyonluk kupasının yıllarca İstanbul dışında dolaşması çok zevkli olacaktır muhakkak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2394162329086256380?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2394162329086256380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2394162329086256380&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2394162329086256380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2394162329086256380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/10/sampiyonluk-yolunda-emin-admlarla.html' title='Şampiyonluk yolunda emin adımlarla, Trabzonspor-Gençlerbirliği 3-1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TMVeKakz_uI/AAAAAAAABck/9e8dwmiIs-E/s72-c/5647-1I1W4X8C.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6976471267372047576</id><published>2010-10-17T23:33:00.000-07:00</published><updated>2010-10-18T01:36:51.223-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Selçuk İnan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yılmaz Vural'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Yılmaz Hoca'nın eseri ; Kasımpaşa 0 Trabzonspor 7</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TLvpffQDk0I/AAAAAAAABY8/Reuo0BC-a88/s1600/YLMAZ_~1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TLvpffQDk0I/AAAAAAAABY8/Reuo0BC-a88/s1600/YLMAZ_~1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Takımını değil de futbolu izlemek isteyen çoğu Türk futbolseverin Yılmaz Vural Hoca’ya karşı sempatisi vardır. Saha kenarında kendinden geçmesi ve renkli kişiliğinin bunda etkisi var tabi ama asıl sebep gerçekten iyi bir teknik direktör olması. Öyle olmasa yıllardır her başı sıkışan takımın aklına gelen ilk hoca olmazdı. Zaten aldığı eğitim ve çalıştırdığı takımlarda yarattığı fark bunun ıspatı. Bence yerli hocalar içinde en iyi beş hocadan biridir diyebilirim. Fatih Terim, Mustafa Denizli, Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Ersun Yanal ve Yılmaz Vural. Altı oldu evet. Bu altı hoca dışındakiler benim için bir alt sınıf hocalardır. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz Vural büyük takımlardan birini veya milli takımı çalıştırmak ister hep. (Bir ara Trabzonspor’u çalıştırmıştı ama şanssızlığı hakkatten kötü ve istikrarsız bir dönemine denk gelmesiydi Trabzonspor’un) Sonra da isyan eder neden beni milli takıma almıyorlar, Daum’dan neyim eksik diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon öncesi tahmin yazımda da yazmıştım. Yılmaz Vural çok iyi bir hoca ve büyük takımları çalıştırmayı hakediyor diye. Ama bunun için yapması gereken şey istikrar ve başarı. Burdaki başarı bir maç iyi oynayıp Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenmek değil. Ya da küme düşen bir takımı kümede tutmak değil. Başarı, sezon başından aldığı bir takımı üst sıralara hatta Avrupa Kupalarına taşıyabilmektir. Şampiyonluğa oynatabilmektir. Çünkü tek maçlık başarılar değil sezonluk istikrar gerekir büyük takımlara. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde küme düşme hattında oynayan takımları 10. haftada devralıp kümede tutan Yılmaz Hoca (bkz geçen yıl K.Paşa), bu yıl yaptığı gibi sezon başından bir takımla başladığı çok sık olmuyor. (Daha önce de Antalyaspor’la lige başlamıştı ve küme düşürmüştü yakın zamanda) Şimdi elinde bir fırsat daha vardı. İmkanları olan bir İstanbul kulübünde sezon öncesi hazırlık kampı da yapıp sezona başlama fırsatı yakaladı. Üstelik geçen sezon iyi oynayan da bir takım ve sadece bunun üzerine koyup istikrar yakalaması yeterliydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gene olmadı. Nedendir bilinmez, sezon başında Cenk gibi Koray gibi lider ve tecrübeli oyuncuları çok da etik olmayacak şekilde takımdan gönderdikten sonra takım bir türlü istenilen seviyeye gelemedi. Beklentinin de çok altında kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim anlamadığım nokta, geçen yıl bu takım çok iyi bir top oynuyorken nasıl bu hale gelebildi ? Geçen yıl bu stadda Trabzonspor’a 3 tane atarken (H.Broos’a yolu gösteren maç), Fenerbahçe’yi yenerken, üstelik zaman zaman Barcelona futbolu oynayarak bu galibiyetleri alırken nasıl oldu da bu hale gelebildi takım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet daha maçın birinci dakikasında gol yemeleri ve maçın erken kompasının etkisi vardı ama 7-0 yenilecek bir takım olmamalı Kasımpaşaspor. Kasımpaşa dünkü 7-0’lık sonucu tamamen haketti diyebiliriz. Trabzonspor 7-0 kazanmayı haketti demiyorum, çünkü karşılarında resmen takım yoktu. Yılmaz Vural takımlarında hep gördüğümüz hızlı hücumlar, hızlı paslarla ataklara çıkmak, tempolu ve presli ortasaha, yardımlaşan takım ve iyi savunmadan eser yoktu. Maçın son yarım saati Trabzonspor rolantiye almasa Beşiktaş’ın 10-0’lık Adanademirspor rekoru bile tarihe karışabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılmaz Vural genelde oyuncularına kızar, hatta bazen döver bile, ama bu sefer oturup düşünmesi biraz da suçu kendinde araması lazım artık. Her galibiyette çıkıp kendini övüp, beni milli takımın başına alın deyip, daha sonra kötü sonuçlarda oyuncular söylediklerimi yapmıyor diyerek bir yere varamaz, varamıyor da nitekim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de Yılmaz Vural’ın görevi bırakmaması, devam etmesini, belki 3-4 yıl Kasımpaşa’nın başında kalması hem kendisi için hem de Kasımpaşa için daha yararlı olacaktır. 20 yıllık kariyerinde belki 20 takım çalıştırmış olan Yılmaz Hoca artık kariyerinde yeni bir sayfa açmalı ve bir takımla aşama kaydetmeli. Başkasının sezona kötü hazırladığı takımları toparlamak yerine artık kendi hazırlayamadığı takımı toparlamalı, ve Kasımpaşa’yı bu düştüğü durumdan yukarılara taşımalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü ancak Kasımpaşa ile belli bir istikrar ve başarı yakalayabilirse milli takıma yakışabilir ve bugün belki dünyanın en iyi beş hocasından biri olan Hiddink’in milli takımından daha kötü bir takımda ortaya çıkarmazdı eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelince, bizim halısahadaki maçlardan farksız olduğu için, pek birşey yazmaya gerek yok... Jaja’nın ve Umut’un gol atması sevindiriciydi Trabzonspor için, Mustafa’nın yine ilk 11 oynaması güzeldi diyebiliriz ama kendisini çok fazla gösterme fırsatı olmadı. Ayrıca Türkiye'nin en iyi&amp;nbsp;ortasaha oyuncusu ve Trabzponspor'un saha içindeki lideri tartışmasız Selçuk.&amp;nbsp;Kasımpaşa’da Yekta ve Şahin iyi oyuncular. Ayrıca Bebbe'nin pozisyonu kesinlikle penaltıydı, hakem çok saçmaladı o pozisyonda. Ama orda penaltı olsa ve kırmızı kart çıkmasa sonuç çok değişmezdi yinede.. 0-7 yerine 1-6 olurdu, Bursa'nın plakası olurdu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;﻿ &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TLvpdcjLRPI/AAAAAAAABY4/nGXJccl2GcA/s1600/selc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="212" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TLvpdcjLRPI/AAAAAAAABY4/nGXJccl2GcA/s320/selc.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6976471267372047576?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6976471267372047576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6976471267372047576&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6976471267372047576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6976471267372047576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/10/ylmaz-hocann-eseri-kasmpasa-0.html' title='Yılmaz Hoca&apos;nın eseri ; Kasımpaşa 0 Trabzonspor 7'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TLvpffQDk0I/AAAAAAAABY8/Reuo0BC-a88/s72-c/YLMAZ_~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4432918493036870705</id><published>2010-10-04T04:54:00.000-07:00</published><updated>2010-10-04T04:54:59.448-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Taktik Maçı değil Mücadela Maçı, Trabzonspor-Beşiktaş 1-0</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKm_pUTSfjI/AAAAAAAABWo/7wCYKyJAoWk/s1600/5511-1S8V1X5C.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKm_pUTSfjI/AAAAAAAABWo/7wCYKyJAoWk/s320/5511-1S8V1X5C.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor ilk 11’ini özellikle çok merak ediyordum. &lt;strong&gt;Mustafa mı Ceyhun mu&lt;/strong&gt; tercihinin yanı sıra, uygulanmaya başlandığı Antalyaspor maçından beri son 4 maçta 7 puan kaybettiren 4-2-3-1 şeklindeki ofansif dizilişinin bu maçta da olup olmayacağını merak ediyordum. Eğer orta ikili Colman ve Selçuk’un yanında Ceyhun da ilk 11’de sahaya çıkmış olsaydı bu taktikten geri adım atılmış olacaktı. Ama derbi olmasına rağmen bu sistemden taviz vermedi Şenol Güneş ve bu sezon ne olursa olsun takımın böyle oynayacağının sinyalini de vermiş oldu. Bu, sezonun gidişatı açısından dünkü maçın en önemli mesajıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki yazılarımda da yazdım, bu sistem oturana kadar puan kayıpları kaçınılmazdı, öyle de oldu ama sistem oturdukça da Trabzonspor daha rahat kazanır demiştim. Şimdilik gidişat ta böyle gözüküyor, &lt;strong&gt;Trabzonspor’un önümüzdeki 3 haftada (Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve Konyaspor) rahat ve gollü 3 puanlar alacağını tahmin ediyorum.&lt;/strong&gt; (Konya maçında Ziya Doğan sürpriz yapabilir). Ayrıca Trabzonspor’un hücümdaki bol alternatifli kadro yapısı da bu sistemi Trabzonspor için ideal yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar Trabzonspor için iyi sinyaller; kadro yapısı, tercih edilen ilk 11, oynanmak istenen futbol mantalitesi ve alınan derbi galibiyeti tozpembe bir görüntü çiziyor. Hatta oynanan oyun için iyi bile diyebiliriz genel olarak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama Şenol Güneş’in de farkında olduğu ve basın toplantısında söylemeye çalıştığı bir problem var. Trabzonspor ligin başında ve Liverpool maçlarında oynadığı&lt;strong&gt; “bol paslı, yardımlaşmalı ve tempolu”&lt;/strong&gt; futboldan uzaklaşıyor ve dünkü maçta bu durum çok bariz ön plana çıktı. Şenol Güneş’te açıklamasında muhtemelen bundan bahsetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligin başlarını bir hatırlarsak, Bursaspor, Liverpool ve Fenerbahçe maçlarında Trabzonspor’un yüksek tempoda bol pres ve pas yaparak rakibin başını döndürdüğünü ve maçları rahat kazandığını görüyorduk. Özellikle Bursaspor maçında, İngiltere’deki Liverpool maçında ve Trabzon’daki Fenerbahçe maçında bu artık tavan yapmıştı ve Trabzonspor Avrupai bir futbol oynuyordu. &lt;strong&gt;Zaman zaman üst üste 20-30 pas yapıldığını görüyorduk ki bunlar fuzuli yana yapılan paslar değil, sürekli oyuınun yönünü değiştiren rakibi hataya zorlayan bilinçli paslaşmalardı&lt;/strong&gt;. Bunu yapmadıkları dakikalarda bile mantaliteleri buydu ve bunu yapmaya çalışıyorlardı. Top kaptırıldığı zaman komple bir pres yapılıp top geri kazanılıyordu. Zaten bu futbol ligin başında tüm ilgiyi bir anda Trabzonspor’a çevirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dünkü maça bakınca bu futbol yapısından çok uzaklaşıldığı görünüyor. Topu alan ileriye Teofilo’ya uzun oynuyor (sanki ilerde Makukula var), ya da çalımlarla 60 metre ilerlemeye çalışıyor (antemanlarda Alanzinho’dan çok etkilenmişler sanırım). En başta da Engin. Trabzonspor için çok önemli bir oyuncu olduğunu düşünüyorum Engin’in ama birisini Engin’e nerde çalım yapıp nerde yapmaması gerektiğini öğretmesi lazım. Sadece Engin mi ? Burak, Colman ve hatta Teo bile topu alıp gitmeye çalıştı zaman zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Trabzonspor sezon başındaki oyun mantalitesine dönebilirse ve bunu bu hücum ağırlıklı ilk 11 dizilişiyle başarabilirse bu yıl çok özel bir yıl olabilir Trabzonspor taraftarı için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek, bol pozisyon ve heyecan olmasına rağmen taktik ve futbol anlayışı açısından çok kaliteli bir maç olduğunu söyleyemeyiz. &lt;strong&gt;Taktik maçından ziyade bir mücadele maçıydı diyebiliriz&lt;/strong&gt;. Üstüne bir de derbi atmosferi eklenince izlemesi keyifli heyecanlı bir maç ortaya çıktı. Son dakikaya kadar skor her an değişebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın mücadele maçı olması kartları ve gerginliği arttırdı. Teofilo’nun kırmızı kartı, Teofilo’nun maçın stresini kaldıramaması nedeniyle geldi denebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Beşiktaş’ın 3 gün önce Avrupa maçı oynamış olması ve bunun üzerine dünkü maçın yüksek tempoda oynanması Trabzonspor için bir avantaj olmuş oldu. Oysa, Beşiktaş hafta arasında maç yapmış olmasaydı maçın son bölümlerinden puan çıkartabilirdi. Rotasyonu ile övülen Shuster’in, rotasyona en fazla ihtiyacı olduğu bu maçta fazla rotasyon yapmaması biraz anlamsız olmuş. Toraman, Ernst, Tabata, Hilbert, Aurelio, Holosko, Guti gibi oyuncular 3 gün önceki kupa maçında da oynamışlardı ve haliyle Trabzonspor karşısında tempoya ayak uyduramadılar. (Trabzonspor'da bir haftada iki Liverpool ve bir Fenerbahçe maçı oynamanın faturasını Avrupa Kupa'larına veda ederek ödemişti)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKm_yDZhlgI/AAAAAAAABWw/c2yduZIuLr4/s1600/5511-8D9K5O2W.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKm_yDZhlgI/AAAAAAAABWw/c2yduZIuLr4/s320/5511-8D9K5O2W.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle mücadele maçlarında Burak gibi fizikli ve kondisyonlu oyuncuların önemi biraz daha iyi anlaşılıyor. Belki futbol anlamında ortaya çok bir şey koyamadı ama nerdeyse her pozisyonun içinde vardı diyebiliriz. Güçlü fiziğini de kullanarak, rakibi yıprattı, savaştı mücadele etti ve hatta hakemle kavga etti. Hani kazanma ruhu denen şey varya, işte Trabzonspor’da dün o ruh en başta Burak’ta vardı. Bu hırsına biraz da bitiricilik, doğru top kullanma ve pas tercihi ekleyebilse ilk 11’de değişilmez olur ama yaş geldi 25 hala gelişim göstermesini bekliyoruz. Dün kaç defa ofsaytta kaldı ve kaldığı ofsaytlar tamamen mental eksiklikten gelen yanlış pozisyon alma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofsat demişken, Trabzonspor dünkü maçta 10’dan fazla ofsaytta kaldı, ve bu hücum ağırlıklı oynadığı bir maçta oldu. Ve rakip de ofsayt taktiğiyle oynamadı, sadece biraz defans çizgisini ilerde kurdu o kadar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Yumlu’ya da bir paragraf açmazsak ayıp etmiş oluruz. Şenol Güneş Ceyhun yerine Mustafa Yumlu’yu oynatması kesinlikle alkışlanacak bir karar. Şenol Güneş bu yıl cesur kararlarına devam ediyor. Kariyerinin ilk süper lig maçında ve böylesine bir derbide hem hatasız oynadı, Glowacki’den bir farkı yoktu, hem de şahane bir gol attı. Golü hakkatten şahaneydi, çok iyi yükseldi orayı dağıttı ve güzel de bir vuruş yaptı. Dün gece mutluluktan uyuyamamış olabilir, futbol kariyeri bundan sonra nereye gider bilmiyorum ama torunlarına bol bol anlatacaktır bu maçı ve golü. İlerde bir dergi röportajında en unutamadığınız maç deninde aklına ilk gelen bu olacaktır hep... &lt;strong&gt;Genç Mustafa (yaş 23!)&lt;/strong&gt; artık yedeklikten ilk 11’i zorlayan oyuncu sınıfına geçmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mücadelenin üst düzey olduğu maçta her iki takımın da futbolcularının emeğini takdir etmek lazım. Söylediğim gibi, maç son ana kadar heyecanını yitirmedi, keyifli bir maç izledik. Berabere de bitebilirdi, Beşiktaş ta kazanabilirdi. Maç 3-3 gibi bir skorla da bitebilirdi. Trabzonspor maçı erken de kopartabilirdi. Bu maça bakıp her iki takım için de çok negatif konuşmamak lazım. Bu sadece bir derbiydi ve bu yıl derbilerde 2’de 2 yapan Trabzonspor ligin son haftalarına girildiğinde bunun değerini daha iyi anlayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4432918493036870705?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4432918493036870705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4432918493036870705&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4432918493036870705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4432918493036870705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/10/taktik-mac-degil-mucadela-mac.html' title='Taktik Maçı değil Mücadela Maçı, Trabzonspor-Beşiktaş 1-0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKm_pUTSfjI/AAAAAAAABWo/7wCYKyJAoWk/s72-c/5511-1S8V1X5C.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-9127786484079021548</id><published>2010-09-27T00:37:00.000-07:00</published><updated>2010-09-27T00:37:04.286-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kayserispor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>4 maçta 7. puan kaybı, Kayserispor-Trabzonspor 0-0</title><content type='html'>Bu maç eski dostların buluşmasını görmek açısından çok güzeldi. Şota’nın Trabzonspor taraftarlarının gönlündeki yeri ayrıdır hep. Tribünde Arçil yanında Ogün, Trabzonspor kulübesinde Ünal ve Şenol Güneş. Bu ekip akşam bir araya gelip bir yemek yemedilerse çok yanlış yaparlar, yok yemişlersede eminim çok güzel geçmiştir (o muhabbeti dinlemek için neler verilmezdi) eski anılar yadedilmiştir. Trabzonspor’u 96’da şampiyonluğa taşımış ekip demeyi çok isterdik ama malesef olmamıştı, Futbol’un nankörlüğü diyelim o konuya fazla girmeyelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKBHJP8ULTI/AAAAAAAABWg/bUB0xougPj4/s1600/senol-shota.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKBHJP8ULTI/AAAAAAAABWg/bUB0xougPj4/s320/senol-shota.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek.. Şenol Güneş geldiğinden beri nadir izlediğimiz “sıkıcı” maçlardan biri oldu. İki takımda iyi defans yaptılar diyebiliriz. Mücadele üst düzeydeydi, bu da çok faule ve düşen tempoya neden oldu. Tempo düşünce, üstüne bir de takımlar defans ciddiyetlerini bozmayınca nerdeyse pozisyonsuz maç geçti diyebiliriz. Maç 0-0 biteceği belli gibiydi, kazara gol atan olsa 1-0 biterdi ama yine de maç açılmazdı. Aslında Kayserispor 1-0 kazanmış olabilirdi, golleri gayet nizamiydi. Trabzonspor için şanslı gün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenol Güneş, Antalyaspor maçından itibaren aynı sistemle oynatıyor takımı. Ortada sadece Colman-Selçuk, yanlarda Yattara-Umut (dün Burak ve Engin vardı), ilerde Teo arkasında Jaja (dün Alanzinho vardı). Hatta geçen haftaki yazımızda zorluk derecesi yüksek maçlarda Ceyhun’u oynatacaktır diğer maçlarda bu sistemi bozmayacaktır demiştik, o yüzden Kayserispor maçında Colman-Selçuk ikilisinin yanında Ceyhun’u bekliyorduk ama Şenol Güneş bizi şaşırtmaya devam etti ve cesur sisteminden ödün vermedi. Sonuçta maç beraber bitmiş&amp;nbsp;de olsa bu&amp;nbsp;hücum gücü yüksek kadronun pozisyon vermediğini görüyoruz, bu iyi bir işaret Trabzonspor için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü kadronun Şenol Güneş açısından mesajı şu idi; &lt;em&gt;“Trabzonspor hücum ağırlıklı oynamayı öğrenecek, oyuna hükmedecek. Ayrıca takım rotasyona da alışacak, her oyuncu oynamaya hazır olacak. Bunları öğrenirken de biraz puan kaynı olacak mecburen”&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Puan kaybı konusu önemli çünkü bu sistemi oynatmaya başladığı Antalyaspor maçından beri 4 maçta sadece bir galibiyet alabildi (6-1’lik Sivasspor maçı) ve toplam 4 maçta 7 puan kaybetti. Bu yedi puan kayıp, bu sistemin oturmasının bedeli. Bu bedel ödenmeden bu sistem oturmaz bunu anlamak lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda sistemin oturma süreci önemli tabi. Puan kayıpları devam ederse takım içi motivasyon çok bozulur, bu sefer işler sarpa sarar. Ama alınacak galibiyetler tekrar bir hava oluşturur ve takım açıldıkça açılır. Dün Kayserispor’un golünün verilmemesi, Trabzonspor için 1 puandan çok daha önemliydi bu açıdan. Eğer dün kaybetseydi Trabzonspor sistem daha fazla sorgulanacaktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKBHLvaWlRI/AAAAAAAABWk/xociy92DDxY/s1600/serk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKBHLvaWlRI/AAAAAAAABWk/xociy92DDxY/s320/serk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben bu puan kayıplarını, fırtına öncesi sessizliğe benzetiyorum daha çok. Geçen yılın başında Bayern Munich’in puan kayıpları gibi. Van Gaal sistemini oturtana kadar ciddi kayıplar yaşanmış, istifası konuşulmaya başlanmıştı. (benzer durum Az Akmaar’ın başındayken de olmuştu) Sonra sisteminde ısrar edince ve yönetimde arkasında durunca, sistem zamanla oturdu ve seri galibiyetler başladı. Sonuç, lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi finali. (Az Akmaar’da 30 yıl aradan sonra gelen şampiyonluk)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamda önümüzdeki Beşiktaş maçı çok önemli Trabzonspor için. Eğer aynı kadroyla çıkarsa ve galibiyet gelirse Trabzonspor çok iyi bir çıkışa geçebilir. Yok kadrodan taviz verilirse veya puan kaybı gelirse Trabzonspor çok yar alır ve yarıştan uzaklaşır. Trabzonspor ligin seyri ve hedefleri açısından çok kritik bir maç oynayacak haftaya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayserispor’da ise Şota çok iyi işler yapacak belli. Muhtemelen 2-3 yıl takımın başında kalacak (Kayserispor yönetiminin Ertuğrul Sağlam ve Tolunay Kafkas'ın arkasında durmuş olması Şota'ya bu güveni veriyordur) ve ses getirecek başarılar alacaktır, bunu hep beraber izeleyeceğiz. O koltukta sırf zamanında iyi topçu olduğu için oturmuyor (Rıza Çalımbay, Tolunay Kafkas, Bülent Korkmaz, Hakan Kutlu), bu işi bildiği için oturuyor. Geçen yılki Kayserispor'la bu yılki Kayserispor arasındaki fark ortada. Zaleyeta yerine Makukula olması Kayserispor'u bir üst sınıfa sokabilirdi, Makukula'yı al(a)mayan Trabzonspor ve Kayserispor çok hayıflanacak gibi bu yıl. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şota’nın başarılı olmasından da bir Trabzonspor’lu olarak da her zaman gurur duyarım, bunu da söyliyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de şu notu da düşelim. Kayserispor’un stadı çok güzel. Milyarlarca doların döndüğü bu sektöre Trabzonspor’un, Bursaspor’un, Karabükspor’un, Bucaspor’un stadları gibi stadlar yakışmıyor. Küçük de olsa, modern stadlar yapılması şart, böyle bir politika başlayıp önümüzdeki on yılda stadların yenilenmesi projesi başlayabilir. (Alın siyasi partilere seçim propagandası.) Kayserispor’un stadını kıskandım ne yalan söyliyim, ve Türkiye’deki tüm stadlar bu standartta olmalı.. O zaman hem daha çok seyirci maça gider, hem ligin değeri artar. Tüm stadlar böyle olsa Avrupa’da bile televizyonlarda gösterilir maçlarımız. Eurosport’tan, Karabük’ün o şantiye halindeki stadını göstermesini bekleyecek halimiz yok herhalde. Bu stad işi lige sınıf atlatacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-9127786484079021548?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/9127786484079021548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=9127786484079021548&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9127786484079021548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/9127786484079021548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/4-macta-7-puan-kayb-kayserispor.html' title='4 maçta 7. puan kaybı, Kayserispor-Trabzonspor 0-0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TKBHJP8ULTI/AAAAAAAABWg/bUB0xougPj4/s72-c/senol-shota.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-572526758653305432</id><published>2010-09-24T00:11:00.000-07:00</published><updated>2010-09-24T00:11:16.364-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Selçuk İnan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökdeniz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Colman'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><title type='text'>Selçuk, Colman, Gökdeniz ve transfer...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJtkykpfhwI/AAAAAAAABWQ/LclrvW0h_fg/s1600/sel-col.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="179" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJtkykpfhwI/AAAAAAAABWQ/LclrvW0h_fg/s320/sel-col.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Nerdeyse her maç yazısında ayrı bir paragraf açıyorum bu ikisine.. Selçuk ve Colman. Eğer bugün Trabzonspor oynadığı futbolla diğer kulüplerden bir adım öndeyse bunun nedeni ortasahadaki bu ikilidir. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bugün Trabzonspor'da kimi gönderirseniz gönderin yeri bir şekilde dolar, ama Selçuk-Colman (bir de Onur) yeri dolmaz. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bugün Selçuk'u gönderin, yerine 5 milyon Euro'ya aynı katkıyı yapacak birini bulamazsınız. Aynı şey Colman için de geçerlidir. Benzer kalitedeki futbolcuları bulsanız bile hem çok pahalıdırlar hem de aynı katkıyı yapamazlar. Sonuçta 3 yıldır beraber oynayan, ve belli bir uyumu yakalamış bir ikiliden bahsediyoruz. Bugün Trabzonspor'un sahadaki oyununa yön veren ikiliden bahsediyoruz. Oyunun her iki yönünü de aynı ustalıkta oynayabilen bir ikili.. Diğer rakip takımlarda bunlardan bir tanesi bile yokken Trabzonspor'da ikisi birden var. Üstüne bir de ikisinin de yaşı genç. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Ve Trabzonspor bu yıl şampiyon olacaksa eğer, bu ikili sayesinde olacak. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Ama ikisinin de kafası karışık. Selçuk'un sözleşmesi bitiyor ve sözleşme uzatmadı henüz. Özellikle Galatasaray'ın (son yıllardaki beleşe futbolcu kapatma politikaları gereği)﻿ yakın ilgisi var. Etik metik dinlemiyorlar, sonra da çıkıp "Liseli" aristokrasisinden bahsediyorlar.&amp;nbsp;Colman aldığı paradan (haklı olarak) memnun değil, onun da kafası o yüzden karışık. En son antremanda Yattara ile kavga etmiş. Colman'ın kafasında "Yattara'nın benim yarım katkısı yok,&amp;nbsp;ama iki katım para alıyor" düşüncesi olmaması için bir neden yok. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Burda yönetime düşen şey, bu iki futbolcunun da sözleşmesini yenilemek, gerekirse takıma en çok katkı yapan iki oyuncu olarak aldıkları parayı tavan rakam yapmaktır. Trabzonspor'un yapacağı en büyük transfer bu olur. Alanzinho'ya, Jaja'ya, Teo'ya verilen bonservisler düşünülünce, bu ikisinin kontratında yapılacak iyileştirmenin takıma bir zararı olmaz. Gerekirse tavan fiyat olsun, ama bu iki adamın kafası rahat olsun. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bu iki adamın sözleşmesinde yapılacak olan iyileştirme, 2003 yılında Celaleddin, Hüseyin, Hasan için yapılan iyileştirmeler gibi olmaz, onlarla bir tutmamak lazım bu durumu. Selçuk-Colman özel adamlar. Bu adamların kafası karışırsa Trabzonspor yarışın dışında kalır, bu kadar net.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bir de Gökdeniz mevzuu var. İyidir, kötüdür, sevilir, sevilmez ayrı konular. Ama sonuçta Gökdeniz bu camianın çocuğudur ve gidip alınmalıdır. 2011 Mart ayında sözleşmesi bitiyormuş, ve Galatasaray (beleşçilik gereği) ilgileniyormuş. Fatih konusunun camiaya verdiği zarar da düşünülerek, hem yönetim fedakarlık yapmalı, hem de Gökdeniz Trabzonspor'luluğunu göstermeli. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Umarız Gökdeniz'i de bir İstanbul takımı formasıyla görmez bu gözler...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-572526758653305432?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/572526758653305432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=572526758653305432&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/572526758653305432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/572526758653305432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/selcuk-colman-gokdeniz-ve-transfer.html' title='Selçuk, Colman, Gökdeniz ve transfer...'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJtkykpfhwI/AAAAAAAABWQ/LclrvW0h_fg/s72-c/sel-col.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-8528066291857907271</id><published>2010-09-23T01:43:00.000-07:00</published><updated>2010-09-23T01:53:29.192-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akyazi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzon'a yeni stad ışığı göründü...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJsRnK_gfNI/AAAAAAAABV4/MM7xZSI8Vo4/s1600/akyazi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJsRnK_gfNI/AAAAAAAABV4/MM7xZSI8Vo4/s400/akyazi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Trabzon’un yeni stadı (ve spor kompleksleri) yapılması için düşünülen Akyazı bölgesindeki denizin doldurulma işi için ihale yapılmış. Bildiğiniz gibi işi yapan TOKİ, aşağıda da ihale sonuçları mevcut. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem Trabzonspor’la ilgili olması açısından, hemde mesleğimizden dolayı inşaat sektörünün içinde olmamız açısından birkaç ahkam da biz keselim dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle Limak gibi Cengiz-Makyol gibi şirketlerin 80 miyon ve 124 milyon teklif verilen bir işe 36 miyon TL’lik teklifler çok gerçekçi durmuyor. Eğer ihaleyi kazanırlarsa hiçkimse işin bu rakama bitmesini beklemesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi işin teknik detayını bilmiyoruz, ama bu kadar farkın olması da garip. Bu tip ihalelerde, işi almak için fiyatı kırıp, daha sonra işi aldıktan sonra değişik numaralarla hem süreyi uzatmak hem de fiyatı arttırmak inşaat firmalarının çokça yaptığı birşey. Böyle olmasa bile, ve en düşük teklif olan 36milyon TL’e ihale sonuçlansa bile bu rakamın yüksek olduğunu düşünüyorum. Bu rakama baştan yeni bir stad bile yapılabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJsVek5YmrI/AAAAAAAABWA/_2Dev_Cir-E/s1600/aky2" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJsVek5YmrI/AAAAAAAABWA/_2Dev_Cir-E/s320/aky2" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin toplam bedeli, diğer spor kompleksleriyle birlikte belki 300milyon TL’yi bulacak, ve projenin tamamlanması ise belki 10 yılı bulabilir. Bu süre boyunca siyasi iktidarın değişmesi, yaşanacak finansal krizleri ve de diğer faktörleri de düşününce 10 yılda bile bu işin bitmesi çok iyi bir ihtimal. Şimdi yukardaki resim her Trabzon'luyu heyecanlandırır. Ama işte fazla ütopik ve 10 yılda bitmesi bile zor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa Trabzon’un ve Trabzonspor’un 10 yıl beklemek lüksü yok (aslında 10 yıl önce bitmiş olması gerekirdi, zaten geç bile kalındı). Bu kadar büyük paralar harcamaya da gerek yok. Sadece şu&amp;nbsp;dolgu için düşünülen paranın biraz fazlasına Trabzon’a, mevcut stadın yerine çok konforlu ve güzel bir stad yapılabilirdi pekala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani işin teknik detayına girmem zor şu anda ama kabaca 70-80milyon TL’ye mevcut stadın yerine gayet modern bir 40bin kişilik stad, hemde 1.5-2 yılda yapılabilirdi. Ve de çok güzel olurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aslında Trabzon’un ihtiyacı olan birşey. Öncelikle stadın şehrin içinde olması Trabzon için çok önemli. Belki İstanbul gibi şehirlerde problem olabilir bu ama Trabzon için şehir merkezinde stadın hiç bir sakıncası yok ve de şehrin maçı yaşaması açısından da bu çok önemlidir. Bir çok insan için H.Avni Aker’in yeri yürüme mesafesindedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 25bini dolduran taraftar, konforlu bir stad olması halinde (tartan pistte olmayacak) çok rahat 40 bin kişilik stadı doldurabilir. Ama stadın konforlu olması önemli, tekrar altını çiziyorum. Giriş-çıkış, koltuklar, kafeteryalar, localar, basın yerleri, çatısı, ısıtması herşeyiyle modern bir stad olması önemli. Bugün insanlar sadece Trabzonspor’u izlemek için çile çekiyorlar, oysa hoşça zaman geçirebilecekleri ve keyif alabilecekleri bir&amp;nbsp;yer olması lazım stadın.&amp;nbsp;O zaman 40bin kişiye oynar her maç Trabzon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda yanlış ve biraz da popülist bir karar alındı, bence yanlış bir karar. Yine de hayırlı olsun diyelim, uzuuuun bir film başladı. Bol bol siyasete alet edilinir ve seçimlerde kullanılır, bol bol da muhabbet malzemesi olur. Tarihe notumu da düşüyorum, 2022 yılındaki yeni stadımızın açılışında görüşmek üzere. (Karadeniz sahil yolunun ve Trabzon Tanjant yolunun kaç yılda bittiğini bilenler anlamıştır ne demek istediğimi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 - Öztaş-Sistem İnşaat Ortaklığı: 36 milyon 950 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 - Mapa İnşaat: 36 milyon 988 bin 540 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 - Sağlamlar İnşaat: 39 milyon 702 bin 230 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 - Yapıtek-Şahinler İnşaat Ortaklığı: 42 milyon 361 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 - Bülbüloğlu İnşaat: 46 milyon 100 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 - İrfan İnşaat: 49 milyon 783 bin 783 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 - Orna İnşaat: 51 milyon 500 bin 450 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 - Polatyol-Yapı İnşaat Ortaklığı: 69 milyon 575 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 - Nas- Şengök Keleşoğlu İnşaat Ortaklığı: 80 milyon 400 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 - Cengiz-Makyol İnşaat İnşaat Ortaklığı: 82 milyon 150 bin TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 - Genç İnşaat: 103 milyon 737 bin 373 TL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Limak İnşaat: 124 milyon 125 bin 750 TL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-8528066291857907271?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/8528066291857907271/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=8528066291857907271&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8528066291857907271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8528066291857907271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/trabzona-yeni-stad-sg-gorundu.html' title='Trabzon&apos;a yeni stad ışığı göründü...'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJsRnK_gfNI/AAAAAAAABV4/MM7xZSI8Vo4/s72-c/akyazi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-8067613858130322297</id><published>2010-09-20T02:34:00.000-07:00</published><updated>2010-09-20T02:34:55.606-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Beşiktaş’a Kocaman Hediye 1 puan, Fenerbahçe-Beşiktaş 1-1</title><content type='html'>Derbi maçı dediğiniz şey geniş bir tanım içerebilir. Ezeli rekabet, belli kültürlerin sporda karşı karşıya gelmesi (genelde yurt dışındaki derbilerin çıkış noktası budur) ve&amp;nbsp;güçlü takımların karşılaşması akla ilk gelenler.. Derbi maçların bir diğer anlamı ise kuvvetlerin denk olması. Ligdeki durumlar ne olursa olsun, iki takımın da gücü belli bir seviyededi ve o gün her türlü sonuç çıkabilir sahadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcn2ckjKYI/AAAAAAAABUs/xgoRx7noDLs/s1600/nian.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" qx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcn2ckjKYI/AAAAAAAABUs/xgoRx7noDLs/s320/nian.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Derbilere bahis oynamam ama bu maçta Fenerbahçe’nin bir şekilde kazanacağını düşünüyordum. O şekilde de bahisimi Fenerbahçe'ye oynadım. Çünkü maç, Fenerbahçe’ye bakıyordu. Seyirci avantajı ve iyileşen sakatlar Fenerbahçe’nin büyük avantajlarıydı ama en önemlisi kötü gidişe dur diyecek bir çıkış arıyorlardı. Yıllardır bilirsiniz Fenerbahçe maç seçer.. İşte bu maç, hem çıkış için gerekli olması hem de derbi olması açısından Fenerbahçe’li futbolcular açısından seçilecek maçtı ve seçtilerde.. Fenerbahçe kazanacak oyunu oynamaya başladı maçın başlamasıyla.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbaçe’nin golü geliyorum diyordu zaten gelmeden önce.. Sağlı sollu gelen Fenerbahçe ataklarında Toraman ve Zapotocny bireysel olarak dur demeye çalıştılar ama Hakan’ın da katkısıyla ve biraz da şanssızlıkla gole engel olamadılar.. Bundan sonra ise 1-0, belki sonlara doğru gelecek bir golle 2-0, bitecek bir maçı Aykut Kocaman seyrederek Beşiktaş’a gel berabere bitsin bu iş dedi resmen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman’ın hatası neydi ? İkinci yarının ortalarına doğru, 60. Dakikalar gibi Beşiktaş oyunu rakip tarafa yıkmaya başlamıştı. Aynı Fenerbahçe’nin golünde olduğu gibi Beşiktaş’ın da golü geliyorum diyordu. Önce buna uzunca bir süre seyirci kalarak ilk hatasını yaptı Kocaman. Oysa sahada 10 kişi oynayan bir Fenerbahçe vardı. Alex yerine sahada Hıncal Uluç oynasa birşey değişmezdi o dakikaya kadar. O kadar etkisizdi Alex ve değişiklik için o kadar beklemesinin anlamı neydi çözemedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcnydC3dBI/AAAAAAAABUc/L7SJz6JJmU8/s1600/guty2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" qx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcnydC3dBI/AAAAAAAABUc/L7SJz6JJmU8/s320/guty2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;70. dakikalara yaklaştığımızda ise maçı beraber izlediğim arkadaşlara Alex-Stoch değişikliği olur Fenerbahçe maçı koparır demiştim. Çünkü Beşiktaş’ın saldırıları şuursuzlaşmış ve geride dengesiz yakalanmaya başlamıştı. Bu dakikalarda oyuna girecek Stoch hem topu tutarak (o dakikalarda topu ayağında tutabilecek bir Fenerbahçe’li oyuncu kalmamıştı sahada) Beşiktaş baskısını kıracak hem de direnci düşen Beşiktaş defansına son darbeyi vurabilecekti. Tam ben bunları düşünürken o dakikalarda bir pozisyonda dönen Beşiktaş kornerinde top Alex’e geldi. Ama Alex ne topla dönebildi, ne de rakibini geçip topu Niang’a atabildi, oysa o top Alex’e değil Stoch’a gelseydi oyunun seyri değişebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç yazılarında genelde teknik direktörlerin oyuncu değişikliklerine çok değinmem çünkü oyuncunun değişmesinden çok sahadaki dizilişin değişmesinin oyuna daha çok etkili olduğuna inanırım. Ama dünkü maçta Stoch dururken Baroni’yi almış olması Aykut'un ikinci hatası ve Fenerbahçe’yi bitiren hareket olmuş oldu. Beşiktaş baskısını ayağında top tutarak kırmak varken Selçuk’un yanına ikinci bir pres yapan ama top tutamayan oyuncu alarak yapmaya çalıştı. Ama Baroni'yi oyuna alarak aslında Beşiktaş’a “siz güldür güldür gelin ben defans yapmaya çalışcam” demiş oldu.. Ve de kaçınılmaz son da gelmiş oldu.. Maç 1-0 da bitebilirdi, Beşiktaş 2-1 kazanabilirdi de. Ama oyunun gidişatı, Aykut Kocaman’ın okuyamaması nedeniyle kontrolü Beşiktaş’a vermesiydi. Gol gelmeyebilirdi ama dün futbolun adaleti vardı ve gol geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman’la ilgili birkaç küçük şey daha söylemek lazım. Fenerbahçe gibi bir takımın başına Aykut Kocaman’ı getiriyorsanız ilk yıl alınacak kötü sonuçları kabullenip, camia baskılarını karşınıza alıp Hoca’ya destek olmayı planlamanız lazım. Başarıyı ilk yıl değil takip eden yılları beklemek lazım. Eğer bu şekilde yaklaşmazsanız, Aykut Kocaman’la çalışmanızın hiç bir anlamı yok. Aykut Kocaman’ın potansiyeli vardır (Ertuğrul Sağlam gibi) ama zaman tanınması gerekir. Şu anda o da tecrübe kazanıyor. İlk defa böyle bir takımı çalıştırıyor, ve tüm cesaretiyle bir sistem değişikliği yapmaya çalışıyor. Bunu anlamak gerekir. Bu yıl başarılı olma şansı yok. Seneye belki ama seneye başarılı olabilmesi için hala takımın başında kalmayı başarması gerekiyor öncelikle. Bu da Aziz Yıldırım’ın olduğu yerde zor gibi, muhtemelen arayışlara başlamış bile olabilir. Pellegrini ve Lucescu isimleri şimdiden dillendirilmeye başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçma bir eleştiri olacak hatta eleştiri bile sayılmaz belki ama, Aykut Kocaman’ın dün t-shirt’ının yaka düğmelerini son düğmesine kadar iliklemesi de neydi öyle. Tamam saçına jöle sürüp kenarda karizmatik hareketler yapsın demiyoruz ama öyle ilkokul öğrencisi gibi durmanın da bir anlamı yok. Polo yaka denen o yakalar dizayn edilirken bile o son bir düğmenin açık olması düşünülür. Görüntü bulamadım ama maçta çok komik duruyordu kenarda, aşağıdaki görüntüyü bulabildim sadece..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcnzazCeeI/AAAAAAAABUk/lhDKNGK7k4c/s1600/aykt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" qx="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcnzazCeeI/AAAAAAAABUk/lhDKNGK7k4c/s320/aykt.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yıldırım’a geri dönersek, dün akşam tribünden salladığı küfür çok bariz bir şekilde ekranlara yansıdı. Maçtan bir günde önce, Ankara’da IF çıkışı kokoreçlerimizi yerken tanıştığımız ve futbol sohbeti yaptığımız genç bir arkadaş “neden kimse Fenerbahçe’yi sevmiyor” gibisinden birşeyler sormuştu.. İşte cevabı Aziz Yıldırım’ın o hareketinde saklı. O hareket Aziz Yıldırım’a has bir hareket değil sadece, aslında biraz da Fenerbahçe taraftar profilinde de olan, rakip takıma saygı duymamanın bir sonucu. Fenerbahçe'li arkadaşlar kızmasınlar lütfen ama Fenerbahçe taraftar profilinde bu var ve bu de antipatik yapıyor takımı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı bitirmeden birkaç not daha düşmek istiyorum. Önce İbrahim Üzülmez. Daha önce de bir yazımda yazmıştım, adam gün geçtikçe fenomen haline gelmeye başladı. Bir insan futbolunu bu kadar ilerletebilir mi ? Adam yıllanmış şarap gibi. Dün resmen sağ açık oynadı bir ara. Defansta soğukkanlı bir stoper gibi top çıkardı son adam olarak. Pas aldı verdi, orta yaptı, bindirme yaptı ve ileri geri koştu maç boyunca. 25 yaşında delikanlı gibiydi. Genç Türk futbolcusunun şunu görmesi gerekiyor, İbrahim Üzülmez bugün 37 yaşında bu oyunu oynayabiliyorsa bunun nedeni 25 yaşındayken kendisine düzenli bakmasıdır. Genç Türk futbolcusunun örnek alacağı futbolcu tipi İbrahim Üzülmez’dir.. Ne Arda ne Emre ne de başkası.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre demişken ona da bir parantez şart. Emre Belözoğlu, 18 yaşındayken bir Hagi potansiyeline sahipti. Inter onu 20 yaşındayken transfer ederken bu potansiyeli için transfer etmişti. Ve yıllarca bekledi adam olsun diye. Ama Emre, yeteneğinin üzerine gidip futbola odaklanması gerekirken o çirkefliğin ve kavgacılığın üzerine gitti. Maç içinde çirkef hareketler rakibe sert girmeler, rakiple hakemle kavga etmeler. Bir milli maç sırasında basın tribününe yaptığı hareket de var biliyorsunuz. Eric Cantona’da böyle agresiflikler yapardı ama sahada sanatını sergilemeyi ihmal etmezdi. Ama Emre’nin sahadaki oyunu da bu çirkefliğin etkisinde kalmış. 18 yaşındayken golçü bir kimliği olan Emre bugün oyunu 30m2’de oynayan, sadece rakiple sert ikili mücadele yapan bir defansif ortasaha oyuncusu haline geldi. Oysa bir Davids bir Seedorf ve hatta bir Hagi dahi olabilirdi.. Yazık etti kendine.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir parantezde Nihat'a... Bu yıl patlama bekiyordum kendisinden ama anlaşılamaz ve enterasan bir şekilde müthiş bir düşüşün içinde.. Her gün daha kötüye gidiyor, sebebi vardır illaki ama acaba ne ?&lt;br /&gt;Daldan dala atlamaya devam ederek yazıyı bitirelim. Son not da Rıdvan Dilmen’e.. NTV’de maç görüntüleri olmadan yorum yapmaya çalışan Rıdvan saçmalamaya ve kendini tekrar etmeye başladı. Karizmayı çiziyor. Bu iyi bir santrafor oyuncusunun sağbek oynaması gibi birşey. Rıdvan’ın iyi olduğu şey görüntüler üzerine yaptığı yorumlardı, çünkü futbolu biliyor. Ama şimdi görüntü yok, garibim ekrana dizilişleri vererek onlar üzerinden zaman doldurmaya çalışıyor. Para için değmez, Rıdvan’ın “kusura bakmayın, ben görüntü olmadan yorum yapamam” diyebilmesi gerekiyor.. Rıdvan Hoca hani bazen diyor ya “futbolcu kendini bilecek” diye, işte onun gibi, yorumcu da kendini bilecek..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-8067613858130322297?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/8067613858130322297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=8067613858130322297&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8067613858130322297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/8067613858130322297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/besiktasa-kocaman-hediye-1-puan.html' title='Beşiktaş’a Kocaman Hediye 1 puan, Fenerbahçe-Beşiktaş 1-1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJcn2ckjKYI/AAAAAAAABUs/xgoRx7noDLs/s72-c/nian.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2166549384793624315</id><published>2010-09-14T01:45:00.000-07:00</published><updated>2010-09-14T01:48:29.959-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Trabzonspor gole doymuyor, Trabzonspor-Sivasspor 6-1</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI818CwnPlI/AAAAAAAABSs/eHYVIudH14U/s1600/ytt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" qx="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI818CwnPlI/AAAAAAAABSs/eHYVIudH14U/s320/ytt.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Arsenal’in en son EPL’de şampiyon olduğu, Henry’li kadrosunda böyle gole doymayan bir futbol izlemiştim. Attıkça atmak isteyen bir takımdı onlarda. Bir taraftan Henry, diğer taraftan Bergkamp, Overmars, Junberg felan güldür güldür geliyorlardı. Aynı ayarda futbol oynamıyor Trabzonspor henüz belki ama mücadele, sürekli gol atma isteği ve hücum oyuncularının renkliliği aynı seviyede diyebiliriz. Takım oynamaktan ve gol atmaktan zevk alıyor bunu görüyoruz. Maç bitmesin oynamaya devam edelim diyorlar adeta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haftaki 6-1’lik skoru anlamak için 2 hafta önce alınan Antalyaspor beraberliğinde gitmek lazım, o maçta uygulanan sistem bu farkı getirdi. 0-0’lık Antalyaspor maçınının yazısında, önliberosuz ve 4 hücum oyuncusuyla (Antalyaspor maçında Jaja, Alanzinho, Yattara ve Umut vardı) sahaya çıkmasından dolayı Şenol Güneş’i ayakta alkışladığımızı söyleyip, bunda ısrar ederse sonuçlarını da alacaktır demiştik, ve dediğimizde çıktı. Bugün bu farklı galibiyetin olması için 2 hafta önce o puan kaybının yaşanması gerekiyordu da diyebiliriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen, bu kadro dizilişini ligin çoğu maçında göreceğiz. Ligimizde takımı korkmadan oynatan tek teknik adam Şenol Güneş şu anda. Öyle tahmin ediyorum zorlu maçlarda maça Ceyhun’la başlayabilir ama genelde Sivasspor maçındaki dizilişle oynayacak gibi Trabzonspor ve bu dizilişte bize bu tip skorları bolca gösterecek gibi. Trabzonspor’un böyle futboluna ve farklı skorlarına şimdiden alışmakta fayda var, ve iddaada bol bol üst oynanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerdeki dörtlü hücum dizilişine gelirsek, şu anda ligdeki en tehlikeli ve potansiyelli hücum hattı diyebiliriz. Rakip teknik direktörler için çare bulması zor. Hangi birine tedbir alsın adamlar, top ayağına geldiğinde herşeyi yapabilecek yeteneğe sahip Yattara yı mı düşünsünler, ceza sahasında topla buluştuğunda Tanju gibi bitiriciliğe sahip Teo’ya mı tedbir alsınlar. Yoksa her an patlama yapmak üzere olan Jaja (1-2 hafta içinde patlayacak sanırım, bakalım kime patlayacak) ya da ligin kalburüstü forvetlerinden Umut’u mu durdursunlar.. Kenardan oyuna girebilecek Burak, Engin ve Alanzinho’dan bahsetmiyorum bile, ki bu oyuncular da bu dizilişin başka bir avantajı. Geniş rotasyon ve hücum alternatifi de takımın bireysel oyunculara ve performanslarına bağımlı kalmasını engelliyor. Ayrıca sakatlıklara, form durumlarına veya rakibe göre farklı varyasyonlar denenmesinide de mümkün&amp;nbsp;kılıyor tabiki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oynan fubtol ise tam seyir zevklik.. Taraftarı mest eden cinsten.. Oyunun sonlarındaki bireysel şovlar değil, oyunun genelindeki futbol anlayışı futbol izleyicisini mest edecek cinsten. Futbol izlemeyi gerçekten seven insanlara Trabzonspor maçlarını izlemeyi tavsiye edebiliriz. Ama bu takıma bu futbolu oynatan da Selçuk-Colman ikilisidir. Takımdaki herkesin alternatifi varda bu ikisinin yok gibi, yönetimin her iki futbolcunun da sözleşmelerini acilen iyileştirmesi ve yenilemesi gerekiyor, zira bu yıl Trabzonspor’un şampiyonluğunu engelleyebilecek tek şey bu iki oyuncunun kafasının karışması olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI816CTG7YI/AAAAAAAABSk/w0HxsZKXZ5s/s1600/5350-2F2L8P5X.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" qx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI816CTG7YI/AAAAAAAABSk/w0HxsZKXZ5s/s320/5350-2F2L8P5X.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenol Güneş’i ve ekibini bu futboldan dolayı kutlamak gerekir. Eldeki malzeme ancak bu kadar uyumlu ve verimli kullanılabilir. Bu aralar Trabzonspor taraftarı olmak çok zevkli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;fotolar resmi siteden..&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2166549384793624315?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2166549384793624315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2166549384793624315&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2166549384793624315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2166549384793624315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/trabzonspor-gole-doymuyor-trabzonspor.html' title='Trabzonspor gole doymuyor, Trabzonspor-Sivasspor 6-1'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI818CwnPlI/AAAAAAAABSs/eHYVIudH14U/s72-c/ytt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3546741948425039824</id><published>2010-09-12T23:48:00.000-07:00</published><updated>2010-09-12T23:48:53.824-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Manisaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İlk fire : Hakan Kutlu</title><content type='html'>Ligimizin teknik direktör sirkülasyonu da Hakan Kutlu ile başlamış oldu, hayırlı uğurlu olsun artık.. &lt;a href="http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/lig-oncesi-genel-tahminler.html"&gt;Şurda&lt;/a&gt; yazmıştık zaten lig başlamadan, ilk gönderilecek olan hoca olarak Hakan Kutlu, Ümit Özat ve Bülent Uygun'u göstermiştik, tahminimiz tuttu sayılır. Yandaki ankette Rijkaard ve Kocaman daha öndeydi ama Hakan Kutlu sırayı kaptırmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI3I0XpwC8I/AAAAAAAABSc/eCLcioRAWQE/s1600/kutl.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI3I0XpwC8I/AAAAAAAABSc/eCLcioRAWQE/s320/kutl.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Rijkaard ve Kocaman'ın ise ikinci devrenin ortalarına kadar gideceğini tahmin ediyorum ama ligin sonunu göremeleri zor gibi. Aslında Aykut Kocaman'ın aldığı puan kayıplarını, geçen sezonun başında Luis Van Gaal ile Bayern'in aldığı kayıplara benzetiyorum, geçiş dönemimdeki olağan kayıplar olarak bakıyorum bunlara... Bayern'in Van Gaal'e gösterdiği sabır ve verdiği destek müthiş bir sezon olarak geri döndü, ama aynı destek ve sabırı Kocaman görebilir mi bilmiyorum.. Baskı ve stres bu kayıpların galibiyet serisine dönüşmesini engelleyecek gibi duruyor.. Çok kritik aylar var Kocaman'ın önünde, eğer dik bir duruş sergileyip taraftar ve yönetimin desteğini almayı başarabilirse bu süreçten karlı çıkar, yoksa ikinci yarının ortaları gibi yollar ayrılır, Lucescu gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3546741948425039824?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3546741948425039824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3546741948425039824&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3546741948425039824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3546741948425039824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/ilk-fire-hakan-kutlu.html' title='İlk fire : Hakan Kutlu'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TI3I0XpwC8I/AAAAAAAABSc/eCLcioRAWQE/s72-c/kutl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-5422000464522751581</id><published>2010-09-01T04:36:00.000-07:00</published><updated>2010-09-01T04:36:48.278-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Yorucu Ağustos Virajı biterken, Antalyaspor-Trabzonspor 0-0</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TH45QT7J2dI/AAAAAAAABR8/0ITDTWj69f4/s1600/yttr.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TH45QT7J2dI/AAAAAAAABR8/0ITDTWj69f4/s400/yttr.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle maç yazısı neden geçikti onu söyliyim. Pazartesi bir işim olduğu için maçı izlemedim, ayıptır söylemesi Digiturk Plus'ımızla maçı kaydettik, akşam izleriz dedik (canlıymış gibi). Sonra akşam eve biraz geç gelince, biraz da hasta olunca maçı izleme işi ertesi güne kaldı. Salı günü maçın skorunu öğrenmemek için (maçı canlıymışız gibi izlicez ya) atmadığım takla kalmadı. Ne TV'e bakıyorum ne gazetelere bakıyorum. İnternete bile girerken temkinli yaklaşıyorum. Arkadaş muhabbetlerinde konu futbola gelince hemen lafı basket maçlarına çeviriyorum felan.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki akşama kadar skoru öğrenmeden gelmeyi başardık. Açtık maçımızı canlı canlı izliyor gibi heyecanlanarak izlemeye başladık.. Haydaaa.. Stadda elektrikler gitmiş.. Maç yarım saat durunca bizim 2 saatlik kayıt maçın son on dakikasına yetmedi doğal olarak. Maçı 80. dakikaya kadar izledik, kayıt bitince de mecbur interneti açıp skoru öğrendik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir enteresanlık oldu yani, zaten nerde tuhaf bir olay olur, gelir beni bulur. Neyse, maçın son 10 dakikasını izlemedik ama ilk 80 dakikadan çok farklı şeyler olmadığını düşünerek kısa kısa maç yorumumuzu yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor evet kötü oynadı ama bu durumu büyütmemek lazım. Trabzonspor çok zorlu bir Ağustos ayı geçirdi ve bu da takımı fiziken çok yordu. Dün akşam kazanılamayan maçın en yalın özeti budur aslında. Muhtemelen bu sezon içinde bu denli yogun bir trafiğimiz (hem maç sayısı hem maç temposu olarak) olmayacağı düşünülürse bu durumun bu yıl bir daha yaşanacağını sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten bu Ağustos ayı düşünülerek takım hazırlanmış ve o yüzden de lige en iyi giriş yapan takım gibi görünmüştü. Diğer takımlar da form tutmaya başlayınca aradaki fark kapanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelince, kadro seçiminden dolayı Şenol Güneş'i ayakta alkışlamak lazım. Herkesin çift önliberolu ve tek forvetli oynadığı ligimizde Jaja forvetinin arkasında Umut-Alanzinho-Yattara üçlüsüyle çıktı, hemde bir deplasman maçında. Bu dizilişi sahaya sürebilecek cesaret ve birikimde bir başka hoca yok şu anda STSL'de. Tebrik etmek lazım. Yattara ve Alanzinho'yu aynı anda ilk 11'de görmeyi hep çok istemişimdir ama bu hiç nasip olmamıştı ve Şenol Güneş'in de buna cesaret edebileceğini sanmıyordum beni yanılttı.. Eğer bunda ısrar ederse ki edecek gibi sonuçlarını alacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaa.. Yattara ve Alanzinho'nun etkisizliği de anlaşılır gibi değil. Tamam çok pres yapsınlar demiyoruz ama ayaklarına gelen topları da bu kadar kötü kaybetmeleri takımın tüm oyun düzenini bozuyor. İstatistik yok elimde ama eğer tutulsa iddaa ediyorum Trabzonspor'un kaybettiği topların %60'ını belki sadece Yattara ve Alanzinho kaybetmiştir. Ve altını çiziyorum, bu top kayıpları çok basit ve sinir bozucu kayıplar, yani rakibin presinden kaynaklanan kayıplar değil. Özellikle Alanzinho'nun kaçırdığı gole bakarsanız, sanki bir motivasyon eksikliği varmış gibi geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa takım herzamanki makine düzeninde alan genişleterek bol paslı organize ataklar yapmaya çalıştı hep, ne zaman top Alanzinho ve Yattara'ya geldi, toplar karşı atak olarak geri döndüler ve Trabzonspor'un tüm saha içi dengesi bozuldu. Bu çok ciddi bir problem, takımın işleyişini bozan bir problem. Şenol Güneş'in de kızdığı konu buydu sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireysel performanslara fazla girmek istemiyorum ama Jaja ve Cale'den bahsetmek gerekir sanırım. Jaja'nın kalitesi ortada, takıma çok fayda sağlayacak bariz. Teofilo'nun arkasında Umut-Yattara-Jaja üçlüsü, çok iş yapacak gibi geliyor. Alanzinho ve Engin'de bunların alternatifleri.. Ama anlamadığım konu, Jaja'nın hiç yüzünün gülmeyişi. İmza atarken gülüyordu, ondan sonra hiç gülerken göremedik kendisini, acaba bir problem mi var diye merak ediyor insan.. Cale'ye gelince, her maç biraz daha göze batmaya başladı. Sol kanat ciddi alarm sinyalleri vermeye başladı, eskiden de hücuma çıkmıyordu ama defansif görevlerini yapıyor diye idare ediyordu, ama artık defansif zaafiyetlerde göstermeye başladı. Oysa Gabriç bu bölgede bir alternatif olabilirdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalyaspor için de birkaç şey söylemek lazım. Fenerbahçe maçından sonra ürkmüştüm açıkcası ama takım form tutmaya başlamış. Defansta Deniz ve&amp;nbsp;Radeljic uyum sağlamışlar, zaten Deniz'in asıl yeri hep bu stoper bölgesiydi. İlerde geçen yılki üçlü Necati-Djheuma-Tita yine aynı üretkenliğe ulaşacaklarmış gibi ve orta saha daha dirençli bir hal almış. Kazandıkları toplarla çok hızlı atağa kalkabiliyorlar ama her zaman karşılarında kolay top kaybeden rakip bulamayabilirler. Organize atak sıkıntıları var, çünkü orta sahada o organizasyonu yapacak oyuncuları yok (Şifo Mehmet'in&amp;nbsp;kendisi&amp;nbsp;çok güzel oynar orda). Kalecilerini ben beğendim, yaşı gençmiş ve çok da atletik bir görüntü sergiledi. Nerden buldular bilmiyorum ama sanki on numara bir transfer gibi geldi bana. Karar vermek için erken tabi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi lig araya girdi, son transferlerle takımlar ligdeki son hallerini almış oldular. Asıl lig bundan sonra başlıyor diyebiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-5422000464522751581?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/5422000464522751581/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=5422000464522751581&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5422000464522751581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/5422000464522751581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/09/yorucu-agustos-viraj-biterken.html' title='Yorucu Ağustos Virajı biterken, Antalyaspor-Trabzonspor 0-0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TH45QT7J2dI/AAAAAAAABR8/0ITDTWj69f4/s72-c/yttr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2415102406121952382</id><published>2010-08-26T14:10:00.000-07:00</published><updated>2010-08-26T14:10:57.578-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Ligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Neden olmadı ? Trabzonspor 1 Liverpool 2</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THbXc5BVnrI/AAAAAAAABMM/xYYxs8QLszo/s1600/ts-pool.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THbXc5BVnrI/AAAAAAAABMM/xYYxs8QLszo/s400/ts-pool.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor biliyorsunuz sezona fırtına gibi girdi.. Sadece skor olarak değil, oynanan futbol olarak da herkesi mest etti. Trabzonspor’un başarısında birçok neden var tabi. Oturmuş ve kaliteli kadro, geniş rotasyon, Şenol Güneş gibi birçok etken var ama Trabzonspor’u diğer takımlardan ayıran en büyük artısı ortasahasıydı aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Colman ve Selçuk’un oyuna iki yönlü olarak yüksek tempoda hükmetmesi Trabzonspor’u oyunu forse eden taraf yapıyordu. Bu ortasahanın özellikle son bir haftadaki üç maçın yüksek temposunu kaldıramaması, Liverpool maçının ikinci yarısındaki sonucu doğurdu.. Turun gitmesinin nedeni en basit haliyle budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bunun olacağının sinyallerini Fenerbahçe maçının son 20 dakikasında vermişti Colman ve Selçuk. Son bir aydır çok tempolu ve önemli maçlar oynayan Colman ve Selçuk fizik olarak Fenerbahçe maçının son 20 dakikasında resmen gözleri kararıp ayakta duramaz hale gelmişlerdi. Bu durum bugün ikinci yarının tamamına yayıldı. Ceyhun’un daha ilk yarıda fiziken bitmesi de eklenince, Trabzonspor ortasahası tamamen çöktü ve Liverpool rahat rahat gelmeye başladı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa Trabzonspor diri ortasahasıyla fark yaratıyordu. Fenerbahçe maçının ilk 60 dakikası, İngilteredeki Liverpool maçının ilk yarısı ve burdaki Liverpool maçının ilk yarısında rakibi ezen bir ortasaha vardı. Zaten Trabzonspor’un golünü getiren de bu ortasahaydı. Colman’ın şok presi ve çok zekice ara pası (çift yönlü ortasaha, top kap ve ara pası at).. Ama ne zaman ikinci yarı fiziken düştü ortasaha, bu sefer ne paslar yerini bulmaya başladı ne de etkili pres yapılmaya.. Ortasaha böyle düşünce de Liverpool sazı eline aldı ve sağlı sollu gelmeye başladı. Daha doğrusu sağlı gelmeye başladı. Hem Glen Johnson onların en etkili kanat oyuncusu hem de Cale’nin tarafı yol geçen hanı olunca ordan güldür güldür gelen bir Liverpool oldu maçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı, Ankara’da Çınar Cafe’de izledim Trabzonspor’lu arkadaşlarla.. Giray kendi kalesine golü atınca yanımdaki arkadaş, Giray’ı suçlar birşeyler söyledi. Ona ne farkeder, bu olmasa bir sonraki gol olcaktı dedim. Az önce Ngog’un gol olmayan kafasından sonra bunun gol olması gibi. Tam bunu söylerken de Liverpool’un ikinci golü geldi zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenol Güneş ortasahadaki bu düşüşü görüp Barış’ı aldı oyuna ama garibim Barış tek başına ne yapabilir ortasahada. Alanzinho, Colman, Seluk ve Cale ayaklarına gelen tüm topları kaptırdılar nerdeyse oyunun sonlarına doğru. Sonuç da kaçınılmaz oldu tabi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ama bu oyuncuların suçu değil, dediğim gibi bu tempoya hazır seviyede değiller henüz. O seviyeye çıkmak için bu günlerin yaşanması gerekiyor. Bugün Trabzonspor’un Liverpool karşısında yaşadıkları, önümüzdeki yıl şampiyonlar liginde tecrübe olarak geri dönecektir Trabzonspor’a.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrası için ise bu durum çok büyük sorun olmayacaktır Trabzonspor için. Bu son bir aydaki gibi zorlu maçları üst üste oynamayacak bir daha bu sezon. Avrupa Liginde olmamak lig için bir avantaj aslında. Önümüzdeki hafta milli maç için verilecek ara da ilaç gibi gelecektir. Bundan sonra Trabzonspor ortasahasını Liverpool maçının ikinci yarısındaki gibi göreceğimizi sanmıyorum. Ve güçlü Trabzonspor ortasahası Türkiye Ligi için fazlasıyla yeterli gibi görünüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir not. Bugün Fenerbahçe’nin ve Trabzonspor’un elenmesinin nedeni Pazartesi oynadıkları maçtı. O tempoda oynanan maçtan üç gün sonra bugünkü maçları kaldıramadılar. Yukarda anlattığım yorgunluk işte. Oysa Pazartesi oynanan maç ertelenseydi (gruplara kalma maçı olduğu için bir istisna uygulanabilirdi) bugün iki takım da turu geçen taraf olabilirlerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir not daha.. An itibariyle Sergen NTV’de “Trabzonspor iki maçta da Liverpool’la fizik olarak kafa kafaya oynadı” dedi.. Maçları neresiyle izlemiş merak ediyorum. Bir de takımlar lige iyi hazırlanmamış diyor. Kendisi çok hazırlanırdı ya..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2415102406121952382?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2415102406121952382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2415102406121952382&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2415102406121952382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2415102406121952382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/neden-olmad-trabzonspor-1-liverpool-2.html' title='Neden olmadı ? Trabzonspor 1 Liverpool 2'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THbXc5BVnrI/AAAAAAAABMM/xYYxs8QLszo/s72-c/ts-pool.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4560792640917122551</id><published>2010-08-25T04:05:00.000-07:00</published><updated>2010-08-25T04:05:38.099-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Lig Şekilleniyor, 2. Hafta Değerlendirme</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz3kMoQ3I/AAAAAAAABL8/aqkX4m3ePZY/s1600/super+ts.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz3kMoQ3I/AAAAAAAABL8/aqkX4m3ePZY/s320/super+ts.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Trabzonspor 3-2 Fenerbahçe &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun uzun yazdık zaten, bir daha detaya girmeye gerek yok. Beklenen bir sonuçtu. Ama bu kadar pozisyon ve tempo beklemiyorduk tabi. Avrupa kupaları maçında bu işin acısı çıkabilir. Trabzonspor elenir ve ağırlığı lige verirse bu sezon 27 yıllık hasret bitebilir. Fenerbahçe'de ise daha önce söylediğimiz gibi Niang çok şey farkettirdi. Aykut Kocaman birşeyler yapmaya çalışıyor. Kolay değil yılların Alex'li sistemini değiştirmek. İyi de yapıyor, ama bu süreçte iyi sonuçlara ihtiyacı var. Üstüste alınacak 2-3 kötü sonuç herşeyi berbat edebilir. Baskılara karşı direnç göstermesi lazım Aykut Kocaman'ın. Fenerbahçe skor olarak olmasada futbol olarak beklediğimden iyi bir seviyede başladı sezona. Eğer PAOK'u eler gruplara kalırlarsa lig yarışında zorlanırlar. Ama PAOK karşısında işleri zor, elenirlerse Trabzonspor ile sezon sonuna kadar yarışabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Konyaspor 2-1 Eskişehirspor &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Konyaspor'un kazanması kimseyi aldatmasın, tamamen tesadüf bir galibiyet. O kadar tesadüfki, Konyaspor'un golleri bile tesadüf, farkında olmadan atılmış goller. Birisi kendi kalesine diğeri de saçma sapan bir kafa vuruşu. Ziya Doğan'ın defansif mantalitesini yerleştirmeye çalıştığı bu geçiş döneminde böyle şans puanları almaları hem moral açısından hem gidişat açısından çok önemli. Her halukarda Konyaspor&amp;nbsp;zor günler yaşayacak gibi bu yıl.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziya Doğan'ın o kadar defansif mücadelesine rağmen Eskişehirspor bir sürü pozisyon buldu ama atamadı. Atamayana da atarlar tabi. Sanırım ilerleyen haftalarda Batuhan'ın katkısı çok şey değiştirecek Eskişehirspor'da, özellikle Tello-Batuhan ortak yapımı goller görebiliriz bol bol.&amp;nbsp;Ama yine de&amp;nbsp;geçen yıldan çok farklı bir Eskişehir olur mu ? Pek sanmam..&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kayserispor 1-0 Karabükspor &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTvjJnCBVI/AAAAAAAABLM/b3b--xLyctg/s1600/sht.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTvjJnCBVI/AAAAAAAABLM/b3b--xLyctg/s320/sht.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Karabükspor'da bu yıl zor zamanlar yaşayacak gibi ama kümede kalma şanslarını Manisaspor'dan, Bucaspor'dan daha fazla olarak görüyorum. Beklenen bir mağlubiyet oldu Karabükspor için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Shota'nın Kayserispor'a hareket getireceğini tahmin ediyordum. Hoş, Tolunay Kafkas'ın kısır futbolundan sonra kim olsa hareket kazanırdı Kayserispor ama Shota'nın hem kariyeri hem de çalıştığı hocalar insanı biraz daha fazla heyecanlandırıyor, beklentileri yükselityor. Zaleyeta da geldi bugün sanırım. Eğer Makukula'dan aldıkları verimi alabilirlerse, bu yıl yarışın içinde bile olabilirler. Bundan daha da önemlisi, Kayserispor'un geçmiş dönemlerdeki hocalarına verdikleri destek düşünülürse, önümüzdeki yıllarda şampiyonluk dahil ciddi başarılar kazanabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda küçük bir not düşmek istiyorum. Bir takımın hocasına verdiği destek, sonraki hocalar için de önemli. Örneğin şu anda Shota çok rahat bir şekilde en az iki yıl bu takımda olacağını biliyor ve ona göre planlamasını yapıyor. Tolunay Kafkas'a gösterilen sabır bugün Shota'nın daha rahat çalışması olarak geri dönüyor Kayserispor'a. Öte yandan her yıl hoca değiştiren diğer takımlarda gelen hocalar rahat olamıyor doğal olarak.. Bugün Aykut Kocaman şampiyon olamazsa ayrılacağını biliyor (eskiden devreyi göremezdi ama Aziz Yıldırım da akıllandı artık en az bir sezon süre veriyor hocalarına), Beşiktaş'ta da bu durum böyle, Rijkaard'dan önce Galatasaray'da da bu durum böyleydi. Bursaspor'u şampiyon yapan Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş'ta rahat olabilseydi bugün çok farklı şeyler yapıyor olabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Antalyaspor 1-1 Sivasspor&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki takım da beni şaşırtıyor bu yıl. Antalyaspor beklediğimden kötü, Sivasspor beklediğimden iyi başladı lige. Maçı izleyemedim ama Antalyaspor'un kazanabileceğini tahmin ediyordum. Mehmet Özdilek'in işi bu yıl&amp;nbsp;zor olacak&amp;nbsp;gibi. Küme hattına beklenilenden daha yakın olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Beşiktaş 0-2 İstanbul B.B. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı takımların bazı takımlara şansı tutmuyor işte. Ben bildim bileli Beşiktaş bu İstanbul B.B.'den çeker hep. Yine öyle oldu. Detaylı birşeyler yazdım zaten, fazla detaya inmiycem. Beşiktaş'ın kesinlikle kötü oynadığına katılmıyorum ve gayet de iyi yolda ilerliyorlar. Beklediğimden daha iyiler, üç kulvarda da iyi işler çıkartacaklar gibi. Ama taraftarın destek vermesi lazım, skora göre dönmemeleri lazım. Bugün Nihat kaldırabilir belki, Delgado zaten gitti ama yarın öbürgün Quaresma'yı Guti'yi Necip'i ıslıklarlarsa Beşiktaş kaybeder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada gelen Aurelio çok doğru bir transfer. Necip'e bu yıl çok yük binecekti. Gelişmesi için sürekli oynaması gerekir ama Avrupa Ligine de kalınacağını düşünürsek bir yıl içinde 50 maçta ilk 11 oynamak fiziken ve mental olarak Necip'e yarardan çok zarar getirirdi. Oysa şimdi ağırlıklı olarak Aurelio oynar, Necip'te 20-30 maç ilk 11 oynar, seneye ise Aurelio artık yedek olur, Necip sürekli oynamaya başlar. Tabi cıvıtmazsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gençlerbirliği 0-0 Gaziantepspor &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçı izlemedim. Gençlerbirliği için birşey söylemek istemiyorum ama Tolunay Kafkas geçen yıl Kayserispor'da bıraktığı yerden devam ediyor sanırım. Bu yıl bol bol 0-0 ve 1-0 gibi skorlar görebilir Gaziantepspor taraftarı, kendilerine sabır diliyorum. Gaziantespor transfer politikasında gösterdiği vizyonu hoca seçiminde gösteremiyor malesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Galatasaray 0-2 Bursaspor &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor kaldığı yerden devam ediyor. Helal olsun Ertuğrul Hoca'ya. Adam hakkatten çalışkan. Futbolcular gevşememiş, şımarmamış. Hala takım oyunu oynuyorlar, hala süratliler, hala yardımlaşıyorlar ve hala kazanma hırsları var. Şampiyonlar Ligi biraz hırpalayabilir onları ama yine de yarışın içinde olacaklar gibi. Zaten büyük takım olarak hep yarışın içinde olmak zorundalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray için ise birşey söylemiyorum.!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Manisaspor 0-3 Ankaragücü &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz4onPW_I/AAAAAAAABME/QgPxFyjfYgU/s1600/umtzt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz4onPW_I/AAAAAAAABME/QgPxFyjfYgU/s320/umtzt.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Beraberlik tahmin ettiğim bir maçtı. Ankaragücü şık goller atmış. Kadrosundaki kaliteli isimler biraz fark yaratıyor. Ama Ümit Özat'la bu işin olması zor. Adam genç, Ankara çıkışlı ve iyi bir futbolculuk kariyeri var. Efendi ve saygılı da bir kişilik. Başarılı olması gayet güzel bir şey olur, kulağa hoş geliyor ama işin bir de gerçekleri var.. Tecrübe yok, birikim yok.. Bol bol göbek var. Benim beklentim olumsuz ama zaman tanımak şart. En az bir devre sabredilip beklenmeli. Belki bizi yanıltır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü'nün formasını bu arada TFF sitesinde gördüğümde hoşuma gitmişti ama maçta görünce hiç beğenmedim. O logo o kadar büyük ve abartılı hoş olmamış. Biraz daha belli belirsiz olsa daha iyi olabilirdi. Geçen haftaki formaları çok güzeldi oysa, üzerindeki belli belirsiz semt isimleri çok güzel olmuştu. O formadan bir tane alabilirim bile hatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kasımpaşa 0-0 Bucaspor&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz2Fty7GI/AAAAAAAABL0/rikieyzmg8Y/s1600/blntygn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz2Fty7GI/AAAAAAAABL0/rikieyzmg8Y/s320/blntygn.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzleyemediğim bir maç daha. Kasımpaşa'nın kazanması gerekirdi. İlerde bu puanları ararlar. Yılmaz Vural hayal kırıklığı yaratıyor, bu şekilde büyük takımlara sıçrama yapamaz. Bucaspor'un ise işini hala zor görüyorum ve Bülent Uygun'u ilk kovulabilecek hocalar arasında görüyorum hala.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4560792640917122551?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4560792640917122551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4560792640917122551&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4560792640917122551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4560792640917122551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/lig-sekilleniyor-2-hafta-degerlendirme.html' title='Lig Şekilleniyor, 2. Hafta Değerlendirme'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THTz3kMoQ3I/AAAAAAAABL8/aqkX4m3ePZY/s72-c/super+ts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6466034826146654918</id><published>2010-08-23T23:00:00.000-07:00</published><updated>2010-08-23T23:00:44.375-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Futbola Doymak, Trabzonspor-Fenerbahçe 3-2</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNb5FoibDI/AAAAAAAABK8/M_P-1P-K9xs/s1600/tsfb1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNb5FoibDI/AAAAAAAABK8/M_P-1P-K9xs/s400/tsfb1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maç için oynadığım skor bahisi 4-2 Trabzonspor lehineydi.. 1’e 75 orandan&amp;nbsp;2 liraya&amp;nbsp;150 TL kısa günün karı olacaktıki, Collman yaktı bizi. İşte kuponumuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNa8T0rM8I/AAAAAAAABK0/0ywNv6xHWSo/s1600/kupon2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="91" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNa8T0rM8I/AAAAAAAABK0/0ywNv6xHWSo/s400/kupon2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın böyle bol gollü geçeceği belliydi. İki takım da kazanmak istiyordu ve ligin başı olduğu için kaybedecek birşey yok. Ayrıca iki takımın da etkili hücum silahları vardı. Trabzonspor’un galip gelmesi de sürpriz olmadı çünkü sezona en iyi başlayan takımdı zaten ve Fenerbahçe'de de yeni bir sistem oturtulmaya çalışılıyordu. Yılların verdiği Alex'e dayalı oyun sisteminden kurtulup çift forvete geçiş biraz sacılı olacaktı gayet tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol seyir zevki olarak ise son yıllarda Ligimizde izlediğimiz en zevki maçlardan biriydi sanırım. Böyle tempo ve pozisyon zenginliği görmek ligimizin kalitesi için gayet güzel. Futbol kalitesi üst düzeydeydi diyemem, ama seyir zevki ve pozisyon sayısı olarak futbol seyircisini Futbola doyuracak cinsdeydi. İki takımda tempoyu düşürmek oyunu rölantiye almak gibi bir taktiğin peşinden gitmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temponun bu kadar yüksek ve pozisyonların da bu kadar çok olmasını da beklemiyorduk ama.&amp;nbsp;Perşembe günü oynanan Avrupa kupası maçlarından sonra böyle bir tempo sürpriz oldu. Zaten son 20 dakika Trabzonspor’un 4-5 oyuncusunun pili resmen bitti. Collman, Selçuk, Yattara, Teofilo ve hatta Serkan’ın ayakta kalacak hali kalmadı. Muhtemelen Selçuk ve Collman'ın saha içinde gözlerde kararma başlarda dönme olmuş olabilir. Maçın sonlarına doğru Egemen bile Niang karşısında zor anlar yaşadı ki ilk defa Egemen'in bir rakip forvet karşısında fiziki mücadelede üstünlük kuramadığını gördüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay değil tabi Liverpool maçından üç gün&amp;nbsp;sonra bu tempoda bir maç daha oynamak. Buna alışmaları lazım tabi, böyle giderse özellikle önümüzdeki yıl bol bol üç günde bir oynaycaklar. Öte yandan Fenerbahçe maçın sonuna kadar daha çok ayakta kalmayı başardı. Özellikle maçın sonlarına doğru Trabzonspor’lu oyuncuların yorulmasıyla da Fenerbahçe oyunu iyice forse etti&amp;nbsp;ama beraberlik golü gelmedi. Tabi bu arada maç 4-2, 5-2 gibi skorlara da gidebilirdi ama yorulan Trabzonspor’lu oyuncuların son vuruşa dermanları yoktu. Dedim ya gözler kararmaya başlar dönmeye başladı diye. Çok gözükmese de Barış Ataş oyuna girdikten sonra son&amp;nbsp;10 dakikada&amp;nbsp;Fenerbahçe baskısını biraz tutabildi, yoksa beraberlik golü gelebilirdi. &lt;br /&gt;Niang bu arada çok doğru transfer. Sezon öncesi değerlendirmemizde Niang gelirse Fenerbahçe şampiyonluğa oynar Gyan gibi bir oyuncu olursa çok sancılı bir sezon geçirir demiştik, görülüyorki haksız da değilmişiz. Hatta düşündüğümden bile yararlı olacak sanırım. Guiza’dan sonra Niang tabi Fenerbahçe taraftarları için&amp;nbsp;dondurmalı kadayıfı gibi olabilir. Resmen Trabzonspor defansını tek başına alt üst etti diyebiliriz. Bu yıl Fenerbahçe’ye en çok katkı yapacak oyuncu olacak. Fenerbahçe bugün beklediğimden iyi oynadı ve bu büyük ölçüde Niang sayesindeydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’a gelirsek, Yattara’dan başlamak lazım.. Böyle bir Yattara kenarda&amp;nbsp;dururken Burak’ın oynamasını ben hala açıklayamıyorum. Neyseki Şenol Hoca inat etmedi bu konuda. Bu Yattara, geçen sezon oynamadı, koca bir sezon yattı. Ve dönüşte tek gram fazla kilo yok, en ufak bir form düşüklüğü yok sanki hiç ara vermemiş gibi. (Hasan Şaş’ın sakatlıktan sonra 15 kilo fazlayle dönmesi var bi de) Bununla beraber, attığı gol tam ustalık işi, attırdığı gol ve Teo’nun kaçırdığı goldeki pasları kalitesinden birşey kaybetmediğini gösteriyor. Oyuna ve skora olan direk etkisi ise&amp;nbsp;neden Yattara’nın yıldız oyuncu olduğunu bir kez daha görüyoruz. Taraftar geçen yıl biraz homurdanmıştı ama yine taraftarın gönlünü kazanmayı bildi Yattara kendisini tebrik ediyoruz.. Bu yıl Trabzonspor için önemli transferlerden biri de Yattara olacak sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, Umut da yine oyuna sonradan girince ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Bu şekilde kullanılmalı Umut. Tabi ofsayt kuralını da öğrenmesi gerekir bir ara. Teofilo kendi çizgisinde devam ediyor, sürekli oynamaya devam etmesi lazım. Oynadıkça açılacak bir oyuncu ama bir şekide Jaja’nın takıma girmesi lazım, Şenol Hoca Liverpool maçıyla yavaş yavaş oynatacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü maçta sırıtan ise Cale idi. İki yıl önceki kadroda iyi oyuncu iken, iki yılda kendisini geliştiren kadroda zayıf halka haline geldi. Zaten goller ve ataklar hep Cale’nin yerinden geldi. Gabriç orda denenebilir diye düşünüyorum, Serkan vari bir bek çıkabikir Gabriç'ten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNb5_lHNdI/AAAAAAAABLE/imsz3YRslXU/s1600/tsfb3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNb5_lHNdI/AAAAAAAABLE/imsz3YRslXU/s400/tsfb3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor Süper Kupa-Lig-Avrupa Ligi virajından şimdiye kadar fazla yara almadan devam etti. Eğer Liverpool’u eleyebilirse zaten %100 olmuş olacak.. İyi başladılar, bu işin sonu şampiyonluğa kadar bile gidebilir. Ligin %80’ine yayabilirse bu futbolu Trabzonspor bu yıl 27 yıllık hasret bitebilir. Şu anda en iyi futbolu oynayan takım, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Bursaspor'da yarışı kovalayacaklar gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6466034826146654918?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6466034826146654918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6466034826146654918&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6466034826146654918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6466034826146654918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/futbola-doymak-trabzonspor-fenerbahce-3.html' title='Futbola Doymak, Trabzonspor-Fenerbahçe 3-2'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THNb5FoibDI/AAAAAAAABK8/M_P-1P-K9xs/s72-c/tsfb1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4194138940770115105</id><published>2010-08-23T01:36:00.000-07:00</published><updated>2010-08-23T01:41:27.732-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='STSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Önliberosuz futbol özlemi,skor yazarlığı ve İbrahim Üzülmez, Beşiktaş-İstanbul B.B. 0-2</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THIvm452MII/AAAAAAAABKk/IZygcuNnys0/s1600/bj.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="380" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THIvm452MII/AAAAAAAABKk/IZygcuNnys0/s400/bj.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu önlibero saçmalığı Lucescu’nun Türkiye Futbol anlayışına bıraktığı en büyük kalıcı izdir. Tayfur ve Gunti (yedekleri Yasin) çift önliberosu ile Türkiye Liginde fırtınalar estirdiği o 1.5 senenin etkisi hala kaybolmuş değil. Öyleki, artık 3 önliberolu sistemler (yakın zamandan Sarp-Ayhan-Barış, daha önceleri Ziya Doğan Trabzonspor’unda Hasan Üçüncü, Ferhat-Ayman gibi) görmeye başladık. Tek önliberolu maça çıkan teknik direktörlere de cesur adam demeye başladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta önliberosuz oynayan bir takım gördüğümüzde de bunu anlamayıp ortasahadaki en az yetenekli adama önlibero dedik. Bakınız Khedira, Ernst, Emre Belözoğlu veya Trabzonspor’da Selçuk. Oysa bu adamlar önlibero değil, bizim unuttuğumuz çift yönlü geleneksel ortasaha oyuncuları.. Oysa önlibero, daha çok defans ile orta saha arasında oynayan görevi sadece rakibe defanstan önce basıp, top kendilerindeyken de defanstan topu ileri taşıyan oyunculardır. Oyunun hücum yönünde çok fazla olmayan oyunculardır. Trabzonspor’lu Ceyhun gibi, Bursaspor’lu Hüseyin Cimşir gibi, Fenerbahçe’li Selçuk gibi, Galatasaray’lı Sarp gibi veya Mehmet Topal gibi. Dünyadan örnek vermek gerekirse, Patrick Viera, Yaya Toure, Buscets bu türün ilk akla gelenleri olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden oyun kurma işini başlattıkları için teknik de olurdu bu oyuncular, Tugay gibi Aurelio gibi.. Artık daha kazmalardan seçiyorlar, Türkiye'de en azından. Yurt dışında yetenek de aranıyor bu tip oyuncularda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar bağımlı hale gelmişizki bu önlibero fikrine, önliberosuz bir oyun oynandığı zaman, eski köye yeni bir adet gelmişcesine hemen tepki veriyoruz. Nasıl olur, böyle orta saha mı olur 5 yersiniz deniyor. Oysa 15 yıl öncesine kadar oynanan futbol böyleydi aslında.. Ve bugün de birçok takım zorluk dereceleri düşük maçlarda böyle oynuyor. Yani önliberosuz. Türkiye’de bunu yapan bir tek Trabzonspor vardı (zorluk dereceleri düşük maçlarda Ceyhun oynamıyor, zor maçlarda oynuyor) şimdi Shuster aynı şeyi denedi. Önlibero yerine (Necip, Uğur) ofansif oyuncularını kullandı. Çok da doğru bir iş yaptı, ama skor 0-2 olunca tabi bizim gözleri sahada önlibero arayan yorumcularımız hemen Shuster’in üstüne atladı. Rıdvan bile programın yarısında Necip’ten Fink’ten bahsetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa maça baksanız, tamamen Beşiktaş’ın üstünlüğüyle ve pozisyonlarıyla geçen bir maç. Belediye’nin pozisyonları ise sadece 1 veya iki futbolcunun ani kontra atak girişimleri. Şimdi rakip zaten bir futbolcuyla geliyor (en fazla iki), bunların karşısında da zaten dörtlü defans ve orta sahadada Ernst ve diğer oyuncular varken, bir önlibero daha olmasının ne gibi bir faydası olabilir ? Orta sahada bir önlibero daha olsa gollere ya da pozisyonlara bir faydası olabilecekmiydi ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek olarak, adam orta sahanın gerisinden ara pas atıyor, defansın kafasından sekip İbrahim Akın’ın önüne düşüyor, bu pozisyonda önliberonun yapabileceği birşey yok. Ya ortasahanın önündeki oyuncular adamın rahat pas yapmasına izin vermeyecek ya da defans oyuncuları İbrahim Akın’ı veya forvet oyuncularını boş bırakmayacak, kademeye girecek. (Burda özellikle Ferrari göze battı biraz, geçen yılki Ferrari’den çok uzak bir görüntüsü vardı. Pozisyonlarda yavaş ve hantal kaldı, Shuster’in neden kendisini göndermeyi düşündüğünü daha iyi anladık.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shuster’i defans kurgusu için eleştirebilirsiniz, ilerde organizasyon eksikliğinden dolayı eleştirebilirsiniz, aynı ortaya Nobre ve Holosko’nun kafa vurmasından dolayı eleştirebilirsiniz hatta Delgado Quaresma pres yapmıyor diye de eleştirebilirsiniz ama önliberosuz oynadı diye eleştirirseniz bu tamamen skor yazarlığı olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önlibero defansif anlamda ne işe yarar onu da söyliyim konu açılmışken. Önliberoyu İ.B.B. gibi kontralarla çabuk çıkan takımlara karşı kullanmanızın bir anlamı yoktur. Önliberoyu ortasahada çok pas yaparak oyun kuran güçlü takımlara karşı kullanırsanız bir işe yarar. Çünkü bu önliberolar ortasahada takımın pres gücünü arttırarark ve alan daraltarak rakibin oyun kurmasını engeller, oyun üstünlüğünü kaptırmamanızı sağlar. Bakınız Mourinho'nun Barcelona karşısındaki oyun anlayışı.&amp;nbsp;Shuster zaten bunu ilk Plezen maçında yaptı, rakip ortasahada istediği gibi at koşturuyodru, Shuster'de Necip’i aldı oyuna ortasahayı ele geçirdi. Oysa İ.B.B.'nin dünkü&amp;nbsp;maçında orta sahada oyun kurma gibi bir niyetleri dahi yoktu, kazandıkları toplarla çabuk çıkmak’tı taktikleri. Bunun ilacı da önlibero değil, defans kurgusu, hücum presi&amp;nbsp;veya kademe anlayışı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama işte skor yazarlığı dediğimiz şey bu, 0-2 kaybettiğiniz zaman herkese istediği gibi atıp tutuyor bol kepçeden. Umarım Shuster bu mantalitesini değiştirmez, çünkü ligimizin güzel futbol oynayan takımlara ihtiyacı var. Guti, Quaresma gibi adamlar güzel futbol oynamak için geldiler buraya. Kısır ve korkak futbolu ise zaten yeterince izliyoruz. Bugün kaybetmiş olabilir bu Beşiktaş, ama bu futbol anlayışı Türkiye Ligi'nde çok iş yapar.. Dünkü mağlubiyeti ben daha çok, Guardiola ilk geldiği zaman Barcelona'nın ilk haftalarda aldığı kötü sonuçlara benzetiyorum.. Fırtına öncesi sessizlik gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu sistemde Robinho gibi bir forvet değil de, Adebayor gibi santrafor çok daha fazla iş yapar gibi geliyor. Ama hem Robinho'nun ismi taraftarın daha çok hoşuna gidiyor, hem de Adebayor zor gelir Türkiye'ye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'la ilgili olarak şunu da tekrar söylemek lazım. Beşiktaş'ın bu yılki başarısını sahadaki yabancılarından çok, sahada olması gereken 5 Türk oyuncusu belirleyecek.. Çünkü Guti'nin, Quaresma'nın olduğu kadroya Ersan'ı, Erhan'ı, Ekrem'i koymak biraz Q7'ye bisiklet tekerleği takmak gibi oluyor. Robinho diye uğraşacaklarına iki tane yerli oyuncu alsalar çok daha iyi yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THIvnwTPCpI/AAAAAAAABKs/5cJSf0qwkg4/s1600/uzlmz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THIvnwTPCpI/AAAAAAAABKs/5cJSf0qwkg4/s320/uzlmz.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitirmeden son bir paragrafta İbrahim Üzülmez’e açmak lazım. Türkiye’deki tüm genç futbolcular, bence bir şekilde İbrahim Üzülmez’in telefonunu bulup (msn de olabilir, facebook’tan da ekleyebilirler varsa eğer) kendisiyle irtibata geçip, profesyonelliğinin ve kendini geliştirmenin sırlarını öğrenmeleri lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Üzülmez, yıllarca kafasını öne eğip koşmaktan başka birşey yapmamasıyla eleştirdiğimiz hatta alay ettiğimiz Üzülmez. Dünkü maçta, kafası havada bindirmesini yaptı, sıfıra indi, topu tersine çekti, sağ ayağıyla, tekrar ediyorum sağ ayağıyla, Nobre’nin kafasına al da at dercesine ortasını yaptı. Bunu 35 yaşından sonra öğrendi ve bugün 37 yaşında sanırım. Herkes Giggs diyor ama hiçbir eksiği yok Giggs’ten. Bir futbolcunun kendisine bakmasının, sürekli çalışmasının, öğrenmesinin ve kendini geliştirmesinin bir sonucudur Üzülmez. Genç futbolcular baksın ve örnek alsın. Hatta kendisiyle konuşsunlar, abi sen ne yiyon ne içiyon nasıl yaşıyosun diye sorsunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Üzülmez bugün sol kanattan o bindirmeleri yapabiliyorsa bu yaşta, bugünkü çalışmalarının olduğu kadar 25 yaşında düzenli yaşamasının da bir sonucu biraz. Sergen örneğin 25 yaşında ne yaparsa yapsın sahaya çıkınca birşekilde oynuyordu, ama 25 yaşındaki yaşam şekli, 32-33 yaşında etkisini gösterdi ve&amp;nbsp;daha fazla&amp;nbsp;oynamasına izin vermedi. Bugün görüyoruz zaten patlamak üzere olan gömleklerle, motor hızında kahvede konuşur gibi konuşup yorumculuk yapıyor.. Oysa Mesut'tan önce Real'de oynamış Türk olabilirdi..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4194138940770115105?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4194138940770115105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4194138940770115105&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4194138940770115105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4194138940770115105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/onliberosuz-futbol-ozlemiskor-yazarlg.html' title='Önliberosuz futbol özlemi,skor yazarlığı ve İbrahim Üzülmez, Beşiktaş-İstanbul B.B. 0-2'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/THIvm452MII/AAAAAAAABKk/IZygcuNnys0/s72-c/bj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-891878424039191940</id><published>2010-08-19T23:20:00.000-07:00</published><updated>2010-08-19T23:52:06.829-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avrupa Ligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Liverpool-Trabzonspor 1-0</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TG4mAUw4N7I/AAAAAAAABKc/Io9RF67S6HE/s1600/pool-ts3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TG4mAUw4N7I/AAAAAAAABKc/Io9RF67S6HE/s400/pool-ts3.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Anfield Road’da dün akşam eğer Onur bu kadar gününde olmasa, Liverpool 3-0 kazanabilirdi çok rahat. Tam tersi Trabzonspor 1-0 yenebilirdi de belki, veya 1-1 de bitebilirdi maç eğer kırılma anlarında Trabzonspor biraz şanslı olabilseydi. O yüzden skora çok bakmamak lazım.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ama maça bakarsak, skor ne olursa olun, Trabzonspor’un oynadığı futbol Premier Lig standartlarındaydı. Bir Chelsea-Liverpool maçından çok da farkı değildi. Trabzonspor’un oyunu sürekli kontrolünde tutması, bol paslı ve tempolu oynaması ve de bunu Anfield Road’da yapabilmesi inanılır gibi değil. Bir Trabzonspor’lu olarak gurur duydum. Belki de 96’dan beri hiç bu kadar iyi, oturmuş ve iddaalı bir takım olmamıştı. Abartıyorum gibi gelebilir ama dün akşam Trabzonspor Anfield Road’da Liverpool’a karşı oynadı, öyle sıradan bir maç değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçın genelinde, ikinci yarının ilk 15 dakikası hariç, Trabzonspor resmen oyunun hakimiydi, oyuna istediği gibi yön verdi. Top rakibe geçince hemen presle topu kapmasını bildi. Liverpool, ilk yarıda özellikle kendi sahasından çıkmakta zorluk çekti. Umut önderliğinde ilerde yapılan pres sayesinde Liverpool oyunu geriden istediği gib kuramadı ve top kontrolü kolayca Trabzonspor’a geçti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Şenol Güneş, G.Kore’de geçirdiği süre boyunca resmen level atmamış, bu eski Şenol Güneş değil kesinlikle. Liverpool’a karşı cesur bir kadro, presli, kontrollü ve saldırgan bir takım çıkartmak öyle eskiden yapabileceği birşey değildi. Trabzonspor “takım” olmuş ve şu anda da Spor Toto Süper Ligi’ndeki “en takım” belki. Bireysel performanslar üst düzeyde. Onur’a ayrı bir&amp;nbsp;yer açmak lazım tabiki. Bir ara korktum adamı Premier Ligi'ne kapıp götürecekler diye. Geçen yıl Şenol Güneş geldiğinde 10milyon Euro’ya kaleci alsak belki bu kadar verim alamazdık. Demekki herşey transfer değilmiş, kendi kadronuzdan da futbolcuları kazanmak mümkünmüş.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Tabi herşey dört dörtlük değildi. Bu kadar güzel futbolun pozisyon üretememesi düşündürücü.&amp;nbsp;Liverpool’un zaman zaman Trabzonspor’ karşı yaptığı katı defansında (bu cümleyi de kurdum ya !) bunda etkisi var tabi ama yinede 90 dakika boyunca sadece Umut’un kaçırdığı pozisyonun olması ciddi bir problem gibi. Ceza sahası içinde Teofilo bir defa topla buluşamadı, oysa bu yıl resmi maçlarda 2 golün altına hiç düşmemişti Teo. Teofilo böyle bir oyuncu işte, dün çok kötü oynadı gibi gözükebilir belki aslında değil. Teofilo’yu ceza sahası içinde topla buluşturamadığınız zaman ondan birşey beklemeye de pek hakkınız olmuyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TG4c3fskckI/AAAAAAAABKU/6ANJ8CnEZqI/s1600/pool-ts2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TG4c3fskckI/AAAAAAAABKU/6ANJ8CnEZqI/s320/pool-ts2.jpg" width="297" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Hücum varyasyonlarının bu kadar kısır olmasının en büyük nedeni, Colman dışında bu organizasyonları yapacak oyuncunun sahada olmamasıydı. Umut pasları atmaktan ziyade koşuları yapacak bir oyuncu. Teo’da aynı şekilde top atması gereken değil topların gelmesi gereken oyuncu. Burak ise fizik mücadele olarak Liverpool’u yorsada, toplu oyunda sahanın en kötüsüydü belki. Oysa Alanzinho veya Yattara’dan biri tercih edilebilirdi Burak’ın yerine. Belki pres gücü çok düşecekti ama ikinci yarıdan çok, illk yarıda daha etkili olabilirdi Alanzinho. Ama zaten sahaya cesur çıkan Şenol Hoca’nın Burak yerine Alanzinho’yu oynatması, cesurun ötesinde biraz çılgınca olabilirdi. Yinede maça Burak yerine Alanzinho ile başlasa daha heyecanlı olabilirdi, bir gol bulma şansımız daha yüksek olabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor’un atacağı bir gol çok önemliydi dün akşam. Trabzons’da 90 dakika boyunca Liverpool bir şekilde bir gol atacaktır, bunu engellemek zor gibi. O yüzden, 1-0 yenilsenikde, 1-1 berabere de bitse, 2-1 yensekde turu geçen Liverpool olacak. Oysa dün bir gol atabilse bu skorlarda elenmezdi Trabzonspor. O kadar önemliydi akşam Trabzonspor’un atacağı bir gol. İşte sadece bu yüzden belki Alanzinho ilk 11 başlayabilirdi, Yattara biraz daha erken oyuna girebilirdi. Evet kadro cesur bir kadroydu, ama gol atma ihtimali düşük bir kadroydu. Şenol Güneş de sanırım skordan çok da memnun değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta güzel bir maç oldu. Seyirciler güzel futbol izlediler. Son zamanlarda izeldiğim en iyi maçlardandı. Turun favorisi Liverpool şu anda. Trabzonspor bu kadar gününde olduğu bir maçta bir gol atamayarak bu fırsatı kaçırdı. Tur zor ama Trabzon’da da herşey olabilir. Olur da Trabzonspor elerse gerçekten müthiş bir başarı olur, yok elenirse zaten, tek konsantrasyonları Süper Lig olan bu takım, 27 yıl sonra şampiyonluğu getirebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-891878424039191940?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/891878424039191940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=891878424039191940&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/891878424039191940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/891878424039191940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/liverpool-trabzonspor-1-0.html' title='Liverpool-Trabzonspor 1-0'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TG4mAUw4N7I/AAAAAAAABKc/Io9RF67S6HE/s72-c/pool-ts3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-3531764478566730934</id><published>2010-08-17T01:28:00.000-07:00</published><updated>2010-08-17T01:47:10.754-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>1. Hafta : Kick off</title><content type='html'>Spor Toto Süper Ligimiz başladı sonunda, hasret bitti.. Herkese hayırlı uğurlu olsun... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEL6RhA4I/AAAAAAAABJ0/HbG7y9gaYBA/s1600/stsl.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="243" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEL6RhA4I/AAAAAAAABJ0/HbG7y9gaYBA/s320/stsl.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fenerbahçe-MP Antalyaspor (4-0)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antalyaspor herkes için hayal kırıklığı yarattı ilk maçta. Hiçkimse Mehmet Özdilek’ten böyle birşey beklemiyordu. Fenerbahçe halısahada oynar gibi yarım saatte 4 tane attı, sonra PAOK maçını düşünerek rölantiye aldı işi. Antalyaspor hiçbir direnç gösteremedi ve zorlayamadı, ama Mehmet Özdilek toparlayacaktır takımı. Semih bu sezonda oynayacağı maçı da oynamış oldu, Niang sakatlanmadığı sürece de ilk 11 zor oynar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Young Boys maçlarındaki Fenerbahçe’yi bekliyordu sanırım Mehmet Özdilek karşısında, ama as oyuncular takıma katılınca tabi Fenerbahçe başka bir takım oldu. Fenerbahçe için Antalyaspor maçı bir ölçü değil, işlerin düzelip düzelmediğini asıl PAOK maçında göreceğiz, ki Fenerbahçe’de karşısında Antalyaspor’u bulamayacak o maçta. Olası bir kötü PAOK maçı, üstüne de olası kötü bir Trabzonspor maçı işleri bayaa karıştırır Fenerbahçe'de (ama iyi sonuçlar da coşturabilir).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman değişim yapmaya çalışıyorum diyor&amp;nbsp;ama birşey değiştiği yok, Fenerbahçe 5 yıl önce nasıl oynuyorsa hala aynı oynuyor. Solda Tuncay vardı, sonra Uğur, Santos şimdi de Stoch. Ortada Aurelio Appiah vardı, sonra Maldonado, Deniz, Josico, Selçuk şimdi de Emre-Christian. İlerde Nobre vardı sonra Anelka, Kezman, Guiza şimdi de Semih (ve Niang gelcek). İsimler değişiyor ama sistem ve sorunlar aynı. Eğer gerçekten değişim yapmak istiyorsa Aykut Kocaman bu sistemi değiştirebilir. Bu gerçek bir devrim olur. Herkes Alex’i kesmekten bahsediyor, buna hiç gerek yok. Nasıl yapar eder bilemiyorum ama Alex önünde çift forvet oynatabilecek bir sistem geliştirebilirse gerçekten devrim olur ve ligi açık ara götürür. Ama bunun için iki forvetin top rakipteyken ilerde kalmamaları gerekiyor ve Alex’in dahi koşması lazım. Alex’in arkasında koşan bir üçlü (Emre-Özer-Stoch) bu sistemi götürebilir. Ama Aykut böyle (veya benzeri) bir devrimin ya da değişimin altına girer mi, girerse alınacak kötü sonuçlarda yönetim arkasında ne kadar durabilir, meçhul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karabükspor-Manisaspor (2-1)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEIu3hc6I/AAAAAAAABJk/odHQ329t8cU/s1600/karb.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEIu3hc6I/AAAAAAAABJk/odHQ329t8cU/s320/karb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emenike benim çok merak ettiğim isimdi. Bank Asya’ya göre bir gömlek fazla olan Emenike acaba Süper Lige de bir gömlek küçük mü gelecek diye düşünüyordum, ama gözüken Emenike’nin Süper Lig için de gayet yeterli olduğu. Youla vari bir oyuncu ama tekniği daha iyi. Eğer Karabükspor düşerse uzun yıllar Anadolu’nun gezgin yabancılarından olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezon öncesi incelemelerimde Karabükspor ve Manisaspor’u küme düşme adayı 4 takımdan ikisi olarak göstermiştim ve muhtemelen küme mücadelesi verecekler. O yüzden alınan bu 3 puan Karabükspor için çok değerli ve bu değer ligin sonlarına doğru daha iyi anlaşılacak. Manisaspor’un işi zor gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç sonu Karabükspor’lu taraftarlarla futbolcuların bütünleşmesi çok güzeldi bu arada. İşte Süper Ligi özlemiş taraftar topluluğu. Futbolda görmek istediğimiz şeyler bunlar, futbol böyle güzel. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bucaspor-Beşiktaş (0-1)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bucaspor farkında değil ama kümeye gider bu şekilde. Bülent Uygun gaza getirmesiyle, Mehmet Yıldız faktörü ve Sivas’ın fiziki koşullarıyla biraz da uyumlu bir kadro yapısıyla gelen başarı Sivas’a özgü bir başarıydı. Bülent Uygun’un bunda katkısı çoktu ama Bülent Uygun’un başka yerde başarılı olma şansı çok az. Ümit Özat’la beraber kovulma ihtimali en yüksek hocalardan biri, bekleyip göreceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş’ın ise hala fazla abartıldığını ve yerli rotasyonunun çok zayıf olduğunu düşünüyorum. 5-6 hafta sonra tökezlemeye başlayabilir. Necip çok iyi topçu bu arada, umarım Guti’nin yeteneklerinden ve Ernst’in oyun zekasından birşeyler kapar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sivasspor-Galatasaray (2-1)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEU9CNlEI/AAAAAAAABKE/6nr9JuRxkRE/s1600/ceyh.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEU9CNlEI/AAAAAAAABKE/6nr9JuRxkRE/s320/ceyh.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray’ın durum hakkatten vahim. 4 yıl önce Trabzonspor Ziya Doğan’la lige başlarken taraftarın hiçbir ümidi yoktu. 26 yıldır şampiyon olamayan Trabzonspor belki de sadece bir tek o yıl şampiyonluk ümidi olmadan lige başlamıştı. Galatasaray'da da benzer bir durum var, kimsenin ümidi yok. Bu ümitsizlik işte çok fena birşey, Galatasaray taraftarını anlıyorum ve kendilerine sabır diliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl başarısız olmuş kadroya takviye yapılması gerekirken daha da kayıp verilmiş, oyuncu kalitesi bir gömlek daha aşağı çekilmiş. Yönetimin ne yapmaya çalıştığı belli değil, Rijkaard heyecanını iyice kaybetmiş. Bu yıl da Galatasaray için çok kötü bir sezon olabilir, ben beşinci olurlar demiştim ama toparlanamazlarsa daha da kötü de olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sivasspor ise beni şaşırttı diyebilirim. Mehmet Yıldız ve Ceyhun önderliğinde çok iyi oynadılar. Mehmet Yıldız lig sonuna kadar böyle gidebilir ama Ceyhun soru işareti. Performansı düşecektir ama onun yanında takım içi huzuru bozabilir. Sivasspor hala küme düşme hattına yakın, lige iyi başlamaları önemli ama tedbirli olmaları lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Eskişehirspor-Gençlerbirliği (0-0)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemedim, maç nasıl geçti bilmiyorum. Ama sezon öncesi yazımda da söyledim artık bu takımlardan birinin sınıf atlayıp ilk beşi hedeflemeleri lazım onun için de kazanmaları lazım. İki takım içinde puan kaybı olmuş ama öyle tahmin ediyorum ki Doll ve Çalımbay 1 puan aldıkları için seviniyor olabilirler, çünkü onlar için 7. olmak iyi bir başarı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İstanbul B.B. – Kayserispor (0-2)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEJ-7NwaI/AAAAAAAABJs/EaMv7PFUvBc/s1600/kays.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEJ-7NwaI/AAAAAAAABJs/EaMv7PFUvBc/s320/kays.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İzleyemediğim bira maç daha. Sanırım digitürk’ün keleğine geldik, ben tüm maçları izleyebileceğim sanıyordum 35 liraya ama sadece lig tv’dekileri izleyebiliyorum sanırım. Kanal 205’de olanları izleyemedim, bakalım görüşeceğiz bu konuyu Digi Ailesiyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maç için söyleyebileceğim tek şey Shota için sevinmiş olmam. Nasıl oynadıklarını bilmiyorum ilerleyen haftalarda izleyip göreceğiz. Ama Makukula’nın yerini bir forvetle doldurmaları da şart.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bursaspor – Konyaspor (1-0)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpETr4gHMI/AAAAAAAABJ8/c2kabK8y6tw/s1600/ziya.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpETr4gHMI/AAAAAAAABJ8/c2kabK8y6tw/s320/ziya.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor geçen yıldan çok farklı değil, aynı şekilde devam ediyorlar. Konyaspor’da pek zorlayamadı açıkcası ama Ziya Doğan bir şekilde takımı ligde tutacaktır. Ziya Doğan kenardan bağırırken ben bile tırsıyorum evde, koşasım geliyor. Eski kankalarını toplamış Ziya Hoca herzamanki gibi, Adnan, İbrahim Ege ve Erdinç olmazsa olmazları.. Ayman’ı da bekliyoruz en kısa zamanda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor’da Nunez önemli bir transfer bence. Geçen sene olsa pek bir işe yaramaz diyebilirdim, ama bu yıl rakiplerin daha çok kapanacağını düşünürsek çok maçın kilidini açabilir. Geniş alanda oynayan Sercan ve Volkan var zaten, kapalı savunmalar için de Nunez, Tugay ve Insua iş görür. Bursaspor iyi gidiyor, tek risk yoğun maç trafiği olacak, onda da geniş kadronun faydalarını görecekler. Bir küçük risk de takımdaki güney amerikalı sayısının artmış olması, bu da problem olabilir ilerleyen zamanlarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ankaragücü&amp;nbsp;- Trabzonspor&amp;nbsp;(0-2)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alttaki postta detaylı yazdık zaten. Trabzonspor şu an için lige en hazır ve iddaalı giren takım, bakalım ilerleyen haftalar neler getirecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gaziantepspor-Kasımpaşa (0-0)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpFF_5PkBI/AAAAAAAABKM/vjSV47LKVBY/s1600/ers+ozg.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpFF_5PkBI/AAAAAAAABKM/vjSV47LKVBY/s320/ers+ozg.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Maçı izlemedim ama skoru duyunca şaşırmadım. Bu tipik Tolunay Kafkas skorudur ve bu yıl bolca alacaktır Gaziantepspor böyle skorlar. Kazandığı maçları da bolca 1-0 (Sosa atar) alır muhtemelen. Kayserispor’da bir işe yaramayan defansif sistemini devam ettiriyor olabilir, ama maç izlemeden kesin sonuca varmamak lazım. İlerleyen haftalarda göreceğiz, sorun Tolunay Hoca’da mı yoksa Kayserispor’da mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasımpaşa’ya gelince, Yılmaz Vural Hoca’mızın bu ligin rengi olarak Kasımpaşa’yı ilk 7’ye sokmasını heyecanla bekliyoruz ve istiyoruz ama o yine bildiğini okuyup “neden beni Fener’e hoca yapmıyorlar” sendromuna girerse de bir yere varamaz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada formaların ikisinde de reklam yok. Hatta bu hafta çoğu takımda göğüs reklamı yoktu. Neden anlamadım ? Hadi bir takım iki takım olsa neyse, ama takımların yarısından çoğunda yok. Nedir problem, kulupler mi çok para istiyor, firmalar mı para vermiyor, başka bir problem mi var, bilen varsa beri gelsin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formalara değinmişken, Karabükspor ve Ankaragücü’nün formalarını beğendim. Trabzonspor’un gri forması da güzel olmuş, Bayram’da memlekete gidince alcaz artık bir tane. Beşiktaş’ın formaları da güzel, beğendim. Fenerbahçe iki tane üçüncü renk kullanmış bu yıl sanırım, bir yeşil bir de mavi. O iç saha forması kesinlikle lacivert değil, mavi. Chelsea gibi olmuşlar. Manisaspor’un ve Kayserispor’un formaları çok zevksiz olmuş, Bursaspor’un turuncusu çok ticari durmuş, hatta t-shirt gibi olmuş aynı. Onun dışında, Kasımpaşa, Sivasspor, Gaziantepspor ve Gençlerbirliği formalarını da beğenmedim çok sıradanlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlerleyen haftalarda görüşmek üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-3531764478566730934?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/3531764478566730934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=3531764478566730934&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3531764478566730934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/3531764478566730934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/1-hafta-kick-off.html' title='1. Hafta : Kick off'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGpEL6RhA4I/AAAAAAAABJ0/HbG7y9gaYBA/s72-c/stsl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-4659968907424339053</id><published>2010-08-16T02:55:00.000-07:00</published><updated>2010-08-16T02:55:07.571-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Ankaragücü-Trabzonspor 0-2, Umut'suz olmaz</title><content type='html'>Geçen seneler Trabzonspor taraftarı Umut’tan dolayı saç baş yolarken, tüm suçu Umut’a atarken biz hep Umut çok iyi bir “oyuna sonradan girip oyunu karıştıracak ve kurtaracak adam” olduğunu savunduk. Yani Umut’u takımda tutup rotasyon ve sıkışan maçları açmak için kullanmak gerektiğini anlatmaya çalıştık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGkKutjplXI/AAAAAAAABJc/QHPeXLgosis/s1600/teo-umut.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGkKutjplXI/AAAAAAAABJc/QHPeXLgosis/s400/teo-umut.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umut’tan düzenli 11 ‘de oynamasını bekleyip bir takımı şampiyonluğa taşımasını bekleyemezsiniz, sonuçta özellikleri ortada ve o sınıfa ait bir futbolcu değil. Koşan, pres yapan, defansı yıpratan, çok kötü gol vuruşu olmakla beraber sürpriz goller atabilen, senede 15 gol ortalamasını tutturabilen, iyi asistler yapabilen bir forvet. Birçok olumlu özelliğinin yanında, gol vuruşlarının kötü olması, ilerde top tutamaması, tekniğinin zayıf olması gibi nedenlerden dolayı şampiyonluğa oynayan bir takımın ilk 11’de düşünmemesi gereken bir oyuncu. Bu kadar basit. Ama Trabzonspor’un bunu görmesi yıllar sürdü orası vahim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam Umut sonradan oyuna girince neler yapabileceğinin çok güzel bir örneğini verdi. Oyuna girdi ve ve düğümü çözdü. Bu yıl içerisinde bu tip Umut’un oyuna giriğ çevirdiği maçlar çokca görebiliriz, hatta adı nöbetçi golcüye bile çıkabilir. Çünkü dediğim gibi Umut bu tipte bir oyuncu. Rakibi açmak için herşeyi denediğiniz ama bir türlü açamadığınız maçlarda, son çare olarak git oraları karıştır diye oyuna sürülecek bir adam Umut. Umut son 20 dakikada örneğin, dinç bir şekilde oyuna girecek, yapacağı savruk 2-3 çarpraz koşuyla defansın dengesini bozacak, yapacağı pres ve fiziki mücadele defansı hırpalıyacak ve o dakikaya kadar gelmeyen pozisyonları getirecek.. Dün akşam izlediğimiz de buydu ve bu yıl 5-6 maç izleyebiliriz bu şekilde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça gelirsek, Şenol Güneş ne istediyse o oldu diyebiliriz. Daha doğrusu Şenol Hoca FM oynar gibi oynadı maçı. Önce rölantide başlayalım bakalım belki gol gelirse risk almadan maçı bitiririz diye düşündü, gol gelmeyince de kozlarını teker teker saha sürdü.. Önce Yattara girdi, ki ayrıca bahsedeceğiz kendisinden, şöyle bir salladı Ankaragücü defansını, ama gene sonuç gelmeyince bu sefer Umut girdi ve işi bitirmek de Teo’ya kaldı... Eğer gene olmasaydı son 10 dakika muhtemelen Jaja’yı da görebilirdik. Kısaca şampiyonluğa giden bir takımın bolca yapacağı maçlardan biri gibi oldu, rakibin kapandığı ama maçın zorla da olsa çevrildiği maçlar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun olarak ise Trabzonspor Ziya Doğan’dan sonra Ersun Yanal’la başladığı ve Broos ile devam etmeye çalıştığı pasa dayalı futbol sistemini de iyice oturtmuş olduğunu gördük. Bugünkü takım herne kadar Şenol Güneş’in eseri de olsa Yanal ve Broos’un da bunda katkıları var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda ayrıca bahsedeceğiz Selçuk oynanan bu paslı futbolda çok önemli bir rol üstleniyor. Zeminin bozuk olmasına rağmen zaman zaman 20-30 pasa yakın üst üste pas yapabildiğini gördük Trabzonspor’un. Oyuna hakim olmak isteyen Şenol Hoca’da bu durumdan gayet memnun gibiydi. Ama yinede Ankaragücü’nün presinin zayıf olduğunu unutmamak, ve yarın öbürgün pres gücü yüksek takımlar karşısında bu kadar rahat pas yapılamayacağını da düşünmek ona göre B planları geliştirmek de lazım. Liverpool karşısında ne denli bu kadar pas yapabilecek Trabzonspor merakla bekliyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü’ne gelirsek, daha çok yol almaları lazım. Ümit Özat bu işin altından kalkabilir mi bilmiyorum ama madem bu işe Ümit Özat’la girdiler onunla devam etmeleri ve ısrar etmeleri gerekir. Çünkü önümüzdeki haftalarda Ankaragücü’nün kötü sonuçlar alması çok muhtemel. Kadroyu ben anlamadım, takımın sağbeki sol beki yok gibi, ortasahada yapılan pres tamamen göstermelik. Top kendilerindeyken Meye’ye şişir futbolu oynanıyor, bilinçli organize bir atak yok. Ümit Özat’ın neden Meye’yi istediğini de anlamış değiliz, eğer ligde kalmaksa hedef biraz anlayabilirz ama futbol oynamak isteyen bir takımın Vassel’de ısrar etmesi daha doğru olurdu. Vittek gibi eksikler de var tabi onları da unutmamak lazım. Daha erken tabi ilerleyen haftalarda Ankaragücü’nü daha iyi anlarız diye ümit ediyorum, çünkü şu anki görüntü çok bir şey anlatmıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bireysel performanslara gelirsek, Yattara genelde profesyonel olmamakla suçlanır hep ama bir yıldır oynamayan bir oyuncu olarak nasıl fit olarak geri döndüğünü görüyorsunuz. Adamın adı çıkmış dokuza inmez sekize. Adam gençliğinde biraz çapkınlık yaptı ve gece hayatı var diye adamı Sergen yaptılar. Adam oysa kendine çok iyi bakan bir profesyonel, yoksa o kadar sakatlıklardan sonra çoktan futbol hayatı bitmişti. Bu yıl Trabzonspor’un en büyük transferi belki de Yattara olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir paragrafta Selçuk’a açmak istiyorum. Çokca eleştiririr taraftar Selçuk’u ama enteresandır çokca da istenir rakip takımlar tarafından. Ben Selçuk’un futbolunu beğenmeyenlere bir 15 dakika sadece Selçuk’u izlemelerini tavsiye ederim. Hangi 15 dakika olduğu farketmez, son 10 dakika bazen oyundan düşüyor ama genelde aynı çizgide. Pres yapıyor, top kapıyor, top kaybetmiyor, alıyor, veriyor, insiyatif alıyor, top istiyor, oyunun yönünü değiştiriyor, oyuna yön veriyor, sürekli arkadaşlarıyla yardımlaşıyor, sürekli oyunun içinde ve canını dişine takıp oynuyor. Tüm bunların yerine belki iki çalım atsıp bacakarası yapsa taraftar daha çok sevecek kendisini ama o gerçek futbol izleyicilerini büyülemeye devam ediyor. “Son çift yönlü gerçek ortasaha” diyorum ben kendisine. Kalmadı çünkü nesli tükendi onların. En son hatırladığım Ünal ve Oğuz vardı onlardan. Ortasaha oyuncularını defansif-ofansif diye ayırdığımızdan beri kalmadı o güzel ortasahalardan. Selçuk’un yanında Colman da biraz çift yönlü oynayabilince, Türkiye’nin tek ön-liberosuz oynayabilen takımı haline geldi Trabzonspor. Dün akşam Ceyhun çıktıktan sonra ön liberosuz nasıl oynanırın dersini verdi Trabzonspor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tabi Teofilo. Teo’yu herkes Jardel’e benzetiyor, dünkü spiker hariç. Dünkü spiker nasıl becerdiyse Mehmet Yıldız’a benzetti hala anlayabilmiş değilim. Neyse, birisine benzeyecekse Teo o kişi Tanju’dur.. Bitiricilik ve doğru pozisyon alma olarak evet Jardel belki ama Tanju’da bunlara ilave olarak top kontrolü, paslaşma ve oyunu okuma gibi yetenekler de vardı, aynı Teo’da olduğu gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer futbolda istatistikler varsa alın size istatistik; Teo bu sezonki hiçbir resmi maçta 2 golun altına düşmedi.. Gerisini Liverpool düşünsün artık. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teo çok iyi bir hava yakaladı, tek ihtiyacı olan sürekli oynamak. Yedek kalmak Teo’yu bitirebilir. Bazı oyuncular vardır sürekli oynadıkça açılırlar ve yedek kalınca da güvenlerini kaybederler, Teo öyle bir oyuncu o yüzden sürekli oynaması gerekiyor. Zaten Şenol Güneş’te kötü gibi görünmesine rağmen Bursa maçında da Ankaragücü maçında da ısrar etti. Ama Jaja var tabi bir de, onu takıma nasıl monte edecek Şenol Hoca onu ben de bilemiyorum. Yedek olan Yattara ve henüz hazır olmayan Engin’den bahsetmiyorum bile. Eğer UEFA’da gruplara kalınabilirse geniş kadronun çok faydaları olacaktır ama olmazsa bu kadar geniş kadroda yedek kalacakları mutlu etmek kolay olmayacaktır. Şenol Hoca’ya kolay gelsin şimdiden... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı bitirmeden bir paragrafta Alanzinho’ya açmak lazım. Alanzinho da Teo gibi sürekli oynaması gereken futbolcu tiplerinden ama sürekli bal yapmayan arı misali, getiriyor getiriyor son anda çok yanlış bir pas ya da şut tercihi yapıyor, çoğu zaman da topu kaptırıyor. O son tercihleri bir şekilde düzeltmesi lazım yoksa yaptığı o kadar şeyin bir anlamı kalmıyor. Bugün Messi bile o kadar çalımları attıktan sonra gol vuruşlarını yapamasa veya yanlış pas tercihi yapsa hiçbir katkısı olmaz takıma, milli takımda olduğu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor, sezon öncesi yazımda da söylediğim gibi şampiyonluğa en yakın takım görüntüsünde ve önüzmüdeki bir ayı iyi atlatabilirse (Liverpool maçları, Fenerbahçe maçı vs.) gerisini getirebilir. Önümüzdeki bir ay çok belirleyici olacak, bizde heyecanla izleyip göreceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-4659968907424339053?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/4659968907424339053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=4659968907424339053&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4659968907424339053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/4659968907424339053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/ankaragucu-trabzonspor-0-2-umutsuz.html' title='Ankaragücü-Trabzonspor 0-2, Umut&apos;suz olmaz'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGkKutjplXI/AAAAAAAABJc/QHPeXLgosis/s72-c/teo-umut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6783487534599895160</id><published>2010-08-13T04:02:00.000-07:00</published><updated>2010-08-13T04:04:03.940-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Lig Öncesi Genel Tahminler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUmQTy_JnI/AAAAAAAABIU/cj-QUpdrDqk/s1600/img0091z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUmQTy_JnI/AAAAAAAABIU/cj-QUpdrDqk/s320/img0091z.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şampiyon :&lt;/strong&gt; Trabzonspor veya Fenerbahçe (Niang gelirse), yoksa plase Beşiktaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Türkiye Kupası :&lt;/strong&gt; Fenerbahçe (şaşırdınız di mi, bu da sürpriz tahminim olsun)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kümeye düşecekler :&lt;/strong&gt; Manisaspor, Bucaspor, Karabükspor ve Sivasspor’dan üçü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çıkış yapacak Anadolu takımı :&lt;/strong&gt; Kayserispor, Eskişehirspor ve Gençlerbirliği’nden biri beş büyük takım arasında üst sıralarda kendisine yer bulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gol kralı :&lt;/strong&gt; Jaja. Fenerbahçe’ye gelirse Niang, ilk 11 oynarsa Semih, sakatlanmazsa Baros, Tello’nun ortalarını atarsa Batuhan. Bunların hiçbiri olmazsa da Bobo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Patlama yapacak genç futbolcu :&lt;/strong&gt; Batuhan Karadeniz, Mehmet Batdal (önümüzdeki 10 yıl milli takımda bu ikisini değişmeli olarak görebiliriz), Necip Uysal ve ilk 11 oynarsa Semih (genç Semih).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nokta yabancı transfer : &lt;/strong&gt;Jaja, Quaresma ve Stoch. Anadolu küluplerinin de iyi transferleri var özellikle Bucaspor ve Gaziantepor’un yabancıları için çok beklentiler yüksek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hayal kırıklığı yabancı transfer :&lt;/strong&gt; Insua, Pino, Guti ve gelirse Gyan. Galatasaray’ın da yabancıları geçen yılkileri aratacak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlk kovulcak hoca :&lt;/strong&gt; Hakan Kutlu, Ümit Özat, Bülent Uygun. Rijkaard ve Aykut Kocaman da lig sonunu görecek gibi durmuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da lig sonu puan durumu tahminim ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Trabzonspor 79&lt;br /&gt;2- Fenerbahçe 74&lt;br /&gt;3- Beşiktaş 73&lt;br /&gt;4- Bursaspor 73&lt;br /&gt;5- Galatasaray 67&lt;br /&gt;6- Eskişehir 63&lt;br /&gt;7- Gençlerbirliği 61&lt;br /&gt;8- İstanbul B.B. 56&lt;br /&gt;9- Kayserispor 56&lt;br /&gt;10- Kasımpaşa 52&lt;br /&gt;11- Gaziantepspor 48&lt;br /&gt;12- Antalyaspor 47&lt;br /&gt;13- Konyaspor 44&lt;br /&gt;14- Ankaragücü 42&lt;br /&gt;15- Karabükspor 41&lt;br /&gt;16- Sivasspor 38&lt;br /&gt;17- Bucaspor 33&lt;br /&gt;18- Manisaspor 28&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : evet Trabzonspor’luyum ama değerlendirmelerim objektiftir :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6783487534599895160?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6783487534599895160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6783487534599895160&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6783487534599895160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6783487534599895160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/lig-oncesi-genel-tahminler.html' title='Lig Öncesi Genel Tahminler'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUmQTy_JnI/AAAAAAAABIU/cj-QUpdrDqk/s72-c/img0091z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2296770388114666129</id><published>2010-08-13T03:58:00.000-07:00</published><updated>2010-08-13T03:58:14.040-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bursaspor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bursaspor</title><content type='html'>Öncelikle şunu söyliyim, ben hala Bursaspor’un geçen yıl nasıl şampiyon olduğunu açıklamaka zorlanıyorum. Geçen yılki kadronun şampiyonluk yarışı vermesi mümkün değil normalde. Tamam Sercan, Volkan ve Ozan iyi futbolcular ama hepsi genç ve tecrübesiz. Geçen yıl da yazmıştık, 20-22 yaşında, bu seviyede tecrübesi olmayan adamlar nasıl bu baskıyı kaldırıp bu mücadeleyi verebiliyorlar. Takımın gerisine bakınca Süper Lig ortalamasının üzerinde oyuncu bile yok. Trabzonspor’dan gönderilen Hüseyin, Mustafa, Beşiktaş’ta tutunamayan Zapo, A.Tandoğan, 34’luk Ömer Erdoğan felan.. Bu kadronun şampiyon olmasının olsa olsa tek açıklaması olur, o da futbolun bireysel bir oyun değil, takım oyunu olduğudur. Bursaspor geçen yıl herkesten daha çok “takım” ‘dı, o yüzden şampiyon oldular, bunu sağlayan da Ertuğrul Sağlam’dı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjcSBX8dI/AAAAAAAABH8/sjab_nb5M2c/s1600/ert.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjcSBX8dI/AAAAAAAABH8/sjab_nb5M2c/s320/ert.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta öyle veya böyle şampiyon oldular ve beşinci büyük ünvanını hakederek aldılar, ama iş burda bitmiyor. Başarıyı devam ettirmeleri şart yoksa o büyüklük gider. Aziz Yıldırım’ın bir sözüydü sanırım ; “sürekli olmayan başarılar tesadüftür”. O yüzden Bursaspor bunun bir tesadüf olmadığını göstermek istiyorsa, artık büyük takım kimliği göstermek zorunda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor için artık yeni bir sayfa açıldı diyebiliriz, eskisi gibi düşünme ve hareket etme lüksleri yok artık. Artık futbolcularını İstanbul kulüplerine satmamaları lazım, bunu önümüzdeki yıl göreceğiz. Artık çok daha büyük bütçeleri yönetmeleri lazım, şimdilik makul harcamalar yapıyorlar. Artık lige şampiyonluk paralosıyla başlamaları lazım. Artık kötü oynadıkları maçları da kazanmaları, kötü sezonlarında bile ilk 6 sıranın içinde olmaları lazım. Eskiye dönerlerse “büyüklük” gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Bursaspor değil, dış etmenler de değişecek. Artık daha çok medya ilgisi olacak. Rakipler artık daha defansif ve sert oynayacak. Başarısızlıkta daha çok eleştirilecekler. Uzar gider bu liste. Bursaspor için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik görünen bu “büyüklük” olayına adapte olmuşlar gibi. Yapılan transferler iyi, yıldız oyuncuların ve hocanın takımda kalması iyi. Geçen sene oynanan oyunun daha ilerisine gidileceğini tahmin ediyorum ve ligdeki diğer büyüklerin iç açıcı olmayan durumları Bursaspor’u yine bu yılın favorilerinden yapar. Rotasyonlarını genişlettiler, yıldız oyuncularını elde tuttular ve en güçlü yönleri olan Ertuğrul Sağlam’la da devam ediyorlar. Sonuç ne olur bilinmez ama bu yıl yine iyi bir Bursaspor izleriz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjjWA89JI/AAAAAAAABIE/52ZIpN0-8xg/s1600/ser.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="234" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjjWA89JI/AAAAAAAABIE/52ZIpN0-8xg/s320/ser.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ligde olmasa da Şampiyonlar Liginde ses getirecek sonuçlar alabileceklerini düşünüyorum, düştükleri gruba bağlı olarak 2. veya 3. olmaları sürpriz olmaz. Ama ligde geçen yılki başarıyı tekrarlamaları da zor, Şampiyonlar Ligi hem mental olarak hem de fizik olarak hırpalayacaktır Bursaspor’u.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takıma gelince, defansa ciddi bir takviye gerekiyordu, onu da çok nokta bir atışla Stepanov transferiyle hallettiler. Topu oyuna sokmakta çok iyi olmadığı için Avrupa’da tutunamadı ama yüksek fizik gücü ve özellikle Şampiyonlar Liginde defans yapacak Bursaspor’da çok işe yarayacaktır. Avrupa’da iş yapmayan top tekniği ise Türkiye Ligi için fazlasıyla yeterlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjlKoN7tI/AAAAAAAABIM/12Ayxi7wepc/s1600/stepnv.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjlKoN7tI/AAAAAAAABIM/12Ayxi7wepc/s320/stepnv.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hücum gücü zaten iyiydi Bursaspor’un, alternatif sıkıntıları vardı biraz onu da özellikle Insua ve Nunes ile çözdüler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor’un hücum gücü bireysel yeteneklerden ziyade hızlı ve takım hücumu yapmalarından geliyordu geçen yıl, bu da Ertuğrul Sağlam’ın eseriydi. Şimdi hücum hattının bireysel kalitesini de biraz daha arttırarak daha güçlü bir hücum gücü sağlamış oldular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor’un hücum anlamında en büyük eksiği bu yıl, beşinci büyük olarak karşılarında daha kapanan takımlar bulacak olmaları. Geçen yılki gibi geniş alanda hızlı hücum futbolundan çok kapanan savunmaları açmaya çalışacaklar&amp;nbsp;ki bu apayrı bir uzmanlık işi, buna yeterince çalışmazlarsa Şampiyonluk yarışından erken uzaklaşabilirler. Öte yandan Şampiyonlar Liginde tam tersi bir durum olacağı için Volkan, Sercan ve Ozan gibi oyuncular daha etkili olabilir, ve sürpriz sonuçlar alabilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sercan, Volkan ve Ozan İpek’in performansları çok önemli tabi bu yıl. Hepsi genç ve hepsi bir anda şöhret oldu. Eğer geçen sezonun üzerine koyabilirlerse Şampiyonlar Liginde bile ses getirip Avrupa’ya gidebilirler, ama bu şöhreti kaldıramazlarsa kaybolup gidebilirler de. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortasahsası&amp;nbsp;Bursaspor’un şu anda en zayıf yönü gibi. Oyunu iki yönlü oynayan oyuncu eksiği yaşıyorlar. Hüseyin, Krita, Bekir Ozan gibi sadece defans yapabilen adamlarla Insua ve Batalla gibi sadece hücüm yapan adamları harmanlamak zordur. Fenerbahçe’nin yıllardır çözmeye çalıştığı problem gibi. Orta sahaya daha çok katkı yapacak oyuncular bulabilirlerse Bursaspor’da fark yaratabilir. &lt;br /&gt;Yukarda söylediğim gibi şampiyonlar liginde, gruba bağlı olarak 3.lük benim için sürpriz değil. Lig de ise bu yıl şampiyonluk zor, benim tahminim 3-5 arası bir yer. İlk beş içinde yeralmak Bursaspor’un “büyüklüğü” açısından çok önemli. Yoksa Sivasspor gibi bir düşüş herşeyi siler, ama Ertuğrul Sağlam varken öyle bir düşüş de olmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2296770388114666129?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2296770388114666129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2296770388114666129&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2296770388114666129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2296770388114666129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/bursaspor.html' title='Bursaspor'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGUjcSBX8dI/AAAAAAAABH8/sjab_nb5M2c/s72-c/ert.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2843826437673052056</id><published>2010-08-12T06:34:00.000-07:00</published><updated>2010-08-12T06:34:50.408-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Fenerbahçe, forvet bekleniyor</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Fenerbahçe (lig sonu tahminim, Niang gelirse şampiyon veya ikinci, Gyan gelirse veya Guiza kalırsa 3-4) : &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Daum’u çok arar Fenerbahçe&lt;br /&gt;2- Aykut Kocaman, Anadolu kulüpleri için iyi bir hocadır, Fenerbahçe’ye küçük gelir.&lt;br /&gt;3- Bu transfer politikasıyla bir yere varamaz Fenerbahçe&lt;br /&gt;4- Aziz Yıldırım yönetimiyle bir yere varamaz Fenerbahçe&lt;br /&gt;5- Eğer alınacak forvet v.Hoijdonk gibi olursa bu sene idare ederler, yok alınacak forvet yine Kezman Guiza serisinin devamı olursa çok kötü bir sezon bekliyor Fenerbahçe’yi&lt;br /&gt;6- Şampiyonluk bu yıl hayal, ilk dördün dışında da kalmaz ama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madde madde giriyim dedim damardan Fenerbahçe incelemesine. Çünkü yukarda yazdığım 6 madde aslında yazının da özeti ve ana fikri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzKC-XzjI/AAAAAAAABHU/iW-R9jBqRqA/s1600/aykt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzKC-XzjI/AAAAAAAABHU/iW-R9jBqRqA/s320/aykt.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Takımları incelerken geçen yılki puan durumuna göre sondan başa doğru ilerliyorum, en son Bursaspor kaldı bundan sonra, onu da yazarız lig başlamadan umarım. Fenerbahçe’nin de sonlara kalması aslında iyi oldu çünkü alınacak forvet transferi bu yıl için çok belirleyici olacaktı ve bende yazıyı ona göre yazmak istemiştim. Gel görki, yazıyı yazdığım sırada hala ortada net birşey yok. O yüzden yazdıklarım transfere göre değişebilir, bu notu da düşelim. (Benzer durum Trabzonspor için de geçerliydi ama benim yazıma yetiştirdiler Jaja’yı neyseki.. )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi fazla detaya girmeden Daum olayından başlayalım. Öncelikle Daum’u çok arar Fenerbahçe onu söyliyim. Keşke o kadar kavga etmeselerdi, iki yıl sonra tekrar geri getirmek isteyebilirler. Gönderiliş şekli hiç hoş değildi ve ilerde başka bir Alman Hoca getirmek istediklerinde bunun acısı çıkacaktır. Adamın hakkı olan 2-3 milyon Euro’yu vermemek için takımı çok daha fazla maddi manevi zarara uğrattılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzN3U6fBI/AAAAAAAABHk/cxaA8CXTJMI/s1600/daum2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzN3U6fBI/AAAAAAAABHk/cxaA8CXTJMI/s320/daum2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yerine de Aykut Kocaman geldi. “Efsane Futbolcu” kontenjanında, Rıdvan ve Oğuz’dan sonra sıra ona gelmişti tabi. Aykut Kocaman’ın yeterliliği ve kariyeri bir kenara, sportif direktörken Daum’a destek olmaması (ki bence en kritik görevi buydu aslında) bile kendi egosunu Fenerbahçe’nin başarısının önünde tuttuğunun gösterir. Aykut’un yeterliliğine de ayrıca geleceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor sportif direktörü Ünal Karaman, Trabzonspor’un başarılı olması adına Şenol Güneş’in altında çalışmayı kabul ederken, Aykut ise Daum’dan boşalan koltuğa geçiyor.. Tamam Aykut Daum’un altında çalışsın demiyoruz ama sportif direktör olarak Aykut’un görevi aslında Fenerbahçe’ye bir strateji belirleyip bu stratejiye göre hoca bulmak olmalıydı. Ama o kendisi Ferguson olmayı tercih etti. Yerse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe’de sorun çok tabi. Forvet transferinin bu kadar gecikmesi, İlhan Cavcav’dan sonra ligdeki en eski başkana yakışmadı doğrusu. İşin daha da vahim tarafı bu hatayı daha öncede yapmış olması ve daha öncede bu hatalar yüzünden şampiyonlar liginin kaçmış olması. Bir insan bir hatayı bir kere yapabilir, olabilir anlarız. Ama defalarca da aynı hata yapılmazki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzPDBnMCI/AAAAAAAABHs/C1PnmHPcm4Q/s1600/gyn.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="189" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzPDBnMCI/AAAAAAAABHs/C1PnmHPcm4Q/s320/gyn.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe’nin transfer politikası tam bir rezalet. Gyan için o kadar zaman harcanması, o kadar paraların gözden çıkarılması akıl alır gibi değil. Dünya kupasında iki gol atan adamın fiyatı zaten hakettiği değerin 5 katına çıkıyor, bu bilinen birşey. Barcelona bu yüzden David Villa’yı turnuvadan önce aldı, Galatasaray bu yüzden Elano’yu değeri varken şimdi satmaya çalışıyor.. Herkes transfer planını buna göre yaparken Fenerbahçe parasını ne yapacağını bilmeyen zenginler gibi Gyan’ın peşinden koşuyor aylarca... Gyan Fenerbahçe’nin aradığı santrafor bile değil aslında o konuya hiç girmiyoruz bile.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra Gomis gibi adamların peşinden gidiyor. Tamam Fenerbahçe büyük kulüp kabul ama bir Real Madrid bir Chelsea değil. Önce bir kendinizin ne olduğunu bileceksiniz. Daha öncede Ronaldinho, Eto’o gibi adamların peşinden koşmuştu Fenerbahçe. Gomis gibi adamların hedefinde büyük kulüplere sıçramak vardır. Drogba, Essien, Chamakh, Diarra, Zidane, Benzema gibi adamlara baktığınız zaman Fransa liginden dünyanın en büyük kulüplerine geçtiklerini görürsünüz ve Gomis’te o yolun yolcusudur. Fenerbahçe’ye gelmek bu adamın kariyer planlamasında yoktur. Fenerbahçe Gomis’e para haricinde ne verebilir ? Bunun bile farkında değil Fenerbahçe yönetimi. Fenerbahçe’nin Avrupa’dan alabileceği oyuncular Dia ve Stoch ayarında oyunculardır ki bunlar doğru transferlerdir. Dia ve Stoch gibi adamlar yukarda saydığım üst düzey topçuların bir alt sınıfıdır ki, Fnerbahçe’ye en çok bunların faydası olur. Bunlardan daha iyisini alamazsınız Fransa’dan... Dia ve Stoch’tan daha iyilerini alcam derseniz 30 yaşın üzerine çıkmanız lazım. Niang gibi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzQ4aYWLI/AAAAAAAABH0/XO1UZ6uOkpE/s1600/niang.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzQ4aYWLI/AAAAAAAABH0/XO1UZ6uOkpE/s320/niang.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niang transferi Fenerbahçe için en doğru transfer olur şu şartlarda. Çünkü Fenerbahçe’nin şu anda ihtiyacı olan bir lider forvet. Hoijdonk gibi. Niang bu özelliklere uyuyor. Bu ayarda Fenerbahçe’nin alabileceği oyuncu seçeneği fazla yok zaten dünyada, Raul, Forlan ve belki Luis Fabiano gibi birkaç isim sayabilirsiniz. Djibril Cisse gibi isimler de olur, işinizi görür. Eğer Niang gelirse Fenerbahçe farkında olmadan çok iyi bir transfer yapmış olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Niang olmazsa Fenerbahçe zaten çok geç kaldığı forvet transferinde muhtemelen panik yapacak, ve hem çok para harcamış olacak hem de yanlış birini almış olacak. Yani burda üç sorun var. Yanlış isim (Kezman, Guiza gibi), çok para (Guiza gibi) ve geç kalınması.. Bu geç kalma işi de çok önemli. Bugün bir futbolcu gelse 6. haftadan önce takıma bir hayrı dokunmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden bu geç kalma yaşandı ? Öncelikle Daum’un gönderilme sürecinin gereksiz uzaması. Oysa bu hata yapılmıştı daha önce, Aragones’in gönderilmesinin uzaması gibi. Diğer sebepte yanlış oyunculara talip olunulması gibi. Bu hata da daha önce yapılmıştı. Düşünüyorum da geçen senelerde peşinden koşulan Christian Paulsen, Marcus Senna ve hatta Eto’o ve Ronaldinho isimleri vardı, bu yılda gittiler Gyan gibi adamın peşinde bir sürü zaman kaybettiler. Adam gelmiyorsa gelmiyordur niye zorluyorsun. Parayla ika ettiğin adamların hali ortada zaten, Guiza, Anellka, Ortega para için geldiler de ne oldu, ne hayırları dokundu ? Bu işte parayı nasıl kullanacağını bilmemektir. Fenerbahçe’liler diyebilir tabi “paramız var istediğimi gibi harcarız sana ne” diye, olabilir haklılar istedikleri gibi harcayabilirler, ama sonuçları da böyle olur, bunu da bilsinler... Zengin olmak başka birşeydir, paraları çarçur etmek başka.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu Gyan işine taktım : )&amp;nbsp;Şimdi Gyan Dünya kupasında parladı diye bu adamın peşine düşüldü. Tek sebep dünya kupasında parlamış olması. Fenerbahçe’nin aradığı santrafor tipi mi, uyum sağlar mı, fiyatı nedir kimsenin umursadığı yok.. Tek olay dünya kupasında parlamış olması.. Peki o zaman demek Gyan ismine ne zaman karar verildi, dünya kupasından sonra, yani Temmuz’da.. O zaman sorarlar adama senin ligin ne zaman bitti ? Mayıs! Senin forvet ihtiyacın olduğu ne zaman anlaşıldı ? Belki bir yıldan fazladır taraftar Guiza’dan dolayı cinnet geçirmek üzere..! Bir yıldan fazladır sana forvet lazım, ve sen forvet ismi belirleme için taa Temmuz ayını bekle.. Peki bu planlama kimin görevi ? Sportif Direktör-Aykut Kocaman! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl Ekim Kasım ayında Guiza’nın yeterli olmadığı aşikardı, yani bu takıma bir forvet lazımdı. O zaman Aykut Kocaman işini yapıp forvet arayışlarına girseydi, bugüne kadar sarkar mıydı bu iş ? Ben söyliyim, Mayıs ayında forvet gelirdi, kampa da katılırdı, bugün belki Young Boys’a elenilmezdi. İşte sadece bu, Aykut Kocaman’ın vizyon yetersizliğinin göstergesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabaca bir durumu toparlarsak, Daum’un gönderilme şekli ve Aykut Kocaman tercihi, geç kalan diğer transferler, milli takımlardaki oyuncular ve sakatlar yüzünden verimsiz geçen kamp Fenerbahçe’nin lige hazırlanmasını engelledi. Ligin başlarında üst üste alınacak kötü sonuçlarda takımı toparlamak zor olur. Aziz Yıldırım geçen onca yıldan sonra artık lig bitmeden hoca değiştirmemeyi öğrendi. Aragones’le sezonu bitiren Aziz Yıldırım Aykut’a da sabredecektir ama Aykut ne kadar baskılara dayanır bilinmez. Yüksek ego’su olsada iyi bir Fenerbahçe’li olarak baskılara dayanamayıp ilk yarı sonlarına doğru istifa edebilir (Rıdvan ve Oğuz gibi). Rıdvan’ın arkadaşı olması ve eleştirilerinde yumuşak olması Aykut’a zaman kazandırır. Muhtemelen Aziz Yıldırım alternatif hoca arayışlarına başlamıştır yinede. Lucescu ilk akla gelen isim olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Aykut Hoca’nın önceki yıllardaki futbol mantalitesine bakarak yavaş yavaş Alex’e bağlı oyun yapısının değişeceğini tahmin ediyorum, hatta çift forvete dönüp 4-4-2 deneyebilir veya Dia ve Stoch üzerine kurup sistemi 4-3-3’e çevirebilir.. Emre-Baroni ikilisinden 4-4-2 ortasaha göbeği verimli olmaz, çünkü çok statik oyuncular, oyunu daha geniş alanda oynayan adamlar lazım bu iş için. Özer ve M.Topuz’a çift yönlü futbol oynamayı öğrenebilseler çok iyi bir Xavi-Iniesta çıkabilir ama bu da çok zor bir iş, Aykut Hocayı aşar. O yüzden görünen takımın zamanla 4-3-3’e döneceği. Kolay işler değil bunlar tabi, Fenerbahçe’de Daum’un ilk döneminden beri yıllardır süre gelen 4-4-1-1 sistemini ve Alex alışkanlığını yıkmak kolay olmayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzMugsmsI/AAAAAAAABHc/0lymmlHKnZE/s1600/alex.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzMugsmsI/AAAAAAAABHc/0lymmlHKnZE/s320/alex.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabır gösterilirse ve iyi de bir forvet alınabilirse ben 4-3-3 sisteminin sonuç verebileceğini düşünüyorum. Ortada Emre-Özer-Topuz üçlüsü uyum yakalayabilirse takım orta sahasını ayakta tutabilirler, önlerinde hareketli Stoch-Dia-Niang istenilen sonucu verebilir. Ama bu sistemin oturması çok kolay değil. Aykut Hoca’ya en az 6 ay lazım ve bu süreçte takımın alacağı kötü sonuçlarda yönetimin de Hoca’nın arkasında durması şart. Luis Van Gaal geldi aklıma, Alkmaar’dayken kovulmak üzereydi ama yönetim arkasında durdu, takım 30 yıl aradan sonra şampiyon oldu, Bayern’den kovulmak üzereydi, yönetim arkasında durdu CL finali oynadı takım, ligi götürdü felan.. Tamam o Luis Van Gaal diyebilirsiniz ama sabır göstermezseniz hiçkimse sistem değiştiremez.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu yıl şampiyonluğun uzağında görüyorum Fenerbahçeyi, muhtemelen 3. veya 4. olabilirler. Alınacak forvet çok önemli tabi, Niang gibi bir forvet v.Hoijdoonk veya Hagi etkisi yapabilir bu da şampiyonluğa bile götürebilir takımı. Aykut Hoca’nın saha içinde böyle bir lidere, bir “winner” a ihtiyacı var kesinlikle. Alex bu işi pek görebilecek gibi değil, ama yine de içerde oynanacak maçlarda Alex çok puanlar kazandıracaktır o yüzden küstürmemek de lazım. Alex yedek olmayı kabullenebilirse çok büyük bir rotasyon gücü olabilir, ikinci yarılarda çok maç kopartabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle,&amp;nbsp;Niang gelirse 1-2 olabilir, yok Gyan gibi biri gelir veya Guiza kalırsa da 3-4. Fenerbahçe’liler kendilerini psikolojik olarak hazırlasınlar çünkü bu yıl bolca “Ne olacak bu Fener’in hali?” muhabbeti dönebilir. Mehmet Demirkol geçenlerde 20 yılın en kötü sezonu gelebilir dedi Fenerbahçe için, bu da bir kötü senaryo olarak ihtimal dahilinde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-2843826437673052056?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/2843826437673052056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=2843826437673052056&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2843826437673052056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/2843826437673052056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/fenerbahce-forvet-bekleniyor.html' title='Fenerbahçe, forvet bekleniyor'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGPzKC-XzjI/AAAAAAAABHU/iW-R9jBqRqA/s72-c/aykt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-6686544540600841128</id><published>2010-08-11T07:04:00.000-07:00</published><updated>2010-08-11T07:04:10.252-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray nereye ?</title><content type='html'>Galatasaray gitmek istediği yeri bilmeyen bir gemi gibi yönetiliyor son iki yıldır, bir o rüzgara bir bu rüzgara kapılıp duruyorlar ama sonuçta bir yere gidemiyorlar, oldukları yerde dönüp duruyorlar aslında. Oysa kapıldıkları ilk rüzgarda ısrar etseler bir yere varabilecekler, belki yanlış bir yere varacaklar ama sonuçta yanlış da olsa bir yere varacaklar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Galatasaray'da geçen yıl yapılan kadro yapılanmasının ve transfer politikasının 180 derece tersi bir politika görüyoruz bu yıl. Yani her şey silbaştan. Oysa Türkiye’de ve Avrupa’da başarılı olan takımlara baktığınız zaman belli stratejiler üzerinde yıllarca süren bir yapılanma görüyorsunuz.. Bursaspor’un şampiyon olma sürece ta Süper Ligden düştükleri sezon başladıkları altyapı yapılanmasına dayanır. Bucaspor’a baktığınız zaman, Karşıyaka’dan Göztepe’den Altay’dan farkının planlama ve altyapı yapılanması olduğunu görüyorsunuz. Trabzonspor’un 3 yıldır aynı iskelet kadroyla oynaması şu anda en güzel futbolu oynayan takım haline gelmelerini sağladı. Avrupa’ya baktığınız zaman Porto, O.Lyon, Arsenal, Manchester United ve Barca gibi takımların yıllarca aynı stratejileri ve kadro yapılanmasını devam ettirdiklerini görürsünüz. Geçen yıl CL kupasını alan Inter bile 3 yıldır aynı iskelet kadro üzerinden devam ediyordu. Sonuç, zırt pırt mantalite değiştirirseniz bir yere varamazsınız. &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNPtk6ACI/AAAAAAAABG8/QsNQ5ePChHs/s1600/haldun.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="256" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNPtk6ACI/AAAAAAAABG8/QsNQ5ePChHs/s320/haldun.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNPtk6ACI/AAAAAAAABG8/QsNQ5ePChHs/s1600/haldun.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="76" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNPtk6ACI/AAAAAAAABG8/QsNQ5ePChHs/s320/haldun.jpg" style="filter: alpha(opacity=30); left: 181px; mozopacity: 0.3; opacity: 0.3; position: absolute; top: 532px; visibility: hidden;" width="96" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl dümende Haldun Üstünel varken yüksek yerleri hedefleyen bir stratejiyle transferler yapılıp büyük paralar harcandı. Elano, Neill, Keita, Santos ve Jo gibi üst düzey oyuncular takıma kazandırıldı, belki kağıt üzerinde 2000 yılındaki kadrodan bile iyi bir kadro oluştu. Taraftarlar havaalanından çıkmıyordu resmen. Takımdakı mevcut Arda, Servet, Kewel ve Baros gibi yıldızlar&amp;nbsp;ve bu yeni yıldızların 2-3 yıl bir arada oynaması sonucunda Avrupa’da ses getirecek bir takım ortaya pekala çıkabilirdi. Çok ütopik bir hayal değildi bu. Başlarında da Rijkaard olduğu düşünülünce, kendi içinde gayet tutarlı bir planlamayla hareket edildi. Sonuçta belki başarı hiç gelmeyebilirdi bilemeyiz (bence gelirdi) ama burda önemli olan kendi içinde tutarlı bir planlama ve stratejinin olmasıydı. Gelen yıldızlar 30 yaşın altında ve potansiyeli olan isimlerdi ve pekala Galatasaray onlar için patlama yeri olabilirdi. Sadece iki üç yıl sabır ve iyi yönetilme gerekiyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNOMBTi4I/AAAAAAAABG0/giN7rgXBmic/s1600/santos.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNOMBTi4I/AAAAAAAABG0/giN7rgXBmic/s320/santos.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl Adnan Sezgin ipleri eline alınca geçen yıl yapılan tüm çalışmaları sıfırladı ve daha “gelenekçi” bir transfer politikasına geri çevirdi takımı. Geçen yıl yüksek paralar harcanmasına rağmen şampiyonluğun gelmemesi işini kolaylaştırdı tabi Adnan Sezgin'in. Bunun sonucunda da Haldun Üstünel’le ipler kopmuş oldu doğal olarak. Adnan Sezgin, önce Türkiye’de potansiyeli olan genç yetenekleri topladı. Bunlar içinde Mehmet Batdal’ın Hakan Şükür’ün pabucunu dama atacak gibi. Tabi Hakan Şükür Galatasaray ve Milli takımın en iyi dönemlerinde oynadı, Mehmet Batdal da o kadar şanslı olabilirse. Mehmet’in yanında Musa, Serdar özkan ve Çağlar da ciddi katkı sağlayacaktır Galatasaray’a. Yani iyi transferler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNMyWOO2I/AAAAAAAABGs/8rsauESCl1w/s1600/elan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNMyWOO2I/AAAAAAAABGs/8rsauESCl1w/s320/elan.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı olarak da geçen yıl alınan yıldızlar birer birer gönderildi. Muhtemelen Elano da gidecek. Onların yerine yine eski dönemlerdeki Galatasaray transferlerine benzeyen isimler gelmeye başladı. Bir dönem Pirates, Inamoto, Carusca ve Concesau transferlerini yapan Galatasaray şimdi yine bu isimlerin muadillerine dönmeye başladı. Cana, Pino ve şimdi alınmaya çalışılan Baptista gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi burda küçük bir not, bu küçülme Galatasaray'ın borçlarından da kaynaklanıyor olabilir. Bu yıl UEFA Mallorca'yı UEFA ligine almadı borçları yüzünden, belki Galatasaray geçen yılki gibi para harcasa benzer durum onların da başına gelme ihtimali olabilir. Bilemiyoruz, tahmin olarak söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu Adnan Sezgin’in yaptığı transfer planlaması da kendi içinde tutarlı ve ısrar edilirse başarı getirebilir bir planlama. Ama burdaki sorun her yıl planlama ve strateji değiştirerek bir yere varılamayacağı. Yukarda örnek verdiğim takımlar gibi yıllarca aynı strateji üzerine çalışarak başarı yakalarsınız. Yoksa Haldun Üstünel de Adnan Sezgin de doğru şeyler yaptılar kendi içlerinde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lige geri dönersek, bu haliyle Galatasaray, büyük takımlar içinde lige en iddaasız gireni gibi gözüküyor. Öncelikle kadrosundaki yıldız yabancıların yerine daha vasat yabancılar alması, aldıkları yerlilerin “yıldız” değil, “yıldız adayı” olması, Mehmet Topal’ın gitmesi, Rijkaard’ın istediği oyuncuların alınamaması gibi etkenler Galatasaray’ı yarışın biraz dışında tutuyor. Ben de Galatasaray’ı çok iddaalı bulmuyorum bu yıl. İşleri zor açıkcası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNThNdzgI/AAAAAAAABHM/0fnQzlBFKRw/s1600/rij-nesk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="201" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNThNdzgI/AAAAAAAABHM/0fnQzlBFKRw/s400/rij-nesk.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rijkaard ve Neskeens ligi biraz daha tanıdılar geçen yıl tabi, bu bir avantaj, ama oynatmaya çalıştıkları bol paslı total futbol sistemi ne altyapısı eksik Türk Futbolcusuyla başarı getirir ne de pres gücü yüksek Türkiye Liginde iş yapar. Zayıf takımlara karşı Ali Sami Yen’de hem göze hoş gelen futbol oynayıp hem de kazanabilirler ama Anadolu’ya gittiklerinde o topu oynatmazlar Galatasaray’a. Geçen yıl da bu yaşandı zaten. Rijkaard bu gerçeğe göre takımı ve sistemi revize etmesi gerekir. Neill ve Cana transferlerini bu şekilde açıklıyor ama yine de “bol pas” dan ziyade “pres ve fizik güç” daha önemi değer Türkiye Ligi için. Makukula’nın geçen yıl gol kralı olmasının (hatta Kayserispor’un ilk yarıyı lider bitirmesi) tamamen bu nedendendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtemelen Rijkaard geçen yıl oturtmaya çalıştığı sistemi devam ettirecektir gibi geliyor. İkinci yılı olması nedeniyle ve futbolcuların artık sisteme alışmaya başlamış olmaları avantaj. Ama ne kadar alışırlarsa alışsınlar, ortada Barış-Ayhan-Sarp rotasyonu Rijkaard’ın isteklerine cevap verecek gibi gözükmüyor. Defansta ağır Neill ve Servet Galatasaray’ın en zayıf yeri gibi. Sürekli sakatlanan Mahmet Batdal, Baros ve Kewel her an Servet’i tekrar forvet yapabilir Galatasaray’da. Pino ve Cana'nın ne kadar katkı sağlayacağı belli değil, Pino da bir Linderoth potansiyeli var, Cana ise Mustafa Sarp'ın Romen versiyonu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum hiç iç açıcı değil Galatasaray'da. Galatasaray bu yıl Arda’nın verebildiği kadar oynayacak gibi. Arda da olmasa iyice sıradanlaşacak gibi Galatasaray. Arda da tek başına nereye kadar tabi ? Benim Galatasaray için lig sonu tahminim 4-8. Evet, geçen yılı bile arayabilirler gibi geliyor. Rijkaard'la lig bitmeden yollar ayrılabilir, devre arasında Abdullah Avcı gelirse kimse şaşırmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir not. Bundan iki yıl önce Skibbe’yi kovmasaydı Galatasaray, o 5’lik Kocaeli maçından sonra Adnan Polat hocanın arkasında durabilseydi, Skibbe-Feldkamp yapılanması çok iyi sonuçlar verebilir bu yıl lige çok daha iddaalı girebilirlerdi. Skibbe kovuldu da ne oldu ? Ne kazandı Galatasaray ? Tuhaf bir Bülent Korkmaz dönemi ardından Haldun Üstünel yapılanması ve total futbol sevdası, onun da Adnan Sezgin tarafından bertaraf edilmesi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNRUpeBlI/AAAAAAAABHE/GQq1te3hxbI/s1600/skip.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="295" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNRUpeBlI/AAAAAAAABHE/GQq1te3hxbI/s320/skip.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benzer şeyi diğer takımlar için de söylemek mümkün, bakınız Fener’in Daum’u Zico’yu göndermesi, Beşiktaş’ın Ertuğrul Sağlam’ı Tigana’yı göndermesi, Trabzonspor’un Sivas maçıyla Ersun Yanal’ın ipini çekmesi gibi... Bu hocalar bugün hala takımlarının başında olsalardı eminim bu takımlar çok daha iyi yerlerde olabilirlerdi.. Merak ediyorum acaba ne zaman bir Türk futbol takımı yönetimi, kötü bir sonuçta camiayı karşısına alıp hocanın arkasında durmaya cesaret edebilecek ? Çok mu zor acaba bu ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6470488121175891779-6686544540600841128?l=bohemfutbol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/feeds/6686544540600841128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6470488121175891779&amp;postID=6686544540600841128&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6686544540600841128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6470488121175891779/posts/default/6686544540600841128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bohemfutbol.blogspot.com/2010/08/galatasaray-nereye.html' title='Galatasaray nereye ?'/><author><name>Muratonovic</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02430658142711027828</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TJdY6TjbD_I/AAAAAAAABU4/WJDPR20d9d4/S220/ya.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGKNPtk6ACI/AAAAAAAABG8/QsNQ5ePChHs/s72-c/haldun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6470488121175891779.post-2692954347708129215</id><published>2010-08-10T07:28:00.000-07:00</published><updated>2010-08-10T07:28:32.104-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beşiktaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TSL'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Beşiktaş (lig sonu tahminim 2-3)</title><content type='html'>Bu yılın en flash ve iddaalı takımı, yıldız transferleriyle Beşiktaş tabiki. Başkan Demirören taraftarın da desteğiyle zaten coşmuş durumda, taraftar deseniz daha geçen yıl isyan bayrağını çektikleri Demirören’e Süleyman Seba’ya göstermedikleri sevgiyi gösteriyorlar. Bunun tek sebebi de Q7 ve Guti transferleri, biraz da Shuster.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGFgoo8qIgI/AAAAAAAABGI/1J6XpqyAEaM/s1600/gut2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" mx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGFgoo8qIgI/AAAAAAAABGI/1J6XpqyAEaM/s320/gut2.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar küçümsenmeyecek transferler kesinlikle, ama bu durum biraz geçen yılki Galatasaray’ın durumuna çok benziyor. Rijkaard gelmişti hatırlarsanız, Elano ve Keita gibi yıldız oyuncular transfer edilmiş hatta devre arasında Dos Santos ve Jo gibi iki gelecek vaadeden yıldız adayı satın alma opsiyonlarıyla gelmiş, taraftarlar havaalanında futbolcu karşılamaktan bir hal olmuşlardı.. Ee sonuç ? Kocaman bir sıfır, ve bu yıl 180 derece ters yöne dönülen transfer politikası ve takımla ilişiği kesilen Haldun Üstünel. Galatasaray konusunu da ayrıca inceleyeceğiz, şimdi fazla girmiyim detaya, söylemek istediğim şu ki, Beşiktaş’ın şu anda yaptığı geçen yıl Galatasaray’ın yaptığından farklı bir şey değil, Rijkaard yerine Shuster, Elano, Keita yerine Q7 ve Guti. Eğer başarı kriteri şampiyonluksa baştan söyliyim başarılı olma şansları çok düşük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle transfer politikasındaki yanlışlardan başlayalım. Şimdi yıldız oyuncu güzel birşey. Guti ve Quaresma transferlerini Elano ve Keita ile karşılaştırmak çok doğru olmaz, Guti ve Q7 bir gömlek daha yukardalar ve uluslararası prestij olarak da öndeler, tamam kabul. Bunların haricindekilerde gayet üst düzey yabancı oyuncular, buna da tamam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar kaliteli ve üst düzey yabancı oyuncular almak çok doğru birşey olabilirdi, eğer İtalya veya İngiltere olsaydı burası. Türkiye’de takımda sadece 6 yabancı oynayacak ve hatta 2 tane yabancı tribünde oturacak. Yabancı oyuncu planlamasını buna göre yapmak lazım. Şimdi bu kadar yabancıdan kim yedek oturacak kim tribüne gidecek ? Benim tahminim Ferrari-Zapo-Ernst-Guti-Q7-Bobo ilk 11 oynar, Fink, Delgado yedek olur, 8 milyonluk Tabata ve daha yeni alından Hilbert tribünde oturur, bi de sözleşmesi dondurulan Sivok var ondan bahsetmiyorum bile. Bir de yeni alınmak istenen forvet tabi. Hilbert ve Tabata tribünde oturuyorsa, Delgado ve Fink yedek oturuyorsa ya bu kulübün Petrol Kuyuları vardır demektir ya da darphane işletiyordur. (Bakalım hangi TSL takımı bu +2'leri genç yabancı yeteneklerle değerlendirmeyi akıl edecek ? al Afrika'dan Güney Amerika'dan ucuz ucuz, 3-4 yıl üzerinde çalış adam et sonra sat.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutarsızlıklar bununla da bitmiyor. Yılda milyonlarca Euro kazanan Delgado ve Fink ve Tabata oynamazken çok daha düşük ücretler alan Ekrem, İbrahim Üzülmez, Uğur İnceman, Necip ve Erhan Güven gibi adamlar sahada Guti’ye Q7’ye ayak uydurmaya çalışacaklar. Altı şişane, üstü tabakhane. Ortada bir gariplik bir tuhaflık var apaçık. Dediğim gibi kurulan kadro güzel eğer yabancı sınırlaması kalkarsa, yoksa mevcut düzende tamamen israf. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsraf demişken benzer özellikli Yusuf-Tabata-Delgado-Guti ‘nin aynı anda kadroda bulunması da ayrı plansızlık programsızlık örgeği. Tamam hepsinin farklı özellikleri var hepsi iyi adamlar ama birinin yerine diğeri oynasa çok da farketmez. Bunlardan iki tanesi (Guti-Tabata) fazlasıyla yeterli olabilirdi. (Eskiden Tümer-Sergen aynı kadroda fazla geyiği yapardık, nerden nereye)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki başarılı olabilir mi Beşiktaş. Başarıdan kasıt şampiyonluk tabiki. Kadroya baktığımız zaman çok kaliteli yabancı oyuncular görüyoruz, o yüzden şampiyonluk için iddaalı bir konumda oluyor Beşiktaş. Ama ilk 11’e baktığımız zaman aynı başarılı yapıyı göremiyoruz. Şunu unutmamak lazımki, 6 yabancının yanında 5 tane de yerli oyuncu oynatmanız lazım. Beşiktaş’ın kalburüstü yerlilerine baktığımızda sadece Nihat, Necip, İbrahim Toraman ve belki biraz da Mert Nobre bu kaliteli yabancı kadrosu içinde sırıtmadan oynayabilir. Tüm bir sezonu Ekrem, Uğur İnceman, İbrahim Üzülmez, Erhan Güven gibi isimlerle idare etmeyi düşünüyorlarsa çok büyük hayal kırıklığı bekler Beşiktaş’ı. Yetersiz yerli oyuncu kalitesi Beşiktaş’ı yarıştan uzaklaştıracak en büyük eksiği. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu negatif tablonun yanında tabi Guti, Q7, Bobo, Delgado, Ernst ve Nihat gibi isimlerin olduğu bir kadro şampiyonluk adayıdır her zaman. Başlarındaki Shuster de gayet deneyimli ve işini bilen bir hoca tabi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGFgq8zKQ7I/AAAAAAAABGQ/PwPFf_l2c2I/s1600/q7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="281" mx="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_iZux4kDbhpc/TGFgq8zKQ7I/AAAAAAAABGQ/PwPFf_l2c2I/s400/q7.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Beşiktaş’ın yıldızlarından verim alacağını düşünüyorum. Q7 takımı sevmiş durumda ve rahat oynuyor. Porto ve Benfica’daki gibi takım için değerli bir oyuncu olduğunu hissetmesi sanırım onu motive ediyor, belki Inter’de, Barca’da ve Chelsea’da o kadar yıldız arasında “sıradan” olması onun oyununu etkiliyordu, bilemeyiz. Ama bu yıl Beşiktaş’a çok puan kazandıracak gibi. Guti’nin yaşı ilerlemiş tabi ama 14 yıl Real forması giymiş bi adamın profesyonelliğine ben güveniyorum, 25’lik delikanlı gibi oyanayacak ve özellikle içerde çok maç kazandıracaktır ama tabi haftada 3 maçı 90 dakika kaldıramayabilir. Rotasyon şart. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş için tabi bir diğer önemli yıldız Nihat olacak bu yıl. Geçen sezon sonunda yakaladığı çıkış devam edecek gibi. Nihat enteresan bir oyuncu. Cok yetenekli bir adam değil aslında, ne üstün tekniği var ne de gol vuruşu. Ne kanat adamı ne forvet. Hava toplarına hakim değil, oyun içinde sürekliliği yok, pres gücü düşük. Amaaa... Güçlü ve fit olduğu zaman da çok tehlikeli. Gol vuruşu olmasa da sert şutları olan, süratli, çabuk, defansın dengesini bozan, boş bırakmaya gelmeyen ve hepsinden önemlisi takımda liderliğe soyunabilen takımını sürükleyebilen bir adam. Zamanında Real Sociedad’ı sürükleyen adamlardan biriydi. Ve şimdi Nihat yine güçlü ve fit. Üstüne bir de Beşiktaş ruhunu temsil ediyor tabi, o kadar yıldız oyuncuyu bir arada tutacak etken olabilir. Kazanma hırsının sahadaki hırsı, bir dönem Fenerbahçe’nin Tuncay’ı gibi takımı sürükleyebilir. Bu yılın en büyük transferi olabilir Beşiktaş için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Beşiktaş’ın bu yılki en büyük diğer farkı da Shuster olacak sanırım. Ama işi kolay değil. Yıldızlarla dolu olsa da çok laçka bir kadro yapısı var bahsettik yukarda. Shuster’in hücum hattı kesinlikle pres yapmayan oyunculardan kurulu ve bunu bizim ligimizde affetmezler. Shuster Türkiye Ligi’ni tanımıyor henüz ama Türkiye Ligi’nin kalitesini anladığında iş işten geçmiş bile olabilir. Geçen yıl Rijkaard’ın başına gelen biraz da buydu. Tüm yükü Ernst ve Necip çekecek gibi. Olurda Fink’i gönderirlerse zaten kendi iplerini çekmiş olurlar, çok büyük yanlış olur. Shuster’in ne yapıp edip ilerde oynatacağı 3-4 oyuncuya (muhtemelen Nihat-Guti-Q7-Bobo) pres yapmasalarda topun gerisinde kalmayı ve rakibe alan vermemeyi öğretmesi gerekir. Eğer bu adamlar “ben yıldızım ne koşcam” derse, o zaman geçmiş olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş için bu yıl çok kırılma noktası olacak gibi. Üst üste alınacak 2-3 kötü sonuç takımın havasını bozabilir, taraftarın beklentileri şu anda çok yüksek. Demirören çok gereksiz yere camiayı coşturuyor havaya sokuyor, bu işin sonu tehlikeli. Olası kötü sonuçta oluşan bu potansiyel enerji Başkan’a geri dönebilir. Motivasyonu bir kere bozulan Q7’den veya Guti’den verim alınmaz. O yüzden ligin başındaki gidişat 
